Harun Yakarer sordu, Tuba Kaplan cevapladı

Tuba Kaplan, “Tek Vuruşta Ölmek?” kitabı üzerine Harun Yakarer’in sorularını cevapladı.

Harun Yakarer sordu, Tuba Kaplan cevapladı

Merhaba. Kitabınız çıkalı belli bir süre geçti, o zamanki duygu ve düşünceleriniz değil ama bugünden bakarak kitabınız hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce okur, kitabınızı nasıl buldu?

Merhaba.  İki yıl gibi bir zaman oldu evet.  Kitabı, emeği somut olarak elde tutmak ilk başlarda tuhaf, şaşırtıcı gelmişti fakat sonra alışıyor insan.  Bilirsin Doğan Hızlan, Cemal Süreya  biyografisi için tek bir cümle yazardım demiş: Paris’ten geldiğinde Chavrolet arabayı satıp ev alacağına Papürüs Dergisini  kurdu Cemal Süreya . Biz bir çılgınlık yapıyoruz. Kitap yazıyor, kitaplar peşinde koşuyor, bir heyecana inanıyoruz arkadaşlarımızla. Yanımızda kaçış hakkı arayanlar beliriyor elbette. Sosyal medya sayesinde çok uzak şehirlerden dahi güzel dönüşler alıyorum. Şaşırıyorum elbette, seviniyorum.  Yol birlikte güzel değil mi zaten?

Neden şiir yazıyorsunuz? Şiirle yapmak istediğiniz şey nedir?

“Türk milletine mesul hissetmeyen şiir yazamaz” diye bir laf var, Çok büyük iddia değil mi? Sonradan duydum elbette bu lafı. Ama şunu biliyorum; bir şeyler yapma isteği vardı bende. Cevap verme, itiraz etme, düzeltme isteği. Bolca okumalar yaptığım dönemlerde kime çarpsam, hangi büyük isme dokunsam şiir yazdığını gördüm. Türkiye’de fikir şairler yoluyla yürüyor. Akif, İsmet Özel mesela. Bu fiyaka şiire karşı müthiş bir ilgi, alaka, çekim oluşturdu bende.

Neden Tek Vuruşta Ölmek?

Allah’ın hakkı tek. (Gülüşmeler) Biz teki severiz. Rus ruleti oynamayız değil mi? Hatırlasana çocukken bir sıkardık ve karşıdaki adam bam, ölürdü. Öyle üç beş hakkın olmazdı yani.  Tek seferde ölüme atılmak, arkasına bakmadan ben varım diyebilmek, geri dönmemek, beni alakadar eden yüce ahlaki basamak. Ömer Halisdemir mesela tek başınayken, ayakta ve ileride.. Bunu yazmak çok zor. Yani nasıl bir irade değil mi? Bu iddia kitap isminden öte bir mana taşıyor bende. Hem mesela hata işlerken dahi; bir mümin aynı delikten iki kere sokulmaz,  deriz, hadis.

Şiirinizi besleyen, şiir yazmanıza sebep olan şeyler nelerdir?

Kemal Tahir Türkiye’yi geberene kadar seviyorum diyor.  Bu ülkeyi, insanları, sokak satıcısını, dağları, yolu, dostluğu önemsiyorum, seviyorum ve anlatmak istedim. Yani bir ağacı bazen uzunca anlatmak. Sarmaşıklar ağaçları çürütüyor biliyor musun? İçini kemiriyor en yakınındaki güzel görünümlü bitki. Ne kadar insana ait bir özellik. Yazdım elbette bunu. Ya da mesela mülteciler, evsizler, çocuklar anlatmak isteği uyandırıyor bende.

Kitabın iki bölümden oluşuyor ve ilk bölümde tabiatla ilgili, ikinci bölümde ise siyasi konular var. İlk bölümden başlayalım. Tabiat, doğallık, kırlar şiirinizde ve hayatınızda oldukça önemli bir yer tutuyor. Tabiat hayatınız ve şiiriniz için belirleyici bir unsurdur diyebilir miyiz?

Elbette. Önce eleştiri ve şikâyet olarak giriyordu doğa ve doğasızlık şiirime. Şimdi bir yaşam biçimi, bir hayat tarzı olarak giriyor. Çünkü yolculukları arttırdım biliyorsun. Yüksek rakım, ağaçlar, dağlar beni ilgilendiriyor daha çok. Çalışma masalarına değil ormana inanıyorum.

Siyasete, ekonomiye, sosyolojiye dair tespitler, düşünceler var şiirlerinizde. Şiirinize bir bakıma protest özellikler yükleyen de bunlar. Bunlar mı şiir için gerekli, yoksa şiir mi bu unsurlar için gerekli?

Tarih kültürel miras değil. Siyaset Türk şiirinin temelinde var. Akif’ten Namık Kemal’e bakınca tam cümleler ve tarih görüyorum şiirlerinde. Mesela Nefi hayatını verip şiiri almış bir isim değil mi?  Bu benim tavrım ve sebeplerim, yaşama dinamiklerimle alakalı. Haşim de iyi şair fakat şiirinde tarih yok. Ya da Yahya Kemal de tarih bir nostalji oluşturuyor. Fakat ben Akif damarından yürümek istiyorum. Şiirimi var eden meselelerin temeli Türkiye ve dünyaya baktığım taraf. Tavır politiktir. Müslüman bu dünyayla kavgası olandır, diye yazmıştım. Kavgamın sebebi Müslüman olmam.

Şair ve okur açısından farklı farklı bakarsak günümüzde görsele olan ilgi, görselin tahakkümü şiirin toplumsal etkisini azalttı mı?

Her dönem edebiyatın taşıyıcısı bellidir. Çok büyük eserlerin ilk baskı satış rakamları internet yokken de fecaat. Sabitfikir zannediyorsam yapmıştı böyle bir çalışma. Sosyal medya benim de hayatıma dâhil ama hala kitapların, şiirin peşinde koşabiliyorum değil mi? Sen de öyle mesela.  Sözün etkisi bitecek olsaydı kalem demezdi Kur’an, kelam olarak inmezdi.  Biz hala kitaplara inanalım. Don Kişot olmak bana daha mühim geliyor. Canetti’nin Körleşme’si mesela kitaplara eldivenle dokunanların hikâyesi, çok güzel ya..  Birleşip bir ordu kurabiliriz. (Gülüşmeler)

Röportaj: Harun Yakarer

Yayın Tarihi: 25 Aralık 2019 Çarşamba 13:00 Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2019, 10:37
banner25
YORUM EKLE

banner26