Böyle mi temizlenir mezartaşları!?

Tarihi mezarlıklara sözde temizlenme işlemlerinde tatbik edilen tarih katliamını ifşa eden araştırmacı yazar Nidayi Sevim ile konuştuk.

Böyle mi temizlenir mezartaşları!?

Medeniyetimizin Sessiz Tanıkları; Eyüp Sultan'da Osmanlı  Mezar Taşları ve Ebedi Eyüp Sultanlılar kitabının müellifi araştırmacı-yazar Nidayi Sevim resmi eller tarafından yapılan Beyazıt Camii Haziresi ve I. Abdülhamit Türbesindeki son derece yanlış uygulamaların tarihimizi silip süpürdüğünü ve mezar taşlarının çeşitli uygulamalarla katledildiğini söylüyor. Tarihi değerlerine sahip çıkma iddiasında olanlar bu sese kulak vermeli! 

İl Özel İdaresi gözetiminde yapılan tarihi mezar taşlarını temizleme (!) uygulamasının son derece hoyrat ve ilkel olduğunu ve bu sebeple 15-20 seneye kalmadan mezar taşları üstünde ki kitabe ve yazıların yok olacağını belirten Sevim, bizlerin de fazlasıyla dikkat ve merakını celbetti. Bizler de dunyabizim.com okurları için Nidayi Sevim’le ince ince konuştuk. 

Nidayi Sevim, Medeniyetimizin Sessiz TanıklarıEvvela, mezarlıklarla özel ilgilenmenizin sebebini merak ediyoruz. Nedir? 

Ülkemizde hiçbir tarihi değer mezar taşlarımız kadar sahipsiz kalmadı. Bin yıllık bir medeniyetin birikimini gözlemleyeceğimiz mezar taşlarımız ne yazık ki insanımız tarafından yeterince tanınmıyor. Dolayısıyla bilgisi olmadığı bir konuda da insanlar  maalesef duyarlı olmuyor. Meselenin temelinde bu gerçek yatıyor. Bunun üzerine bir de bu alanların sorumluluğu üzerinde bulunan kurumların vurdumduymaz ve rahat tavırlarını eklediğimizde ortaya bugünkü üzücü tablo meydana çıkıyor. Her şeyden evvel bizler, “Bir kötülük/yanlış gördüğün zaman onu elinle, buna gücün yetmezse dilinle düzelt, şayet buna da gücün yetmiyorsa kalbinle buğz et.” anlayışını telkin eden bir dinin mensuplarıyız. Bu cümleden olmak üzere ne diyordu Üstat Necip Fazıl: “Kim var, denildiğinde sağına soluna bakmadan ben varım, ben varım diyen bir gençlik!” Bu duygu ve düşünceyle tarihi mezarlıklarımızdaki tahribi görüyorum ve şimdilik dilimle bir şeylere vesile olmaya çalışıyorum. Başarı Rabbimizdendir. İşin özeti budur. 

Tam olarak tarihi kabristanlara yapılan yanlış uygulamadan bahseder misiniz? 

Yılların etkisiyle kararan mezar taşları, yenileme çalışması adıyla “kumlama”  ve “tazyikli su” yöntemi ile aşındırılarak temizlenip, “kezzap” ve benzeri kimyevi maddelerle ağartılıyor. Bu uygulama ile tarihi mezar taşları değerinden arındırılmış oluyor. Bazense bu işlemlerin ardından her hangi bir nalburdan alınabilecek, “soba boyası” diye tabir edilen yaldızlı boya ile boyanıyor. 

—Bu yanlış uygulamanın kurum bazında suçlusu kimdir? 

24959Cami, türbe, imaret gibi hayır eserlerinin çevresinde bulunan hazire/mezarlıkların mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir. Bir onarım söz konusu olduğunda Vakıflar Genel Müdürlüğü izniyle proje hazırlanıp, Anıtlar Kurulundan da onay alındıktan sonra uygulama başlıyor. Ancak son dönemde İl Özel İdaresi de bu tür eserlerin onarımında rol alıyor. Kurumlar arasındaki protokol ve koordinasyon nasıl sağlanıyor bu hususta bir bilgim yok. 

Uygulama devam ediyor mu, yoksa fazlaca zarar verildikten sonra durduruldu mu? 

2009 yılında Eyüpsultan’da, Saçlı Abdülkadir mescidi haziresinde bulunan onlarca mezar taşı, "bilinmeyen bir el" tarafından bu işlemlerden geçirildi. Hiçbir kurum da buradaki tarih tahribini sahiplenmedi. Geçtiğimiz yıl İl Özel İdaresi denetiminde onarım gören, Eminönü’nde bulunan, 1. Abdülhamit Türbesi haziresindeki mezar taşları da aynı yöntemle ağartıldı. Birçok mezar taşı yazısı kum gibi dağıldı. Bugünlerde ise, Beyazıt Camii Haziresindeki mezar taşları aynı akıbete uğradı. Buralarda yapılan yenileme sırasında mezar taşları tazyikli su ve kumlama sistemi ile ciddi zarar gördü. Beyazıt Camii haziresinde çalışmalar devam ediyor. 

Tarihi mirasına sahip çıkma derdi olanların bu durumu hangi merciye ve hangi yöntemle şikayet etmesi gerekir? 

Son olarak şunu ifade etmek isterim. Ne olur! Tarihi eser yenileme çalışmalarında “müteahhit zihniyeti”ni terk edelim. Bu çalışmalarda mesleğini severek yapacak, işinin ehli insanlara yer verelim. Sadece tarihi mezarlıklarda değil, tarihi cami, çeşme, türbe, imaret, han, hamam vs. eserlerin onarımı söz konusu olduğunda ilgili kurumlar bir araya gelerek alanında uzman, bir komisyon oluşturulmalı. Bunların arasında sanat tarihçisi, arkeolog, edebiyatçı, hattat, dilbilimcisi, hatta sanat ruhu ve estetik bakış açısına sahip ustalar bulundurmalı. Disiplinli bir şekilde koordinasyon sağlanıp, titizlikle bu çalışmalar yürütülmelidir. Aksi takdirde yüzlerce yıllık tarihi birikimimiz gözümüzün önünde yok olup gidecektir!.. 

 

Mehmet Bahadıroğlu sordu

Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2011, 16:18
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner26