banner17

Bu kitap 1000 yıl sonra bile insanlığın hizmetinde

Ebû Zeyd’in beden ve ruh sağlığı hakkındaki kitabı, herkesin birçok yönden istifade edebileceği güzel bir eser.. Mütercimi ile konuştuk.

Bu kitap 1000 yıl sonra bile insanlığın hizmetinde

 

 

İnsanoğlu mevcut sağlığını kaybetmemek/muhafaza etmek, kendisine isabet eden hastalıkların çarelerini bulmak için sürekli bir arayış içinde olmuştur. Bu arayış insanlık tarihi kadar eskidir. Arayışlar bitmiş değildir, sürmektedir. Bu çabalar kıyamete kadar da devam edecektir.

Modern tıp biliminin geliştirdiği teşhis ve tedavi yöntemlerinden önce de, sağlığın korunmasıyla ilgili insanlık büyük bir birikime sahipti. İnsanlığın ortak mirası olarak yüzyıllar boyu aktarılarak gelen bu değere biz, “Geleneksel Tıp” diyoruz.

Ebû Zeyd el -Belhî tarafından, günümüzden 1000 yıl önce bu alanda yazılmış önemli eserlerden biri, Beden ve Ruh Sağlığı-Koruma Yolları ve Tavsiyeler ismiyle Türkçeye kazandırıldı. Geleneksel Tıp hakkında büyük bir birikime sahip mütercim Muhammet Uysal’ın çabalarıyla tercüme edilen eseri Endülüs Kitap basmış.Muhammet Uysal

Asırlar öncesinden bizlere ışık tutan bu değerli kitabı Türkçemize kazandıran mütercimiyle kitap hakkında konuştuk.

Efendim bize Ebû Zeyd el -Belhî'den biraz bahseder misiniz?

Kaynakların verdiği bilgilere göre künyesi Ebû Zeyd olan Ahmed b. Sehl el-Belhî, miladi 849 (Hicri 235) yılında Belh’e bağlı Şamistiyan’da doğmuştur. İlim tahsil etmek için Irak’a gitti. Önce şer’î ilimlerle meşgul oldu. El-Kindî ile tanıştıktan sonra başta felsefe, mantık, fizik, astronomi olmak üzere birçok farklı sahalarda ilim aldı. İlim tahsilini tamamladıktan sonra tekrar Belh’e döndü.

Ebû Zeyd’in fizik, astronomi, matematik, tıp, tarih, coğrafya, edebiyat, fıkıh ve kelam ilimleriyle ilgili altmışa yakın eseri olduğu söylenmektedir. Ancak bunlardan sadece iki tanesi elimize ulaşmıştır. Tercüme ettiğimiz eser bu iki eserden birisidir.

Ebû Zeyd’in yazdığı kitapların isimleri ve ait olduğu sahalar onun ansiklopedik bir şahsiyet olduğunu göstermektedir. İbnü Nedîm onu edebiyatçıların içinde zikreder, Şehristanî ise “El-Milel ve’n-nihal”inde İslam filozofları arasında zikretmektedir. Aynı şekilde birçok sahada yazdıklarını görenler ilim dünyasının genişlik ve derinliğine şahitlik etmişlerdir. Ebû Zeyd, miladi 934 (H.322) yılında doğduğu topraklarda vefat etmiştir.

Alternatif Tıp” ve “Geleneksel Tıp” kavramları birbirinden farklı şeyler midir? Varsa farkı nedir?

Öncelikle bu alternatiflikten kısaca bahsetmek gerekir. Modern tıp ortaya çıkınca onun araştırma metodu ve sistemi ile çalışmayan diğer tedavi biçimlerini alternatif diye isimlendirmişlerdir. Aslolan “alternatif tıp”, alternatif olarak çıkan modern tıptır. Çünkü daha yüz yıl öncesine kadar neredeyse bütün dünyada hâkim olan tıp sistemi alternatif tıp denilen yöntemlerdi. Yani bu sistem, yüzyıllar boyu uygulanmış bir sistem.

Bunu akılda tutarak soruyu cevaplarsak bugün bitkisel kürler, aromaterapi, masaj, sıcak su terapisi vd. alternatif tıp adı altında tek tek ayrılmış olan bu metotların toplamı geleneksel tıptır. Kitabı okuduğunuzda gördüğünüz gibi bunların hepsi tek bir çatı altında, “beden sağlığını koruma” adı altında incelenmiştir. Tabi bu alanın bugün durduğu yer, bin yıl önceki hallerinden gelişmiş olabilir ancak mantık aynı mantıktır.

Muhammet UysalBu konuda açıkçası ben, hangisi olursa olsun tıp sistemlerinin birbirine alternatif görülmesinden de rahatsızım. Ne modern tıp geleneksel tıbbın ne de geleneksel tıp veya onun alt dalları olan ve bugün “alternatif tıp” adı altında yapılan uygulamalar modern tıbbın alternatifi değil birbirini tamamlayan, insanın hayatına kolaylıklar sağlayan çabalar olarak görülmelidir. Ancak bu söylediğimiz varolan hataların giderilmeye çalışılmasını, artık modern tıpla uğraşanların çözümsüz kaldıkları noktaları itiraf ettikleri bir zamanda yanlışların örtülmesini engellememelidir.

Geleneksel tıp her şeyi çözüp tıbbî çalışmaların kapısına kilit mi vurmuş?! Hayır. Keza modern tıp da her şeyi çözüp tıbbî çalışmaların kapısına kilit vuramaz ve vuramayacaktır. Böyle bir zaman hiç gelmeyecektir. Tabiatı gereği insanoğlu her zaman hastalanacak ve gizemli, kesin çözüm üretilemeyen hastalıklar her zaman olacaktır. Bununla birlikte bunların çözülmesi için çabalar da sürecektir. O yüzden insan hayatıyla ilgili bu sahada çatışma yerine işbirliği ve yardımlaşma gereklidir. Bu yardımlaşmanın sağlıklı bir şekilde olması ve modern tıbbın bu sahaya “kocakarı ilaçları” gibi bakarak yaptığı yanlışın tashih edilmesi ve günümüzde alternatif tıp adıyla yapılan bazı şarlatanlıkların engellenmesi için bu işin acilen kurumsallaşması gerektiği kanaatindeyim.

Geleneksel tıpla ilgili tarihte yazılmış yüzlerce kitap varken, neden bu kitabı çevirme ihtiyacı hissettiniz?

Evet, geleneksel tıpla ilgili yüzlerce eser vardır ve bunların içinden onlarcasını okuduktan sonra bu eserin tercümesini yapmamızın birçok sebebi var. Özet olarak bazılarını sayarsak ilk özellik, kitabın tarihsel bir niteliği olduğu. Üstad Belhî bu sahadaki en meşhur tabiplerden olan İbni Sina’dan daha önce yaşamıştır. Belki ilk olmak ya da son olmak ortaya konulan eser güçlü olduktan sonra pek bir şey ifade etmeyebilir. Ancak Ebû Zeyd öncü bir şahsiyettir. O yüzden önemi büyüktür.

Diğer bir sebep, geleneksel tıptaki tedavi bölümüne giren eserler halkın okuyup faydalanacağı eserler değildir. Çünkü oradaki bilgiler daha çok bu işle pratik olarak uğraşan insanlara hitap etmektedir. Zaten bu tür kitaplardaki malzemenin çoğu bugün ülkemizde bilinmemektedir. Ebû Zeyd’in kitabı ise hıfzıssıhha/sağlığın korunması kısmına girmektedir. Eser, herkesin birçok yönden istifade edebileceği güzel bir kitap. İnsana sağlıklı bir yaşam felsefesi sunmaktadır. Her şeyde dengeli olmayı öne çıkaran bir felsefe bu. Yeme-içme, uyku, egzersiz vb. bedensel işlerde dengeli hareket etmenin yanında ruhî dengeye de çağırmaktadır. Zaten eserin en önemli özelliği beden ve ruh sağlığının korunmasını bir arada işlemesidir.

Üstat Belhî, beden sağlığı bölümünde sağlığı korumaya yoğunlaşmışken ruh sağlığı bölümünde hem ruh sağlığını korumayı sağlayacak tavsiyeler, hem de ruhsal rahatsızlıklarla karşılaşıldığında insanın uygulaması halinde bu problemlerle mücadelesine destek olacak çözümler teklif etmektedir. Bizim gayemiz de halk içinde bu bilincin oluşmasına katkı sağlamak olduğu için bu kitabı önemsedik. Tabi diğer eserlerin kendi durdukları yerde büyük önemleri vardır.geleneksel tıp

Üstat bugün bile bir arada işlenmesi zor olan beden ve ruh sağlığının korunması konusunu kendi döneminin teorilerine göre yetkin bir şekilde işlemiştir.

Kitabın tüm özelliklerini burada anlatamayacağımız için daha fazla uzatmadan bu kadarıyla iktifa edelim.

Modern psikoloji ve psikayatri literatüründe neden bu güzide eserden bahsedilmiyor? Neden böyle mühim bir eser bugüne kadar dilimize kazandırılmamış?

Ebû Zeyd el-Belhî bazı ruhsal rahatsızlıkların ilaçlarla tedavi edilmesi gerektiğinden bahsederek psikiyatriye işaret etmesine rağmen bu konuda detaylı bilgiler vermemiştir.  Verdiği çözümler genelde bugünkü psikoterapiye girmektedir. Sorunuzun tam olarak cevabını psikoloji sahasında çalışmalar yapanlar verebilir. Modern psikolojinin bugünkü şekliyle doğuşu, Batı’da olduğu için kaynaklar, Batı dillerinden alınmaktadır. Bizim zaten kitabı tercüme etmemizdeki gayelerden birisi de bu konuların bizim tarihimizde de işlenmiş olduğunu göstermektir. Zaten kütüphaneler, Müslümanların bıraktığı mirasla dolu. Bilginin peşinde koşanlar için açık bir saha.

Ebû Zeyd’in, günümüzden 1000 yıl öncesinde eserinde; öfkenin kontrol edilmesi hakkında yazdıkları, bugünkü modern psikoterapistlerin kullandıkları metotlar arasında görülmekte ve modern psikiyatri kitaplarında anlatılmaktadır.

Ebu Zeyd el- Belhî öncü bir şahsiyettir. Tercümesini yaptığımız bu eserin, psikolojiyle ve psikoterapilerin tarihiyle ilgilenenler için kaynak olarak müracaat edebilecekleri bir eser olduğunu düşünüyoruz.

Ebû Zeyd’in beden sağlığının korunması hakkında söyledikleri, zamanın tıp geleneğinin bir özeti gibi… Ama ruh sağlığı hakkında söyledikleri ve konuya yaklaşımı tamamen orijinal ve asildir. Okudukça yazarı Üstad Ebû Zeyd’in medeniyetimizin yetiştirdiği bir şahsiyet olmasından dolayı gurur duyduğum bir eserdir.

Eserde sık sık geçen "Hılt" kavramı tam olarak nedir?

Hılt, geleneksel tıbbın dayandığı esastır. Geleneksel tıp felsefesini buna dayandırmaktadırlar. Allah, (cc.) semanın altında ateş, hava, su ve toprak olmak üzere dört cisim yaratmış, sonra da dünyadaki her şeyi bu dört ana unsurdan yaratmıştır. Yine bu dört unsurun sıcak, soğuk, yaş/nemli ve kuru olmak üzere dört özelliği bulunur.

Ayrıca; insan bedeninde Kan, Balgam, Safra ve Sevdâ hıltları vardır. Biz bu kavramın anlaşılır olması için “Salgı” demeyi tercih ettik.

İnsan bedeninde bulunan bu dört Hılt dengeli bir halde bulunursa; organizma sağlıklı bir şekilde çalışmaktadır. Bu Hıltların herhangi birinin dengeden çıkmasıyla da hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Bu unsurlar birbirine zıttır fakat bu zıtlardan bir ahenk doğmuştur. Bu ahengi bozmamak için dengeyi sağlamak lazımdır. Bu denge, Ebû Zeyd’in teklif ettiği gibi; hayatın her faaliyetinde ne az ne çok, orta bir yol takip edilerek sağlanabilinir.

"Sevdâ Hıltı"nın vücutta dengeli bir halde bulunması için nelere dikkat etmek gerekir?

Sevdâ hıltına Türkçe’de “Kara Safra” da denilmektedir. Karıştırılmaması için önce bunu söyleyelim. Sevdâ hıltını dengede tutmak ise diğer hıltların dengeli olmasıyla gerçekleşir. O yüzden genel kuralı takip etmek lazım, yani vücutta hiçbir hıltın diğeri üzerinde baskın olmaması gerekir. Zaten insan sağlıklı olduğu sürece çocukluk ve gençlik döneminde sevdâ hıltı baskın olmaz. Üstad Belhî’nin ruhî rahatsızlıklardan olan vesvesenin baş sebeplerinden saydığı sevdânın insan vücudunda baskın olması halinde ise geleneksel tıp kitaplarında fazlaca sevdâ ürettiğinden bahsedilen patlıcan, mercimek ve dana eti gibi gıdalardan kaçınmak lazımdır. Zeytinyağı vücuttaki fazla sevdâyı temizleyen en güzel gıdalardandır.

Kitabın beden sağlığı bölümünde "Yemek Yeme" bahsine oldukça geniş yer verilmiş. Neden?

İnsanın beden sağlığı üzerinde en çok etki eden sebep yemek olduğu için. Yani yiyeceklerin özünden yapılışına, tüketilişine kadar her şeyi ile yemek. Zaten geleneksel tıp yemek konusunda da dört ana etken olduğundan bahseder. Bunlar: Yemeğin yapılışı, yemeğin günde kaç kez yenilmesi gerektiği, hangi türlerin daha önce yenileceği (mesela tatlılar yemekten önce mi sonra mı yenilir) ve ne kadar yenilmesi gerekir gibi konulardır. Nitekim biz, sadece ne yiyeceğimizi, nasıl, ne zaman ve ne kadar yiyeceğimizi öğrensek herhalde sağlıkla ilgili problemlerimizin hepsini olmasa da birçoğunu çözeriz. Yediklerimizin insan sağlığı üzerindeki etkisi herkesin gözlemlediği bir konudur. Hastalıklar esnasında verilen perhizler bunun en büyük delilidir. Ebû Zeyd bu konuda, tabiplerin perhiz yapmanın tıbbın esası, yemeği az yemenin de en güzel ilaç olduğuna hükmettiklerini söyler.

Beden ve ruhun birbirini etkilemeleri ilginç bir alan… Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Evet, ilginç ve tartışmalı bir konu. Felsefede ve tıpta konu hakkında uzun tartışmalar olmuş. Ebû Zeyd in kitabında meseleye bakışı özetle şu şekildedir: İnsan ruh ve bedenden müteşekkildir. Bu sebeple birbirini etkilemektedirler. Bu konuya şöyle bir örnek vermektedir: Beden hastalanınca bu anlamak, bilmek vd. ruhî güçlerin işlerini yapmasını engellediği gibi aynı şekilde ruhta ortaya çıkan bu durum, insanın bedensel lezzetlerden zevk almasını engeller.

Ruh ve beden arasındaki bu etkileşimden dolayı beden sağlığını korumakla birlikte ruh sağlığını da korumak gerekir. Çünkü insanın dünyadaki mutluluğu ancak bu ikisinin sağlıklı olması, hastalık ve sıkıntılardan uzak olması halinde tam olarak gerçekleşir.

Bu yüzden Üstad eserinde bedeni rahatsız eden veya bedene zarar olarak dönecek etkiler yapan öfke, korku, panik, aşırı üzüntü ve vesvese gibi ruhî problemlerden insanın uzak olması için yapması gerekenleri detaylı bir şekilde işlemiş ve “inşaallah bunları uygulayanlar faydalanır” demiştir.

 

Galip Kapusuz konuştu

beden ve ruh sağlığı

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 11:05
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
tespih
tespih - 7 yıl Önce

Galip Bey, Muhammet Uysal'a nasıl ulaşabilirim acaba ?Yardımcı olursanız sevinirim

Galip Kapusuz
Galip Kapusuz - 7 yıl Önce

Muhammet Uysal'a ulaşmak için : muhammeduysal20@gmail.com

tespih
tespih - 7 yıl Önce

Eyvallah

Nihal
Nihal - 1 yıl Önce

Emegi gecen herkesten Allah razi olsun

banner8

banner19

banner20