Sınırlı dünyada gösterişe kapılanların yok olmalarını hiçbir güç önleyemez

Üretim ve yönetim alanlarının, yapılanmada köklü dönüşümlere yol açan yenilikleri, bütün kuruluşlarda yönetenlerle yönetilenler arasındaki kademelerin sayılarını azaltarak, kapalı kapıları ortadan kaldırıyor. Amerika’dan Japonya’ya bütün ülkelerin kuruluşları, yeniliklerdeki gelişmeleri izlemek için birbirleriyle yarışıyorlar. Yeniliklerle kuruluşlar ürünlerini geliştirerek, üretim süreçlerini kısaltıyorlar, giderlerini azaltıyorlar, gelirlerini artırıyorlar.

*

Gittikçe birbirine bağımlı hale gelen kuruluşlar dünyasında, kuruluşların başarıları yönetenlerinden daha çok yönetilenlerinden kaynaklanıyor. Takım oyunlarında olduğu gibi, sonuçları oyuncular belirliyor, ancak maçları takımlar kazanıyor. Bunun için dünyanın başarılı kuruluşları, her kademede takımlar oluşturuyorlar. Kişisel birikimlerin toplamından, çok daha büyük olan takım birikimlerinin, doğurduğu güçten yararlanmayan kuruluş kalmıyor.

*

Çalışanların serbest giyindikleri, hiçbir zaman kravat takmadıkları takımlarda, kimsenin ayrıcalığı olmaz, herkes bir takım yöneticisi gibi, olarak sorumluluk yüklenir. Karşılaştırılmalı olarak bakıldığında, sanayi toplumunun kuruluşlarıyla, bilgi toplumunun kuruluşları arasında, büyük farklıklar görülür. Ürün ağırlıklı sanayi kuruluşların yapılarında, kademeler çoğalırken, hizmet ağırlıklı bilgi kuruluşlarının yapılarında kademeler azalır.

*

Sanayi toplumunun belirleyici olduğu ülkelerde makinalara, bilgi toplumun ağırlık kazandığı ülkelerde, insanlara yatırım yapılır. Sanayi toplumu makinalar başta olmak üzere, her alanda gösterişi öne çıkaran alanlara önem verirken, bilgi toplumu ürünler başta olmak üzere her alanda gösterişten uzak yalınlığa önem verirler. Gösterişe kapılmayan toplumlarda, üretimin sürükleyici gücü makinalar değil, yönetimin sürükleyici gücü insanlar önemsenir.

*

Dünyanın bütün ülkelerinde açıkça gözlendiği gibi ülkelerin güçleri doğal kaynaklarının zenginliğinden önce insan kaynaklarının zenginliğine dayanır. İnsan kaynakları zengin olan toplumların doğal kaynakları yoksul da olsa hem sanayi hem bilgi alanında üretim güçleri büyük olur. Dünyanın büyük ekonomileri arasında yer alan Japonya’nın üretim gücü, yoksul doğal kaynaklarıyla, büyük üretim gücüne ulaşmasını başaran, zengin insan kaynaklarına dayanır.

*

Dünyanın üretim dengelerini değiştiren kuruluşlar, sanayi toplumu yanında bilgi toplumu olmasını başaran ülkelerin arasından çıkıyorlar. Onlar geliştirdikleri bilgi ağırlıklı ürünlerle, üretimde ve yönetimde, devrim nitelikli gelişmelere öncülük yapıyorlar. Gösterişe değil, yalınlığı önem veren üretimleriyle ve yönetimleriyle, ekonomik, siyasal ve kültürel kuruluşlara örnek oluyorlar. Ve dünyadaki bütün ülkelerin saygısını ve sevgisini kazanıyorlar.

*

Yeni kuruluşlar kurumsal ve toplumsal sorumluluk yatırımlarıyla, hem ekonomiye hem kültüre katkıda bulunuyorlar.

*

İnsan kaynakları güçlü toplumlar, doğal kaynakları çok olmasa da üretim güçlerini büyütmesini biliyorlar.

*

Lider nitelikli yöneticilerin elindeki kuruluşlar, gösterişe kapılanların sele kapılacaklarını görüyorlar.

YORUM EKLE

banner19

banner36