banner17

Yürüyüşte on üç kişiyi öldürdüler

Kendi otoritelerini devam ettirmek için haksız yere kan dökenleri anlatan bir film. Öyle gerçek, öyle bildik bir şeyler var ki filmde.

Yürüyüşte on üç kişiyi öldürdüler

Tarih ve yer değişiyor ama zorbalıkla saltanatlarını devam ettireceklerini düşünenlerin körlüğü değişmiyor. Bir şeyler vicdanı susturmuşsa; yaşanan, yaşatılan hiç bir zulüm kötü görünmez.Kanlı Pazar

Kim daha tehlikeli?

Haksızlığa karşı bir yürüyüşün silahlarla durdurulması neyi çözebilir ki? Kişinin gözü sadece kendisine belletilmiş köşeli ve sert kurgu-gerçekleri görüyorsa, ilk fırsatta silahına davranıp orada kendi halinde yürüyenleri vuracaktır. Çünkü o yürüyenin adı tehlikedir, teröristtir, holigandır, fanatiktir, düşmandır. Oysa asıl acımasız ve düşüncesiz fanatik odur. Kan akıtarak, can alarak, korkutarak, dehşet duygusu oluşturarak hak arayanı, adalet isteyeni yok etmek istemektedir.

Apoletin kovduğu vicdan kırıntısı

Çünkü ona öyle emredilmiştir. Sorgulaması yasaktır. İman etmiş olmalı, ona söylenenlere. İçinde kalmış olan vicdan kırıntısını da kendisine va’dedilen ikbal, terfi ve madalyalarını düşünerek defeder içinden. Bu yüzden kendisine acımasızlığı ve sertliği ve düşüncesizliği ve kahramanlığı dikte edip kabul ettirenlerin gözünden düşme, onların yalanlarına aykırı davranma ve gerçekleri açığa çıkarma cesaretinden yoksundur.

Kanlı PazarKanlı Pazar gerçekleri anlatan bir film

Kanlı Pazar. Yıllardır seyretmek istediğim bir film. Ama her seferinde bir sorun çıkmış ve bu filmi izleyememiştim. Seyredilmesi gereken bir filmmiş. Hani bazı filmleri seyrettiğinizde üzülürsünüz, boşa geçti bunca zaman diye. Bu öyle bir film değil. İngiliz’in devlet mantığının anlayışsızlığını anlıyorsunuz. Kanın daha fazla karmaşaya ve kana davetiye olduğunu anlıyorsunuz. Merhameti unutan apoletin kendi kurduğu mantığı nasıl kutsallaştırıp sorgulanamaz kıldığına şahit oluyorsunuz.

Bugün pazar. Hadi yürüyelim!

1972 yılı İrlanda’sı. Bir barış yürüyüşü yapılacak. Hazırlıklar tamamlanmış. İvan Cooper’ın, insan hakları derneği başkanı olarak bu yürüyüşle söylemek istediği bir şeyler var. Etrafındakilere sıkı uyarılarda bulunuyor. Onları ikna ediyor. Devletin güçlerine yönelecek silahların kendi gibi düşünenleri haksız duruma düşüreceğini biliyor. IRA isteksiz de olsa bunu kabullenmiş gibi görünüyor. Pazar oluyor ve yürüyüş başlıyor.

Ölüm birdenbire dalıyor İrlandalılar'ın arasına

Çocuklar, kadınlar, gençler, yaşlılar, öğrenciler, işsizler, memnuniyetsizler, kızgınlar… Yani İrlandalılar yürüyor. Bir yürüyüşten biraz fazlası. Taş var, öfke var, bağırış var. Ama silah yok.Kanlı Pazar

Sonra bir şey oluyor. Ateş etmeye dünden ikna edilmiş, dolduruşa getirilmiş, hipnotize edilmiş ‘koruyucular’ o güçlü parmaklarıyla tetiğe dokunuyorlar. O kadar hızlı oluyor ki kimse bir şey görmüyor. Onun adı ölüm. Onun adı yerde yatan genç cesetler.

İşte şeytanın sevinç anı!

Bir daha yürüyemeyecek onlar. Kendisini bekleyen sevgilisine, annesine, arkadaşına sarılamayacak onlar. Onların haksız yere akıtılan kanı yerde mi kalacak? Hayır. Kin ve nefret olarak diğer İrlandalılar’ın içine akacak. İşte buna “kanın kanı çağırması” deniyor. İşte buna “şeytanın sevinç anı” deniyor. Işte buna “savaşın barışı kovması” deniyor.

Bu filmi izleyin. Eli tetikte olan bir kere daha düşünür belki. Her yerde, her çağda geçerli olan o acıyı, o çaresizliği, o vurdumduymazlığı, o acımasızlığı, o sahtekârlığı, o yalancılığı, o zalimliği unutmamak için izlemek gerek bu filmi.

 

Mustafa Nezir vicdan sahiplerine seslendi

Güncelleme Tarihi: 11 Ekim 2010, 16:26
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20