banner17

Çağını, ülkesini bilen bir gençlik için çabalıyoruz

Anadolu'da Kültür Sanat söyleşileri çerçevesinde Tarsus’ta dini ve kültürel alanda gayretleri olan Anadolu Gençlik Derneği’nin başkanı Hilmi Tuzcu Bey’le konuştuk.

Çağını, ülkesini bilen bir gençlik için çabalıyoruz

Dünya Bizim olarak, Anadolu'da kültürel alanda neler yapılıyor, bir canlılık/ hareketlilik var mı, böyle bir canlılık varsa bu ülke sathında bir kültürel "ayaklanma"ya/ şahlanışa vesile olabilir mi, bunları masaya yatıralım istedik. Ve Anadolu'daki vakıf ve derneklerin kapılarını çaldık. (“Anadolu'da Kültür Sanat” üst başlıklı bu söyleşi dizimizin gerekçesi: http://www.dunyabizim.com/?aType=haber&ArticleID=20544 )

Bu çerçevede uzun yıllardır Tarsus’ta dini ve kültürel alanda gayretleri olan Anadolu Gençlik Derneği’ni daha iyi tanıyabilmek için dernek başkanı Hilmi Tuzcu Bey’le konuştuk.

Vakfınız/derneğiniz hangi amaçlarla, ne zaman, kimler tarafından kuruldu?

Vakfımız 1970’li yıllarda Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın talimatıyla Nevzat Laleli tarafından Milli Gençlik Vakfı adıyla kuruldu. Yıllarca bu adla faaliyetine devam etti. Tarsus’ta Milli Gençlik Vakfı 1987 yılında kuruldu. 28 Şubat karanlığında Milli Gençlik Vakfı kapatıldı. 2000 yılında Anadolu Gençlik Derneği adıyla tekrar faaliyetlerine başladı. Tarsus’ta ben Hilmi Tuzcu, Sinan Başkaya, Ferhat Yılmaz, İlyas Tan, Mahmut Turan tarafından kuruldu. Şu an faaliyetlerine devam ediyor. Yönetim kurulumuzda Şeref İyiyolbulan, Osman Şahin, Mahmut Turan, Mustafa Yılmaz ve ben varız.

Kurumunuzda ne tür kültürel/ sanatsal faaliyetler yapılmakta? Sürekli faaliyetleriniz neler?

Genel merkezimizin bütün Türkiye’de gerçekleştirdiği kültürel faaliyetler Tarsus’umuzda da şubemiz tarafından organize edilmektedir. Geleneksel hale gelen 31 Aralık Mekke’nin Fethi Programı her yıl düzenleniyor. Sarıkamış’ı anma etkinliği, Diyarbakır’ın fethi, 29 Mayıs İstanbul’un fethi gerçekleştirdiğimiz program ve kutlamalardan. Ayrıca rahmetli Hasan Nail Canat ve Ulvi Alacakaptan’ın tiyatro oyunlarını Tarsus’ta halkımızla buluşturduk. İslami kaygısı olan “Sahibini Arayan Madalya”, “Yalnız Değilsiniz” gibi filmleri de şehrimizde gösterime sunduk.

Özellikle son yıllarda “250.000 şehidimize 250.000 hatim” kampanyasıyla Çanakkale şehitlerimizi anmaya devam ediyoruz. Her yıl oradaki şehitlerimize hatim okutuyoruz. 31 Mayıs’ta “Ayasofya açılsın” sloganıyla sabah namazı programları devam ediyor. Biz de bu programlara arkadaşlarımızı gönderiyoruz.

Etkinliklerinize gençlerin katılımı ne düzeyde?

İlk kurulduğumuzda adımız Milli Gençlik idi. Şimdi de Anadolu Gençliğiz. “Sevgi ve kardeşliğin teminatı” sloganıyla yolumuza devam ediyoruz. Adımız zaten Anadolu’da gençlik hareketi. Haliyle teşkilatımızdaki tüm birimlerde gençlerimiz görev alıyor. Lise komisyonları, imam-hatip komisyonları kurarak gençliği faal hale getiriyoruz. Faaliyetlerimizi yürütürken gençliğin dilinden anlayan gençlerimizi işin içine dâhil ediyoruz. Gençlerimizin 21 yaşında İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet gibi çağını, ülkesini, şehrini bilen, anlayan ve yaşadığı çağın idrakine İslam’ı söyleyen bir gençlik olması için çabalıyoruz. Bu çabamıza gençleri en yoğun şekilde ortak ediyoruz.

Kurumunuzda gençlere çeşitli sorumluluklar da veriyor musunuz? Varsa, ne tür sorumluluklar alıyor gençler?

Derneğimizdeki komisyonların başkanları gençlerden oluşuyor. Her birim kendi faaliyetlerini yürütüyor. Birimlerdeki insan sayısı 8+1 şeklinde. Her okul birimi kendi arasında toplanıyor. Daha sonra tüm okullar haftalık toplanıyor. Mali komiteler, sportif komiteler… Bizler sadece ayda bir kez il divanı toplayarak gençlerin faaliyetlerini dinliyor ve tecrübelerimizi aktarıyoruz.

Matbu yayınlarınız (aylık bülten/dergi, kitap, vs.) var mı? Varsa neler?

Başta genel merkezin çıkardığı Anadolu Gençlik Dergisi var. Genç İstikbal Dergisi çıkmaya devam ediyor. Zehra isimli hanımlara yönelik dergi var. Biz bunlara katkıda bulunuyoruz. MGV Yayınları'nın çıkardığı kitaplar var.

İnternet siteniz var mı? Sürekli güncelleniyor mu?

AGD genel merkezinin olduğu gibi tüm şubelerin de internet sitesi var. Bizim sitemiz: www.tarsusagd.com Aynı zamanda Tarsus’ta AGD radyosu da var. Radyonun sitesiyle beraber Tarsus AGD’nin de sitesi güncelleniyor.

Taşrada faaliyet gösteriyor oluşunuzun artıları/eksileri neler?

Taşrada faaliyet göstermenin hem avantajları hem de dezavantajları mevcut. Vatandaşlara bire bir ulaşma şansının yüksek olması bir avantaj. Toplumu rahatlıkla tanıyabiliyoruz. İnsanlar birbirini daha yakından tanıyarak özgüven duyuyorlar. Bu noktada taşra avantajlı. Amatör bir ruh var.

Buraların en büyük dezavantajı ise yetişmiş insan bulma sıkıntısı. Ortaöğretimde yetiştirdiğimiz insanlar üniversiteden sonra geri dönüş yapmıyorlar. Tanınmış birini getirmek külfetli.

Şehrinizde kamu kurumlarıyla ortak faaliyetler de yürütüyor musunuz? Varsa neler?

Kamu kurumlarıyla faaliyetlerimiz var. Başta Asrı Saadet'le ilgili siyer-i nebi yarışması. Bu işi Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütüyoruz. Yarışmayı kazananları umreye gönderiyoruz. Diğerlerine çeyrek altın, tam altın, tablet, bisiklet gibi hediyeler veriyoruz. Futbol turnuvaları yapıyoruz. Aynı zamanda tarihi yerlere geziler de düzenlemekteyiz.

Şehrinize değer katma noktasında kendi kurumunuzu hangi noktada görüyorsunuz? Geliştirdiğiniz/ yürüttüğünüz projeler var mı?

Değer kattığımıza inanıyorum. On binlerce insanın katıldığı Kur’an ziyafeti programı düzenliyoruz. Manevi katkısı büyük. Yine İstanbul’un Fethi, Çanakkale Şehitlerini anma, Sarıkamış etkinliği, Diyarbakır’ın fethi programları milli ve manevi havayı canlı tutuyor.

Şu üç kavramın sizin için ne anlam ifade ettiğini birer cümleyle açıklayabilir misiniz?

* Şehir: Şehir önemli. Medeniyet, erdemlilik, bilinç, kaynaşma, kültür ve gelecek inşasıdır.

* Kültür: İnsan hayatındaki bütün davranışlarının üst katmanına kültür diyoruz. Şehir kültürü, gençlik kültürü, dünya kültürü harmanlanarak kültür sahibi olunmalı, gençlerimizin kültürlü yetişmesi için Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı'nı çok önemsiyoruz.

* Gençlik: Adımız gençlik. Anadolu’nun bağrından çıkmış bir gençlik teşkilatıyız. Gençlik yarınlarımızın güvencesi… Ne demişlerdi: “Bir yılını düşünen buğday eksin, on yılını düşünen ağaç diksin, yüzyıllarını düşünenler de genç yetiştirsin.”

 

Muaz Ergü konuştu

Güncelleme Tarihi: 20 Haziran 2015, 11:51
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20