Görme engellilerin Kur'an aşkı müthiş!

Görme engelli Mehmet Saraç ve İsmail Kurşun Bey’le buluştuk. Görme engellilerin Kur’an aşkını konuştuk.

Görme engellilerin Kur'an aşkı müthiş!

               

Mehmet Saraç Bey görme engelli birisi olarak örnek bir faaliyet organize ediyor. Bir internet odasında düzenlediği kurslarla onlarca görme engellinin Kur’an öğrenmesine vesile oluyor. Bizim gibi gördüğü halde az Kur’an okuyanlara ise esaslı bir ders vermiş oluyor. “Kur’an’ı anlayarak okuyalım” falan derken kendimizi bu söyleme çok fazla kaptırdığımızı ve Kur’an’ın orijinalini okumaktan uzak kaldığımızı fark etmeye başlıyoruz. Kur’an’ı anlamadan okumanın da ruhumuzu eğittiğini ve kalbimize tesir ettiğini yeniden hissediyoruz. İnşallah biran evvel kendimize; “Bugün kaç sayfa Kur’an okudum” sorusunu sormaya da başlarız.

Ya lafzı ya manayı ihmal eden insanlar olarak Kur’an’ı anlayarak okuma platformuna ihtiyaç duyduğumuz gibi “Kur’an’ı anlamadan okuma” platformuna da ihtiyaç duyduğumuz gün bu meseleyi idrak edebiliriz. Bu düşüncelerle onca zahmetlere katlanarak Kur’an’ı orijinalinden okumaya çalışan görme engelli dostlarımızın bu güzel gayretini duyurmak istedik. Bunun için Mehmet Saraç Bey ve onun her daim yanında olan arkadaşı İsmail Kurşun Bey’le bir pazar günü buluştuk ve Mehmet Bey’le düzenlediği sanal Kur’an kursu hakkında sohbet ettik.   

Mehmet Saraç kimdir?

Mehmet Saraç 1964’te Konya’nın Bozkır ilçesine bağlı Dere Kasabası’nda doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra 1976 yılında ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. O yıllar “İstanbul’un taşı toprağı altındır” düşüncesinin yaygın olduğu yıllardı. 1976’da İstanbul’a gelen Mehmet Saraç o yıl bir çanta cüzdan atölyesinde işe başladı. 1986 yılında bir kaza geçirdi ve tek gözünü kaybetti. Bunun üzerine bir müddet sonra diğer gözünde de katarakt oluşunca 1995’te ameliyat oldu. Ameliyattan sonra üç ay görmeye devam etti. Sonrasında sağlam gözünün arkasındaki retina tabakası aşırı sıcaktan ve stresten yırtılınca o gözünü de öylece kaybetti.

Sabretti, isyan etmediMehmet Saraç

Mehmet Saraç Bey gözlerini kaybettiği o günü şöyle anlatıyor: “Ameliyattan üç ay sonra bir iş görüşmesine gitmiştim. Dönüşte Esenler Metrosu’nda gözümün zayıfladığını hissettim. Arabaları çift ve yatay görmeye başladım. Eve zar zor ulaştım… Artık hiç göremiyordum. Ertesi sabah doktora gittiğimde retinanın yırtıldığını öğrendim.”

1995’in sonlarından beri görme engelli olarak hayatına devam eden Mehmet Saraç Bey bu duruma hiçbir zaman isyan etmemiş. Fakat bu süreçte onu üzen tek bir olay olmuş; onu da kendisi şöyle anlatıyor: “Görme engeli baş gösterdikten sonra bir yıl hep evde kaldım. Ama hiçbir zaman bir isyan duygusu yaşamadım. ‘Neden bana’ sorusunu sormadım. Ama o günlerden kalan acı bir hatıram var ki o da; ev sahibinin “bu artık kirayı veremez” diyerek beni ve ailemi evden çıkartmasıdır.

Baş gözü kapanan ama gönül gözü kapanmayan Mehmet Bey bu olaya biraz içerlese de bunun bile hayırlı bir sonuç doğurduğunu söylüyor: “O kişi bana kötülük yaptığını sanarak aslında bana iyilik yapmış. Ben o evden çıkıp başka yere taşındım. Orada bana çalışma imkânı doğdu. Görmediğim halde çanta cüzdan, kemer imalatı yapmaya başladım.”

1976’dan beri çantacı olan Mehmet Bey beş altı yıl kadar orada çalıştıktan sonra Çin malları piyasayı istila edince imalathane kapanmış ve kendisi de işsiz kalmış. Engellilere acımak yerine onlara iş imkânı vermenin daha uygun olduğunu hep duymuşuzdur ama maalesef bu konudaki yaralarımız da henüz sarılmış değildir. Mehmet Bey’in; “Şuanda bana iş imkânı olsun çanta imalatının yüzde doksanını yani tezgâhta olan bütün işleri yapabilirim” demesi yetişmiş elemanların bile kıymetini bilmediğimizi ortaya koymaktadır.

Güzel insanlarla tanışma

2000 yılının sonlarına doğru İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği görme engelliler kampına katılır. Orada Celal Çevik, onun kardeşi Nuri Çevik, Mustafa Göz ve Ahmet Kabalak beylerle tanışır. Bendenizin de tanıdığı güzel insan Celal Çevik Abi o dönemde Beyazay Derneği’nin İstanbul şubesi başkanıdır. Bu abiler vasıtasıyla Beyazay Derneği ile tanışan Mehmet Bey onlardan şöyle bahsediyor: “Bu abilerin hepsi gönül insanıydı. Ve bir Türkiye mozaiği oluşturuyorlardı. Biri Sivas’tan, biri Malatya’dan, öteki Erzurum’dan, ben Konya’dan… Biz bu arkadaşlarla birlikte çok güzel bir dostluk kurduk ve güzel faaliyetler yaptık.”   

O kamptan sonra Beyazay Derneği’ne gidip gelmeye başlayan Mehmet Saraç Bey derneğin yönetimine de girmiş ve 2009’a kadar dernek bünyesindeki çeşitli görevlerde yer almış. Bilhassa sosyal işler biriminde organize ettiği faaliyetlerle oldukça dikkat çekmiş ve özürlülerin sosyal hayata katılmaları gerektiği düşüncesiyle yüzün üzerinde katılımcının olduğu çeşitli geziler düzenlemiş. Bu geziler vesilesiyle Konya, Çanakkale, Edirne gibi illere defalarca gitmiş…

Yüz engelliye yüz Kur’an-ı Kerim

Mehmet Bey ve arkadaşlarının Beyazay Derneği’ndeki son faaliyeti ise; “Yüz engelliye Yüz Kur’an-ı Kerim” kampanyasını düzenlemek olmuş. Bu kampanyanın amacı “Kur’an alamıyorum” diyenlere ücretsiz Kur’an-ı Kerim temin etmekmiş. Kampanya esnasında bir de şöyle bir güzellik yaşamışlar: Mehmet Bey Kur’an-ı Kerim’lerin finansmanı noktasında sıkıntıya düştüğü bir sırada Radyo Mavi Karadeniz’de türkü programı yapan Mustafa Çil adlı bir arkadaşı kendisini aramış; “dert ettiğin şeye bak” diyerek kendisini radyo programına davet etmiş. Gerisini ise Mehmet Bey şöyle anlatıyor: “Arkadaşım beni canlı yayına aldı. O yayında türkü yayını kesildi çünkü telefonlar kitlendi, Biri dedi beş tane Kur’an hediye ediyorum; öbürü dedi; 10 tane Kur’an hediye ediyorum; böylece biz yüz rakamına ulaştık ve hatta geçtik bile…”

Mehmet Saraç Bey bu Kur’an-ı Kerim’ler için fiyat konusunda yardımcı olan Altınoluk Dergisi ve Erkam Matbaacılık’a da ayrıca teşekkür etmeyi unutmuyor ve şöyle diyor: “Allah razı olsun oradaki yöneticiler ve çalışanlar bize epeyce yardımcı oldular. Çok şükür Kur’an-ı Kerim’leri orada bastırdık. Erkam’da çalışan görme engelli abimiz Adil Altınkaya’nın emeklerini de ayrıca zikretmek istiyorum.”

Mehmet SaraçGörme engellilere internette Kur’an Kursu

2009’un sonlarında bir kalp krizi geçiren Mehmet Bey dernek işlerinden yavaş yavaş el etek çekmiş. Artık vaktinin çoğunu evde geçirmeye başlamış.  Fakat aktif bir tabiatı olan Mehmet Bey evde de boş duramamış ve İnternet üzerindeki faaliyetlerine başlamış. İnterneti ne şekilde kullandığını ise kendisi şöyle anlatıyor: “Skype ortamı diye bir şey var yani konuşan program. Biz bilgisayarı jaws denilen bir ekran okuyucu programla kullanıyoruz. Bu program İngilizcedir. Bu programın her türlü dil seçeneği var ama Türkçe seçeneği maalesef yok. Bunun için ayrıca Türkçe sentezleyici programı kullanıyoruz.”

Mehmet Bey Gönül Teli Sesli Odaları diye bir internet ortamında ilk Kur’an kursunu iki yıl önce organize etmiş. İlk kursa 50 öğrenci katılmış ve bu kurstan 35 kişi mezun olmuş. Şuana kadar ise üç grup mezun edilmiş. Toplam mezun sayısı ise 100’ü bulmuş. Gönül Teli sesli odalarında düzenlenen Kur’an kursunun öğreticiliğini kendisi de bir görme engelli olan Hafız Rıdvan Cinkaya Hoca fisebilillah olarak üstlenmektedir. Kendisi 2003 yılında görenler ve görmeyenler arasında yapılan Kur’an okuma yarışmasında Türkiye birincisi olmuştur. Maraş’ta oturan ve diyanette görevli olan Rıdvan Cinkaya Hoca aynı zamanda birkaç yıldır Tokat Müftülüğü’nün düzenlediği görme engelliler Kur’an kurslarına da hocalık yapmaktadır.

Gören görmeyeni görse

Bu kursların düzenlenmesinde üstün gayret gösteren Mehmet Bey bazı katılımcılar için Elifba temin etme noktasında bir takım sıkıntılar yaşıyor. Yardım toplamadıklarını fakat Elifba ve Kur’an hediye etmek isteyenler varsa onları ihtiyacı olan kişiye yönlendirdiklerini söylüyor. Kendisinden öğrendiğimize göre görme engelliler için özel hazırlanan Elifba ve Kur’an Mushaf’ı fiyatları şöyle: “30’a 33 ebadında 40 sayfadan oluşan Elif Ba’nın fiyatı kargosuyla beraber 20 lira. Kur’an-ı Kerim 6 cilt set halinde. Telli olanı 120 dikişli olanı 150 lira.”

Bu kurslara katılmak isteyen görme engelliler ve görme engellilere Elifba ve Kur’an hediye etmek isteyenler Mehmet Bey’e mehmet42sarac@gmail.com adresinden ulaşabilirler.

Aydın Başar haber verdi

 

 

 

 

 

 

 

 

Yayın Tarihi: 06 Ekim 2011 Perşembe 01:15 Güncelleme Tarihi: 10 Ekim 2011, 22:49
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
derda
derda - 10 yıl Önce

Böyle güzel çalışmalardan haberdar olmamıza vesile oldugunuz için teşekkür ederiz.

banner26