Bir edebiyat dergisi ikinci baskı yaptı!

Henüz ilk sayısı ikinci baskısıyla raflarda olan İtibar’ın Yazı İşleri Müdürü Furkan Çalışkan’la konuştuk.

Bir edebiyat dergisi ikinci baskı yaptı!

 

Ekim ayında ilk sayısıyla yayın hayatına başlayan ve dikkatleri üzerine çeken İtibar edebiyat ve fikriyat dergisi, ikinci baskısını yaparak okurun ilgisini kazandı. İtibar’ın edebiyatımıza getireceği itibarı derginin Yazı İşleri Müdürü ve Kabahatler Kanunu şairi Furkan Çalışkan’la konuştuk…            İtibar 1

Beşir Ayvazoğlu, “Edebiyat dergilerini yaşatmak zorundayız” diyor. Günümüz dergilerinin önceki dönemlere göre Mavera, Diriliş, Büyük Doğu, Kültür Haftası, Edebiyat vb. eksiklerini sayıyor. Siz ise yeni bir dergi çıkardınız. Günümüz dergiciliğine yeni bir yorum mu getireceksiniz?

Şiir nefes alıp verdiği müddetçe edebiyat dergiciliği canlılığını muhafaza edecektir. Özellikle söze şiirden girmemin sebebi, dergilerin lokomotifinin şiir olması. Ayrıca düz yazı ve hikâye de yabana atılmayacak kadar edebi bir canlılığa vesile oluyor. Türkiye’de irili ufaklı yüzlerce dergi çıkıyor ve dergilerin maddi manevi fedakârlıkla çıktığını göz önüne alırsak, bu müthiş bir şey. Avrupa sanatının başkentlerinden Viyana’da sadece bir tane edebiyat dergisi var, hesap edin…  Nicelik nitelik sorunsalına bilhassa girmiyorum çünkü realiteye ve pragmatist bir hayata zıttır edebiyat dergisi çıkarmak. Bir edebiyat dergisinin doğumu, büyümesi ve ölümüne şahit olanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır…

Her derginin temel çıkış gerekçesi vardır. Ülkedeki siyasî hayattan kültürel hayata uzanan bir gerekçe olur. Sizin çıkış gerekçeniz nedir?

Eserin, imaj ve poz karşısında gerilediğini, hatta yenildiğini düşünüyoruz. Esere itibarını yeniden kazandırmak gibi bir gayretimiz var. Sunuş yazımızda ilmin afetinin “iddia” sahibi olmak olduğundan bahsetmiştik, burada çıkış gayemizden aktarmaya çalışırken bu yargı ile çeliştiğimiz düşünülmesin, El Havvas’tan yaptığımız bu alıntı tam olarak da “imaj ve poz” diyerek açmaya çalıştığım hususa işaret eder. Eserin öne çıkabilmesi için de yetenek ve şahsiyetin birlikte mevcut bulunması gerekir. Biz sonucu esere ve okura bırakmaktan yanayız… Bir başka nokta da, ortak beğeni ve algıların birbirine yaklaştırdığı şairler ve yazarlar için bir çatı, Türk edebiyatının damarlarından birine akacak uygun bir yatak olabilmek ister İtibar Dergisi…

Şahıs dergisi mi, kadro dergisi mi?

Her dergi, bir kadroyla çıkar, yaşar, güçlenir. Sizin kadro anlayışınız nasıl olacak? Şahıs dergisi mi, kadro dergisi mi olacaksınız?

Üçşair, bir hikâyeci: Sağdan, İbrahim Tenekeci, Osman Konuk, Hüseyin Akın ve Kâmil Yeşil 

 Üçşair, bir hikâyeci: Sağdan, İbrahim Tenekeci,

Osman Konuk, Hüseyin Akın ve Kâmil Yeşil

Bu soru vasıtasıyla bazı şeylere açıklık getirmek istiyorum. Biraz önce ortak beğeni ve algıların bir araya getirdiği isimlerden bahsetmiştim, bu isimleri bir arada tutan birbirleri ile olan ilişkilerinden daha ziyade eserlerinin ilişkisine dayanır. Buna mukabil, özellikle ve ısrarla vurguladığımız şahsiyet bahsi de yıllardır, sanatçı egosu gibi baş edilmesi zor bir belanın aralarındaki hukuka zarar verememesi ile ilintili bir şeydir.  Bir de bazı çevreler şöyle bir yanılgıya düşüyor, sanki hep ve sadece aynı isimler etrafında dönen bir dergi olacak İtibar. Oysa İtibar dergisi, edebiyatımıza genç ve yetenekli arkadaşları kazandırmak gibi bir amaç da taşıyor. Mesela Muzaffer Serkan Aydın’ın ilk şiirlerini henüz ilk sayımızda yayınladık ve ilerleyen sayılarda daha pek çok genç arkadaşın ilk ürünleri de İtibarda yayınlanacak. Yine genç şairlerimizden Muhammed Mücahit Yılmaz ve Murat Saldıray da ilk sayımızda ürün yayınlayan isimler. Okuyucuyu yeni isimlerle tanıştıran bir dergide statik bir döngüden bahsedebilir miyiz?

Kimler var?   

Hep yeni isimleri saydınız. 90 kuşağı ve öncekiler yok mu dergide?

Elbette... 80,90 ve 2000 kuşağının “ortak kabul görmüş” pek çok ismi İtibarda yazıyorlar. İyi bir edebiyat okuyucusu için mesela nadiren şiir yayınlayan Süleyman Çobanoğlu, İbrahim Tenekeci, Haydar Ergülen, Ahmet Murat, Hüseyin Akın, Mustafa Akar gibi isimleri okumak muhakkak heyecan vericidir. Örneğin yıllardır yeni şiirlerini merak ettiğimiz Levent Dalar, çok sevilen küllük yazılarına bir süre ara veren Osman Konuk, uzun zamandır dergilere hikâye vermeyen Fatma Barbarosoğlu, 90 kuşağının heyecan verici kalemlerinden Abdullah Harmancı, yine usta hikâyeci Kamil Yeşil, okurlarının özlemle beklediği İbrahim Paşalı bu heyecanı körükleyen isimler. Daha pek çok doyurucu metin var şimdi sayamadığım.  Zaten İtibar 10 gün içerisinde 2. baskıyı yaparak hem edebiyata ilginin ölmediğini hem de kaliteli edebiyat okurunun var olduğunu da kanıtlamış oluyor.

Dağıtım ve okura ulaşma   

Bilhassa edebiyat dergilerinin en büyük sorunu dağıtımdır. Zaten az okunduğu düşünülen bu dergiler okura nasıl ulaşıyor? Siz, Anadolu’daki okurlarınıza nasıl ulaşacaksınız?

Eski usul iyidir, usul ne kadar eski ise o kadar iyidir diyor İsmail Kara, biz dağıtım meselesini eski usullerle çözdük. Anadolu’nun birçok yerinde temsilci kardeşlerimiz var. Dağıtım şirketlerinin dergileri öğüttüğünü ve birçok derginin kapanmasına sebep oldukları malumunuz. Biz temsilcilerimizin gayretleri ile okura ulaşıyoruz, böylece derginin dağıtım meselesini çözdüğümüz gibi interaktif bir ilişki de kurabiliyoruz okurlarımızla.

Üçü bir arada: Soldan, Furkan Çalışkan, Ahmet Edip, Ahmet Murat

Üçü bir arada: Soldan, Furkan Çalışkan, Ahmet Edip,

Ahmet Murat

Kırklar’ın edebiyatımıza armağanı    

İbrahim Tenekeci’den Hüseyin Akın’a, Ali Emre’den Suavi Kemal Yazgıç’a, Ahmet Murat’tan Furkan Çalışkan’a, Abdullah Harmancı’dan Mustafa Akar’a,  onlarca isim, bir efsane olan Kırklar edebiyat dergisinde birlikte idi. Bugünkü kadronuz da benzer şekilde Kırklar’ı çağrıştırıyor.  Kırklar, yeniden bir ekip olarak dergiciliğe kaldığı yerden devam ediyor, diyebilir miyiz?

Kırklar, dönemin en önemli ve etkili edebiyat dergilerinden biriydi. İbrahim Tenekeci’nin editöryal yetenekleri ve birleştiriciliği ile özellikle 90 kuşağının kalbi orada atıyordu. Bununla birlikte, şimdi İtibar’da tekrardan üstleneceğimiz gençlere şans verme gibi bir misyonu da vardı Kırkların. Mustafa Akar, Ahmet Edip Başaran, ben, Sait Yavuz, Osman Toprak ve daha birçok isim Kırklar sayesinde edebiyat dünyasına adım attık. İtibar için şöyle söyleyebilirim; Kırklardan gelen çekirdek ekibe Ali Görkem Userin gibi son yılların en başarılı eleştirmenlerinden biri ve Ayraç dergisi ile önemli işlere imza atan Yunus Emre Tozal katıldı.  

Her dergi genç neslin merkezi olmayı istiyor. Siz ise, Doksan ve İkibin kuşağının toplandığı bir dergi olarak, genç nesle ve edebiyata nasıl bakacaksınız?

Biz bir kuşak dergisi değiliz. Kuşakları birleştiren, edebiyatımıza yeni kalemler kazandıran bir dergi olmaktır yayın politikamız. Bu da eseri öne çıkarma gayemizle örtüşmektedir.

Vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

 

 

Zahit Yakın, İtibar’ı hoş bulduk, dedi

 

 

 

 

 

 

Yayın Tarihi: 25 Ekim 2011 Salı 00:42 Güncelleme Tarihi: 25 Ekim 2011, 12:36
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
aborjin
aborjin - 10 yıl Önce

"itibar"a hoş geldin diyoruz.içerik olarak edebi zeminde ve ciddi bir çizgide yol alacağını ilk sayısında belirginleştiren bir çaba.hayırlı olsun.

banner26