banner17

Bursevi penceresinden tasavvuf sözlüğü

Mahmut Erol Kılıç’a, Mustafa Rasim Efendi’nin ‘Istılahât-ı İnsan-ı Kâmil’ adlı sözlüğünü sorduk..

Bursevi penceresinden tasavvuf sözlüğü

 

Tasavvuf, kişinin tek başına okumalarıyla, gayretleriyle elde edilecek bir ilim değil. Ehl-i kalem mutasavvıfların bizlere yâdigâr bıraktığı eserler ise, anlaşılırlığını artırmak için bir sözlük, bir kılavuz eserle takviye edilerek okunması gereken eserler. Bu kılavuz eserlerden bir tanesi daha yakın zamanlarda İnsan Yayınları’ndan çıktı: Istılahat-ı İnsan-ı Kâmil.

Dr. İhsan Kara’nın doktora çalışması olan, Mustafa Râsim Efendi’nin telif ettiği “Istılahat-ı İnsan-ı Kâmil” isimli tasavvuf terimleri sözlüğünü, ülkemizin önde gelen tasavvuf araştırmacılarından Mahmut Erol Kılıç’a sorduk.

Ard arda tasavvuf ıstılahları sözlükleri basılıyor. Bu nevzuhur bir şey mi, önceki zamanlardan örnekleri de var mı? Tasavvuf ıstılahları/terimleri sözlüklerinin serüveninden bahseder misiniz?

Düşünce tarihimizde, tasavvuf düşüncesi tarihinde başlangıcından günümüze gelinceye kadar ıstılah çıkarma teşebbüsleri olmuştur. Bunu Kuşeyrî’de ve diğer risalelerde görmekteyiz. Ancak daha sonra müstakil ıstılah çalışmaları da yapanlar olmuş. Bunlar tabii bir sözlük, bir ansiklopedi şeklinde değil ama yer yer mesela Muhyiddin İbn Arabî Fütuhât-ı Mekkiyye’sinde bazı kavramları açıklamış. Diğer ariflerden Abdülkerim Cîlî bazı kavramları açıklamış. Sonraki araştırmacılar, çalışma yapanlar bu zatların bu kavramlara getirmiş oldukları açıklamaları oradan çıkararak, bir araya getirip derleyerek bazı zevâta özel ıstılah veya kamuslar hazırlamışlar. Örneğin Suad el Hakîm’ın hazırlamış olduğu “İbn’ül Arabî sözlüğü”, “Gazalî sözlüğü”. Yani ki eserlerinde geçen ıstılahları o zâtın nasıl anlamlandırdığını yansıtan eserlerdir.

Günümüze gelindiğinde araştırmacıların genel olarak bütün tasavvufî ıstılahları bir araya getirerek çalışma yapmaları söz konusu olmuş. Mesela Nimetullâhiyye tarikatının İranlı şeyhlerinden birisi olan Cevad Nurbahşî isimli bir zât böyle bir tasavvuf sözlüğü hazırlamış. Ardından başkaları devam ettirmiş bu geleneği. Bu manada tasavvuf sözlükleri hazırlayanlar çok var. Kuzey Irak’ta Kâdiriyye’nin Kesnezâniyye kolundan olan bir cemaat yaklaşık 10 ciltlik bir tasavvuf sözlüğü hazırlamış. Tasavvuf sözlüğü çalışmaları görüldüğü gibi epey fazla.

Peki, bize bunlardan hangisini tavsiye edersiniz, hangini alalım?

Hangisi iyi, hangisi alalım gibi bir soru burada olamıyor. Tasavvuf sözlüğü; her kişinin zevkine, mektebine, meşrebine göre kavramlara zaman zaman farklı anlamlar yükleyebileceği bir alan olduğu için her birine ayrıca bakmak daha iyi oluyor, daha güzel oluyor. Hepsini şâmil bir ıstılah yapmak çok zor. Yapılacak olsa belki 100 cilt olabilir. Büyük bir proje o.

Gelelim Mustafa Râsim Efendi’nin tasavvuf ıstılahları sözlüğü “Istılahat-ı İnsan-ı Kâmil”e. Nasıl bir sözlük?

Bu sözlük “Istılahat-ı İnsan-ı Kâmil” adını taşıyan, tek nüshası Ankara Milli Kütüphane’de olan, bizim de tesadüfen, tevâfuken duyduğumuz bir metin. O metni yıllar evvel duyduğumuzda bir nüshasını temin ederek doktor öğrencilerimden bir tanesine (Dr. İhsan Kara) teklif etmiştim. O da kabul etti ve böyle bir doktora tezi hazırladı. İnsan Yayınları’ndan çıkan kitap ön çalışması da olan, yani “yazar kimdir, burada ne yapmaktadır” gibi bir tahlil yaptığı sonra da metni ortaya koyduğu bir doktora tezi çalışmasıdır. Bu kitapla, bu çalışmayla bahsettiğim öğrencim doktor oldu.

Müellif hakkında çok fazla bir bilgimiz yok. Hazırlayan arkadaş da önsözde bunu dile getiriyor. Sözlüğün şöyle bir özelliği var. Birçok Farsça, Arapça kaynağı kullanarak bu sözlüğü hazırlamış, fakat bana göre bu sözlük, her ne kadar bir tasavvuf sözlüğü ise de daha çok “İsmail Hakkı Bursevî sözlüğü”. Daha önce de söylediğim gibi bazı sözlükler şahıs bazlı olabiliyor, bazısı genel olabiliyor. Örneğin İbn’ül Arabî’nin ıstılahları yapıldığı gibi, Gazali’nin ıstılahları yapıldığı gibi bana göre de bu sözlük her ne kadar başka örnekler kullanıyorsa da, yüzde sekseni itibariyle açıkladığı her bir kavrama daha çok İsmail Hakkı Bursevî’den şahitler getirdiğinden dolayı diyebiliriz ki; tâbiri caizse İsmail Hakkı Bursevî sözlüğü olmuş.

İsmail Hakkı Bursevî de bu coğrafyanın, Osmanlı coğrafyasının İbn’ül Arabî Mektebinden gelen önemli müelliflerinden velûd bir müellif. Yani bazı sufiler biliyorsunuz yaşamayı tercih etmişler, çok fazla bir şey yazmamışlar. Bazısı hem yaşayıp hem yazmışlar. İsmail Hakkı Bursevî bol eser vermiş birisi. Binâenaleyh onun eserlerinin tamamını tarayarak (Mustafa Rasim Efendi zaten aynı yoldan, Celvetî yolundan bir zat) böyle bir sözlük meydana getirmiş.

Hiçbir zaman kopyalanmamış tek nüshası Ankara Milli Kütüphanede bulunan bu eseri öğrencime (Dr. İhsan Kara) günümüz Türkçesi’ne kazandırarak hem doktora tezi yaptırdım, ardından da basılması için de İnsan Yayınları’na aracılık ettik ve kitap basıldı.

 

Ahmed Sadreddin sordu

Güncelleme Tarihi: 05 Mayıs 2017, 14:29
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
fatih uşaklı
fatih uşaklı - 7 yıl Önce

Mahmud Erol Kılıç hocama verdiği bilgilerden dolayı teşekkür ederim.

Ahmed Öztürk
Ahmed Öztürk - 7 yıl Önce

*Kuzey Irak’ta Kâdiriyye’nin Keşenrâhiyye değil "Kesnezâniyye" imiş. doğrusu bu. kendimi düzelttim böylece :)

Y. T. Günaydın
Y. T. Günaydın - 7 yıl Önce

hayırlara vesile olmuşsunuz hocam. Allah böyle hayır fırsatlarını sık sık karşınıza çıkarsın dilerim.

banner8

banner19

banner20