Hafızlık demirden leblebi kemirmek gibidir!

Üstümüze titreyendir hoca, üstümüze çıkıp tepinen değil! (H.Akın)

Hafızlık demirden leblebi kemirmek gibidir!

 

İnegöl İshak Paşa Kursunda hafızlığımın son günlerindeyken yeni bir hocanın kursumuza tayininin çıktığını öğrendik. Kendisi ilk etapta yüzünden okuma sınıfında idi. Daha sonra hafız yetiştirme sınıfına geçti ve kurstaki hafızların sayısı bir anda arttı. Bunda yeni bir hafızlık sınıfının  açılmasının etkisi olduğu gibi, bahsettiğim hocamızın  tatlı dilinin payı olduğunu söylemeden geçmek, haksızlık olur. Gelişmeleri yakından ama olayın dışından takip ettiğimiz için bir çok ayrıntıyı kendi talebelerinden daha önce fark edebildik. Gündüzcü kurs olmasına rağmen, yarım günlük sürede öğrencileri acıkmasın diye çevredeki fırınlar ile görüşüp talebelerine atıştırmalık yiyecekler temin eden, salt hafızlıkla kalmayıp, onları; Arapça ve cenaze yıkama kursularına katılmaya teşvik eden, makam dersi almalarına yardımcı olan Zehra Ustaoğlu hocamız , elinden kitap eksik olmayan tam bir modern zamanlar dervişesi.  Bu zamanda onun gibilere rastlamak pek kolay olmadığından, ben de bu tanışmayı nimet bilip sizinle de paylaşmak istedim.

Kıymetli hocam, öncelikle yakın zamanda hacdan geldiğinizi biliyoruz, Allah haccınızı kabul etsin. Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Amin, teşekkür ederim. Rabbim tüm Müslümanlara Beyt’ini ziyaret etmeyi, Ravza’yı görmeyi nasib etsin. Aslen İnegöllü, doğma büyüme İstanbulluyum. İlkokulu “Eyüp merkez”de,”İmam Hatip Lisesi” birinci devreyi, “Eyüp İHL”de, ikinci devreyi “Bakırköy İHL”de tamamladım. Hıfzımı  “Beşiktaş Ihlamur Kuran Kursu”nda yaptım. Daha sonra TC’nin. en genç memuru olarak Diyanet İşleri Başkanlığı sınavını kazanarak kuran kursu öğretmenliğine memleketim olan İnegöl’de başladım.  “Kemalpaşa Mahallesi Boşnak Camii Kuran Kursu”nda  3 yıl görev yaptıktan sonra İstanbul’a giderek  “Tuba Kız Kuran Kursu” Fatih şubesinde 12 yıl görev yaptım. Daha sonra, Bayrampaşa “Terazidere Yatılı Kız Kuran Kursu”nda 14 yıl yöneticilik yaparak, sayısız hafızlar yetiştirdim. Bu arada, ilahiyatı bitirdim.  2010 yılında kendi isteğimle memleketim İnegöl’e tayin istedim. 2010 yılından itibaren “İnegöl İshak Paşa Medresesi Kuran Kursu”nda görev yapmakta ve hafızlar yetiştirmekteyim elhamdülillah.

Hafızlık sizin hayalini kurduğunuz bir şey miydi yoksa bir büyüğünüzün tavsiyesi üzre mi başladınız?

Orta okula başlamazdan evvel,  yaz kuran kursunun sonundaki hatim merasimi çalışmalarında , hocam bana, hatim cemiyetini gördüğümüz gibi, hafızlık tacını taktığın günleri de görürüz demişti. O sözü duyduktan sonra,  bunun çok kıymetli bir iş olduğunu düşünüp, hafızlığı kafama koydum. Konuyu babama açtığımda, kendisi; bunun zor bir  iş olduğunu, başaramadığım takdirde, üzüleceğimi söyledi, fakat dinleyen kim. Kararlı olduğumu gördükten sonra babam bizzat kendisi beni alıp “Sümbül Efendi Kuran Kursu”na götürdü. Temelim orada atıldı, tamamlamayı ise, Beşiktaş Ihlamur Kuran Kursunda  gerçekleştirdim. Ve hafızlık tacımı orada giydim.

Babanız sizin kararlı olduğunuzu gördükten sonra, sizinle bizzat ilgilendiğine göre,  hakiki bir Kur’ân âşığı olmalı, öyle değil mi? 

Evet öyleydi.. Kendisi şuanda İstanbul’da ve Alzheimer hastası. Bu hastalığa yakalanana kadar üç günde bir hatim ederdi.. Kur’an’dan ayrılamazdı..

Yaşınız küçük olduğu için hâfızlık yapmak size zor geldi mi? Zehra Ustaoğlu

Başladıktan sonra gerçekten zorlandığımı hatırlıyorum. Fakat daha sonra örnek aldığım kişiler beni motive etti ve zoru başardım. Hafızlığımı tamamladım.

Hafızlığınızı bitirince ne ile meşgul olduklarınız tam olarak neler? Diğer İslami ilimleri aldığınızı biliyorum, hocalarınız kimlerdi?

Küçük yaşta bir taraftan görev yaparken bir taraftan eğitimimi devam ettirdim.  Çok kıymetli hocaların rahle-i tedrisinden geçtim. Fatih şeyhül kurası (Allah selamet versin) Mikdat Temiztürk hocamdan talim dersleri, Abdullah Yücel’den  Fatih müftülüğünde Arapça dersleri, İstanbul müftlüğünde üç yıl konservatuar eğitimi ( nota -solfej -şan ), tasavvuf ve musıki dersleri alarak kendimi geliştirdim. Çeşitli kişisel eğitim seminerleri aldım.

Eşiniz hâfız mıydı?

Hayır, değildi.

Bu size zorluk verdi mi peki?

Hiç zorluk vermedi, aksine eşimin sayesinde onun destekleriyle hizmete devam edebildim.

Şüphe yok ki, bir hafız için hoca ile ilişkisi çok önemli. Eğer anlaşmazlık varsa hafızlık dönemi her ikisine de zehir olabilir. Sizin talebelerinizle iletişiminiz nasıldı? Yetiştirdiğiniz hafızlarla iletişiminizde kimi örnek aldınız?

Ne yazık ki, bu mana da tam olarak örnek aldığım birinden bahsetmem pek mümkün değil, ( büyük ekoller dışında(merhum gönenli Mehmet efendi, A.Şeref Gürses, İsmail Biçer, Mehmet Çevik ) bunlardaki Kur’an aşkını görmek beni motive etti. Birebir  eğitim manasında ise, yapılan yaygın yanlışları yapmamaya gayret ediyorum.

Eski hafızlarınızla hala görüşür müsünüz? Bunda o zamanki iletişim kurmanın payı var mı?

Gayet tabii, talebelerimle son derece bir birimize bağlıyız. Düğünlerine, bebek tebriklerine hala giderim. Onlara hayatları boyunca rehberlik yapmaya çalışırım.

Kaç hâfız yetiştirdiniz?

Sayı vermem şu an için mümkün değil, 30 yıllık görev süresinde sayısız hafızlar yetiştirdim.

Hafızlıkta  hocanın ve talebenin rolü ne kadar?

Öncelikle talebede zeka, kararlılık, sabır, ve güzel ahlak gibi kriterler olmalı. Daha sonra iyi bir rehber eşliğinde ve aile katkısıyla, mükemmel hafızlar yetişebilir.  Hocalar ise; fem-i muhsin olmalı, sadece talebelerini değil, toplumu da yönlendirebilen, yaşantısıyla da güzel örnekler sunabilendir iyi hoca.

Çocuklarının hâfız olmasını isteyen ebeveynler nelere dikkat etmelidirler?

Yıllardan beri, yaygın bir kanaat vardı veliler arasında.  Benim çocuğum bir baltaya sap olamadı bari gitsin kuran kursunda hafız olsun. Biz böyle hafızlığı küçülten değil, hafızlığı yücelten, velileri özlüyoruz.

Hâfızlığın, kişinin ahlâkına ne gibi tesirleri vardır? 

Kur’an ahlakını, kendine düstur edinirse  yaşayan, ayaklı Kur’an olur. Çünkü, Kur’an; ezberlendiğinde kişinin etine, kemiğine, kanına karışır.

Çocuklar ve gençler, hâfızlığa teşvik edilmeli mi?

Gayet tabii. Ancak, şartları uygun olanları tesbit edip hafızlığa teşvik etmek gerek.

Peki, “hâfız hocası” olmak nasıl bir duygu?               

Çok keyifli, ama demirden  leblebi kemirmek gibi. Keyfiyeti, faziletinin büyüklüğünden, inşallah şikayetçi değil, şefaatçi hafızlar yetiştiririm.

Son olarak söylemek , eklemek istedikleriniz var mı?  

Bir sevdadır bu, hem de öyle bir sevda ki; bitmeyen, tükenmeyen, tutuştukça alevlenen, alevlendikçe düştüğü, ulaştığı her yeri yakıp kavuran ve yaktığı yerlerden filizler çıkaran bir sevda; hafızlık sevdası... Bu sevdada engeller çok.  Aslında bu sevdaya tutulmak da çok zor. Nasip meselesidir hafızlık sevdası. Allah-u Teala’nın seçkin kullarına ihsan buyurduğu bir lütfu ilahidir bu. Bu sevda beşeri sevdalara benzemeyen, dünyevi menfaatlerden tamamen uzak, bitmek tükenmek bilmeyen bir sevda. “Bir ömre bedel” diye nitelendirebileceğimiz bu sevda, O’nun kelamını yani kainat kitabını ezberlemek, hafız olmaktır. Hz. Peygambere Cibril vasıtası ile nakşedilen ilahi kelamı yutmaktır.  Ben biliyorum ki, dünyanın dört bir köşesinde  Müslümanlar yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i okuyup, okutmak gayreti içindeler.. Rabbimden onların ve bizim sayımızı artırmasını, bununla meşgul olan tüm hafız-ı kelamlara güç kuvvet vermesini niyaz ediyorum. Bizler de İshakpaşa Kız Kuran Kursunda aynı gayret içindeyiz. Görev arkadaşlarım ve ben, Kur’an’ı öğrenmek ve öğretmek, onu gereği gibi yaşayabilmek ve insanların yaşamalarına vesile olabilmek gayreti içindeyiz.  Sözlerimi sevgili Peygamberimizin hadisi olan şu dua ile bitirmek istiyorum: “ Allah’ım! Kuran ile bana merhamet eyle, O’nu bana önder kıl. Kur’an’ı okumayı, anlamayı, unuttuklarımı da bana hatırlatmanı diliyorum. Kur’an’ı bana delil kıl.” (amin)

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim efendim.

 

Emine Yaşar konuştu

 

Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2012, 18:31
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13