Babam Uyurken Bile Okur!

Türkçe üzerine, dil üzerine, farklı, zengin bir yazarımız İbrahim Demirci..

Babam Uyurken Bile Okur!

“Babam Uyurken Bile Okur!”

 

 

Türkçe üzerine, dil üzerine, farklı, zengin bir yazarımız İbrahim Demirci.

 

Demirci ile ilgili oğullarından birisi ile konuşmak istedik. Sağolsun, "ismini açıklamak istemeyen" Alişan Demirci bizi kırmadı.

 

Okuntu dergisi ile ve Kökler dergisindeki şiirlerinden tanıdığımız Alişan Bey, umarız bize az kızar!

 

 

İbrahim Demirci ne zaman bir şey okumaz?

Tuvalet, banyo, ibadet dışında okumadığı zaman yoktur.

Uyurken bile okuduğunu düşünüyorum.

Araba sürerken kırmızı ışıkta durunca yanındaki gazeteye baktığı çok vakidir.

 

Demirci'nin sevmediği yazarlar var mıdır? Kızdığı, küfrettiği?

Özdemir İnce, hangini sayayım aklıma gelmiyor ki, Emin Çölaşan mı yazayım? Yazsam Çölaşan'a iltifat olur. Hacı abinin Sadık Albayrak'a kızdığını, Türkçenin t'sini bilmediğini söylediğini anımsıyorum.

 

Hangi yazarla görüştüğünde hoşnut olur?

Rasim ağabeyle görüşür. Duran Boz'la görüşür. Osman Özbahçe'yle görüşür. Aslında babam kimseyi aramaz ki!

 

Konya'da kıymeti biliniyor muydu sizce?

Üç beş kişi tarafından bilinir.

 

Kimler bilir kıymetini?

Yazarçizerler bilirler. Konya'daki TYB çevresi bilir, yerel gazeteciler filan olabilir.

 

Halep'i sevmiş mi?

Halep'i bilmem ama ben eleştirilerini söyleyim, her duvarda "temizlik imandandır" yazıyor ama çok pisler dedi. Kantinde 300 kişi vardı sadece bir bayanın elinde dersle ilgili bir şey vardı, gerisinin hepsi hamburger kolacı. Bilmem kaç kişilik sınıfta son sınıf öğrencileri bunlar. Don Kişot'u hatırlayan çıkmadı, dedi. Pek bizi sevmiyorlar, doğru düzgün bir program bile yapmadılar, tatil gününe bile ders koydular, dedi.

 

Namazları camide mi kılar, evde mi?

Namazlarını evde kılar.

 

Sabah namazına kaldırırken nasıl bir babadır? Nasıl bir yöntem izler? Kalkmayana ne der?

Eskiden genelde sabah namazına kadar oturduğu için kılar yatardı.  Sabah namazlarına kaldırmada ısrarcı değildi, diğer vakitlerdeki gibi. Fakat sabah namazlarına kalkamadığında çok hayıflandığını bilirim. Aile fertlerinin uykusu ağır olmadığı için "haydi namaza!" diye seslenmesi yeterli idi. 15 sene öncesinden bahsediyorum.

 

Ona bir şey okurken bir şeyler sorulabilir mi?

Sorulabilir. O an ki ruh haline bağlı olarak okumayı bırakıp uzun uzun cevap verebilir (sorulan sorunun önemine göre) ya da kısa ve öz bir cevapla geçiştirebilir. Eğer uğraşmak istemiyorsa sorunun cevabının nerede olduğunu söyler “Git oradan bak.” der. Ama şöyle şeyler hatırlıyorum; lise yıllarında bir şeyler sormuşumdur ve kendisi de merak ettiği için saatlerce araştırmış ve bir sürü cevaplar vermiştir, öğrenmiştir, öğretmiştir.

 

Kitaplarının satışı ile ilgili dertlendiği olmuş mudur?

Kendisinin hiç bir kitabı kendi isteği ile basılmamıştır.  Kitaplarını basıldıktan sonra görmüştür. Tashihler hariç! Kaç basıldıklarını, fiyatlarını, kapaklarını, kaç sattığını bilmez. Sadece "Yaralı Yazılar" kitabının bütün lise ve üniversite öğrencileri tarafından okunması gerektiği ile ilgili bir şeyler söylemişti yanlış hatırlamıyorsam...

"Kitabım çıksın" modunda bir yazar olabilse ve bunun için çabalasa şu an elinin altında olan dökümanlarla 2009 yılında 20 kitap çıkarır, diye düşünüyorum.

 

Gazetede yazarken "Aaa o siz misiniz?" diyenlerle karşılaşır mıymış, yoksa hemen hemen bilinmemiş midir Türkçenin bu değerli yazarı?

Böyle bir şeyle karşılaşıldığını sanmıyorum. Belki edebiyatla ilgilenen, babamı ismen tanıyıp cismen tanımayan ve bir edebi ortamda karşılaşılan bir kaç kişi demiş olabilir.

 

Evde ne kadar kitap vardır?

10000 den fazladır herhalde…

 

Müzikle arası nasıl?

Çok iyi dinler, küçücükken evimizde 3-4 kaset vardı. Ruhi Su'nun El Kapıları, Barış Manço'nun bir kasedi, Zülfü Livaneli'nin bir kaseti. Bir de Belkıs Akkale vardı.

 

Ben Ruhi Su ve Livaneli dinlerdim sabahtan akşama kadar. İlkokul 3'te filan. Gürültüden ve gürültülü müziklerden nefret eder... Hala arabada kornaya basmayı beceremez.

 

Nuri Pakdil'i size nasıl anlatmıştır?

Ben Nuri Pakdil'le vakit geçirmiş olup da Nuri Pakdil'i anlatan bir adama rastlamadım.

 

Alişan Demirci'nin yazmayı bırakmasında babasının yazıyor olmasının etkisi var mıdır? Yoksa eşinin yazıyor olması mı etkili?

Alişan İstanbul'a yerleşip, evlenip, sabahtan akşama kadar para sayıp acı çekmediği için yazı yazamamaktadır. Para saymayı bırakırsa ya da boşanırsa ya da İstanbul'dan giderse tekrar yazmayı düşünebilir.

 

İbrahim Demirci şiiri bırakmış mıdır? Yazıyor da bilmiyor muyuz? Yoksa şiir mi onu bıraktı?

Aralara bir yerlere bir şeyler yazıyordur herhalde bilemiyorum.

 

Tv ile arası?

Çok yoktur, güzel film olursa izler.

 

Asım Gültekin, söyleşti.

Güncelleme Tarihi: 05 Ekim 2010, 23:14
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Bayram
Ali Bayram - 12 yıl Önce

bu konuşmanın burada yayınlandığını alişan'a ben bildirdim. siteyi hacklerse falan cezama razıyım :))

m. fatih kutan
m. fatih kutan - 12 yıl Önce

çok güzel bir röportaj olmuş bu. adı açıklanmayan alişan bey'in şiirlerine yetişemedim ama methine kulaklarım misafirlik etti. meraklanıyorum. okuntu dergisi'nde ah muhsin ünlü'nün şiirleri filan yayımlanmış vaktiyle. son sayısı -cahit zarifoğlu özel sayısı- mevcut sadece, maalesef. asım bey'in, alişan bey'in, esra hanım'ın harika dergileri, okuntu. ibrahim kardeş dedeye halep'te sakin vakitler dilerim, zira araplar hakkında iyi şeyler duymuyorum kaç vakittir nedense. allah sonumuzu hayr

banner19

banner13

banner26