Amerika'da ne tür İslami çalışmalar yapılıyor?

Suriyeli Dr. Abdu’l-Karim Baram’la hayat serüvenini ve Bloomington İslam Merkezi’ni konuştuk.

Amerika'da ne tür İslami çalışmalar yapılıyor?

 

Uzun bir süredir Avrupa ülkelerinde İslamafobya atmosferi hâkimken, Amerika’da İslam’a dair çalışmaların ve yönelimin hızla arttığı bir dönem yaşanıyor. Pek çok Müslüman üniversitelerde, muhtelif ortamlarda ve mescid işlevi de gören merkezlerde bir araya gelerek mühim faaliyetlere öncülük ediyor.

Indiana eyaletinin Bloomington şehrindeki İslam Merkezi de (Islamic Center of Bloomington) bunlardan biri. Bu mescit sayesinde her etnik gruptan Müslümanla saf tutabilmek, etkileşim sağlayabilmek mümkün. Biz de Bloomington’ın gönüllü imamı Suriyeli Dr. Abdu’l-Karim Baram’la gerek Amerika’daki serüvenine, gerekse İslam Merkezi’ne ilişkin bir röportaj gerçekleştirdik.

Kendisinin Arapça ve İngilizce olarak “Savaşta teknoloji: Elektronik Boyut” adlı eserinin yanısıra sadece Arapça çalışmalarından "21.Yüzyılın ilk Çeyreğinde Dünya", "Pozitif Eğitim”, “İzzet-i Nefs ve Terakkiye Tesiri” adlı kitapları da zikredilmeye değer. Ayrıca askeri tarih, havacılık,  bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi gibi alanlarla akademik olarak ilgileniyor.

Halep’ten ayrıldığınızdan bu yana, 40 yılı aşkın süredir Amerika’da yaşıyorsunuz. Suriye topraklarından ayrılıp gurbet yollarına düşme serüveniniz nasıl başladı? Bir Müslüman ve aile reisi olarak bu tecrübenizin eğitiminize ve toplumsal ilişkilerinize nasıl katkıları oldu?

Öncelikle hidayet ve rahmet sahibi Allah’a hamd, Hz. Muhammed’e de salat ve selam olsun. Halep’te doğdum ve çocukluğum da o topraklarda geçti. O zamanlar annem okuma yazma bilmiyor, babamsa sadece ilkokul mezunuydu. Buna rağmen beni eğitim yolunda hep teşvik etmişlerdi. Babam bir dokumacı olmasının yanı sıra edebiyat ve şiire çok meraklıydı.

Benim kumaşım beş ayrı iple dokundu diyebilirim. İslam geleneği, eğitim hayatım, bölgemizdeki siyasal sorunların etkisi, Suriye gibi fakir ve sosyal adaletin olmadığı bir toplumda yetişmek ve komşu ülkelerle savaştan etkilenen bir dönemde yaşamak... İlkokulu bitirdikten sonra teknik lisede elektronik üzerine okudum. Babam ben daha ortaokuldayken vefat edince gündüzleri okur, akşamları aileme bakabilmek için çalışırdım. Her ne kadar eğitime devam etmek istesem de çalışmam lazımdı. İlk olarak, Suriye Demiryolu Şirketinde tren makinisti olarak çalıştım. Bu vesileyle Lübnan, Irak ve Türkiye gibi ülkelere yolculuk yapma şansım oldu. Eğitim hevesim ise hep devam ediyordu.

Suriye’den ayrıldığımda, Suudi Arabistan hükümeti vasıtasıyla Riyad Üniversitesi’nde Elektrik Mühendisliği bölümünde asistanlık görevi aldım. Bu yolculuğumun en iyi kazanımlarından biri de, mübarek Mekke’de hac ve umre yapmak ve Medine’yi ziyaret etmekti. Ayrıca hem kendi işime hem de Arap Yarımadası’nın kültürü, tarihi ve çevresine dair daha iyi bir bilgi ve anlayış geliştirebildim. Fakat sosyal ve fiziksel şartların zorluğu nedeniyle daha uygun bir çevrede iş bulmak istiyordum. Libya Üniversitesi’nde laboratuar asistanı olarak göreve başladım. Bu da bana önemli bir tecrübe kazandırdı. Libya’nın iklimi doğduğum topraklara çok benzediği gibi insanları da daha cana yakın ve sosyaldi.

Daha ileri düzeyde bir eğitim için Amerika’ya gitme fikri Libya’da oluştu. Büyük umutlarla, cesaretle ve berrak bir zihinle; yeni bir kültürü anlamak, bilim ve mühendislik alanında daha çok ilerlemek için Amerika’ya geldim. Bu yolculuğum hem zorluklar hem de fırsatlarla doluydu. Amerika’da okurken evlendim ve çocuklarım oldu. Amerikan kültürüyle yetişmemeleri için, bir süre Birleşik Arap Emirlikleri’nde Hava Kuvvetleri’nde akademik bir pozisyonda görev aldım. Çocuklarım burada okuduktan sonra Amerika’ya döndük. Allah'ın yardımıyla, fırsatlar kadar zorluklardan da faydalanmak için elimden geleni yaptım. Bir Müslüman olaraksa şunu öğrendim ki; Allah her zaman benimle beraberdir. Bana rehberlik eden, sahip çıkan O’dur. Hem bir baba, hem de dede olarak çocuklarımdan ve torunlarımdan pek çok şey öğrendim.

Farklı akademik eserleriniz olduğunu biliyoruz. Bize Amerika’ya gelmeden önceki ve sonraki akademik çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Eğitim hayatımın ilk kısmını Suriye’de Elektrik Muhendisliği’yle tamamladıktan sonra Texas'ta Hava Harp ve Askeri Çalışmalar üzerine yüksek lisans yaptım. Massachusetts Üniversitesi'nde elektronik savunma sistemlerine dair çalışmamla doktoramı nihayete erdirdim. Kısaca; Amerika’da ve Orta Doğu’da elektronik sektörlerde mühendislik, danışmanlık ve yöneticilik gibi alanlarda çalışmalarım oldu.

Daha önce yaşamış olduğunuz yerlerde Müslümanların toplanıp değişik faaliyetlerde bulunmalarına imkân sağlayacak İslam merkezlerinin kurulması ve geliştirilmesi noktasında ne tür katkılarınız oldu?

ABD’deki pek çok İslam merkezinin gelişmesinde görev aldım. Hem Texas Üniversitesi’nde, hem de Lowell şehrinin Massachusetts Üniversitesi’nde okurken Yabancı Öğrenciler Organizasyonu’nda başkanlık yapmıştım. Lowell, West Virginia, Güney Carolina ve  Florida gibi çeşitli bölgelerde ise mescid inşası ve İslami çalışmalar içerisindeydik. Ayrıca Florida’da Müslüman gençlere yönelik okul çalışmalarımız oldu. 5 yıl önce Bloomington’a taşındıktan sonra bu küçük şehirdeki farklı topluluklar ve organizasyonlarla köprüler kurmayı ve İslam'ın misyonunu açıklamayı gaye edindim.

Bu şehirde ise tebarüz eden kültürel çeşitliliğin İslam’ın bir parçası olduğuna inanıyorum, zira İslam çeşitliliği savunur. Farklı kültür ve geleneklerin oluşturduğu çeşitlilik kişiye, dünya hayatı ve insanlık hakkında daha iyi bir anlayış geliştirme imkânı sunuyor.

İslam Merkezi’nde ne gibi eğitim ve kültür faaliyetleri gerçekleştiriliyor? Amerika’daki diğer merkezlerle kıyasladığınızda ne tür eksikler söz konusu? Mescid için geleceğe yönelik hedef ve planlamalar nelerdir?

Bloomington şehrinin küçüklüğüne bağlı olarak buradaki merkez Müslümanlara kısıtlı bir eğitim ve kültür hizmeti sunabiliyor. Ancak sınırlı imkânlarına rağmen bir kısmı gönüllülerce sağlanan yetişkinlere yönelik Arapça ve İslami eğitim çalışmaları, çocuklara yönelik Kur’an ve dini bilgiler eğitimi, özellikle Ramazan’da yoğunlaşan sosyal aktiviteler ve bunun haricinde Müslümanlara evlilik ve cenaze gibi durumlarda gerekli desteğin verilmesi söz konusu.

Temel olarak ABD'de bulunan tüm İslam merkezlerinin değişik eksiklikleri var, ancak Bloomington İslam Merkezi'nde daha önemli eksiklikler olduğuna inanıyorum. Öncelikle burada yaşayan Müslüman ailelerin çocukları için tam zamanlı İslam Okulu hizmeti bulunmuyor. Her ne kadar gönüllü çalışmalar olsa da bunların düzenli ve programlı hale getirilmesi, bilhassa gençlere ve hanımlara yönelik faaliyetlerin de çeşitlendirilmesi gerekiyor.

Son olarak; Amerika’da bulunduğunuz sürede pek çok insanın İslam’ı kabul edişine şahitlik etmişsinizdir. Sizi en çok etkileyen bir hatıranızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Gerçekten de Amerika’da bulunduğum süre zarfında pek çok insanın ihtida etmesine şahit oldum. Unutamadığım bir örneği sizinle paylaşayım: Bir gün babası Türk, annesiyse Amerikalı bir gayr-i müslim olan Türk bir hanım Müslüman olmak isteyen bir beyefendiyi bize getirmişti. O’na İslam’ın esaslarını anlatmaya niyetlendim, ancak İslam hakkında gayet bilgili olduğunu görünce şaşırdım ve bu kadar bilgiyi nasıl elde ettiğini sordum. O Türk hanımın kendisini bilgilendirip yardımcı olduğunu duyunca şaşkınlığım daha da arttı.

O hanım, gayr-i müslim annesini etkileyememiş ama kimya sınıfından arkadaşı olan bu beyefendiyi etkileyebilmişti. Daha sonra evlendiler ve yıllardır görüştüğümüz bu çift, şimdi büyükanne ve büyükbaba oldular. Bir kaç yıl önce görüştüğümüzde bu beyefendi kendi anne-babasının, kardeşlerinin, onların ailelerinin ve yakın arkadaşlarının da Müslüman olduklarını müjdeledi.

 

Hatice Algın Hatipoğlu konuştu

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2016, 10:52
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13