En çok Abdülhamid Han'ı severim!

Millet Kütüphanesi eski müdürü, derya bir insan Mehmet Serhan Tayşi ile Ulu Hakan Abdülhamid Han üzerine sohbet ettik. İnsan Tayşi Hoca ile konuşunca hep konuşmak istiyor.

En çok Abdülhamid Han'ı severim!

Sultan İkinci Abdülhamid Han'ı, vefatının 96. sene-yi devriyesinde, 5 sene önce yayınladığımız güzel bir röportajla anıyoruz. (Dünya Bizim)

***

İlim irfan ehli, gönlü geniş bir İstanbul beyefendisi Millet Kütüphanesi emekli Müdürü M. Serhan Tayşi Bey ile II. Abdulhamit Han üzerine konuştuk…

Osmanlı sultanları arasında en sevdiğiniz kimdir efendim?

Hepsini de severim ama birinci sırada Abdülhamit Han vardır. O büyük bir adamdır. Kahvecibaşısı Hilmi Efendi'nin hatıratında şöyle anlatıyor. Çok edepli bir kişiymiş Hilmi Efendi. 40 yıl, muntazaman, şehzadeliğinden beri Abdülhamit'in yanındaymış. Çok güzel de kahve yaparmış. Bir gün Sultan'ın kafası biraz yorgunmuş. Hilmi Efendi'den kahve istemiş, “bir tane de kendine koy” demiş. “Aman sultanım, estağfurullah…” Otur bakalım Hilmi seninle biraz dertleşeceğiz, demiş Sultan. Tabii emir olunca oturmuş. Padişah oturduktan sonra o da oturmuş, “buyurun sultanım sizi dinlerim” demiş. Yahu Hilmi Efendi aklıma geldi de, bu fakir, Sultan Abdulmecit'in oğlu olacağına Selim Han'ın oğlu olsaydı ne olurdu, demiş. Kanuni paralar harcamış, güzel şeyler yapmış büyük bir sultan, amenna. 46 yıllık saltanatında her sene sefer-i hümayuna çıkmış. Ona hiçbir sözümüz yok elbette. Amma yokluk içinde varlık mücadelesi yapabilmek her babayiğidin harcı değil.

Her şeye rağmen sürekli üreten bir zihne sahip Abdulhamit Han…

Şimdi bakınız, Abdülhamit'le ilgili bir şey daha arz edeyim. Bu herkes tarafından bilinmez. Abdülhamit, şehzadeliğinde kimseye çaktırmadan kütüphaneye girermiş boş zamanlarında... Saray çevresi; malayani, marangozlukla uğraşan, öyle melankolik bir adam gibi düşünürmüş Abdülhamit'i. Çünkü babası ölmüş genç yaşta. Ona halası Adile Sultan bakmış. Adile Sultan dirayetli bir hanım. Padişah, halasını Cuma günleri bandoyla, mızıkayla karşılarmış kapıda. Halasına büyük bir sevgisi var. O da stratejik kafası olan bir kadın. Çok bağışları var, vakıfları var. Neyse, Abdülhamit kütüphanede ne kadar ıslahat fermanları varsa, padişahlara verilmiş ne kadar yazılar varsa hepsini okumuş. Onların hepsi tercüme edilmiş imiş. Ne kadar tercüme varsa; Farsçasını, Fransızcasını, Macarcasını… Hepsini okumuş. Hepsinin yanına da inci gibi rikasıyla notlar yazmış; tatbiki kabildir, değildir diye. Bütün bu malzemeyle, birikimle gelip saltanata oturmuş. Kimsenin haberi yok bundan.

O birikimle olağanüstü projeler oluşturmuş…

Evet. Yine orada çıkan bir arşivde, belgede Abdülhamit Han'ın yapmış olduğu bu demir yolu projesi var ya; o proje Medine'de bitmiyor. Yemen'e gidiyor. Yemen'den Hadramut'u dolaşıyor, Hartum'a gidiyor. Hartum'dan iniyor Nil'in kenarından İskenderiye'ye gidiyor. Oradan bir kol Kahire'ye, oradan Libya'ya oradan Fas'a, Atlas Okyanusu'na gidiyor. Böylece Akdeniz hinderlantı Osmanlı'nın kontrolüne giriyor. Proje bu… Bugün Fransa'nın daha yeni yapmaya çalıştığı şey. Osmanlı bunu 1907'de düşünmüş. Hem de üçünü birbirine tokuşturarak… Fransa bir de diyor ki “standardımız var bizim” diyor. Sizin varsa bizim de var. Ne Fransız, ne Rus, Ne Alman'ınkine uyacak Osmanlı ölçüsü olacak, diyor. Şu kadar metre olacak rayların arası. O vagonları kullanamıyor hiçbiri. Tarihte kullanamadılar. Biz kullandık sadece. Kafa bu, deha…

Harika. Sultanın tasavvufi yanı var mıydı efendim?

Abdülhamit Han Hazretleri aynı zamanda Şazeli halifesidir. Ben evrakını Pakistanʹa görevli gittiğimde bizzat gördüm. İslam Hilafet Dairesi'nde, İslamabatʹta. Ertuğrul Han oğlu Osman Han oğlu Orhan Han oğlu… Böyle gidiyor, en sonda Abdülhamit i Sani Şazeli yazıyor. Kendisi halife-i ruy-i zemindir. Buna ne lüzum var? Demek ki tarik halifesi aynı zamanda.

Abdülhamit Han'ı gençler daha yakından nasıl tanıyabilir? Hangi kaynakları önerirsiniz?

Abdülhamit Han üzerine yapılan çok araştırmalar var. Cezmi Eraslan Bey var. Belki profesör olmuştur. Milletvekilliği de vardı galiba bu arkadaşın. Onun çok güzel bir araştırması var Abdülhamitʹle ilgili.

İsmini şimdi hatırlayamadığım Van Belediyesi Reisi bir zatın da bu konuda güzel bir kitabı var.

Kütüphanelerde kim bilir ne kayıtlar vardır?

Evet. Bendeniz kütüphanede bulunduğum sırada zaman zaman gazeteleri tarardık. Mesela İtham Gazetesi'nde, Abdülhamit'le, o dönemdeki icraatlarla ilgili o kadar çok makale var ki… O gazetedeki bütün makaleler baştan aşağı taranmalı. Devletin kurmuş olduğu meşhur eyalet salnameleri vardır. Bu eyalet salnameleri en çok ciddiye alan en mükemmel bir şekilde çıkaran Abdülhamit'tir. Onun döneminde 150 sayfalık salnameler 600-700 sayfaya çıkmıştır. Bir köyde kaç tane küçükbaş var, kaç tane tavuk var, hepsi orada yazar. Bana göre Abdülhamit bir strateji dehasıdır. Ama etrafında koşturacak adam yok. Akılsız ittihatçılar, jön Türkler var. Onlar doğruyu sonradan anlamışlar ama iş işten geçmiş. Bakın size bir örnek vereyim, Abdülhamit'in dehasını görün. İmkânsızlıklar içinde nasıl imkân meydana getirilir, Allahʹın izni ve keremiyle bu nasıl yapılır Abdülhamit'ten görün. İndirilmiş tahttan, ülkeden sürülmüş… Çok üzülmüş. Öyle üzülmüş ki elindeki ipek mendili yırtmış. Osmanlılının gücüne bak. İpek yırtılır mı? Öfkesinden, ipeği paçavra gibi yırtıyor. Ama kendine hâkim oluyor. Sabır her şeyin başı biliyorsunuz. Zaten derviş adam. Milleti için üzülüyor. Yahudiler, Emanuel Karasso falan gelmiş, “Millet seni istemiyor!” diyorlar. Bu yanlışın içinde olan Müslümanlar da var. Sonradan başlarını taşlara vurdular ama… Bunlardan biri de Akifʹtir.

Sonradan tevbesini yapıyor. 

Yapıyor elhamdülillah. Daha sonra, mesela Said Nursi Hazretleri mesela. Anlamadı  O'nu, Filibeli Ahmet Hilmi Hazretleri'ni vs. Libya'ya gönderdi padişah. Çok büyük insanlar bunlar. Senusiʹnin yanında kaldılar. Orada İngilizlerle yapılan, General Bordonʹla Şeyh Mehdi arasında yapılan mücadeleleri gördüler. Ondan sonra hepsi Abdülhamitçi oldular.

Burada Abdülhamit'in onları oraya göndermesi de büyük bir siyaset.  

Tabii.  180 derece bir dönüş oluyor. Ve Said Nursi'nin, Abdülhamit'in kızından özür dilemesi vardır. Prof. Osman Turan'ın naklidir bu.

Hangi ifadelerle özür diliyor efendim?

Ben babanıza “istişare etmedi” diyerek haksızlık yaptığımı şimdi anlıyorum, diyor. Kiminle istişare edecekti, biz istişare edecek adam mıydık, diyor. Şimdi anlıyorum. Şimdi ben istişare edecek adam bulamıyorum, diyor. Doğru. Toros Dağıʹyla Çukurova gibi… Adam böyle tepeden bakıyor, kuşbakışı görüyor meseleyi. Bütün alıcıları açılmış bir adam yahu. Mesela Abdülhamit Hanʹın yaptığı güzel işlerden biri de şudur: küçük esnaf krizlerden falan bunalmasın diye emniyet sandığını kurmuş. Kim kurdu diyorlar? Ziraat Bankasıʹnın kurucusu dedikleri adamı, Mithat Paşa'yı söylüyorlar. Mithat Paşa değildir kuran, Abdülhamit Han'dır. Onun emriyle kuruldu. Mithat Paşa İtalyan Karbonari Cemiyetiʹne mensup bir adamdır. Fethi Gemuhluoğlu Abi söylerdi bunu.

Mithat Paşa'dan Talat Paşaya, Tevfik Fikret'e, Bülent Ecevit'e kadar o çizgiyi bilmezseniz Türkiye'yi iyi okuyamazsınız diye bir sözü var Fethi Bey'in.

 Çok önemli.

Abdülhamit Han'ı anınca neden içimize kocaman bir “ah” düşüyor efendim?

Bana göre o zamanki durum bir milli gaflettir. Aydınların ihanetidir, gafletidir. Sonraları çok sıkıntı çekildi, gerçeği anladılar. İnşallah bizler de onu hakkıyla anlayanlardan oluruz…

 

Sitemizde yayınlanan Sultan İkinci Abdülhamid Han ile ilgili diğer yazılar için lütfen tıklayınız: //www.dunyabizim.com/?aType=tags&tagID=184

 

Mahmut Bıyıklı konuştu

 

Yayın Tarihi: 23 Şubat 2009 Pazartesi 16:27 Güncelleme Tarihi: 10 Şubat 2014, 17:02
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
pınar aydın
pınar aydın - 13 yıl Önce

bu söyleşi için tebrik ediyorum şu ana kadar sitenizde okuyup en çok keyif aldığım bir söyleşi oldu Allah razı olsun. Abdulhamit Han'a da rahmet olsun...

Selman Maltaş
Selman Maltaş - 13 yıl Önce

Mehmet Amcamızla yapılan bu güzel röportaj için teşekkür ederiz.

Behlül
Behlül - 13 yıl Önce

Bu güzel söyleşi için teşekkür ederim. Mehmet Serhan Tayşi Hocamız çok önemli bilgiler vermiş. Allah (C.C.) razı olsun.

Erhan Erken
Erhan Erken - 13 yıl Önce

Güzel insanlarımızı yaşarken tanımak ve tanıtmak çok güzel bir olay. Biz maalesef güzel insanlarımızı hayatlarında gereği şekilde tanıyamadan yitririyoruz sonra da ahu vah ediyoruz.
Seyhan Tayşi bey de çok güzel özellikleri olan ve derya insan tanımını fazlasıyla hak eden bir o derecede de mütevazi bir şahsiyet.
Allah sayılarını çoğaltsın. Genç nesiller arasında da onu örnek alan arkadaşlarımız yetişsin. Röportajı yapan Mahmut kardeşimizin de ellerine sağlık.

mustafa özkan
mustafa özkan - 13 yıl Önce

Abdulhamıt han ile ilgili hocamın söyledıklerıne katılmamak üzülmemek mumkun değil.Abdulhamıt han ile ilgili ciddi bır dosya YEDİKITA DERGİSİNIN ŞUBAT SAYISINDA ELE ALINMIS.

Hatice Algın
Hatice Algın - 13 yıl Önce

Mehmet Serhan amcamızla yapılan röportajınızı tebrik ediyorum. Bir-iki hafta önce kendisiyle birlikte Altunizade Kültür Merkezindeki Abdülhamid'in vefatının 90. yılı olması nedeniyle düzenlenen Tarihin Kapısı konferansına iştirak etmiştik. Ve kendisi de bir tarihçi olarak Abdülhamid Han hakkında bilgi ve görüşlerini ifade etmişti. Erhan Erken'in de belirttiği gibi derya bir şahsiyet o... Üsküdar’da Atik Valide'de -İlim Yayma Cemiyet’inde- Niyazi Mısri okumaları var. Arzu edenler iştirak edebi

.
. - 13 yıl Önce

Mehmet Serhan Tayşi'nin bilhassa hayatıyla ilgili bilgi almak isteyenler için:

http://www.kurtubadergisi.com/dergi/?p=292#more-292

banner26