banner17

Başarılı Bir Filistinli Yönetmen: Nevres Ebu Salih

Cannes Film Festivali'nin kısa film bölümünde, daha önce birkaç kez Türkiye’ye de gelmiş olan Nevres Ebu Salih’in 'el-Kik' (al-Qeeq) isimli filmi de gösterilecek. Mehmet Erken kendisiyle filmi hakkında konuştu.

Başarılı Bir Filistinli Yönetmen: Nevres Ebu Salih

Bu hafta dünya sineması için önemli bir hafta: 11 Mayıs’ta başlayan ve dünyanın en prestijli film festivallerinden biri olan Cannes Film Festivali, 22 Mayıs’a kadar devam edecek. Bu sene festivalde Türkiye’den sadece Mehmet Can Mertoğlu’nun “Albüm” filminin gösterimi olacak. 

Festivalde kısa film bölümünde, daha önce birkaç kez Türkiye’ye de gelmiş olan Nevres Ebu Salih’in “el-Kik” (al-Qeeq) isimli filmi de gösterilecek. Ebu Salih, geçen hafta, Cannes’a giderken Türkiye’de de birkaç gün konakladı ve bir söyleşi gerçekleştirdi. 9 Mayıs Pazartesi günü Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde filmi “Büyük Gelen Palto’nun gösterimi ve sonrasında kendisi ile bir söyleşi yapıldı. 

Biz de, programın tercümanlığını yapan Esra Evsen vesilesi ile Ebu Salih ve “El-Kik” filminin diğer oyuncusu Ahmed el-Ömeri (Ahmad al Omari) ile söyleşi yapmak fırsatı bulduk. Bol şakalı ve kahkahalı geçen görüşmemiz, sorulu ve cevaplı bir söyleşi formatında ilerleyemediği için, sohbetten arta kalanları aktarıyoruz.

“Ya hürriyet ya ölüm”

Nevres Ebu Salih, Filistin doğumlu, Ürdün’de yaşayan bir yönetmen. Bundan önce “Düşüş Gecesi” (“The Night of the Fall”, 2014) ve “Büyük Gelen Palto” (2013) isimli iki uzun metrajlı film çekmiş. Cannes’da gösterilecek filmi “El-Kik” ise, Filistin’de hukuksuz bir şekilde gözaltına alınan ve sonrasında açlık grevine başlayan gazeteci arkadaşı Muhammed El-Kik üzerine. 

Muhammed El-Kik geçen sene, hukuksuz bir şekilde gözaltına alınması ve salıverilme taleplerinin dikkate alınmaması üzerine Aralık ayında açlık grevine başlamıştı. Açlık grevine başladığı günlerde ciddiye alınmayan fakat davasından vazgeçmediği her gün yeni bir teklif ile açlık grevini bitirmesi istenen El-Kik, meseleyi çözme amacı olmayan bütün bu teklifleri “ya hürriyet ya ölüm” diyerek reddetmişti. Muhammed el-Kik’in açlık grevi, şubat ayında, 94. gününde varılan anlaşma sonucu sona erdi. El-Kik geçtiğimiz 2 ayı da hastanede geçirdi ve inşallah bu günlerde salıverilecek. Nevres Ebu Salih, “hakkındaki film Cannes’da gösterildiği sırada salıverilecek olması büyük bir tesadüf” diyor. 

Filistin’de büyüyen Nevres Ebu Salih de, Birzeit Üniversitesi’nde başladığı üniversite eğitimi sırasında El-Kik ile aynı sınıfta bulunmuş ve arkadaş olmuş. Sonraki senelerde Nevres üniversite eğitimine Ürdün’de devam etmiş ve evlenerek oraya yerleşmiş. El-Kik’in gözaltına alındığını ve açlık grevine başladığını duyunca da elindeki araçları kullanarak bir şeyler yapma ihtiyacı hissetmiş ve bu kısa filmi çekmiş, hatta filmde El-Kik’i kendisi oynamış. Tek parça halinde 11 dakika olarak çekilen ve bu hafta Cannes’da gösterimde olan filmin hikâyesi bu şekilde. Nevres, “tercihlerinde çok politik davranan Cannes’ın, bir gazeteci ile ilgili bu şekilde bir filmi reddedemediğini, ama filmin tek seferde, kurgusuz bir film olmasının da seçimde etkili olduğunu düşündüğünü söylüyor.”

Son uzun metraj filmini Ürdün’de gösterime sokamamış

Nevres Ebu Salih, yaptığı uzun metrajlı filmleri, belgeselleri ve kısa filmleri ile, tanınmış bir yönetmen. Aynı zamanda sinemaya dair dersler ve seminerler veriyor. Qasid Dil Okulu’nda da medya okumaları dersi vermesinden ötürü, pek çok Türk öğrencisi var. Şu an Türkçe öğrenimi gören Nevres’i yakın gelecekte Türkiye’de daha çok görebiliriz sanıyorum.

Nevres Ebu Salih, aslında bilgisayar mühendisi. Ürdün’ün İrbid kentinde yer alan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden mezun olmuş. Pek çok sinemacı gibi, çocukluğundan beri sinema ile ilgilenen ve sinemacı olmak isteyen birisi değil! “Her ne kadar babam doktor olsa da, biz taşralı bir aileyiz, öyle hayaller kuracak bir ortamdan gelmiyorum” diyor. Üniversite öğrenimi sırasında Al-Jazeera’nın kısa film yarışması ilanını görmüş, katılmış ve birinci olmuş. O noktadan sonra, Al-Jazeera’nın eğitimlerine katılmış. Sonrasında Avusturya’da bir sene sinema eğitimi almış ve muhtelif kanallara, firmalara belgeseller ve reklam filmleri çekmiş. Halen de esas meşgalesini bu çekimleri oluşturuyor. “Kimsenin ciddi manada desteğini görmüyorum. Bu nedenle kendi filmimin masraflarını karşılayabilmem gerekiyor” diyor. Bu şekilde film çekmenin zorluklarını ise sürekli yaşıyor. Örneğin Cannes’a kendi imkânları ile gidememek riski olduğunu, bu nedenle Filistin davasına gönül veren insanlar ile ilişkiye geçtiğini söylüyor. Yine de para ile çok derinden ve doğrudan ilişkisi olan film sektöründe, hem madden hem manen bağımsız olmaktan fazlasıyla memnun.

“Al-Qeeq”, Nevres’in Cannes’a seçilen ilk filmi değil. Daha önce 2011 senesinde de 2008’de yaşanan Gazze savaşını anlattığı filmli “Ateşkes” (Truce) de kısa film bölümünde gösterilmiş.

Son uzun metraj filmi “The Night of the Fall”ı Ürdün’de gösterime sokamamış. Film, Esed’in devrilmesi sonrası bir Suriye hayalini ele alıyor. Tamamen kurgusal ve bugün devam eden olaylara hiç temas etmiyor. Esed’in devrilmesi ümidi üzerine, bu hadiseden hiç bahsetmeden, devrim sonrası insanların nasıl yaşadığı işleniyor filmde. Bu nedenle de filminin Ürdün’de gösterilemediğini, çünkü filmde savaşa dair hiçbir şey olmasa da Ürdün hükümetinin bu savaş konusunda ses çıkarılmasını pek istemediğini dile getiriyor. 

Nevres Ebu Salih başarılı bir Filistinli yönetmen. Umuyoruz hem kendisini hem filmlerini Türkiye’de daha çok görmek imkânı buluruz.

"Al-Qeeq" filminin fragmanı:

 

Mehmet Erken

Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2016, 11:53
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
rumeysa balcılar
rumeysa balcılar - 3 yıl Önce

Geçen haftalarda olan bağlarbaşı kültür merkezindeki film gösterisine gitme fırsatı buldum.Büyük gelen palto filistindeki şartları anlatan harika bir film olmuş.Ana kurguya Nevres Ebu Salih’in biraz kendi hayatından parçalar koyduğuna inanıyorum.Şu an söyleşisine kalamadığım için çok üzüldüm.

banner19

banner13

banner20