Dünyanın kültür nabzı Devrialem'de atıyor

Dünya Bizim olarak kültür sanat dünyamızın nabzını tutuyoruz. Kültür sanat söyleşileri dizimizin konuğu Devrialem programını hazırlayan ekipten Mehmet Erken… Ümit Aksoy sordu.

Dünyanın kültür nabzı Devrialem'de atıyor

Yayınevleri, televizyon programları, gazeteler ve belediyelerle, yürüttükleri faaliyetler üzerine konuştuğumuz soruşturmamızda bu kez Mehmet Erken ile  Devrialem programı ile ilgili konuştuk.

Bir süredir haberlerine sitemizde de yer verdiğimiz Devrialem programı, 15 ülkede yer alan muhabirlerinin hazırladığı haberleri TRT Türk’te haftaiçi her gün saat 15.30’da ekrana taşıyor. Kosova, Kırgızistan, Rusya, Erbil, Arnavutluk, Bulgaristan, Üsküp, Tunus, Cape Town, Malezya, Yunanistan, İran, Lübnan ve Pakistan'dan kültür sanat haberlerini izleyebileceğiniz Devrialem programında daha önce yayınlanmış haberlere şu linkten de ulaşabilirsiniz: //www.dunyabizim.com/?aType=kategori&kategoriID=67

Devrialem, televizyondaki kültür-sanat yayınları arasında “uluslararası tek kültür programı”. Dünyanın dört bir yanında kültür-sanat gündemini ekrana taşımaya gayret ediyorsunuz. Devrialem, yayın hayatına başlarken ne tür kaygılarla yola çıktı?

Bugün farklı ülkelerin çatısı altında olsalar da pek çok konuda aynı düşündüğümüz, hayatlarımızın birbirine çok benzediği, aynı yemeği yediğimiz, aynı türkülerle büyüdüğümüz insanların bulunduğu çok geniş bir coğrafya mevcut. Devrialem ilk olarak bu ortak zemine işaret etmeye çalışıyor. Aynı zamanda, bu “farklı” coğrafyaların “farklı” kültürlerini de ekrana taşımaya çalışıyor. Ve tabi muhabiri bulunan tüm şehirlerde kültür-sanat hayatını takip ediyor.

Devrialem’in nasıl bir izleyici profili var? Nasıl bir kitleye hitap ediyor Devrialem? Ve genel olarak ne tür tepkiler alıyorsunuz?

Daha çok uluslararası yayın yapan bir kanal bünyesinde bulunduğumuz için, bunu tam manasıyla test etmemiz mümkün olamıyor maalesef. Fakat hakkında yayın yaptığımız ve yayınlandığımız ülkeler göz önüne alındığında, aynı zamanda gelen geri dönüşlere baktığımızda tepkilerin homojen olduğunu söyleyemeyiz.

İzleyicilerimiz, manzaramız hoşuna gittiği için izleyeninden, düzenli takip edenine kadar geniş bir skalada yer alıyor.

Dünya üzerindeki Osmanlı mirasına özellikle vurgu yapıyorsunuz yayınlarınızda. Osmanlı’nın izlerini gündeme getirme amacınız nedir?

Osmanlı, yapısı itibariyle her şeyi aynılaştıran bir ulus devlet değildi. Dolayısıyla bünyesinde çok fazla farklılığı, bizim bugün idrak edemediğimiz oranda ve düzlemde bir arada bulundurabiliyordu. Fakat bugünden geriye baktığımızda rahatlıkla görebiliyoruz ki, anladığımız manada bir aynılaştırma uygulamamış olsa da Osmanlı İmparatorluğu, idare ettiği tüm coğrafyalara ortak değerleri tesis etmiş, pek çok benzer yapı kurmuş ve farklı coğrafyalar arasında geçişler sağlamış. Devrialem de coğrafyalar arasında taşınan şeyleri, farklı coğrafyaların derin benzerliklerini izlemeye ve izletmeye gayret ediyor.

Devrialem olarak, kültür-sanat alanındaki temel sorunları neler olarak görüyorsunuz?

Kültür sanat alanına dair derinlemesine tartışmaların yürütülmediğini söyleyebiliriz. Fakat bu durumun pek çok farklı sebebi sayılabilir.

Bunun yanında, kültür sanat alanında halen kırılmamış tabulardan, fikir kalıplarından bahsedebileceğimizi zannediyorum. Bu alanda etkin olan pek çok kişinin halen katı ideolojik kalıplarla meseleleri ele aldığı, her yeni problemde karşımıza çıkan bir durum.

 

Ümit Aksoy konuştu

Yayın Tarihi: 13 Haziran 2014 Cuma 16:03 Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2014, 14:15
banner25
YORUM EKLE

banner26