Bizim Bahçe dergisi yarınlar için var

En küçük habercimiz Elif Rana Gültekin (9 yaş) Bizim Bahçe dergisi yazı işleri müdürü Akif Karayel ile konuştu.

Bizim Bahçe dergisi yarınlar için var

Bizim Bahçe dergisi yazı işleri müdürü Akif Karayel ile, çıkardıkları dergi ve çocuk dergiciliği üzerine konuştuk.

Bizim Bahçe dergisini bize kısaca tanıtır mısınız?

Bizim Bahçe, 2005 yılından bugüne, (Üsküdar) Ufuk Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri bünyesinde çıkarılan bir çocuk dergisi. Çocuk karakter ve değerler eğitimini branş edinmiş, aynı zamanda bu alanda ülkemizin ilk çocuk karakter eğitimi dergisi olma hüviyetine sahip. Dergimizin hedeflediği yaş grubu 9-12 ise de, bazı yazılarla bu yaş seviyesi 14’ kadar çıkıyor, bazı yazılarla da 7’ye kadar iniyor.

Dergimizde önceleri her ay bir konu işlenirdi. Bu konu da elbette bize ait bir değer olurdu. Fakat daha sonra bu uygulamayı kaldırdık. Yine bir kapak konumuz ve yazımız olmakla birlikte, yazarlarımız “değerlerimiz” çerçevesinde kalmak kaydıyla serbest hareket ediyorlar. Bu onları rahatlatıyor. Tabii, daha öncesinde istişarelerimiz, konu taleplerimiz de oluyor.

Her ay bir değerin işlenmesi sebebiyle bir tür tematik ve ansiklopedik bir dergi olduğumuz da düşünülmemeli. Çocukları ilgilendiriyor olması şartıyla ülkemizin ya da İslam milletinin gündemini de zaman zaman dergimize taşıyoruz. Zaten yeryüzünde çocukların öldürüldüğü bir ayda bizim o ay “hayvanlara şefkat etme” gibi bir konuyu işlememiz olacak bir şey değil.

Bir de, hiçbir baskı ve çizgi kalitesinden ödün vermemekle birlikte, dergimizin fiyatı itibariyle en hesaplı çocuk dergisi olduğunu söylemeliyim. Eylül 2015 ayı itibariyle fiyatı 4,5 lira oldu.

Niçin bir çocuk dergisi çıkarmak istediniz?

Dergi çıkarmak her şeyden önce bir yayın geleneğidir. Belirli düzeyde bir entelektüel birikime ve alakaya sahip olan kişiler veya kurumlar kendilerine ekonomik kaynak, destek bulduklarında ilk önce bir dergi çıkarırlar. Bu, ekseriyetle böyle olur. İnsanlara bu dergiyle ulaşmak, sözlerini bu dergi vasıtasıyla söylemek isterler. Bunun yanında dergiler kimlik ve kadro sahibi olmanın etkili vesileleridir. Eskiden düşünce ve edebiyat ekolleri çıkardıkları dergilere atfen anılırdı. Bunun hâlâ böyle devam ettiği söylenebilir.

Tabii, bizim çocuk dergisi çıkarmamız bunun daha ötesinde bir gaye taşıyor. Biz bir mefkûreyi haykırmaktan yahut herhangi bir alana dair bir duruşu modellemekten ziyade, anlamı boşaltılan ve değersizleşen bir dünyada, bir istikbal endişesiyle, bizi biz yapan değerlerimizi çocuklara, yarınlara taşımak niyeti ve gayreti içindeyiz. Bir dergi buna ne kadar kâdirdir? 1, 0’dan büyüktür. Zaten büyük iddialara lüzum da duymuyoruz. Çünkü çocuğun eğitimi aile, çevre, kendi iradesi gibi temeller üzerinde bina edilir. Bunların her biri bir parçadır. Ve her parça bir tamamlayıcıdır, ama tek başına yeterli değildir. Bu bağlamda çocukların okuduğu, zihnini ve kalbini kodladığı kaynaklar da önemli bir etkiye sahip. Kurumumuz, gerek Bizim Bahçe’yle gerek geliştirdiği diğer yazılı materyallerle bu boşluğu doldurmaya çalışıyor işte.

Peki, niye çocuk? Çünkü eğitimde, hususen değerler eğitiminde, insan hayatı dönemleri arasında en etkili, en kalıcı ve bu sebeple en önemli dönem çocukluk dönemidir.

Dergi on yıldır çıkıyor. Siz kaç yıldır editörsünüz?

Hemen hemen 8 yıl oldu.

Dergi çıkarmak size neler öğretti, neler kazandırdı?

Neler kazandırmadı ki… Her şeyden öte, bir meslek ve çok değerli bir çevre kazandırdı. Sistemli çalışmayı öğretti. Bu dergi vesilesiyle yıllarca çocuk edebiyatına, çocuk psikolojisine ve eğitimine dair birçok okumalar yaptık. Bütün bunlar bir kazanımdı ve Bizim Bahçe’yle oldu.

Derginiz rüyalarınıza giriyor mu?

Rüya gördüğüm de oluyor, uykumun kaçtığı da, başımın ağrıdığı da.

Çocuk dergisi çıkarmanın zor tarafları neler?

Editöryal sürecin çeşitli zorlukları bir tarafa, bir yazar zamansız bir şekilde yazmaktan vazgeçebilir, son demde gönderilen yazı “yayımlanamaz” olabilir, bir proje kapsamında tefrika edilen bir köşe akâmete uğrayabilir; çizgilerini çok beğendiğiniz bir çizer, kaynakları zorlayan miktarda telif ücreti isteyebilir, bir sebeple telif ücretlerinin yatırılması gecikebilir. Rencide edici bir eleştiri alabilirsiniz, şevkiniz sarsılabilir, sürecin aksamaları bazen sizi öfkelendirebilir. Bunlar dergi çıkarmanın çileli, sancılı yönlerinden bazıları. Bazı aksiliklerde gözümden yaş geldiği oluyor. Ama Bizim Bahçe’den gelen hiçbir sıkıntı ağır gelmiyor bana. Dergiyi çok seviyorum, belki de bundandır.

Allah bana yahut Bizim Bahçe’ye ne kadar ömür tayin etti? Veya ömrümün sonuna kadar Bizim Bahçe’nin editörlüğünü yapacak mıyım? Bilmiyorum. Fakat şu muhakkak ki, Bizim Bahçe her zaman benim kalbimde sevgili bir şey olarak kalacak. Düşünsenize, “Benim için ne yaptın?” diye sorulan bir soruya Bizim Bahçe’yi çıkararak cevap vermek ne güzel olurdu!

Dergide okurlar tarafından en sevilen beğenilen köşeler hangileri?

Her bir köşenin beğeneni ve okuru var. Eğlence köşemiz Bul Bulabilirsen, Nehir Aydın Gökduman’ın Şükü ile Şemsi ve Elif ile Süslü köşeleri, Aslıhan Atik’in Meraklı Minikler köşesi, Gönül Mektupları, Hayvanlar Âlemi, Geçmiş Zaman Sayfaları, Kıkır Kıkır…

Dergiyi kaç kişilik bir ekiple çıkarıyorsunuz?

Yayın kurulumuzda Bestami Yazgan, Harun Kırkıl, Mehmet Âkif Karayel, Ömer Yalçın, Yahya Furkan Konyalı; Fatma Börekçi, Kübra Çetin ve Nehir Aydın Gökduman yer alıyor. Dileyen jeneriğimizi dergimizin internet sitesinde de görebilir: http://bizimbahce.com.tr

Dergi bürosuna okurlar ziyarete geliyor mu?

Zaman zaman okurlarımızın kendileri, bazen de mektupları gelir.

Dergi Ocak sayısından sonra neden çok değişti?

Ocak ayına özgü bir durum değil bu. Dergimizde her sene değişiklikler yaparız. Yeni ve yetkin bir çizerle ya da yazarla tanıştığımızda onu ekibimize dahil ederiz.

Son sayıda ayın konusunu kaldırdınız?

Aslında “Ayın Konusu”nu kaldırmadık. Ayın Konusu’nda işlenen değeri Peygamberimiz’in örnekliği üzerinden işlemeye başladık. “Ayın Konusu” ve “Canım Peygamberim” dergimizde iki ayrı bölümdü. Fakat yazılar 400 kelimeyle sınırlı olduğu, bir de işlenen konular (sabır, merhamet, doğruluk gibi) genel konular olduğu için yazarımız Kübra Çetin zorlanıyordu. Açıkçası bir ahlak eğitimi dergisinde Peygamberimiz’in örnekliğinin ele alınmaması kabul edilir de değildi. Bununla birlikte aynı konu iki ayrı yazıda zaman zaman tekrar da oluşturuyordu. Böyle olunca bu iki bölümü birleştirme kararı aldık. Yani yine “Ayın Konusu” var ama, bu konu “Canım Peygamberim” içinde işleniyor.

Dergide sizin karikatürünüzü hiç çizdiler mi?

Demirhan Kadıoğlu abi karikatürümü çizmişti bir defa. Fakat dergi için değil, hatıra olarak.

Çocuğunuz var mı?

Evet, üç yaşında bir oğlum var.

Çocuğunuz Bizim Bahçe'yi seviyor mu?

Kesinlikle çok seviyor. Her sayıyı eve götürüyorum. Tam berraklaşmamış telaffuzuyla “Dergim geldi! Dergim geldi!” diye havalara zıplıyor. Bir tür etkinlik yapıyoruz onunla. Hayvanlar Âlemi’ne yaşı gereği özel bir ilgisi var. Ve Meraklı Minikler’in küçük kahramanı Cücü’yü tanıyor.

Bestami Yazgan ile “Bizim Bahçe Buluşmaları” programı yapıyorsunuz. Ondan da bahseder misiniz?

Evet, Bestami Bey’le hem bahsettiğiniz programı hem de Erkam Radyo’da, her cumartesi saat 21.00’de yayınlanan “İrfan Burcunda Şiir Sohbeti” radyo programını yapıyoruz. Daha öncesinde 8 ay kadar “Çocuk Kalbi” adlı bir radyo programı daha yapmıştık. Bestami Hocam yıllardır dergimizde yazar, toplantılarımıza gelir. Derginin gelişmesinde tartışmasız bir katkısı olmuştur.

İki yıl kadar oldu, kendisiyle “Çocuk Kalbine Yolculuk” adıyla bir program başlattık. Ülkemizin çeşitli illerine gittik. İstanbul’daki okullardan da birçok davet aldık. Açık söylemek gerekirse, başlarda bir tür Bizim Bahçe’nin daha geniş kitlelere ulaştırılması içindi bu buluşmalar. Fakat üstadın çocukların dünyasına girmede, seslenmedeki maharetini ve etkileyiciliğini görünce, daha çok, çocuklara bu hizmeti taşımanın telaşına düştük. Ve 40’dan fazla buluşma gerçekleştirdik. Bestami Bey samimi bir insan. Bu yönüyle sözleri de çok tesirli oluyor. Çocukların, anne ve babaların ağladıklarına defalarca şahit oldum.

Program, sevgi merkezli bir hadis, bir şiir üzerine kurgulu. Allah sevgisi, peygamber sevgisi, mümin sevgisi, mazlum sevgisi, anne-baba sevgisi, okuma sevgisi gibi temel erdemleri, bir tohum gibi, Anadolu’nun dört bir tarafındaki çocukların taze yüreklerine ekme niyetindeyiz. Ayrıca şiire karşı da bir ilgilinin uyandığını görüyorum programlarda. Bu memnuniyet verici bir netice.

Dünyabizim okurlarına bir mesajınız var mı?

Dünya da, ahiret de onların olsun dilerim… Selamlar…

 

Elif Rana Gültekin sordu

Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2015, 14:26
banner12
YORUM EKLE

banner19