banner17

Beyazıt Kitap Fuarı daha ilgi çekici hale getirilmeli

Ramazan ayının bir klasiği olan kitap fuarı, bu sene de Beyazıt’taki yerinde Kadir Gecesi’ne kadar devam etti. Esad Eseoğlu,fuarın bir değerlendirmesini yapmak için yayınevleriyle görüştü.

Beyazıt Kitap Fuarı daha ilgi çekici hale getirilmeli

Ramazan ayının bir klasiği olan kitap fuarı, bu sene de Beyazıt’taki yerinde Kadir Gecesi’ne kadar, yani 13 Temmuz Pazartesi gününe kadar devam etti. Her sene olduğu gibi bir değerlendirme yapmak için yayınevleriyle görüştük. İlk olarak hangi eserlerinin ilgi gördüğünü sorduk. Sonrasında talep bekledikleri fakat okuyucunun fazla talep etmediği eserleri sorduk. Son olarak ise fuarın nasıl geçtiğini konuştuk.

Bu seneki durgunluk yayıncıları üzmüş. Okuyucunun ilgisizliği, tek muhatabı okuyucu olan yayıncıyı hâliyle üzüyor ve çeşitli sebeplerden kaynaklanan ilgisizliğin bitmesi için, kitapla olan ilişkinin daha da artırılmasına yönelik aktivitelerin düzenlenmesinin gerekliliğini savunuyorlar. Yayıncılarla görüşürken Beyan Yayınları standında İhsan Süreyya Sırma ile karşılaştık, sağolsun ricamızı kırmadı ve fuara dair bir süre kendileriyle muhabbet etmek imkânı bulduk. Bu haberdeki amacımız fuara gidemeyen okuyucunun alınacak kitaplar listesine katkıda bulunmak ve fuarla alâkalı söylemek istediği olan yayıncılara söz hakkı vermekti. Umarız ki amaç hâsıl olmuştur.

Beyan Yayınları- Mehmet Tevfik Ekiz

* Geçen senenin sonuna doğru, İhsan Süreyya Sırma hocanın başucu kitabı olarak neşrettiği, ‘ömrüm yetse de şu kitabı hazırlasam’ dediği Müslümanların Tarihi diye bir kitabı çıktı. Bu senenin favori kitabı o oldu, okuyucular ona çok ilgi ve talep gösterdiler. Bu kitabın ismi de önemli burada. Bu şekilde hazırlanan kitaplar şu ana kadar ‘İslâm tarihi’ olarak adlandırıldı. Hoca ise, Adem peygamberden bu yana yaşanan süreci Müslümanların yaşadığı bir tarih olarak değerlendirip, bu şekilde bir isim koymayı uygun gördü.

Adnan Demircan’ı da zikretmemiz gerekiyor. İlk dönem İslâm tarihine, o dönem yaşanan her türlü hadiseye ışık tutan kitapları var. Şu ana kadar 19 adet kitabını basmış olduk. İhsan hocanın öğrencisi de olan Adnan hocanın kitaplarına da ilgi yoğun oldu.

İhsan Süreyya hocanın hocası merhum Muhammed Hamidullah hocanın eserleri gün geçtikçe hafif bir yükselişle, sürekli ilgi görmeye devam ediyor. Rahmetli Cahit Zarifoğlu, normal okuyucumuz tarafından ilgi görüyordu ama dizinin etkisiyle (Yedi Güzel Adam), halk düzeyinde itibar görmeye başladı. Ki bu vesileyle Nuri Pakdil’in eserlerinin ilgi görmesi de oldukça sevindirici. Beyan Yayınları’nın okuyucularına, ailemizin ferdi olan insanlara, hassasiyetlerin dolayı teşekkür etmeyi de borç biliyorum.

* Kitap yayın aşamasında, eserin satılma ihtimâli fazla olması veya satılma ihtimâli az da olsa muhakkak neşredilmesi gerekmesi hasebiyle olaya iki açıdan yaklaşıyoruz. Zira bazı eserler var ki satılmamış olsa bile, bu eserin neşredilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda satılmadığı için sükut-u hayale uğradığımız bir eser olmuyor diyebiliriz.

* Fuar mekan olarak Sultanahmet’te iken, burada olmasıyla ister maddi ister manevî olarak, burada mukayese edilemeyecek derecede farklıydı. Tabiri caizse yayıncılar olarak buraya sürgün yiyince, maddi olarak bir pozitiflik olsa da, manevi anlamda bir çöküş oldu. Zira Sultanahmet, dünyanın İstanbul denilince akla gelen mekanıdır ve Ramazan, kitap ve Sultanahmet sac ayağının önemli bir unsuruydu. Sultanahmet’teki son fuarda caminin avlusu ciddi anlamda dolu iken, o zaman Başbakan olan Tayyip Bey o izdihama yönelik tepki koyunca, birtakım yetkililer, Tayyip Bey'in orada fuar istemediği algısıyla yola çıkarak fuarı Beyazıt’a taşıdılar; bu şekilde sürgün yemiş olduk. Sultanahmet’in gerçekten dolu olduğu zamanlarda biz Beyazıt’a okuyucu bekliyoruz. Bu pek mümkün değil. Geçen sene gibi bazı özel süreçler dışında, gerçekten durum pek iç açıcı görünmüyor. Özellikle bu sene talep fevkalade düşük. Bu anlamda yayıncıların ciddi bir talebi ve sorumluluğu yüklenme kapasitesi de olmalı.

İhsan Süreyya Sırma ile söyleşi (fuar değerlendirmesi)

Fuar tarihi çok eskilere gidiyor. Milattan önceye dayandırabiliriz. Fuar, herkesin her zaman bulunamayacağı şeylerin teşhiridir. İnsanlara kolaylık sağlamak amacıyla kurulur. Peygamber efendimiz (s.a.v.) fuar zamanlarında insanlara İslâm’ı tebliğ ederdi. Bu bütün dünyaya yayıldı.

Avrupa’da çok sayıda kitap fuarı gördüm. Türkiye bu anlamda zayıf. Bu fuar, önceleri Sultanahmet Camisi’nde yapılırdı. Sultanahmet bugün İstanbul’da insanların en çok uğradığı yer. Oraya uğrayanlar da fuara girerlerdi, kitap bakarlardı, alırlardı. Fakat buraya gelince bu biraz aksamış oldu. İlaveten, devletin bu fuara pek önem vermiyor olması benim eleştirimdir. Fuarın açılışına beklenen insanlar gelmediler. ‘İslâmî gazeteler’ maalesef bu fuardan bahsetmiyorlar. Ama gıda veya araba fuarından rahatlıkla bahsediyorlar. Maddî imkanları fazla olan insanlar, makam sahibi insanların daha fazla uğraması lazım. Burası ‘gömlek fuarı’ olsaydı, dolup taşardı buralar. Kitaba verilen değeri gösteriyor bu. Bir de... Politize olmuş bir hâl mevcut Türkiye’de, ki bu sıkıntıdır. Burada milletvekilleri olsa, her stantta konuşsalar; daha fazla ilgi olurdu.

Sadece Türkiye’de değil, İslâm aleminde kitaba bakışımızı değiştirmeliyiz. Bu sayede emperyalistleri rahatsız edebiliriz. Bizi sömürmelerinin önüne kitapla geçebiliriz. Avrupa’da kitap fuarına, kalabalık sebebiyle girmekte zorlanıyorsunuz. Orada reklam, propaganda vs. çoklukla yapılıyor. Kitaba verilen değeri gösteren bu durum oldukça önemli. Kitaplar çıkıyor, ama alıp okuyan sayısı çok fazla değil.

İz Yayıncılık- Selami Kavuncu

* Genelde İslâm felsefesi üzerine yazılan eserlerimiz ilgi görüyor. Çöküş dönemi Osmanlısına dair yazılan eserler de hayli dikkat çekiyor ve okuyucu tarafından talep ediliyor. Said Halim Paşa- Buhranlarımız, Ahmed Cevdet Paşa’nın hayatını anlatan kitaplar... Ertuğrul Düzdağ’ın çevirisini yaptığı kitaplar gerçekten ilgi görüyor. Buhranlarımız hâlen talep ediliyor meselâ, az önce de söylediğim gibi. Ahmet Zeki İzgöer’in yazdığı Yıldız Hatıraları, Levon Panos Dabağyan’ın yazdığı Bilinmeyen 2. Abdülhamid Han oldukça popüler kitaplarımızdan. Rasim Özdenören, Ömer Faruk Dönmez, Cihan Aktaş her dönem ilgi görüyor. Şiir- edebiyat anlamında Hölderlin, Rainer Maria Rilke, Rimbaud, Shakespeare, Nizar Kabbani ilgi görüyor. Cemal Şakar’ın kendine has bir kitlesi var, o anlamda ilgi görüyor; kendisinin Edebiyat Ne Söyler isimli kitabı şu sıralar talep ediliyor.

Fethi Gemuhluoğlu’nun Dostluk Üzerine isimli kitabı bayağı ilgi görüyor. Hayreddin Karaman’ın eserlerinin hepsi ilgi görüyor. Metin Karabaşoğlu’nun eserleri de talep ediliyor. Diriliş dizisinin de etkisiyle olsa gerek, Muhyiddin Ibn- i Arabi’nin eserleri son 5- 6 ayda ilgi gören isimlerden. 93 Harbi’ne dair Zağra Müftüsü’nün Hatıraları da oldukça ilgi gören eserlerden. O da Ertuğrul Düzdağ çevirisi. Sadreddin Konevi’nin eserlerini de ilgi gören eserler arasında saymalıyız, okur kitlesi özellikle ilahiyat fakültelerindeki öğrencilerden oluşuyor. Yine Ertuğrul Düzdağ’ın yahudiler üzerine yazdığı kitapları var, Gizli Çehreler, Dönmelik ve Dönmeler... Bunlar da ilgi görüyor. Düzdağ’ın dili çok güzel ve iyi eserleri çeviriyor. Son dönemde Ah O Yemen’dir kitabımız ilgi görüyor. Klasik İslâm anlayışı üzerine yazılan eserler dikkat çekiyor. Safahat da ilgi görüyor ama elimizde Safahat, hem şiirlerin orjinalini, hem de sadeleştirilmiş hâlini içeriyor.

* İz Yayıncılık 25 yıldır yayın hayatında. Dolayısıyla kendine ait bir kitle oluşturmuş durumda. Tez çalışmasını yayınlamak noktasında araştırmacılar İz Yayıncılık’ı tercih ediyorlar ve zaten İslâm felsefesi alanında ortaya çıkan kitaplarımızın çoğunluğunu da o tezler oluşturuyor.

* Fuar biraz daha durgun bu sene. Zira öğrenciler yok şu an İstanbul’da. Havaların sıcaklığı dolayısıyla dışarı çıkmıyor insanlar. İftar vakitleri de eklenebilir bu nedenlere.

Pınar Yayınları- Ramazan Dündarkaya

Genelde Celaleddin Vatandaş ilgi görüyor. Hazırlamış olduğu siyer ile daha önce müstear olarak yayınlanan, fakat artık kendi ismiyle yayınlanan Cumhuriyetin Tarihi talep görüyor. Siyer, silsile şeklinde, tavsiyelerle satılmaya devam ediyor yıllardır ve hâlen. Adem Özköse’nin Cennete Otostop ve diğer kitapları da ilgi görüyor. Yusuf’un Üç Gömleği hâlen ilgi gören kitaplardan; hem kısa- ince olması, bir solukta okunacak bir kitap olarak okuyucu tarafından talep ediliyor. Bu ara bizim bir diğer yayınevimiz Açılım Yayınları’ndan eserler var, onlar da satılıyor. Akademik çalışmalar daha çok yer alıyor. Yorgunluk Toplumu isimli bir kitap, bu fuarda ilgi gördü; Almanya’da çok satılan bir kitap. Borç Bağları, Eleştiri Seküler midir, Borçlandırılmış İnsanın İmali kitapları, Açılım’dan çıkarttığımız, ilgi gören kitaplardan.

* Mevdudi’nin Gelin Müslüman Olalım isimli kitabını geçen fuarda çok iyi satmıştık. Bu fuarda ilgi o kadar olmadı.

* Fuar iyi gidiyor ama 34 yıl geçmiş olmasına rağmen bazı amatörlükler var hâlen. Katılımcı bazında ise bir durgunluk mevcut.

Düşün Yayınevi - Muhammed Yurttaş

Ali Şeriati ve Mustafa İslamoğlu ile beraber Ankara Okulu Yayınevi ilgi görenler arasında. Mustafa İslamoğlu'nun Evrim ve Yaratılış'ı en çok satılan eserlerden bir tanesi. Ali Şeriati’nin Dine Karşı Din ve Hacc eseri de en çok ilgi gören eserlerden. İbrahim Sarmış’ın eserleri de ilgi görüyor. Sarmış’ın Yönetim ve Hz. İsa ile Mesih kitapları ilgi gören eserlerden. Abdülaziz Bayındır’ın Doğru Bildiğimiz Yanlışlar’ı da en çok satılanlar arasında. Mehmet Okuyan’ın Yedi Aşamada Ahiret kitabı ile Kabir Azabı isimli kitabı da oldukça ilgi görüyor.

* Aliya İzzetbegoviç’in 3 kitabının (İslam Deklarasyonu, Doğu ile Batı Arasında İslami Yeniden Doğuşun Sorunları) ilgi görmesini bekliyordum ama biraz düşüktü ilgi bu eserlere.

* Fuar haftasonları hızlı ve yoğun, fakat haftaiçleri biraz daha durgun geçiyor.

Ötüken Neşriyat- Ayhan Rışvanlı

* Genel itibariyle tarihi eserler ve akademik eserlerimiz ilgi gördü. Nihal Atsız, Tarık Buğra ve Cengiz Aytmatov’un eserleri ilgi gördü. Daha sonra Mehmed Niyazi ilgi gördü. Osman Turan, Ziyanur Aksun ve Yılmaz Öztuna’nın tarihî yapıtlarının gereken ilgiyi gördüğünü söyleyebiliriz. Emre Gör’ün yazığı II. Abdülhamid’in Hafiye Teşkilatı ve İbrahim Özkan’ın yazdığı Deli Halid Paşa da ilgi gördü. Özellikle Deli Halid Paşa’yı birbirine tavsiye edip, bu tavsiyelerle bizden almaya gelen çok sayıda insan oldu.

* Bizim belirli bir okur kitlemiz olduğu için hayal kırıklığı olmuyor. Satılmayan, beklentimizi karşılamayan bir durumdan bahsedemeyiz.

* Fuar genel olarak boş. İftar saati geç, gündüz sıcak... Dolayısıyla gelen sayısı azalıyor. Oruçtan sonra çok geç oluyor saat. Fuar geç kapanıyor (23: 45 gibi) ama saatin geç olması, haftaiçi özellikle yoğunluğun fazla olmasının önüne geçiyor. Fuar Beyazıt Meydanı’nda devam etse de, burayı daha ilgi çekici hâle getirmek adına bir şeyler yapılabilir. Meselâ okuyucunun iftarı Beyazıt’ta yapması sağlanırsa, bir şeyler değişebilir.

Rıhle Kitap- Melikşah Sezen

Rıhle Kitap olarak kitaplarımızın çoğunluğu ‘İslâmî ilimler’ ile alâkalı. Bu doğrultuda bizim okuyucumuz belli. Çünkü belirli yazarların kitapları var. O yazarları takip eden insanlar okuyor. Ebubekir Sifil hocanın yeni çıkan kitapları çok sattı. Diğer eski çıkan kitaplar daha az talep edildi.

* Fuarın başka bir yere taşınması düşünülüyormuş. Talebin fazlalığı, imkânın azlığı dolayısıyla bu yapılabilir gibi görünüyor fakat okuyucunun yeni yere gidip gidemeyeceği de belirli bir durum değil.

Profil Kitap- Osman Küçük

* Kitap fuarında İbrahim Tenekeci’nin editörlüğünü yaptığı şiir kitapları dizisi, Tarık Tufan’ın kitapları, İsmail Kılıçarslan, Fatma Barbarosoğlu, Münib Engin Noyan ve Etyen Mahçupyan bu fuarda hayli ilgi gördü. Fatma Barbarosoğlu’nun eserleri genel anlamda bu fuarda oldukça ilgi gördü. Ayrıca İbrahim Paşalı’nın Entelektüellerin Hurafeleri’ni ben, herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Bu kitap gerçekten ciddi bir ilgi gördü. Bunların haricinde Sema Maraşlı’nın eserleri bu sene oldukça ilgi gördü bu fuarda. Hakan Albayrak’ın bizde iki kitabı var: Meleklerle Omuz Omuza ve Bu Devrimler Bizim. Bu isimler ve kitaplar genel olarak ilgi görüyor. 

* Beyazıt bu sene bayağı durgun. Diğer senelere göre... Kitap satamıyor oluşumuz bir kenara, etkinliklere katılımın düşük olduğu da gözle görülüyor. İftardan sonra kitap alacak alan birisi olmuyor diyebiliriz.

Beka Yayınları- Faruk İpekçi

Hasan el Benna’nın Risaleler’i ile Hatıralarım’ı, Zeynep Gazali'nin Zindan Hatıraları oldukça ilgi gören iki eserimiz. İbn-i Kayyim el Cevziyye’nin Kalbin İlacı eseri de ilgi görüyor. Sabiha Ateş Alpat’ın yazmış olduğu Mümtehine çok gidiyor. Seyyid Kutup’un eserlerinin tamamı gidiyor, tefsirinden Yoldaki İşaretler’e kadar. Muhammed Kutup’un eserleri de fazlasıyla satılıyor. Halid Muhammed Halid'in 60 Seçkin Sahabe- Yeryüzü Yıldızları da ilgi görüyor. İbn-i Teymiye’nin bütün serisi ilgi görüyor. Mecdi Hilali de ilgi gören yazarlardan. Yeni çıkan bir eserimiz var ayrıca, o da ilgi görüyor: Safiyurahman el Mübarek Furi’nin Hz. Peygamberin Sireti, Ahlâkı ve Daveti.

* Biraz kalabalık var ama gözlemlediğimiz kadarıyla durgunluk var.

 

Esad Eseoğlu konuştu

Foto: Esad Eseoğlu

Güncelleme Tarihi: 17 Temmuz 2015, 03:15
YORUM EKLE

banner19

banner13

banner20