Bankaları boşaltanlar hangi zekadan yoksun?

Eğitimci yazar Veysel Parlak ile yeni çıkan kitabını ve değerler eğitimine yönelik çalışmalarını konuştuk..

Bankaları boşaltanlar hangi zekadan yoksun?

 

Veysel Parlak, 1971 Erzincan doğumlu eğitimci bir yazar. Sapanca Öğretmen Akademisi’nde Değerler Eğitimi proje uygulayıcısı ve eğitmen olarak çalışıyor. Geçtiğimiz günlerde kendisinin Değerler Eğitimi Etkinlikleri-I kitabı, Değirmen Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluşmuştu. Biz de kitap üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik kendisiyle…

Veysel Hocam kitabınız hayırlı olsun, bahtı açık olsun. “Değerler Eğitimi” alanında şimdiye dek böylesi somut bir çalışma ortaya konmadı. Kitap yazma fikri nasıl oluştu, anlatır mısınız?

Bu konuda daha önce Türkiye’de yapılmış bir çalışma var ancak bu çalışma genel olarak ele alınmış ve genellikle ortaokul öğrencilerine yönelik bir çalışmadır. Sınıf öğretmenliği ve idarecilik görevlerimde hep bir şeylerin eksik kaldığını düşündüm ve bunun ne olduğunu aramaya çalıştım. Öğrencilerimize bilişsel bilgi olarak katkımız olmasına rağmen, değerler, ahlakî ve etik kazanımlarda eksikliğimizi hissettim. Bu eksiklik için ne yapabiliriz sorusuna cevap aramaya başladım. İşte o zaman bu konuda 7-11 yaş arasında çalışmanın yapılmamış olduğunu fark ettim. Bu aşamadan sonra “Neler yaparsak bu açığı kapatabiliriz?” sorusuna aradığımız cevap bizi bu noktalara getirdi.

Öğretmen Akademisi’nde üst düşünme becerileri ve öğretmenlik meslekî uygulamalarına yönelik seminerler veriyorsunuz. Bu seminerlerde velilerin ve eğitimcilerin değerler eğitimine yeterince ilgi duyduğunu söyleyebilir miyiz?Veysel Parlak

Öğretmen Akademisi’nde öğretmen eğitimleri ile birlikte veliler için düzenlenen konferanslara katılıyorum. Gittiğimiz her ilde değerler eğitimi ile ilgili yapılan çalışmalar görüyoruz. İncelediğimizde karşımıza şu tablo çıkıyor; “Biz bu ay şu değer ile ilgili çalışmalar yapacağız. Sınıf öğretmenleri kendi sınıflarında çalışmalar yapsınlar ve yaptığı çalışmaları rapor etsinler” şeklinde oluyordu. Veli kitlesi ise tamamen bu çalışmalardan habersiz kalmıştı. Bu durumda öğretmenlerde genellikle “Biz ne yapacağız? Hangi etkinlikleri yapacağız?” sorusu ile karşılaşıyorduk. İlgi ve ihtiyaç duygusu hissedilmiş ancak bilinçsiz bir şekilde çabalama görüyorduk.

Malumunuz MEB bünyesinde Değerler Eğitimi noktasında bir dizi çalışma başlatılmış durumda. Bu çalışmalardan değerler eğitimi adına bir verim elde edileceğini düşünüyor musunuz?

Kesinlikle değerler eğitimi ile ilgili yapılan çalışmalar faydalı olacaktır. Bu fayda “Ne yaparsak, hangi etkinlikleri yaparsak daha etkili olabiliriz?” sorusuna cevap bulunmasıyla anlamlı hale gelecektir. Bu kitabımız bahsi geçen soruya cevap olabilecek niteliktedir.

Değerler Eğitimi Etkinlikleri kitabınız hikâyelerle zenginleştirilmiş. Öğretici nitelikte hikâyeler bunlar. Kitabınızı hikâyelerle örgüleştirmenizin gerekçesi nedir?

Kitapta, üst düzey düşünme becerilerini geliştirecek esaslara göre, kendini ifade edebilme, eleştirel düşünebilme, yorumlama ve analiz edebilme çalışmaları yer almaktadır. Bunların bir bölümü de hikâyelerle süslenmiştir. Hikâyelerle değer kazanımı fikri aslında yeni bir olgu değildir. Mevlana ilk akla gelen örnektir. Yaşadığı dönemde öykülerle mesajlarını aktarmaya çalışmıştır. Bizler 2010’lu yıllarda hâlâ nasihatle, otoriter baskıyla çocuklarımızın kendi doğrularımıza göre değişmesini istemekteyiz. Ebeveynlerimizin nasihatlerini hatırlamakta güçlük çekebiliriz ancak Mevlana gibi düşünürlerin öykülerini unutmayız. İşte bu nokta bizim için yol haritası oldu.

Kitabınızdaki örnekleminiz 7-9 yaş grubunu kapsıyor. Okuyucularımızın bilgilenmesi açısından sorarsak, başlangıç itibariyle 7 yaşında bir çocuğun kazanması gereken değerler nelerdir?

Ben bu değerleri bir sarmala benzetiyorum. Bir tanesi organizmaya davranışsal olarak yerleşince diğerlerini de içine çekmektedir. 7 – 9 yaş gruplarında genellikle saygı, sevgi, mutluluk, dürüstlük, sorumluluk ve işbirliği konularında çalışmalar yaptım. Bununla birlikte tabii ki daha fazla değer bulunmaktadır. Özellikle burada ele aldığım değerlerin insanlığın yapı taşlarını oluşturacağını düşünmekteyim. Bu değerleri kazanan bireylerin diğerlerine ulaşabilmesi çok daha rahat olacaktır diye düşünüyorum.

Değerler Eğitimi’nin uygulanması noktasında hangi problemlerle karşılaştınız?

İki türlü zorlukla karşılaştık. Birincisi, kendi projemizde fark ettiğimiz zorluklar: İlk başlangıçta her aya bir değer düşüncesi ile yola çıktık. Özellikle 1., 2., 3. sınıflarda ancak altı ünite uygulayabileceğimizi fark edince çalışmalarımızı bu noktada revize ettik. Bir diğer farkındalığımız uygulayıcı ebeveyn ve öğretmenin kabullenmesi oldu. Uygulayıcı istekli ise burada yer alan çalışmaların üzerine kendiliğinden de bir şeyler katarak çok olumlu sonuçlar aldı. Gönüllülük esası kapsamında yer almayanlar çalışmayı bir noktada bıraktı.

Veysel Parlakİkinci zorluk ise, farklı projelerde fark ettiğimiz zorluklar: İlk olarak öğretmenler ellerinde materyal olmadığı için zorlandılar. Ayrıca her yıl farklılaşan değerlerle bir değerin kazanımlarını oluşturamadan diğerine geçmenin zorluğunu yaşamaları da bir diğer sorun.

Eğitim sisteminin sıhhati adına Değerler Eğitimi’nde ulaşmak istediğiniz hedefler nelerdir?

Kesinlikle akademik başarısı üst düzeyde bireyler yetiştirebiliyoruz. Bunların bir kısmı çok önemli görevlerde yer alabiliyor. Ancak çalıştığı kurumu ciddi anlamda zarara uğratabiliyor. Türkiye’nin yaşadığı krizlerde üst düzey yöneticilerin bankalarının içini boşaltmaları gibi. Küresel krizde ünlü şirketlerin yüksek maaşlı CEO’larının şirketlerinin içini boşaltmaları gibi sorunlarla karşılaştık. Bu insanlar çok zeki ve iyi öğretim yapılandırmasından da geçmelerine rağmen saygı zekâları ve etik zekâları geliştirilemediği için bu yola başvurmuşlardır. Yetiştirdiğimiz bireylerin sadece bilişsel olarak değil, etik ve saygı kavramlarını da bünyesinde taşıyarak yetişmesini sağlamak bizim en büyük hedefimizdir.

Veliler ve eğitimciler kitabınızdan bir rehber olarak faydalanmak istediklerinde somut olarak hangi yolu takip etmeliler? Velilere tavsiyeniz nelerdir?

Bunun için öncelikli olarak olumlu dil ve olumlu model olma ve eski alışkanlıklarımızdan kalma öğüt, nasihat, sindirme gibi tavırlardan uzaklaşma gerekmektedir. Kitapla çalışmaya başladıklarında zamanla bu hatalarının farkında olacaklarına inanıyoruz. Bununla birlikte yavaş yavaş hazmederek ve süreklilik sergilemelidirler. Unutulmamalı ki taşı delen suyun kuvveti değil, onun sürekliliğidir.

Bu kitabınızdan sonra Veysel Parlak’ın çalışması hangi yöne çevrilecek, eğitimin değerlerimize yönelik inşası adına diğer çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Şu an basım için hazırladığım bu kitabın ikinci bölümü 10-11 yaş Değerler Eğitimi Etkinlikleri çalışması var. Hedefim en geç iki ay içinde bu çalışmayı kitaplaştırmak. Şu anda atölye çalışmaları olarak sürdürdüğümüz, yine çocukların yetiştirilmesi için örnek çalışmaları kapsayan bir çalışmaz olacak. Ayrıca yazmış olduğum hikâyeler ile ilgili kitaplaştırma tekliflerini de değerlendiriyorum.

 

Mustafa Celep sordu

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 11:17
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13