banner17

Feshane'ye geldi girişimci oldu!

Genç girişimcilerle konuşmaya devam ediyoruz. Bu sefer Genç MÜSİAD Yönetim Kurulu üyelerinden Abdüssamet Temel ile görüştük..

Feshane'ye geldi girişimci oldu!

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Özellikle hangi alanda faaliyet gösteriyorsunuz?

1982 Bayburt doğumluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesinde İşletme okudum İlk ve Orta Okulu Bayburt’ta okuduktan sonra Liseyi Trabzon Kanuni Anadolu Lisesinde ve Üniversiteyi Karadeniz Teknik Üniversitesinde bitirdim. Şimdi Fatih Üniversitesinde MBA yapıyorum.

Abdüssamet TemelTicarete nasıl girdiniz? Daha doğrusu ilk hocanız kimdir?

Ticareti babamın nalbur dükkânında tezgâhtarlık yaparak, malzeme taşıyarak öğrenmeye başladım.

Üniversitenin ilk yıllarında Trabzon da arkadaşlarımla beraber ürettiğimiz ahşap hediyelik eşyaları fuarlarda satarak ticarete başladım. 2004 yılında İstanbul da Ramazan ayında Feshane fuarına katıldım. Ramazan ayını İstanbul da geçiren birinin İstanbul’ u terk etmesi zor oluyor. Bende Üniversite de 3.sınıfı okurken okula kısa bir ara vererek İstanbul’da kalmaya karar verdim ve iki arkadaşımla kurduğumuz inşaat firmasıyla küçük çaplı tadilat ve dekorasyon işleri yapmaya başlayarak aktif olarak iş hayatına atıldım. Şimdi ise inşaat sektöründe faaliyet gösteren yapı denetim firmalarımız, İngiliz ortaklarımızla yabancılara konut satışı, sektörel analiz çalışmaları ve yatırım danışmanlığı yapan bir ortaklığımız, birde inşaat ve taahhüt işleri yapan firmamız mevcut. Ayrıca gıda sektöründe ilkini Üsküdar Çengelköy de açtığımız Cafe & Restoranımız var.

Girişimcilik konusunda farklı çalışmalarınız var mı? Türkiye'de olmayan ya da bilinen ama farklı bir çalışmanız var mı?

İstanbul’a ilk geldiğim yıl (2004) 6 kişi ile başladığımız yolculuğa şimdi 130 kişiyle devam ediyoruz. Firma olarak genç ve dinamik bir kadroya sahibiz. Yaş ortalamamız 29 ve çalışan personelimizin %87’si beyaz yakalılardan oluşuyor. Böylesi genç ve eğitimli bir kadroyla çalışınca yeni fikirlerle ve yatırım önerileriyle karşılaşmak kaçınılmaz oluyor. Ekip çalışmasına inanan bir insanım. Tek başına üretebilecekleriniz ve girişimcilik çalışmalarınız kısıtlı oluyor.

İki farklı projenizin olduğundan bahsettiniz bunu biraz açabilir misiniz?

Türkiye’de olmayan ve nasip olursa bizim ilk olarak faaliyete geçireceğimiz iki projemiz var. Birincisinin doğrultusunda yine GençMÜSİAD üyesi bir arkadaşımla beraber geri dönüşüm konusunda uzman, dünyanın önde gelen firmalarından biriyle distribütörlük anlaşması imzaladık. Türkiye’deki satış ve teknik servisini biz yapacağız. Yine inşaat sektöründe öncelikle internet üzerinden daha sonrada aktif şubeleşerek konut  satışı yapabileceğimiz Türkiye’de bugüne değin hiç uygulanmamış bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Gerekli altyapı yatırımlarını yapmaya başladık nasip olursa 2011 ortalarına doğru çalışmalarımızı sonlandırıp satışa başlayacağız.

Türkiye'de gençlerin girişimcilik konusundaki tutumlarını nasıl buluyorsunuz? Genç nüfus çok ama genç müteşebbisimiz niye az?

Türkiye’de gençlik olarak maalesef popüler kültürün etkisi altındayız. Sosyal çevremiz, eğitim sistemimiz ve geleneksel aile yapımız gençleri girişimcilik konusunda bilgilendirmekten ve teşvik etmekten çok uzak. Bu nedenle girişimcilik konusunda bilgi ve etkileşimden yoksun bir gençlik kendine bir yol haritası çizemiyor. Var olan girişimcilik örnekleri ise çok özel örneklerin oluşuyor.

Aslında devlet kurumları farklı kanallardan girişimcileri destekliyor. KOSGEB, Kalkınma Ajansı, Avrupa Birliği’nin hibe destekleri, odaların destekleri ve devletin diğer kurumlarının verdikleri hibe ve kredileri çok duyuyoruz. Fakat açılan teşvik ve projeler iyi anlatılamadığı, duyuruların iyi yapılmadığı ve başvuracak kişilerin ise nasıl başvuru yapacaklarını ve işin tekniğini iyi bilmedikleri için başarısız olduklarına inanıyorum. Bu nedenle verilen birçok hibe ve destek kredileri yeterli başvuruyu alamadığı için geri gidiyor.

Abdüssamet Temel

Girişimciliği tarif edebilir miyiz?

Girişimcilik bir ruh halidir aslında. Bir kişinin girişimci olabilmesi için, risk ve sorumluluk yüklenebilme, dinamik bir kişilik, yeniliklere açık olmak ve büyüme tutkusu gibi bir takım niteliklere sahip olması gerekir. Tek başına bilgi sahibi olmak veya işin tekniğini bilmek yeterli değildir. Girişimcilik biraz heyecan, biraz hayal kurma, ülken için insanlar için dertlenme meselesidir. Girişimci, iş hayatının sanatkârı, medeniyetin motoru olarak tanımlamak da mümkündür. Bu hale haiz olamayan, genç yaşta risk almak veya sorumluluk altına girmek istemeyen gençler maalesef kolaycılığa kaçıp ya aile şirketlerinde rutini yönetmeye devam ediyor veya profesyonel hayata atılarak kurumsal firmalarda veya devlet kurumlarında iş kovalıyorlar.

Çözümü de alalım sizden, mutlaka bir çözüm de vardır, değil mi?

Bu işin çözümü Necip Fazıl Kısakürek’in Gençliğe Hitabe’sinde saklı. Eğer köklerimizden gelen manevi bütünlüğü koruyabilir ve çağın gerekliliklerini helal-haram süzgecinden geçirip adalet duygusuyla hareket edersek bu gençlik güzel ülkemizi layık olduğu yerlere taşıyacaktır.  

Genç  MÜSİAD yönetim kurulu üyesiniz gençlerle zaman zaman ayda bir “beyin fırtınası” seminerleri gerçekleştirilse gençlerin fikirleri alınıp, ilgili kurumlara iletilirse nasıl olur?

Evet, maalesef gençlerin kendilerini anlatamamak gibi sorunları vardı ama bu durum yavaş yavaş kırılıyor. Bu kırılmayı da gençlik kuruluşları sağlıyor. Gençlik kuruluşlarının sayısının son dönemde hızlı bir şekilde artması bunu gösteriyor. Gelecek için, ülkesi için bir şeyler söylemek ve yapmak istenler kendilerini gençlik sivil toplum kuruluşlarının içinde buluyor. Genç MÜSİAD’a üyelik için gelenlerle yaptığımız söyleşilerde şunu fark ediyorum ki hepsinde ayrı bir heyecan var.  Okullarında, sosyal çevrelerinde veya iş yerlerinde ifade edemedikleri, dillendiremedikleri fikirleri ve projeleri Genç MÜSİAD da çok güzel bir şekilde anlatmaya başlıyorlar.

Genç  MÜSİAD nasıl proje üretiyor yada beyin fırtınasını nasıl yapıyor?

Beyin fırtınasını  sistemli bir şekilde yaptığınız zaman çok farklı fikirler çıkmıyor. Yönetim Kurulu toplantılarımız ve sorumlusu olduğum Sektör Kurulları toplantılarının hemen hepsi zaten beyin fırtınası toplantısı şeklinde geçiyor. Bu nedenle Genç MÜSİAD olarak sürekli yeni projeler ve çalışmalara imza atıyoruz.

Genç müteşebbis sayısı dünya ülkelerine göre ülkemizde düşük. Az girişimci var, bu ters orantının değişmesi için fikirleriniz nelerdir?

Ülkemizde birçok hibe ve teşvik programları mevcut ama bunlar birebir gençler için değil maalesef. Sadece gençlere yönelik belli yaş aralıklarını,  üniversite son sınıf öğrencilerine yönelik veya belli bir alanı kapsayacak teşvikler verilmelidir. Ama en önemlisi gençleri girişimciliğe yönlendirmek için yapılacak faaliyet veya organizasyonları bir “planlama” şeklinde değerlendirip belli bir program dâhilinde devlet ve özel sektör beraber hareket etmeli. Düşünsenize mesela başbakan veya bakanlar gittiği yerlerde yapacağı konuşmalarda sürekli gençlikten ve girişimcilikten bahsetmeye başlasa bu güzel bir başlangıç olabilir.

Üniversite -sanayi işbirliği şart… Ama pratikte öyle değil

Üniversiteler maalesef ülkemizde son yıllarda süre gelen ekonomik gelişmelere katkı sağlayacak veya bırakın katkı sağlamayı ayak uyduracak herhangi bir değişim sergilemiyor. Üniversite öğrencilerinde dediğiniz gibi vize haftası, final haftası derken birde bakıyorlar okul bitmiş. Okul bitince de elde bir diploma ile ne yapacağını bilmeden kendini iş arar bir halde buluyor. Bir veya iki yılda alabileceği eğitimle ulaşabileceği mesleki bilgi seviyesine bir diploma hevesiyle en az dört yılını harcayarak ulaşabiliyor.

Abdüssamet Temel

Çözümü herkes biliyor da neden çözmüyor?

Üniversitelerin asli görevi olması gereken öğrencileri iş hayatına alıştırma görevi maalesef yapılmıyor. Bu işin en acı tarafı üniversitelerin sanayi ve iş hayatından kopukluğu bu eksikliğini herkes biliyor fakat kimse bu durumu sorgulamıyor veya değiştirmek için herhangi bir girişimde bulunmuyor. Son yıllarda bu durumu bir nebzede olsa vakıf üniversiteleri değiştirecek gibi görünüyor.

Üniversitelerde köklü bir yapısal değişiklik yapılması gerekiyor. Artık sınav sistemi yerine projelerin veya fikirlerin değerlendirileceği ve not verileceği bir sisteme geçilmeli. Bu durum öğrencilerin sanayi ile iş yaşamı ile ilişkiye girmesini ve araştırma yapmasını sağlayacaktır.

 

 

Fahri Sarrafoğlu konuştu

Güncelleme Tarihi: 21 Ekim 2010, 13:27
YORUM EKLE
YORUMLAR
muhammed korkmaz
muhammed korkmaz - 8 yıl Önce

başkan yolun açık olsun..

banner8

banner19

banner20