banner17

Bozuk olan Türkçe değil, kullanan!

Prof. Dr. Hasan Akay: 'Yozlaşan Türk dili veya Türkçemiz değil, onu kullanma beceri ve yeteneği gösteremeyenlerdir'

Bozuk olan Türkçe değil, kullanan!

1957 İzmit doğumlu olan Hasan Akay, halen Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Yeni Türk Edebiyatı Profesörü olarak öğretim üyeliği görevini sürdürüyor. Kare-deniz, Doğrandıkça Artan Ekmek, Şiir Alâmetleri, Şiiri Yeniden Okumak, Şiire Yeniden Bakmak gibi kitapların yazarı Hasan Akay’la hoş bir söyleşi gerçekleştirdik.

Hasan Akay, öncelikle hangisidir? Akademisyen, şair, yazar... Kendinizi hangi sıfatla15325 nitelemekten hoşlanıyorsunuz?

Aslında bunlar birbirinden tamamen bağımsız şeyler değil. Bunun cevabı biraz muhatabımıza, biraz hangi konuda muhatap kabul edildiğinize, biraz da konuştuğumuz duruma bağlı. Başka nitelikler de sıralanabilir tabii. Ama her halde, aklımızı ve beynimizi, yüreğimizi ve kalbimizi, ruhumuzu ve basîretimizi ya ahvâle göre ya zaman zaman ya da aynı zamanda kullanmak ve gereğini bellemek mecburiyetinde olduğumuzu inkar edemeyiz. Gövdemizdeki sistemler uyum içinde değil mi? Biri çalışırken diğerine “sen dur“ diyemeyeceğimize göre! Hangi bağlamda söz ediyorsak, o halde aklen, kalben ve rûhen nazar eylemek durumundayız; bu bizim hem hakkımız hem müstehakkımızdır.

Bilen bilir kırık yerim neremdir

Evet, elimde olsa, “iyi bir şair olma”yı, “iyi bir şair” olarak anılmayı diğer bütün niteliklere tercih eder(d)im. Ama hayatın akışı, yaklaşım tarzım ve ideallerim akademisyenliğimi öne çıkardı. Bu bağlamda, “elâleme şen görünür dört köşem”, ama “bilen bilir kırık yerim neremdir.” Her halde ya “kırgın gönüllüler”den olmak veya “gönlü kırgınlara” yakın olmak en doğrusudur. Yoksa yazarlık da, şairlik de akademisyenlik de yaz(g)ı gereğidir; hangisinde gizli “g“nin açığa çıkacağı bilinmez. Yazarak kendine yazık edenler safında olmayız umarım. Yoksa ister öyle anıl, ister böyle! Ötesini söylemeyeceğim...

Peki, “yazarlık” ve “şairlik” bir yetenek işi midir? Bunun bir sonu var mıdır?

hasan akaykitap_1.pngElbette. Fakat yetenek ilk şartlardan sadece biridir; yani ‘şiirin olmazsa olmazları’ndandır. Ama diğer şartları da bilmek, ‘şiir alametleri’ne azami ölçüde dikkat etmek lâzım. İlgili olana Şiir Alametleri’nde yanıtlar vardır. Yeteneğin sonu da sınırı da var, her şey gibi ve her şey kadar; ancak onu genişletmek, hattâ sonsuza bitiştirmek de -yine birçok şeyle birlikte- insanın işidir. İrade ve tutku, beyin ve yürek, bilgi ve iman hareketi olmadan hiç bir şey sürekli olamaz. ‘Olmak’ bile/olamaz.

Sakarya Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapıyorsunuz? Bulunduğunuz yerden memnun musunuz?

Evet. Burada çok değerli, çok yetenekli öğrencilerim var. Onlarla akademik ideallerimi ve ilkelerimi paylaşabiliyorum. Burada her şey bereketli ve münbit! Dil ve kalem de öyle; Türk dili gibi (İfadeye dikkat etmenizi isterim: Türk dili gibi!). Evet, Türk Dili faaldir burada. Sakarya’da bir başka değer yeşermektedir.

Türk Dili hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türk Dili, dünya dilidir. Türk Dili, engin bir coğrafyanın, bir kültür ve medeniyet dünyasının en canlı, en ufuklu, en güçlü dilidir. 

Peki, ama bugün Türk dilinin yozlaştığını söyleyenler de var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Yozlaşan Türk dili veya Türkçemiz değil, onu kullanma beceri ve yeteneği gösteremeyenler veya gösterme yolunda olanların önüne o veya bu nedenle engeller çıkaranlardır (İdare edenlerden edilenlere kadar birçok grup bu beceriksizliğe, bilinçli ya da bilinçsiz ihanet örgütüne dâhildir). Türkçe hâlâ dünyanın en güzel dillerinden biridir ve olmaya devam edecektir. Bilgisayar çağının da algıladığı gerçekliklerden biridir bu. Batılı Türk dili uzmanları, dilimizin yeryüzünün en matematiksel dili olduğunu söylemektedirler. Ancak bunu aşan tespitler de vardır ve bir tanesi de, yeni yüzyılın asil dilinin Türk dili olacağıdır (Tespitte bulunanlar arasında İngilizlerin olması da dikkat çekicidir). O nedenle, yozlaşan hayatlarla uğraşmak ve onları Türkçe ile, Türkçe düşünüş ve duyuş tarzı ile yeniden uzlaştırmak, barıştırmak öncelikli işlerden biri olmalıdır. ‘Meselemiz dilden önce insandır’ demek istiyorum. ‘İnsan’ın olduğu yerde ‘dil’ vardır ve ‘dil’in olduğu kandil, ışık, göznûru. ‘Gözyaşı’ nasıl gözden değil özden geliyorsa, dil de gönülden geliyor. Türkçe’yi ‚ yeniden bir ’dünya dili’ yapan da budur.

Öğrencilerinizle aranız nasıl? 

Çok şükür aramız iyi. Ara ara konuşuyor, ara ara susuyoruz.  Zaman zaman biz, zaman zaman da onlar aydınlatıyorlar. Karşılıklı aydınlanıyoruz. İyi dinliyor ve iyi konuşuyorlar.

hasan akay1.png

Geleceğe yönelik planlarınız neler? Sizce bir edebiyatçının en büyük hayali ne olabilir? Çocukluk hayallerinizle bugün ulaştıklarınız bağdaşıyor mu?

Hayır! Çünkü çocukluğun hayalleri, bugün yitik cennettir. Ama yine de onun yerine olmak üzere geçirebileceğimiz dublörlere sahibiz. Şiir bunlardan biridir sadece. Çocuksuluğa malik olmadan şiir ve insanlık ne mümkün? Gelecek bugünde, bu demde, bu düşünde...

Kitaplarınızı takip eden bir okur ve eleştirmen kitlesi var mı?

Evet, kitaplarım özellikle akademik camia tarafından aranıyor, takip ediliyor. Yeni baskıları yapılıyor. Yani böyle bir okur ve eleştirmen kitlesi var. Bir hayli olumlu eleştiri yazıları yayımlandı. Kitaplarım hakkında yazılanlardan bir kısmını size takdim edebilirim.

Yapmak isteyip yapamadığınız şeyler oldu mu? Yarım kalan projeleriniz ya da belki hiç başlayamadıklarınız, keşke yapılsa dedikleriniz?

O kadar çok ki!..

 

Merve Akbayır konuştu

Güncelleme Tarihi: 28 Mayıs 2010, 18:59
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
İlkay Türkyay
İlkay Türkyay - 8 yıl Önce

türkçe bu yüzyılın asil dili ya diğer diller?.Şu insan oğlu ne garip kendinin olmayan şeyleri bile kibrinin bir parçası yapabiliyor dili,zamanı,kendini

Cuma Ağaç
Cuma Ağaç - 8 yıl Önce

'Yozlaşan Türk dili veya Türkçemiz değil, onu kullanma beceri ve yeteneği gösteremeyenlerdir' ifadesi Türkçenin onu kullanmak için bile beceri ve yetenek istediği, dolayısıyla zor bir dil olduğu yanılgısına sevk etmesin. Güzel Türçemiz her Türkün kullanabileceği kolay bir dildir. Bazı zevksiz yoz kafalar konuşurken ve yazarken kendilerini dile verip özen göstermiyorlar.

banner8

banner19

banner20