banner17

Alman Etik Komisyonu'nda bir ilk!

Almanya’da, alınan idarî kararlarda, Müslümanların kültür ve inanç değerlerinin de göz önünde bulundurulmasına katkı sağlayacak önemli bir gelişme yaşandı.

Alman Etik Komisyonu'nda bir ilk!

 

Geçtiğimiz haftalarda yayınladığımız bir haberimizde, Alman Etik Komisyonu’nun üyelerinin çoğunun görev süreleri dolduğu için, federal meclis tarafından seçilen ve Alman Meclis Başkanlığı tarafından atanan yeni üyelerin görevlerine başladığını duyurmuştuk.İlhan İlkılıç

Federal kabinenin teklif ettiği üyelerden biri de Mainz Gutenberg Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden İlhan İlkılıç olmuştu. Böylece ilk kez, bu danışma kuruluna  bir Müslüman ve Türk  ilim adamı seçilmişti.

Felsefeci ve tıp doktoru İlhan İlkılıç ile, ilk defa Türk kökenli bir uzman olarak bu danışmanlık görevine getirilecek olmasını  ve bu görevlendirme çerçevesinde hangi konularda komisyonun çalışmalarına katkıda bulunabileceğini konuştuk.

Bu teklif ve görevlendirmenin şahsi ve toplumsal boyutu sizin açınızdan nedir?

Alman Etik Komisyonu’na (Deutscher Ethikrat) üye olarak aday gösterilmem ve 11 Nisan tarihi itibariyle de Federal Alman Meclisi başkanı tarafından atanmamın kanaatimce farklı boyutları ve anlamları mevcut. Şahsi olarak bakıldığında şu ana kadar benim 15 yıldan beri yaptığım ilmî çalışmalara iltifat edildiği ve kaale alındığı sonucuna varılabilir. Bu elbette Almanya gibi ilmî standardın çok yüksek olduğu bir ülkede önemli olan ve şahsım ve içinden geldiğim toplum açısından övünç kaynağı sayılabilecek bir taltif.

Almanya’da yaşayan Türk toplumu açısından bakıldığında da; buradaki insanların kültür ve inanç değerlerinin, bu toplumla ilgili -özellikle tıp alanında- çalışmalar yapılırken kaale alınmak istendiğinin bir göstergesidir. Bunun da, elli yıldan beri burada yaşayan ve artık bu toplumun bir parçası olan bizim insanlarımızın değerlerinin önemsenmesi açısından doğru istikamette atılmış bir adım olduğu kanaatindeyim.

Görevlendirme ile Alman Etik Komisyonu’nda hangi konularda daha da yeni bir ivme bekleyebiliriz?

Bu görevlendirme elbette sadece bir gurur meselesi olarak algılanmamalı. Bu üyelikle birlikte bir takım sorumlulukların da omuzlarıma bindiğinin farkındayım. Ben kendimi buradaki toplumumuzun bir üyesi olan bir ilim adamı olarak görüyorum. Dolayısıyla, bizim insanımızın değerlerine tıp etiği ile ilgili konularda bir tercüme vazifem söz konusu.

Bu vazifeyi, ilmî birikimlerimle ve -herhangi bir cemiyete organik bir bağım olmadığı için- mümkün olduğu kadar objektif bir şekilde yerine getirebileceğimi umuyorum. Malum, buradaki insanlarımızı göz önüne aldığımızda homojen bir toplumdan bahsedemeyiz. Ama buna rağmen birçok konularda Alman toplumundan ayrışan ve ortak özelliklerimiz var. Bunlar bir takım raporların hazırlanması veya İlhan İlkılıçtavsiyelerin yapılması esnasında göz önünde bulundurulabilinir. Ben bu tür çalışmalar sırasında katkılarda bulunabilirsem buradaki üyeliğim de hedefine ulaşmış olacaktır.

Somut olarak hangi konular ağırlıklı gündeminizde olacak ve bunları gerçekleştirme olasılığı nasıl?

Önümüzdeki dört yıllık çalışma döneminde hangi konuların işleneceği konusunda henüz bir bilgim yok. Sanırım bu ilerideki toplantılarda belirlenecek. Ama bu konularda benim fonksiyonumu müşahhaslaştırma açısından organ nakli ve beyin ölümü meselelerini örnek olarak vermek isterim. Bilindiği gibi Müslüman âlimler, büyük çoğunlukla, hem organ nakline olumlu yaklaşmakta hem de beyin ölümünü kabul etmekte.

Fakat Almanya’da yaşayan insanlarımız arasında, özellikle organ bağışı konusunda büyük çekinceler bulunmakta. Bu tavrın oluşmasında burada içinde bulunduğumuz göçmenlik statüsü, günlük hayatta değişik alanlarda maruz kalınan ayrımcılık gibi tecrübeler önemli rol oynamakta. Bu anlamda ben bu toplumun bir ferdi olarak ve meselelere ilmî açıdan vakıf ve de içeriden bakabilen bir ilim adamı olarak çok yönlü ve önemli bir tercüme görevi sağlayabilirim. Fakat bu bizim sağlık hizmetleri alanında yaşadığımız bütün problemlerin bir çırpıda çözüleceği anlamına gelmez. Onun için, uzun sürecek ve zahmetli bir yolun başında olduğumuzun farkında olup bu güzel gelişmeyi mümkün olduğu kadar gerçekçi olarak görmemiz gerekiyor.

Tercüme kavramından kastınız, herhalde kültürler arası  bir iletişim sürecinde kendi konunuzdaki uzman desteği olsa gerek?

Alman Etik Komisyonu’ndaki üyeliğimin ve çalışmalarımın benim açımdan ifade ettiği bir anlamı da burada dile getirmek isterim. Ben ilmî çalışmalarımda “Multikulturelle Gesellschaft” (çok kültürlü toplum) ve “Pluralistische Gesellschaft” (çoğulcu toplum) ayrımını yapıyorum. Çok kültürlü toplumdan anladığım, farklı kültürlere ait olan insanların hasbelkader bir araya gelmesi ve bir arada yaşamasıdır. Böylesi bir toplumda üstün ve baskın olan bir kültür ve onun geçerli olan değerleri vardır (illa “Leitkultur”  yani öncükültür kavramını kullanmak istemiyorum). Çoğulcu toplum ise daha çok oİlhan İlkılıç toplumda yaşayan insanların değerlerine hayatın her alanında yer veren ya da yer vermeye açık olan bir toplumdur. Bu anlamda bu tür bir üyeliğin Almanya’daki çok kültürlü toplumdan çoğulcu topluma geçişte önemli bir gösterge olarak görüyorum.

Bu geçişin bence birçok sosyal boyutları mevcut. Bunlardan bir tanesi de “toleranz” (tolere etme) kavramı yerine “Anerkennung” (diğerleriyle bir sayma ve kabul etme) kavramının ön plana çıkması. Eğer barışın ve huzurun ön planda olduğu bir toplum isteniyorsa, bu, diğer kültürden olan insanı tolere etme değil, bilakis kabul etme ve bir sayma anlayışına oturmalı. Çünkü tolere etme eylemi bir güçlü ve baskın olan tarafı, bir de zayıf ve güçsüz olan tarafı gerekli kılar.

Eğer 21. yüzyılda kültürlerin ve değerlerin artık birbirine üstünlüğünün genel anlamda olmadığını kabul edebilme seviyesine gelmişsek, diğer kültüre saygı duyma tavrını da takınmamız gerekir. Böylesi bir tavır tıp etiği ile ilgili alınan ve tüm toplumu etkileyecek kararlarda farklı kültürden olan insanların sesine kulak vermekle, bir başka deyişle onların kültürel değerlerini de göz ardı etmemekle mümkün olacaktır.

 

Kadri Akkaya konuştu

Fotoğraflar: Galip Yılmabaşar

Güncelleme Tarihi: 18 Nisan 2012, 09:31
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20