banner17

Amerikada yeni bir yemek kültürü!

Yvonne Maffei, helal yemek tarifleri bir çok müslümanın önemli bir ihtiyacını karşılıyor. Kendisiyle konuştuk..

Amerikada yeni bir yemek kültürü!

Yvonne Maffei, ABD’li bir Müslüman. Sayısız diğer Batılı Müslüman gibi, Orta Doğu kökenli değil: yarı Sicilya yarı Porto Rikolu.

Onu diğer birçok Batılı Müslümandan ayıransa, Orta Doğu mutfağının sınırlarına takılı kalmayan evrensel bir İslamî yemek kültürünün peşinde koşuyor olması: myhalalkitchen.com adlı, özellikle de klasik Batı ve Latin Amerika yiyeceklerinin helal ve İslamî versiyonları başta olmak üzere yeni bir İslamî mutfak anlayışından tarifler paylaştığı, oldukça da ilgi toplayan bir blogu mevcut. Onunla İslam’a olan yolculuğundan başlayıp yeni bir İslamî yemek kültürü tasavvuruna kadar uzanan bir röportaj yaptık.

My Halal Kitchen

İslam ile nasıl tanıştınız? İslam’a uzanan yolculuğunuzu kısaca anlatabilir misiniz?

Üniversite yıllarım sırasında İslam dünyasının farklı yerlerinden birçok öğrenci ile tanıştım ve arkadaş oldum. O dönemde İslam’a ve Müslümanlara dair hiçbir şey bilmiyordum - onlar da İslam’a ve Müslümanlara dair tüm sorularımı yanıtlamak için zamanlarını, kaynaklarını ve bilgilerini seferber ettiler.

Bir süre eğitim için gittiğim İspanya’da tatil sırasında Fas’a yaptığım kısa bir yolculuk İslam’a ve Müslümanlara olan ilgimi zirve noktasına taşıdı. Fas’a vardığımda, Ramazan ayıydı ve Cuma günü idi. İlk kez ezanı duydum ve o zamana kadar duyduğum en huzur verici ses idi. Tanıştığım Faslı insanlar kendi kötü ekonomik şartlarına rağmen, bizim gibi Amerikalı genç gezginlere karşı oldukça misafirperver, cömert ve önyargısızdılar; bu da bende çok güzel bir his ve ilgi bıraktı...

“Müslüman” dendiğinde, Kuzey Amerikalı stereotipi ya Güney Asyalı ya da Orta Doğulu, sıklıkla “kahverengi” tenli bir kişiyi tasavvur ediyor – Sicilya ve Porto Riko kökenli beyaz bir Müslüman olarak Kuzey Amerika’da ne tip zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Yvonne Maffeiİnsanların çoğu, bana baktıklarında, Arap veya Orta Doğu kökenli olduğunu sanıyor, bu yüzden Müslümanlar arasında çok da farklı görülmüyorum – ilk bakışta. Bazen dil iletişime ve böylece de daha derin ilişkiler oluşturmamıza engel olabiliyor.

Diğer Amerikalıların arasında ise sıklıkla kendi ülkemde bir yabancı olarak görülüyorum, bununla birlikte konuşma fırsatı bulduğumuzda, aynen onlar gibi konuştuğumu ve düşündüklerinden çok daha fazla ortak noktamız olduğunu görüyorlar.

Yıllarca İspanyolca ve İngilizce öğretmeni olarak çalışmışsınız; sizi yemek kültürüne çeken ne oldu?

Henüz çocukken, ebeveynlerim beni mutfağa, çocuklara uygun şekilde kek yapmaya veya mutfak taşına uzanıp yemek yapan annemi izlemek için mutfaktahi tezgâha çıkmaya, dahil olmaya çağırdığından beri yemeklere ilgim var. Gençliğimde ailem bana istediğim gibi manav alışverişi yapma ve kendi ürünlerimi kullanarak makarna yemekleri yapma ve öğüne ekleme özgürlüğü verdiler. Daha sonraları, yoğun bir şekilde gezmeye başladığımda dünya mutfağının, kendi ailemin miras edindiği Sicilya ve Porto Riko’nun yanı sıra Fransa, İngiltere, Yunanistan, İsviçre, Meksika, Belize ve Fas gibi yerlerin muhteşem çeşitliliğiyle tanıştım. Öğrendiklerimi paylaşmak istediğimi biliyordum.

Yvonne Maffei'ın mutfağındanKuzey Amerika’da helal yemek kültürü ne durumda? Size göre Müslüman ülkelerin yemek kültürleriyle sınırlı mı kalıyor?

Müslümanların dışında, helal Kuzey Amerika’da bir yeme alışkanlığı veya kültürü olarak pek de bilinmiyor. “Helal” sözcüğünün giderek daha fazla duyulduğunu söyleyebilirim, fakat bu “anlaşıldığı” anlamına gelmiyor. Birçok gayrimüslim Orta Doğu ve Hint lokantalarına gitmeyi seviyor. Bilmeden helal yiyecek yiyorlar zira helallik çoğu lokantanın büyük çapta reklamını yaptığı bir şey değil; eğer bir lokanta veya market helal ürünler satıyorsa, bu genellikle ya küçük çaplı reklamlar ya da kulaktan dolma biliniyor.

“Helal” yemenin ruhanî boyutu hakkında ne düşünüyorsunuz? “Helal”in salt fıkhî yönleriyle mi ilgileniyorsunuz yoksa sağlık, ekolojik açılarını da göz önünde bulunduruyor musunuz? Bizden (Müslümanların çoğunlukta yaşadığı yerlerde yaşayanlardan) farklı olarak sürekli olarak yiyeceklerin “helal”liğini kontrol etmek, sizce bireylere gerek ruhanî olarak gerekse din ile pratik ilişkileri açısından katkıda bulunuyor mu?

En önemlisi: Et nereden geliyor?Alışverişten önce bu konuda düşünmek kesinlikle tüketiciyi, bazen oldukça zorlaşabilen, helal et bulmak konusunda bilinçli bir emek sarf ettiği bir pozisyona koyuyor. Tabii bunu yaptığı için kişinin daha dindar veya ruhanî olup olmadığını ancak Allah (c.c.) bilebilir, karar verebilir.

Müslüman olduğumda ve helal et yemenin Allah (c.c.)’den bir emir olduğunu öğrendiğimde, bunun Yaratıcımızın ödüllendirmesine lâyık bir inanç eylemi olduğunun farkına vardım. Tamamen helal yemeyi öğrenmek bana bazı katkı maddelerinin domuz ürünleri ve alkol olabileceği konusunda daha bilinçli olmayı öğretti, bu da helal olup olmadıklarını anlamak için kimyasal katkı maddelerinin temellerini öğrenmeye çalışmaktansa, daha basit, daha doğal ve böylece de daha sağlıklı yemek pişirmeyi öğrenmeme yol açtı.

Bir Müslüman vücuduna ona zarar verecek şeyler koymamalı. Helal yerken, doğal olarak sağlıklı bir diyeti takip ediyor, daha sürdürülebilir ve ekolojik tarımsal uygulamaları desteklemiş oluyoruz.

Neden bir blog? Blog fikri nasıl ortaya çıktı?

Helal yemek ve pişirme konusunda bir blog olan “My Halal Kitchen” (Benim Helal Mutfağım)’ı yemeğe dair kendi tecrübelerimi, yemek pişirmeye ilişkin bilgimi ve tarifleri nasıl helal yaptığımı paylaşmanın bir yolu olarak başlattım.

My Halal KitchenMüslümanlara, helal olmayan bazı içerikleri tattan ödün vermeyen lezzetli başka şeylerle değiştirerek  ailelerini ve arkadaşlarına sunabilecekleri yemek repertuarını nasıl genişletebileceklerini göstermek istedim.

Ayrıca gayrimüslimlere helal tariflerin çok çeşitliliğini ve belirli tek bir mutfağın geleneklerine göre yemek pişirmekle sınırlandırılmamış olduğumuzu göstermeyi istedim. Helalin kolay, sağlıklı olduğunu ve herkesin helal yemek pişirmeye başlayabileceğini göstermek, Müslümanların günlük yaşamlarına açılan harika bir pencere, ve İslam’ın bizim için zorlaştırılmadığını (aktaran)...

Blogunuzda içinde büyüdüğünüz yemek kültürünü “helal” bir bağlama taşımak istediğinizi vurguluyorsunuz; kendiniz Sicilya-Porto Riko kökenli, kocanızsa Meksika-İtalya kökenliyken – helal yemek kültürüne katkılarınız kesinlikle özgün; bu konuda herhangi bir yorum aldınız mı? İslam evrensel olduğuna göre, (İslamî) yemek kültürü, “helal yemek” evrensel olmalı, sadece Müslümanların çoğunlukta yaşadığı ülkelerle sınırlı olmamalı – buna katılır mısınız? Yaptığınızın helal yemenin evrensellik kazanmasına yardımcı olduğunu düşünüyor musunuz?

Elhamdülillah, gerek Müslümanlardan gerekse gayrimüslimlerden birçok yorum aldım ki bu harika. İnsanlar iyi olan, lezzeli olan ve sağlıklı olan bir şeyi takdir ediyorlar ki bunların hepsi, salt Müslümanlarda değil, her kültürde takdir edilen evrensel nitelikler.

Umuyorum ki My Halal Kitchen ve kendisini okuyanlara beraberinde getirdikleri, insanlara farklı düşünme konusunda ilham verir, politikadan ve dinî farklılıklardan bir adım geriye atarak, tam olarak ne olduğunu görmelerine olanak tanır: sadece inancı baz almayan, fakat, herkesin faydalanabileceği ve zevk alabileceği bir diyet türü. İşte bu evrensel.


Yvonne çağdaş İslam dünyasının – Batı’da sayıları gittikçe artan Müslümanlar sayesinde – artık Avrupa’dan Kuzey Amerika’ya Latin Amerika’ya kadar uzandığının bilincinde, bu bilincin yemek kültüründeki izdüşümlerini yakalamayı amaçlayarak bir kitap yazmayı planlıyor. Bloguna http://www.myhalalkitchen.com/ adresinden bakılabilir.

 

Kübra Özgüven “helal olsun” diyerek konuştu

Güncelleme Tarihi: 27 Mart 2010, 16:45
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
mustafa aksoy
mustafa aksoy - 8 yıl Önce

insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.[hadisi şerif]

banner8

banner19

banner20