banner17

Güney Afrikalı bir hat sevdalısı: Muhammed Hobe

Güney Afrika'dan Türkiye'ye gelen ve hat sanatına sevdalanan Muhammed Hobe ile hafızlık tecrübesini ve hatta olan ilgisini konuştuk. Havva Tarhan'ın röportajı.

Güney Afrikalı bir hat sevdalısı: Muhammed Hobe

Güney Afrikalı Muhammed Hobe, Türkiye’ye gelme sürecini ve hat sanatının inceliklerini bizlere anlattı. Hobe, “Güney Afrika’da hafızlık hocamla beraber Arapça’ya başlamıştık. Cuma günleri de hutbe dersleri alıyor ve kitaplardan notlar yazıyorduk. Yazım, hocamın dikkatini çekti. Ders bitince yanına çağırdı; bana mürekkep ve defter verdi. Böylece hat yapmaya başladım.” diyor.

Muhammed Hobe kimdir, ilk önce sizi tanımak isteriz, Türkiye’ye ne zaman geldiniz?

Türkiye’ye ilk defa 2009 yılında geldim, o zaman sadece 3 ay kalmıştım. 2011 yılında ise Türkiye’ye yeniden geldim ve o zamandan bu yana burada yaşıyorum.

Türkçeyi nasıl öğrendiğiniz ve hat sanatına ilginiz nasıl başladı?

Türkçeyi insanlarla konuşarak öğrenmeye çalıştım. Herhangi bir kursa gitmedim. Güney Afrika’da hafızlık hocamla beraber Arapça’ya başlamıştık. Cuma günleri de hutbe dersleri alıyor ve kitaplardan notlar yazıyorduk. Yazım, hocamın dikkatini çekti. Ders bitince yanına çağırdı; bana mürekkep ve defter verdi. Böylece hat yapmaya başladım.

Peki, ailenizden hat sanatına ilgisi olan birileri var mı?

Hat sanatına olan ilgim tamamen bir nasip meselesidir. Güney Afrika’da kimse hat ile uğraşmıyor. Bu yüzden hat yapabildiğim için kendimi çok şanslı görüyorum.

Kendi ülkenizde bir hat kursu açmayı düşünüyor musunuz?

Düşünüyorum. Şu anda İstanbul’da olmak benim için çok önemli, çünkü hocam burada ve kendimi bu alanda geliştirmeye çalışıyorum. Hocam da “Güney Afrika’da talebe yetiştirmek gerekiyor.” diyor.

Güney Afrika’da Klasik İslâm sanatlarını geliştirmek için nasıl adımlar atılmalı?

Güney Afrika’da Hintlilerin İslami eğitim konusunda çok hizmetleri var. Kur’an eğitimleri veriyorlar. Fakat ülkemde sanat alanında bir faaliyet yok. Bu çok büyük yoksulluk, ben Güney Afrika’ya gitsem de sanatla uğraşan birileri yok. İlk önce insanları tezhip ve hatla tanıştırmak gerekiyor.

Bir hat eserini yapmak ne kadar vaktini alıyor?

Yaptığım her eser benim için çok kıymetli, hepsi benim çocuğum gibi… Bir eseri bitirmek bazen birkaçı ayımı bazen bir yılımı bile alabiliyor. Hat sanatını öğrenmek için çok çalışmak gerekiyor. Mesela Hasan hocam “Bir hattat olmak için 100 sene geçmesi gerekir.” der.

Hat Üstadı Hasan Çelebi Kimdir?

Kur’an ilimlerini öğrenmek için 1954 yılında İstanbul’a gelen Hat Üstadı Hasan Çelebi, burada Üçbaş Medresesi’ne yerleşerek altı ay boyunca İslâmi dersler ve Arapça eğitimi alır. Daha sonra Üsküdar Çinili Medresesi’ne naklolur. 15 Mayıs 1956 yılında ise Mihrimah Camii’nde müezzin olarak görev yapmaya başlar. 1957-58 yıllarında askerlik vazifesini tamamlar. Askerlik dönüşü Mehmet Nasuhi Camii’nde imamlık yapmaya başlar.

Çocukluğundan beri kâğıtlara ve yazı yazmaya ilgi duyan Hasan Çelebi, hat sanatına yakından ilgi duyar. Hat sanatına caminin yazılarını taklit ederek başlar ve bu alanda kendini geliştirir. Yusufeli’nde müezzin olarak görev yaptığı camiye levhalar yazar. İstanbul’a döndüğünde Hattat Hamit Aytaç tanışarak hat sanatında uzmanlaşır.

Havva Tarhan, "Hat ve Tezhip Teşvik Edilmeli", Bilimevi Kitabın Ortası dergisi, sayı 18.

Güncelleme Tarihi: 01 Ekim 2018, 13:57
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdouraman Mahmoudou - Kamerun
Abdouraman Mahmoudou - Kamerun - 2 ay Önce

Mohammed Hobe kardeşimizle 2011 yılında istanbul'da görüşmüştük, gerçekten işini seven birisidir.. İleride ben de fırsatım olursa onun gibi yapmayı düşünüyorum çünkü bir Hadisi şerifi, bir Ayeti kerime yada bir Dua yazmak hem sanat hem de sevabı kazandırılan bir iştir.

banner8

banner19

banner20