Bizim için asıl değer takvadır

Anadolu'da Kültür Sanat söyleşileri çerçevesinde Eskişehir'de faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Vakfı Eskişehir İl Temsilciliği hakkında teşkilat koordinatörü Burak Uslu ile konuştuk.

Bizim için asıl değer takvadır

Dünya Bizim olarak, Anadolu'da kültürel alanda neler yapılıyor, bir canlılık/ hareketlilik var mı, böyle bir canlılık varsa bu ülke sathında bir kültürel "ayaklanma"ya/ şahlanışa vesile olabilir mi, bunları masaya yatıralım istedik. Ve Anadolu'daki vakıf ve derneklerin kapılarını çaldık. (“Anadolu'da Kültür Sanat” üst başlıklı bu söyleşi dizimizin gerekçesi: http://www.dunyabizim.com/?aType=haber&ArticleID=20544 )

Bu çerçevede Eskişehir'de faaliyet gösteren Türkiye Gençlik Vakfı Eskişehir İl Temsilciliği hakkında teşkilat koordinatörü Burak Uslu ile konuştuk.

Vakfınız/derneğiniz hangi amaçlarla, ne zaman, kimler tarafından kuruldu?

Türkiye Gençlik Vakfı Eskişehir İl Temsilciliğimiz 2014 yılı Nisan ayında kuruldu. Kısa sürede tamamen gençlerden meydana gelen 9 kişilik il yönetimi oluşturuldu. Vakfımızın amacı ahlâklı bir gençliğin yetişmesidir.

Kurumunuzda ne tür kültürel/ sanatsal faaliyetler yapılmakta? Sürekli faaliyetleriniz neler?

Gençlere yönelik eğitim faaliyetleri onların entelektüel düzeyde ilerlemelerine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu konudaki yol haritamızı, alanında uzman kişiler tarafından, lise ve üniversiteler için ayrı ayrı hazırlanmış okuma listelerimizdeki kitapların takibi belirliyor. Vakfımıza üye olan tüm gençlerin bu okuma listelerini her yıl tamamlamalarını bekliyoruz. Bir rehber eşliğinde okunması gereken “kurucu metinler” diyebileceğimiz tarzda kitaplar için ise okuma grupları oluşturuyoruz.

Eğitim çalışmalarımızın ikinci ayağını ise bilginin dekolonize edilmesi oluşturuyor. Gençlerimiz maalesef okul sıralarına ilk katıldıkları andan itibaren, sömürgeci bir irade tarafından budanmış, yanlı, tek kültürlü bir bilgi ile karşılaşıyorlar. Gençlerin okullarda aldıkları sömürgeci eğitimi en azından sorguluyor hale gelmesi için her eğitim seviyesine özel programlar düzenliyoruz. Lisans eğitimi alan kardeşlerimiz için ise bölümlerinden daha sahih bir bilgiyle mezun olabilmeleri ya da en azından kolonyal bilgi tehlikesinin farkında ve sahih bilginin arayışında insanlar olarak mesleki hayatlarına devam etmeleri adına büyük efor sarf ediyor, her bir branş için özel eğitim programları hazırlamaya çalışıyoruz.

Kültürel etkinlikler denince akla gelen folklorik ve sanatsal çalışmalar kapsamında ise birlik ve beraberlik ruhumuzu pekiştirecek daha yüzeysel, takvimsel çalışmalar yapıyoruz. Kantitatif sonuçlar doğurmaması açısından önemsiz görünebilir lakin kardeşlik duygularının pekişmesi olmazsa olmaz bir şiardır.

Spor çalışmalarımızı bir kulüple devam ettirmeyi planlıyoruz. Özellikle okçuluk çalışmaları konusunda ilerlemeye çalışıyoruz.

Etkinliklerinize gençlerin katılımı ne düzeyde?

Etkinliklerimize katılımın yüzde 90’ı gençlerden oluşuyor. Gençlerin etkinliklerimize katılmasını önemsemekle birlikte yüzbinlerce gencin bulunduğu ilimizde sorumluluğumuzun büyüklüğünün farkında olarak lise ve üniversitelerde özel çalışmalar yapıyor ve yenilerini planlıyoruz. Eskişehir’de özellikle kış döneminde 250 bin öğrencinin varlığından haberdarız. Etkinliklerimize katılanların yüzde 90’ı gençler, fakat biz Eskişehir’deki gençlerin ne kadarına ulaşabiliyoruz dersek, şu anda maalesef bu oran çok düşük.

Kurumunuzda gençlere çeşitli sorumluluklar da veriyor musunuz? Varsa, ne tür sorumluluklar alıyor gençler?

Vakfımızda görev almak isteyen kişinin zaten 35 yaşını aşmamış olması gerekiyor. Vakfımızdaki bütün görevleri tamamıyla gençler yürütmekte. Yalnız gençlerimizin daha iyi ortamlarda yaşamaları için, örneğin helal gıda tüketebilmeleri için ya da Müslümanca giyinebilmeleri için gerekli olan çalışmalarda tabii ki “ihtiyar delikanlılar” yardımcı oluyorlar, Allah razı olsun.

Matbu yayınlarınız (aylık bülten/dergi, kitap, vs.) var mı? Varsa neler?

İl temsilciği olarak bu tür bir çalışmamız yok, fakat genel merkezimizin ilk dergisinin çıkacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz. Sanıyoruz Ekim ayı itibariyle bir dergimiz çıkacak. Şöyle bir avantajımız var, Türkiye genelinde yayınlanacak olan dergimizin editörü, Eskişehir İl Yönetimi’nden bir abimiz: Osman Sertuğ Çalışkan.

İnternet siteniz var mı? Sürekli güncelleniyor mu?

İl temsilciği olarak internet sitesi açamıyoruz. Genel merkezimizin internet sitesini kullanıyoruz. Fakat sosyal medyayı çok aktif şekilde kullanıyoruz, çalışmalarımız sosyal medya yoluyla takip edilebilir.

Taşrada faaliyet gösteriyor oluşunuzun artıları/eksileri neler?

Taşrada faaliyet gösteriyor olmanın artılarına; insanların daha yavaş yaşıyor olması, birbirlerine daha fazla bağlı olması, taşradaki etkinlik sayısının azlığından dolayı etkinlik severlerin, edebiyatseverlerin, sosyal yaşamayı seven insanların birbirlerine kolayca ulaşabiliyor olması ve birbirlerini tanıması örnek olarak gösterilebilir. Bu sebeplerden hareketle fazla rekabet olmuyor ve yapılan çalışmalar değerini buluyor taşrada. Tam anlamıyla bir şehirleşme olmaması sebebiyle de taşrada bir sevgi kültürü hâlâ mevcut, tamamen yok olmuş diyemeyiz.

Biz konulara genelde pozitif bakıyoruz, o sebepten eksilerini hiç düşünmedik. Taşrada olmanın bir eksisini göremiyorum. Özellikle Eskişehir, hızlı trenle birlikte artık taşra sayılmıyor; İstanbul’a iki buçuk, Ankara’ya bir buçuk saatte ulaşılan bir yere taşra denilemez. Eskiden ulaşım konusunda sıkıntılar yaşardık, uzun vadeli eğitimler planlayamıyorduk. Ama bugün rahatlıkla İstanbul’da bir vakfı, derneği ya da bir uzmanı arayıp her hafta sonu şehrimize davet edebiliyoruz.

Şehrinizde kamu kurumlarıyla ortak faaliyetler de yürütüyor musunuz? Varsa neler?

Faaliyetlerimizin birçoğunu üniversiteler, Valilik, BEBKA (Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı), Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İl Müftülüğü, TÜİK, İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezi, İŞKUR gibi kurumlarla birlikte yürütüyoruz.

Şehrinize değer katma noktasında kendi kurumunuzu hangi noktada görüyorsunuz? Geliştirdiğiniz/yürüttüğünüz projeler var mı?

Burada “değer” kelimesini tekrar tanımlamak gerekiyor. Bizim için asıl değer – insana dair tüm erdem ve ahlaki ilke ve değerleri de içine alacak şekilde genişleterek söylüyorum - “takva”dır. Eğer takvalı gençler yetiştirebiliyorsak, şehrimize en büyük değeri katıyoruz diyebiliriz. Diğer bütün çalışmalarımız doğrudan yahut dolaylı olarak buna hizmet etmeye matuf…

Şu üç kavramın sizin için ne anlam ifade ettiğini birer cümleyle açıklayabilir misiniz?

Şehir: İnsanın maddi/manevi terakkisine vesile olacak bir zemin olması beklenirken maalesef modern zamanlarda bu imkanı kaybetmeye dönük çetin bir imtihana dönüştüren alanlar.

Kültür: Dans, şiir ve resim içine sıkıştırılmış, kendisi de sekülerleşmiş bir kavram.

Gençlik: Yaşam enerjisi.

 

İsmail Kaplan konuştu

Güncelleme Tarihi: 22 Eylül 2015, 11:50
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13