banner17

Asri mezarlık laiklik göstergesiymiş meğer

Bedri Mermutlu ile, mezarlık ve hazire kavramlarını ve Bursa’daki tarihî mezar taşlarını konuştuk.

Asri mezarlık laiklik göstergesiymiş meğer

 

Yard. Doç. Dr. Bedri Mermutlu, Uludağ Üniversitesi Sosyoloji Bölümü emekli öğretim üyesi.  Yard. Doç. Dr. Hasan Basri Öcalan’la birlikte Bursa hazirelerinin envanterini çıkarmak gibi devasa bir çalışmayı sürdürüyorlar hâlâ. Bu çalışmalar sonucunda, daha şimdiden Bursa,  aslî kimliğinin bazı renklerine kavuştu. Daha birkaç sene öncesine kadar mezbelelik olan, hatta sarhoşlara mekân olan bazı yerler, bu çalışmalar sonucunda aslına uygun biçimde restore edildi. Nerden bakılırsa bakılsın, iğneyle kuyu kazmak kadar zor olan bu meşgale, bir anlamda çok önemli bir tarihî kazı çalışması.Bedri Mermutlu

Konu hakkında Yard. Doç. Dr. Bedri Mermutlu ile bir mülakat gerçekleştirdik.

Merhaba. Önce kavramlar hakkında bilgi verir misiniz? Bizim kültürümüzde mezar, mezarlık, hazire ve asri mezarlık nedir?

Köy, kasaba, şehir gibi herhangi bir topluluk biriminde ölülerin gömülmesi için ayrılan yere genel olarak mezarlık denir. Şehrin ya da köyün mezarlığına, o şehir veya köy halkından ölen herkes gömülebilir. Kadın-erkek, zengin-fakir ayırımı yapılmaz. Ancak mezarlıklarda gözetilen tek ayırım din farklılığıdır. Bir mezarlığa ancak aynı din mensupları gömülebilir.

Ülkemizde 1930’lu yıllarda uygulanmaya başlanan asri mezarlık düzeninde, laik anlayışa yönelişin bir göstergesi olarak, farklı din mensuplarının aynı mezarlığa defnedilmesi amaçlanmıştır. Ankara’daki Cebeci Asri Mezarlığı bu amaca uygun pilot mezarlık olarak uygulamaya sokulmuş, ardından diğer şehirlerde asri mezarlıklar kurulmuştur. Daha doğrusu yeni açılan mezarlık alanlarına asri mezarlık denmiştir. Ancak buralara diğer din mensupları ölülerini gömmeye istekli görünmeyince bu asri mezarlıklar Müslüman mezarlığı olarak devam etmiştir. Farklı dinlere mensup insanların aynı mezarlığa gömülmesi Cebeci Asri Mezarlığında bile bir süre sonra uygulanmaz olmuştur.

Asri mezarlık nitelemesiyle, aynı zamanda, tarihsel mezarlıklardaki Arap harfleriyle yazılı kavuklu, sarıklı, fesli taşlardan kurtulmuş bir mezarlık kastediliyordu. Sonuçta asri mezarlıklar dinlerin karma mezarlığı olamamış ama geleneksel yazılı ve kıyafetli taşlardan tamamen farklı amorf görünümde kimliksiz mekânlar olarak hayatımıza girmiştir. Mezarlıklar tarihsel süreç içinde dünyevi hayatın sadık yansıtıcısı kültürel fenomenler olmuştu; asri suretiyle de farklı bir şey olmamıştır. Kimliği şüpheli yeni hayat kültürünün öte dünya kapısındaki şekilsiz ve ruhsuz yansıması…

Hazire, küçük ölçekteki mezarlıklar için kullanılan bir terimdir. Hazirelerin, bizim kültürümüzde genellikle cami-mescit, tekke ve mektep bahçelerinde teşekkül etmiş olduğu görülür. Birkaç mezardan birkaç yüz mezara kadar kapasiteye sahip hazirelere rastlanır.

Bir toplumun mezarlarına ve mezarlıklarla kurduğu ilişkiye bakarak o toplumun medeniyetle ilişkisi hakkında fikir sahibi olabilir miyiz? Sözgelimi, Osmanlı dönemi mezar taşlarına bakarak Osmanlı’nın sanat anlayışı hakkında fikir sahibi olmak mümkün mü?

Mezarlıklar, içerdikleri mezarların sunduğu genel görünümle anlamlarını kazanırlar. Bir mezarlığa bakarak oranın hangi din mensuplarına ait olduğunu anlamak mümkündür. Evrensel dinlerde olduğu gibi mahalli dinlerde de ölü gömme usulü ve buna bağlı diğer uygulamalarla ilgili ince ayrıntılar hassasiyetle izlenen bir dinsellik ilişkisidir. Hayatında dindar olmayan kişiler bile öldüklerinde dinsel törenlerin eksiksizce yerine getirilmesini isterler. Cenaze töreni ve mezarlık kültürü bir dindarlık ölçüsünden çok, bir dinsel ve kültürel aidiyet göstergesi olarak önemli görülür.

Bedri Mermutlu Bursa HazireleriOsmanlı dönemi mezarları on yedinci yüzyıldan itibaren kendine özgü modeline kavuşarak sembolik ve sanatsal anlamda çok yüksek bir anlatım gücünü iki yüz yıla yakın bir zaman boyunca taşlarında yaşatmıştır. Ayrıca taşlarda yer alan bilgilerin bir tarih verisi olarak arşiv belgesi değerinde öneme sahip olduğu söylenebilir.

Bursa Hazireleri başlıklı orijinal ve ayrıntılı bir çalışma yaptınız. Bu çalışmaya giden süreç hakkında biraz bilgi verir misiniz? Bursa hazireleri çalışmanız devam ediyor. Bu çalışma nerede bitecek? Hedef nedir?

Bursa şehrinin ilk Osmanlı payitahtı olarak özel bir yeri olduğu kadar altı yüzyıl boyunca Osmanlı şehirleri arasında daima ilk üç sırada yer almakla da özel bir konuma sahip olduğu görülür. Günümüzde de Bursa şehrinin bu tarihî ivmesi onu en önemli şehirlerimizin başında tutmaya devam ediyor.

Bursa, tarihî mekânlarının niteliği yanında niceliğiyle de dikkat çeker. Hâlâ on dördüncü yüzyıla ait yapılar Bursalıların her gün önünden geçtiği, ya da alışverişlerini yaptıkları canlı mekânlar arasındadır. Bursa’nın mezarlıkları ve hazireleri de bu konumuna uygun bir kıdeme sahiptir. Emirsultan Mezarlığı İstanbul’daki Eyüpsultan Mezarlığıyla aynı tarihlerde teşekkül ettiği gibi tarih boyunca da aynı ilgiyi görmüştür. Pınarbaşı Mezarlığı ise Bursa’nın fethiyle yaşıt bir mezarlıktır. Bu mezarlıklardan ve şimdi yok olan daha başka tarihi mezarlıklardan günümüze gelen taş sayısı sınırlı olsa da buraların gömü envanteri hakkında dolaylı kaynaklardan elde edilen bilgilerle mezarlıklardan elde edilecek tarihsel veri arşivimizi zenginleştirmemiz hâlâ mümkündür.

Tarih boyunca yüz elliyi aşan hazireye sahip olduğu ve bu hazirelerden yüz kadarının günümüzde –önemli kayıplara rağmen- ayakta olduğu da hesaba katılırsa Bursa mezarlık ve hazirelerinden yararlanmanın bir imkân olarak önümüzde durduğu kadar tarihî kaynaklara katkı olarak bir zorunluluk olduğu anlaşılacaktır. Bursa mezarları sadece şehir tarihine katkı sağlamayacak, dolaylı olarak Osmanlı siyaset, bilim, kültür ve tasavvuf tarihine de önemli katkılar sağlayacaktır.

Bursa’nın yüz elli yedi haziresini kapsayan bir çalışmayı 2011 yılında tamamlayarak Bursa Büyükşehir Belediyesi Yayınları arasında neşretmiş bulunuyoruz. Bu hazirelerden elli altı adedi günümüzde mevcut olmamasına rağmen tarihsel kaynaklardan bunların hem yerlerini hem de bu hazirelere gömülmüş olan isimleri tespit etmiş bulunuyoruz. Mevcut 101 hazirede ise, bulunan taşların yanında, taşları günümüze gelmediği halde o hazireye gömülen isimler de tarihsel kaynaklardan tespit edilerek listeye eklenmiştir. 1188 mezar taşı okunmuş, taşı olmayan 878 isim de meslek ve vefat tarihleriyle birlikte tespit edilmiştir. Ülkemizde belki ilk defa mezarlıklarımız üzerinde genetik bir tarih çalışması, Bursa Hazireleri eserinde, Yrd.Doç.Dr.Hasan Basri Öcalan’la birlikte yaptığımız bu araştırmayla ortaya konmuştur. Aynı yöntemle Bursa’nın diğer büyük mezarlıkları üzerinde de çalışmamızı sürdürmekteyiz. Böylece Bursa’da okunmamış tarihî mezar taşı kalmayacağı gibi mezar taşı günümüze ulaşmış olmasa bile Bursa’ya defnedilen pek çok isim de listemizde yer bularak unutulmaktan kurtulacaktır. Çalışmalar dört ciltte tamamlanacaktır. Bu çalışmaların sonunda ulaşacağımız toplam isim sayısının 5000 civarında olacağını tahmin ediyorum.

 

Ahmet Serin, bir önemli işin mimarıyla konuştu

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2016, 10:57
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Nidayi Sevim
Nidayi Sevim - 7 yıl Önce

Geçmiş ile gelecek arasında bir köprü olan dedelerimizin mezar taşları hakkında yazılanlar çoğaldıkça yere düşmüş, toprağa gömülmüş, bir kenarda unutularak kaderine terk edilmiş kitabeler bir bir gün yüzüne çıkacak ve torunları tarafından ayağa kaldırılarak ilham vermeye devam edeceklerdir. Elinize sağlık...

a malik özkiremitçi
a malik özkiremitçi - 6 yıl Önce

yıl 1930 asri mezarlığı adında kabristanlar açılıyor, amaç osmalıdan kalma sarıklı mezar taşları yerine, merme üzerine yazılmış sıradan taşlar. öt yandan tüm din mensuplarının ölülerini gömecekleri ortak mezarlar. ilginç bir arzu, kısmen yerini bulmuş.

banner8

banner19

banner20