Çizgi roman ister misiniz?!

Yazarlarımıza, çizerlerimize, sanatçılarımıza hangi eserler çizgi romanlaştırılmalı diye sorduk.

Çizgi roman ister misiniz?!

Suavi Kemal Yazgıç:

8001
Suavi Kemal Yazgıç

Çizgi roman ayrı bir sanat, erbabının elinden olmak şartıyla keyifle takip edilecek bir tür 
edebiyat da öyle değil mi zaten? Çizginin gücünü hafife almamak lazım çizgi romanın başlı başına bir sanat olmasının yanı sıra edebiyata heveslendirmek için de işlevli olduğunu düşünüyorum 
Roman ve yazar adı vermeyeceğim onu sanatçısı bilir çünkü bir edebi eserin çizgi romana uyarlanması edebi esere zarar vermez. Tam tersine faydası bile olur. Evet, bazı insanlar ben çizgi romanı okudum deyip oradaki imajla yetinebilir. Ancak o insanlar zaten hiçbir şekilde o eserle bağ kurmaz. Çizgi roman bir kilit değil kapıdır. Açmasını bilene.  

 

Halit Ömer Camcı:

Çizgi romandan ne anlıyoruz ona bakmak lazım. Okuduğun metinler zihninde bir görüntüye dönüşmüyor mu? Bu da klasikleri deforme mi ediyor? Çizgi bu görüntüler için bir alternatif. Paniğe hiç gerek yok yani.  

Franz Kafka, DavaOğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken hikâyesi, enfes olur.  
Mustafa Kutlu’nun Uzun Hikâye’si olayı bitirir. 
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Adem ile Havva’sı,  
Necip Fazıl’ın Bir Yalnızlık Gecesinin Vehimleri,  
Nuri Pakdil’ in Bir Yazarın Notları’ndan bir bölümü,  
Sadık Yalsızucanlar’ın Müphem Bırakılmış Bir Adamın Ölümü,  
Rasim Özdenören’in Kuyu'su 
Ali Ural’ın Kontör'ü  
Cahit Zarifoğlu’nun 'ins'i, (ki muhteşemdir, onlarca kez okunması gerekir. 
Bir de âcizane benim yazmakta olduğum 'Kavya' iyi çizgi roman olur derim. Ben de 'kaosa mütevazi bir katkı'da bulunmuş oldum… 

 

Ayşegül Genç

Mustafa Kutlu kitapları  olur ancak... Çizgi roman hikâyesi olmazsa bir hiçtir. Karakter tasarımları  ile zenginleşir... Bir sürü tipin olduğu çizgi romanlar daha ilgi çekicidir. Değişik mekânlar insanı hikâyenin ardında sürükler. Bunları görselliğe döktüğünüz zaman ise tadından yenmez. Usta’nın hikâyelerini sinema filmi yapsalar da hikâyedeki duyguyu ve tasvirlerin güzelliğini sinemaya yansıtamıyorlar. Bu yüzden çekilen filmler donuk ve tek düze olabiliyor. Ama çizgi roman öyle değil... Mekân tasvirinden yarım sayfa mekân kondurursun çizgi romana. Tarama ucu ile karakterlerin her hareketini mimiklerini oya gibi işlersin. Hele bir de Ersin Karabulut, Suat Gönülay gibiler çizerse fevkalade olur.  

Vural Kaya
Vural Kaya

 

Vural Kaya

Çizgi roma/laşmasın yeter! Bazı çocuk edebiyatı ürünleri neyse ama yetişkinler için olanların hem de en iyi örneklerini çizgi roman için teklif etmek acımasızca... Ama mitsel eserlere eyvallah. 

 

Ulvi Kubilay Dündar

Kelimelerin gücü  yetmiyor mu? Hiçbir eserin çizgi romanlaşmaya ihtiyacı yok onlar böyle güzeller gerek de yok zaten… 

 

MacbethErhan Kalıpçı

Çizgi roman kültürü bir zamanların modasıydı belki ama bugün sadece birkaç entele ve çocuklara terk edilmiş bir alan. Doğru mu yapılmış tam olarak kestiremiyorum.  
Evet, edebiyat ürünlerimiz yeniden değerlendirilmeli bazıları kitaplıktan çıkarılarak insanlara ulaştırılmalı. Her insanın tutulacak yönü farklıdır. Buna imkân sağlamak lazım. Mesela şair Ahmet Mercan şiirlerini ezgilerden dolayı ezberlemişizdir, birçok edebiyat klasiğini filmlerle tanımışızdır, bir takım müzik eserleri yalnızca bazı mekânlarda dinlenildiğinde çok derin anlamlar verir sözün özü iletişimin ulaşmanın yolunu bulmak için her yol denenmelidir. 
Mustafa Kutlu hikâyeleri, Cahit Koytak şiirleri, Murat Menteş'in her şeyi çizgi romanlaştırılabilir kanısındayım. 

 

Rabia Gülcan 

Amak-ı Hayal derim ama onu zaten deniyordu bir gazete. 
İhsan Oktay Anar'ın bazı kitapları da çizgi romanlaşsa, yine tutkunları olur sanırım. 
Şahsi olarak ise şu iki eseri çizgileriyle yeniden okumaktan keyif alırdım: 
Hasan Aycın, Sahipkıran, Cahit Tanyol'un Kuruluş ve Fetih Destanını kaliteli çizgilerle okusak, okusak, okusak, harika olurdu… 

 

Sami Yaylalı Soruşturdu…

Yayın Tarihi: 07 Ekim 2009 Çarşamba 06:27 Güncelleme Tarihi: 12 Ekim 2009, 16:37
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa UĞURLU
Mustafa UĞURLU - 12 yıl Önce

Biz yazar ya da şair değiliz ama okuyucu olarak bize de sorarsanız ben derim ki romanlar roman, hikayeler hikaye, şiir şiir, çizgi-roman da çizgi-roman olarak kalsın.Her eserin tadı ayrıdır.Hatta bu eserlerin film ya da dizileşmesi bile iyi değildir bence. Her okurun eser hakkında kendi muhayyilesinde oluşmuş binlerce farklı tahayyülü neden çizerin ya da yönetmenin tek bir bakış açısına indirgeyelim ki. Bu eserin ruhuna zarar vermez mi? Çizer otursun iyi bir hikaye bulsun onu çizsin.En iyisi bu.

hakan öztürk
hakan öztürk - 12 yıl Önce

daha önce yapıldı mı bilmem ama cingöz recai serisi de fena olmazdı!

banner26