banner17

Aliya'yı oynamak isterim

Elbette var saydıklarınızın hepsini oynamak isterim. Özelikle de Aliya İzzetbegoviç. 20. Yüz yılın yüz akı! Evet, Mehmet Akif Ersoy'u sahneliyoruz bu sezon. Akif bizim için bugüne geliyor! Akif dönüyor! Ya siz! Nerdesiniz.

Aliya'yı oynamak isterim

En son sahnelendirdiğini duyduğumuz Ahmet Yenilmez ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

- “Anladım ki sanat Allah’ı aramakmış./Marifet bu gerisi çelik çomakmış.” diyen Necip Fazıl ile hemfikir misiniz? Öyle ise şayet bu anlayışa sahip sanatçı sayımızı yeterli buluyor musunuz ve bu bağlamda Türkiye’deki sanat anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ahmet YenilmezBu sorunuza cevap o kadar uzun ki! Sanat ile uğraşan insanlar bu işi meslek seçmiş insanlardır (amatör uğraşları kastetmiyorum). Meslek olarak seçmiş insanlar ise bir yerlerde istihdam edilmelidir. İstihdam edilebilmesi için müesseselere ihtiyaç vardır. Müesseseleri merkezi idareler veya müteşebbisler kurarlar. Edebiyatın bir kolu olan sanat, merkezi idarenin tespit ettiği kültür politikaları ile şekil alır. Sanat himaye ister. Bu merkezi idareler veya zenginler veya sivil toplum kuruluşları tarafından olur. Kendi çabaları ile sanat çalışmalarında bulunan insanlar ise özellikle ülkemizde bir başka engel ile karşılaşmaktadır. Bu engel ise sanatta mevcut zihniyettir ki bu başlı başına konuşmamız gereken bir konudur. Ülkemizde siyaseti ticareti tayin eden yekun ise daha bırakın sanat anlayışını oluşturmayı mevcudiyetinin sebebinin bile farkında değildir.

Dünyada sanatın her kolu artık bir endüstri olmuş bulunmaktadır. Bu tablo karşısında durumumuz çok daha düşündürücüdür. Bu bahsi isterseniz ayrı bir başlık altında işleyelim.

- “Resim, müzik gibi dersler var da bir devlet okulunda neden tiyatro yok?” dediğiniz oluyor mu? Ana sınıfında, olmadı ilköğretimde böyle bir ders ve uzman öğretmen olsa tiyatro kültürümüzün gelişmesinde olumlu bir etken olur muydu?

Var aslında sanırım üç yıl önce okullarımıza drama dersi konuldu. Ama geçmişte eğitsel kol dersleri gibi bu dersimiz de başka dersler tarafından işgal edildi. Sorduğunuzda hoca bulunamadığından şikayet edilmekte. Kimse ülkemizde 27 tane güzel sanatlar fakültesi ve konservatuar mezunlarının olduğunu, binlerce gencimizin işsiz gezdiğini bilmemekte!

-Türk sineması Doğu’nun soyut aşkı ile Batı’nın somut aşkı (aşkı metalaştıran) içinden Batı tarzı anlayışı seçmiş görünüyor. Bu tercihi neye bağlıyorsunuz ve bu durumu onaylıyor musunuz?

Türk sineması aşkı biliyor mu sizce? Aşk bilinmeli ki anlatılsın. Aşktan anladığınız nedir? Onların anladığı aşkların en masumu bile NAYLON GÜLLERLE  yaşanır olmadı mı!  SERZENİŞ  isimli oyunumda şöyle bir sahne vardı.’’ Aşk kara kışta gecenin bilmem kaçında bir elektrik direğinin dibinde ceketin yakasını kaldırmışsın, bir gözün camda. Hani kız cama çıkar da görürüm diye! Oldu, kızın işi gücü yok gecenin o saatinde cama çıkacak! Diyelim ki perdeyi çekmek için cama çıktı. Amanın! Siz onu göreceksiniz o sizi görmemeli! Neden?  Racona ters! Arabın iti gibi titreyeceksiniz! Belki el ele dolaşamayacaksın ama yan yana dolaşırken eli eline değdiğinde cereyan çarpmış gibi titreyeceksin! Aşık olacaksan adam gibi aşık olacaksın! Aşkına sahip çıkacaksın aşkını ayağa düşürmeyeceksin.

- Dizilerin olması gerektiğine inandığınızı belirtiyorsunuz bir söyleşide. Şuan yayında olan dizilerdeki kaliteyi sorgularsak nasıl bir tablo çıkar karşımıza?

Ahmet YenilmezDiziler konusu ayrı bir bahis. Televizyonlar olduğu süre diziler elbette olacak.  Konu kimin yaptığı ve nasıl yapıldığı. Özellikle reklam piyasası ile beslenen televizyonların yapılan dizlerde tayin edici olmaları! Onların onaylamadığı diziler onlar tarafından ölçümlenen raiting ölçümlerine kurban edilmeleri. Burada özellikle insanımızın beğenisini veya tepkisini ortaya koyamaması yüzünden bir çok yapımın yayından kalması! Yayınlanmaması gerekenlerin ise yayınlanması! Buna en güzel örnek TRT tarihin en yükse raitingini alan KINALI KUZULAR dizisinin devam edememesi (7.66 AB)! Kınalı kuzular dizisi Çanakkale zaferi konusunu işleyen ilk film çalışmasıdır ve 13 tane tv filminde oluşmaktaydı!

- Ekmek Teknesin’de Nusret Baba ve Heredot Cevdet, Deli Yürek’te Kuşçu, Kurtlar Vadisi’nde Ömer Baba... Tasavvuf ayrı bir tat katıyor sanki dizilere. ‘Her filmde olsa mı ki?’ sorusu kurcalıyor beynimizi ister istemez. Ne dersiniz?

Olması gerekiyorsa olmalı. Özelikle olacak diye de olmamalı.

-Oynamayı hayal ettiğiniz bir rol var mı? Tarihten bir kahraman, manevi bir lider... Mesela Aliya İzzetbegoviç’i, Selahattin Eyyubi’yi, Kanuni’yi, Fatih’i canlandırmak ister miydiniz? (Tam bu söyleşiyi yapacağımız sırada sitemizden Safahat adlı tek perdelik oyunu oynayacağınız haberini duyduk, pek sevindik.) ‘Nasıl bir oyun Safahat, içeriği nedir?’ sorusu ile anlatmanızı rica edelim.

Elbette var saydıklarınızın hepsini oynamak isterim. Özelikle de Aliya İzzetbegoviç.  20. Yüz yılın yüz akı! Evet, Mehmet Akif Ersoy’u sahneliyoruz bu sezon. Akif bizim için bugüne geliyor! Akif dönüyor! Ya siz! Nerdesiniz… Daha fazlasını oyunumuza bekleriz. Şunu özelikle belirtmek isterim ki Akif konusunda tiyatroda bir ilk çalışmadır.

- Tiyatro ve sinemanın yanı sıra şiir albümü de çıkardınız. Şiir hayatın neresinde duruyor size göre? Beğendiğiniz şairler?

Estağfurullah benimkiler şiir değil. Yan yana gelmiş kelimeler. Şiir hayatımın olmazsa olmazıdır. Şiir bilmeyen oyuncu olamaz. Sevdiğim şairler... Şairlerin hangisi sevilmez ki. Tabi ki şairi konuşuyoruz. Şairlerin tümünü.

- Sıkı bir okur olduğunuzu düşünüyorum. Yanılmadığımdan emin olarak sorayım: başucu kitaplarınız?

Teşekkür ederim. Baksanıza kitap okumak bile meziyet oldu! Başucu kitaplarım o kadar çok ki. Tabi öncelikle Türkçe mealli Kuran-ı Kerim. Dünya ve Türk Klasikleri. Takip ettiğim yazarlar. Mesela son dönem Mustafa Kutlu gibi. Hangisini sayayım.

- Takip ettiğiniz dergi isimlerini soracak olursak...

Dergah, Temrin, Umran, Mostar, mesleki dergiler, Aksiyon şimdilik aklıma gelenler.

- İzlemeden ölmeyin diyeceğiniz 5 sinema filmi sayar mısınız? 10 da olabilir.

Kelebek, Umut ,Çingeneler Zamanı, Sarhoş Atlar Zamanı, Kopar Zincirlerini Gülsarı, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak gibi..

- Milletvekili adaylığınızı koydunuz. Neden siyaset? Şuan milletvekili olsaydınız ne gibi gayeleriniz olurdu?

Siyaset yönetme sanatıdır. Ben de yönetilenim ve yönetilişime itirazım var. İlk önceliğim bütün illerimizde çok amaçlı kültür merkezleri açmak, her vilayette şehir tiyatrosu açtırmak.

- Veresiye Defteri adlı bir program yapıyorsunuz. Bu proje nasıl başladı? Nelerle karşılaşıyor, ne hissediyorsunuz?

CİNE 5 kanalının bir projesi. Sağolsunlar sunucu olarak beni layık görmüşler. Buradan kendilerine şükranlarımı sunarım.

- Tiyatro, sinema, şiir, siyaset, yardım programı... Yakında teknik direktör olarak karşımıza çıkarsanız hiç şaşırmayız hani. Var mı yeni bir proje, yeni bir saha?

Çok enteresan bir soru. Evet Trabzonspor kongre üyesiyim. Sadece izleyici olmak yeter bana.

- Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Bende teşekkür ederim. Size ve çalışma arkadaşlarınıza okuyucularınıza saygılarımı sunarım. Sizi çalışma arkadaşlarınızı ve okurlarınızı tiyatroya beklerim.

 

Eyüp Akyüz konuştu.

Güncelleme Tarihi: 16 Kasım 2009, 08:25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Burak BACANAK
Burak BACANAK - 9 yıl Önce

selam'un aleykum...orjinal sorulara hep duymak istediğimiz cevaplar, yüreklerine sağlık...

Hatice
Hatice - 9 yıl Önce

Ahmet Yenilmez sandığımdan çok farklı bir kişi imiş. Sorular da cevaplar da oldukça kaliteli. BU tür söyleşileri sıkça okumak isteriz, teşekkürler, emeğinize sağlık.

MedeT
MedeT - 7 yıl Önce

Olsaymış kamil siyasetçi olacakmış senden ...çiçeem

banner19

banner13

banner20