banner17

Bilinmeyen Sinemalar'ı konuştuk!

Kapitalist sistemin "en az gelişmiş" dediği ülkeler, kültür olarak da "az gelişmiş" anlamına gelmiyor! Sinema eleştirmeni İhsan Kabil ile konuştuk

Bilinmeyen Sinemalar'ı konuştuk!

Afrika, Asya ve Amerika kıtalarından “en az gelişmiş ülkeler” kategorisinde sayılan ülkelerin sinemaları İstanbul’da sinema izleyicisiyle buluşuyor.

11-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek “Bilinmeyen Sinemalar Film Festivali”nin gösterimleri Beyoğlu Sineması, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi ve Kadıköy Moda Sinemasında yapılacak.

Sinema eleştirmeni İhsan Kabil’in organize ettiği festival, Dışişleri Bakanlığı’nın İstanbul'da 9-13 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceği “4. Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı” kapsamında düzenleniyor.

Burkina Faso, Butan, Senegal ve Bengaldeş'in de aralarında bulunduğu ülkelerin yerelden evrensele tüm kültür, sanat ve medeniyet değerleri sinema diliyle İstanbul’da Türk toplumunun ilgisine sunulacak.

Bilinmeyen Sinemalar Festivali’nde Afrika, Asya ve Amerika kıtalarından adı çoğu zaman haritalarda bir yer işareti olmaktan öte gitmeyen ülkelerin sinemaları İstanbullu sinema izleyicisiyle buluşacak.

abouna
Abouna

Beyoğlu Sineması, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi ve Kadıköy Moda Sineması’ndan oluşan gösterim merkezlerinden az gelişmiş ülke sinemalarına ait 36 film ücretsiz olarak izlenebilecek.

Festivalde filmleri İstanbullu sanatseverlerin beğenisine sunulan ülkelerin seçiminde kişi başı milli gelirin 750 doların altında olma gibi bir özellik var. İktisadi anlamda az gelişmişlik ölçütü gözetilerek sınıflandırılarak “en az gelişmiş ülkeler” kategorisinde sayılan ülkelerin 33'ü Afrika’da, 14'ü Asya’da, biri de Amerika kıtasında bulunuyor.

Festival, belgesel gözü, toplumsal hafıza, güncelin izinde, panorama ve derin bakış olmak üzere beş ana bölümden meydana gelmiş.

Festivalde insanoğlunun güncel sorunlarının da dile getirildiğini ifade eden İhsan Kabil’le “Bilinmeyen Sinemalar Festivali” üzerine sohbet ettik…

İhsan Bey Bilinmeyen Sinemalar Festivali nasıl ortaya çıktı?

Festivalin ortaya çıkışı, Dışişleri Bakanlığı’na verdiğimiz bir başka festival projesine dayanıyor. Geçen yıl Bakanlığa D8 ülkelerinin filmlerinden oluşan bir dosya sunmuştuk. Üzerinden birkaç aylık bir süre geçmiş, cevap alamamıştık. Sonrasında böyle bir konferans düzenleneceği bilgisi geldi ve mümkünse projemizi buna tebdil etmemiz talep edildi. Biz de ne yapabileceğimize dair bir araştırmaya giriştik ve söz konusu festivalin altyapısı böylece zaman içinde oluştu.

Himalaya
Himalaya

Festival’in ana fikri ne? İstanbul halkına; bir adım öte Türkiye’ye ve dünyaya fakir ülkelerin sinema diliyle nasıl bir mesaj vermek istiyorsunuz?

Festivalin ana fikri, Türkiye’deki festivallerde genelde çok az yer alan bir coğrafyanın, özelde kültürlerin sinemasal yansımalarını perdeye taşımak. İktisadi olarak geri kalmışlık veya bıraktırılmışlık, kültürel olarak geride olma anlamına gelmiyor. Bu ülkelerin kimileri eski medeniyet havzalarında bulunuyor ve dolayısıyla geleneksel olarak medeniyetle bir kesişim noktasında bulunduklarını söyleyebiliriz. Dolayısıyla, yerli seyirciye ve sonrasında dünyaya, önemsiz gibi görünen kültürlerin de dünyanın diğer yörelerindeki toplumlardan bir farkı olmadığını, hele ötekileştirmenin ne kadar yersiz olduğunu anlatma şansını yakalayabiliyoruz.

Festivale gelecek olursak… Hangi ülkelerin filmleri ağırlıkta…

Birleşmiş Milletler kapsamında en az gelişmiş ülke kapsamında 48 ülke bulunuyor. Bunların 33’ü Afrika, 14’ü Asya, 1’i de Amerika’da. Biz hızla bu ülkelerin sinemaları hakkında bilgi toplamaya koyulduk. Araştırmamız sonucu, söz konusu ülkelerin bir kısmının sinemasının olmadığını yani film üretimlerinin bulunmadığını gördük. Bunun sonucunda, toplam 19 ülkeden 36 filmlik bir seçki derledik. Ülkelerin 2/3’sinin Afrika’da olması münasebetiyle filmlerin çoğu bu kıtadan seçildi.

Festivalin Belgesel kuşağında ve Toplumsal Hafıza bölümlerinde neler yer alıyor?

Festivalde beş bölüm bulunuyor: Toplumsal Hafıza, Derin Bakış, Belgesel Gözü, Güncelin İzinde ve Panorama. Belgesel kuşağında Mali, Tanzanya, Afganistan, Myanmar, Laos, Kamboçya ve Haiti’den ülkelerin bugünkü sosyal sorunlarını eski sömürgecilik yılları bağlamında işleyen çalışmalar bulunuyor. Toplumsal Hafıza’da ise Etiyopya, Mali, Burkina Faso, Senegal, Ruanda ve Madagaskar’dan bu toplumların bugün en büyük sorunlarından olan kimlik olgusu tarihi bir perspektifle seyirciyle buluşturan eserler yer alıyor. Filmlerle ilgili daha geniş bilgi festivalin sitesi olan bilsinfest.org’ta bulunabilir.

26060
İhsan Kabil, İbrahim Ethem Gören

İstanbul’da, bir adım öte Türkiye’de sinemanın merkezi Beyoğlu… Festival’de tarihi semtin sadece Beyoğlu sinemasında gösterimi yapılacak. Beyoğlu’nda sinema bulmakta zorluk mu çekiyorsunuz?

Beyoğlu’nda bir kültür mekânı olan Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde de gösterimler var. Ancak gerçek manada sinema salonları olarak Beyoğlu’nda gerçekten sinemalar hususunda bir geriye düşüş var. Son dönemde kapanan Elhamra ve Lale sinemasına, Emek, Rüya ve Alkazar sinemaları eklendi. Yeni yapılan alışveriş merkezindeyse Saray ve Lüks (eski Şark) sinemaları bulunuyordu, yenileri açılmadı. Ortada zikrettiğimiz üç salonun hala yaşatılma şansları var ancak bunlar için kültürel şuurlu bir veya birkaç irade gerekiyor.

Bu noktadan hareketle önceki yıllarda Beyoğlu’na içinde sinema salonlarının da yer alacağı bir kültür kompleksi kazandırılması yönünde çalışmalarınız olmuştu. Bu proje ne durumda?

Evet, böyle bir proje için uzunca bir süredir uğraş vermiştim. Ancak bu düşüncelerimize veya ideallerimize destek verecek finans veya iş çevrelerine ulaşamamıştım. O bakımdan bu festivalin mahiyetini çok önemsiyordum. Dışişleri’nden destek çıkar çıkmaz, ileriki aylarda amaçladığımız faaliyetleri hayata geçirebilmek için üç büyük ve tanınan kuruluşa sponsorluk müracaatında bulunduk. Ancak, ne yazık ki demiyorum, bir hikmeti vardır muhakkak, hiçbir katkı alamadık.

bilsinfest logoSinemacılık, kanaatimce sermayeden ziyade emek ve gönül işi… Karşımızda hamallıktan kamyon şoförlüğüne; inşaat işçiliğinden tavukçuluğa kadar farklı alanlarda çalışarak elinin emeğini sinemaya aktaran ve böylelikle 40 ödül alan Ahmet Uluçay örneği duruyor. Merhum Uluçay kâğıttan gemiler yaparak bozkıra deryayı getirmişti… Bilinmeyen sinemalar İstanbul’a ne getirecek?

Bu filmler, uzağımızda olan ancak yarısı kadarının İslam coğrafyası içinde bulunması hasebiyle bize yabancı gelmeyecek bir rüzgar estirecekler. Ayrıca iktisadi sorunlar, sömürge geçmişi, inanç, kimlik, kadının konumu gibi bu toplumlara has olgular buradaki seyirci için yeni bir sinema tecrübesi olacak. Umulur ki, ülkemizde düzenlenen diğer festivaller bundan böyle bu yörelere gereken alakayı göstersinler.

Festivalde insanoğlunun güncel sorunlarının da dile getirildiğini söylüyorsunuz. Bu sorunların öznesinde neler yer alıyor?

Güncel hayatın öznesine baktığımızda, toplumların geneli için söylenebilecek başat sorunun modernizm olduğunu söyleyebiliriz. Festival özelinde modernizmin sömürgecilik ve yeni-sömürgecilik olan kültürel hegemonyayla şekillendiğini ortaya koyan filmlerle karşı karşıya geleceğiz. Batı Afrika ülkelerine baktığımızda, hemen hepsinin Müslüman ancak Fransız sömürgesi geçmişleriyle Frankofon toplumlar olduğunu söyleyebiliriz. Bu, kimi Hindiçini ülkeleri için de geçerli.

Bu türden benzer sinema etkinlikleriniz olacak mı?

Festivalin devamını gelecek yıldan başlayarak ama bu kez sadece anılan ülkeler değil, bütün bir dünya sathına yayarak gerçekleştirmek istiyoruz. Yani konseptimiz aynı fakat yapımlarımız her coğrafyada çekilen, belli bir sinemasal ve varoluşsal değer taşıyan ancak çeşitli sebeplerle film dağıtım ağında layıkıyla yer bulamayan filmler olacak. Dolayısıyla bu filmler, hem toplumsal sorunları perdeye taşıyacak hem de insanın varoluşsal duruşunu aşkıncı bir boyutla resmedecekler inşallah.

 

 

İbrahim Ethem Gören bir sinema üstadı ile konuştu

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2011, 22:12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ömer
ömer - 8 yıl Önce

filmlere nasıl ulaşacağız.taaa uzaklardan getirilen filmleri taa uzaklara KİM gönderecek?!!
Doğunun bir ilinden (ELAZIĞ) nasıl ulaşacağım?

merve
merve - 8 yıl Önce

İhsan Kabil gibi çalışkan, gayretli ve mütevazı insan az bulunur, dürüstlüğü bir tarafa. Sinema alanındaki çalışmaları da her türlü takdirin üstünde.

Ayşe Z.
Ayşe Z. - 8 yıl Önce

Bir arkadaşımız nasıl ulaşacağız demiş. Bu gibi filmlere en kolay yoldan torrent aracılığıyla ulaşılır. Birazcık rusçan varsa şu sitede "olağanüstü bir arşivi" var, ağzınız açık kalacaktır, buradan ulaşabilirsiniz: http://rutracker.org/

banner8

banner19

banner20