D. Mehmet Doğan: Ramazana Hazırlanmıyorum, Onunla Buluşuyorum

''Bu müstesna havaya ansızın, hazırlıksız girmek, 11 ayın usandırıcı sürekliliğinden kurtulmak için daha uyarıcı oluyor.'' D. Mehmet Doğan ile kısa bir Ramazan-ı Şerif söyleşisi gerçekleştirdik.

D. Mehmet Doğan: Ramazana Hazırlanmıyorum, Onunla Buluşuyorum

Dünyabizim’de birkaç senedir Ramazan ayına özel her gün Ramazan-ı Şerif yazıları ve alıntıları paylaştık. 2014’te birçok şair, yazar, ilim adamı Dünya Bizim için Ramazan-ı Şerif'e özel yazılar yazdılar: //www.dunyabizim.com/7541/dunya-bizim-icin-yazdi/tags 2015’te ise alıntılar yaptık: //www.dunyabizim.com/8501/ramazana-dair/tags

Bu sene de ilim, kültür ve edebiyat dünyasında isimlerle kısa kısa Ramazan-ı Şerif söyleşileri yapalım dedik. Bu söyleşilerde ilk konuğumuz Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı başkanı yazar D. Mehmet Doğan

Ramazanınız genel itibariyle nasıl geçer? Öncesinde Ramazan'a dönük bir planlama yapar mısınız? Böylesine mübarek vakitleri nasıl değerlendirirsiniz?

Bir de bakmışız ki, sessiz sadasız ramazan gelmiş... Öyleyse, hoş gelmiş, safalar getirmiş!

Elbette ramazanla ilgili dikkat çeken erken uyarılar var. Recep var, Şaban var... Berat kandili var. Adım adım geldiğini takip ediyoruz. Yine de ramazanın bizi ansızın ve hazırlıksız yakalaması, gafletimizi yüzümüze vurması bana tabii geliyor. Anlayacağınız ramazana hazırlanmıyorum. Ramazanla buluşuyorum; onunla neredeyse altmış senelik dostluğumuz, yaz kış demeden süren beraberliğimiz var.

Bir bakmışsınız ki, gece mutadın hilafına mutfaktasınız, ilk sahur yemeğini, eskiler “er ekmeği” derlerdi, yemişsiniz. Artık lamı cimi yok. Ramazan sizi tutmuş, işte bu durumda sizin de ramazanı tutmanız, sımsıkı sarılmanız gerekiyor. Mesele açlık ve susuzluk değil. Sizi yakalayan, içine çeken o mevsimleri aşan müstesna hava... Bu müstesna havaya ansızın, hazırlıksız girmek, 11 ayın usandırıcı sürekliliğinden kurtulmak için daha uyarıcı oluyor.

Ramazan'da okumalarınız da değişir mi? Neler okursunuz daha çok? Başucu eserim dediğiniz kitap ya da kitaplar var mı Ramazan özelinde?

Her gün iki sayfa okuyarak sürdürdüğüm hatim bir da bakıyorum ki, bitivermiş. Yenisine başlamak için şevkimiz artmış. Sahurdan sabah namazına kadar oruç kadar uzun bir vakit var, okumak ve yazmak için en güzel zamanlar.

Gündüzler kitap okumak ve düşünmek için, geceler ibadete müsait. Yılın bir türlü fırsat bulunup okunamamış kitapları sıraya giriyor. Yarım kalmış yazılara dönüş fırsatı oluyor. Ramazan kitap bitirme mevsimi benim için...

Ramazan şu 3 şeyle ilişkinizi nasıl etkiliyor: Para, aile / dostlar, yemek?

Para: Ramazanda para hükümsüz. Ramazan bereketi bu nesneyi arka plana sürüyor. Masraflar artıyor mu, azalıyor mu? Bunu ölçecek zaman değil. Öyle de olsa öyle de olsa, bir ay hesapsız-kitapsız, mizansız akıp gidiyor.

Aile / Dostlar: Aile ramazanın en temel kavramı. Koca şehrin sokakları iftara yakın boşalıveriyor. Herkes evinde köyünde. Her gün çoluk çocuk beraberiz. Sohbet her taraftan kuşatıyor aileyi. Dostluk da ramazanda. İftara doğru sohbet mevzuu izini kaybettirse de netice değişmiyor; daldan dala atlamak sohbete halel getirmez!

Yemek: İftar ve sahur arasında o kadar uzun mesafe var ki... Yemek alışkanlıklarımız ister istemez sarsıntı geçiriyor. Ne kahvaltının davetinin ne öğlenin şiddetinin ve ne de akşamın lezzetinin farkındayız. Vakit, yani öğün iki... Tabii olan da bu.

Yemekler o kadar güzel ki, çok yenirse tadı damağınızda kalmıyor.

Teravihin fazileti olmasa, iftarın lezzetine varılamaz!

 

Konuşan: Mehmet Emre Ayhan

Yayın Tarihi: 04 Haziran 2016 Cumartesi 11:31 Güncelleme Tarihi: 07 Haziran 2016, 11:32
banner25
YORUM EKLE

banner26