Tiyatro-sinemada Hasan Mesud realitesi

Daha çok 'Cennetin Krallığı' filminde canlandırdığı Selahaddin Eyyubi karakteriyle hafızalara kazınan Hasan Mesud kimdir?

Tiyatro-sinemada Hasan Mesud realitesi

 

Karizması kendinden menkul Hasan Mesud, bugün dünyanın en kabiliyetli sinema sanatçılarından biridir. Fakat buna rağmen az tanınması başlı başına bir garabettir. Hollywood, mutad olduğu üzere, Müslüman oyunculara ehemmiyet vermez, daha doğrusu, görmezden gelir. Fakat Hasan Mesud, bu “görmezden gelme” mantalitesini Ömer Şerif'le beraber kırabilmiş nadir şahsiyetlerdendir.

Ömer Şerif de, Katoliklikten İslâm'a ihtida etmiş. Her ne kadar hayatı boyunca müteaddit muharrematı istihsâl etmiş olsa dahi, burası bizi bağlamaz. Netice itibariyle sayıları parmakla gösterilecek kadar az olan Müslüman sanatçıları birbiriyle haksız yere mukayese edip tefrikaya düşmek büyük bir hatadır.Hasan Mesud

Binaenaleyh, Hasan Mesud, her ne kadar Ömer Şerif'e göre daha az meşhur olmasına rağmen, Ortadoğu coğrafyasının medar-ı iftiharı olma hususunda Şerif'ten çok daha öndedir. Çünkü Şerif gibi geri plânda kalmayı tercih etmemiş, aksine, gerçek bir sinema sanatçısı nasıl olur, bunu hem Müslümanlara, hem de Yahudi tekelindeki Hollywood'a aşikâr bir şekilde göstermiştir.

Hasan Mesud neden bir adım önde?

Neden Hasan Mesud, beynelmilel arenadaki sair sinema sanatçılarına göre daha öndedir, hülasaten izah etmeye çalışalım. Bizzat Hasan Mesud'tan, aşağıda iktibas yapacağım açıklamasından da anlaşılacağı üzere, kendisi Müslümanların müşterek derdi olan anlaşılamamaktan dem vuruyor ve şöyle ifade ediyor keyfiyeti: “Amerika’daki 11 Eylül saldırılarından sonra Batı’nın İslam’a bakışı değişti. İslamofobi oluştu. Müslümanlar Batı’nın gözünde terörist olarak görülmeye başladı. Bu doğru değil, ancak bizim sadece ‘Bu doğru değil’ dememiz yeterli olmaz. İslam’ın gerçek anlamını dünyaya yeniden anlatmamız gerekiyor.”

Bilcümle Müslümanların atıl vaziyette kalışının, (medyanın kahir ekseriyetinin Yahudi elinde olduğunu da unutmadan) mukaddes davayı akim bırakmalarının sebebini (kendimizi tam olarak ifade edememe hastalığından) sathî dahi olsa bu cümlelerle anlatan Hasan Mesud, hal-i pür melâlimizin tomografisini çekiyor.

Ahir zamanda vaktimizi yalnız ibadetle geçirmek değil, aynı zamanda Müslümanların zevalden kemâle doğru inkışaf ettiği şu devirlerde, İslâm'ı tam mânâsıyla dünyaya anlatmak, aşikâr bir mahiyette açıklamak, felsefe yapmadan, suyu bulandırmadan Garb'ın hakikat zannettiği yalanların doğru hâlini yine Garb'a izah etmekle memuruz ve bununla mübahiyiz.

Hasan MesudHasan Mesud, işte bu sebeptendir ki, sair Müslüman sanatçıların, yahut suret-i haktan Müslüman görünen sanatçıların bir adım önündedir.

Selahaddin Eyyubi’yi canlandırdı

Hasan Mesud'un kariyerini biraz daha tetkik ve mütalaa edelim. Evveliyatında yalnız tiyatro ve daha küçük sahalarda sanatla iştigal etmesine rağmen, Hollywood'a adım atışı 2005 senesinde, “Kingdom of Heaven” (Cennetin Krallığı) filmi vasıtasıyladır. Filmde, Eyyubilerin sultanı Selahaddin Eyyubi'yi kendinden menkul karizmasıyla vücuda getiren Mesud, Hollywood'dan ziyade alemşumül mikyasta tanınmış ve filmdeki başarısıyla sinema çevreleri tarafından da büyük takdir görmüştür. Buna rağmen, ne yazık ki, Hollywood ve akademideki Yahudi diasporasının entrikalarına kurban gitmiş, değil Oscar heykelciğinin sahibi olmak, Oscar'a namzet dahi gösterilmemiştir. Bu, bir şeyi değiştirmese bile, Müslüman sanatçıların ne derece zor şartlaraltında işlerini icra ettiklerini göstermesi bakımından sarih bir vesikadır.

Asıl kariyerini tiyatro üzerine kurdu

Akabinde kendisini 2006 senesinde vizyona giren “Kurtlar Vadisi: Irak” filminde Kerküklü şeyh Abdurrahman Halis Kerkuki'yi canlandırırken görürüz. Filmde, tam mânasıyla Müslüman bir din adamı nasıl olmalıdır, bunun prototipini çizmiş ve İslâm'ın bir terör dini değil, aksine bir barış dini olduğunu (zaten İslâm lügat mânasıyla esenlik, barış demektir) hayat verdiği karakterle göstermeye çalışmıştır. Filmde, yardıma muhtaç olana elini uzatan, mücahede etmekten asla imtina etmeyen, sabrı kaybetmek değil mücadele etmek olarak gören bir şeyhi canlandırarak “olması gereken” Müslüman din adamı profilini beyaz perdeye yansıtmıştır.

Hasan Mesud, bu iki filmdeki performansının ardından dikkatleri iyiden iyiye üzerine celbetmiş ve 2007 senesinde, küçük bir rol de olsa, “Pirates of the Caribbean: At World's End” (Karayip Korsanları: Dünya'nın Sonu) filminde Kaptan Ammand'ı canlandırmıştır.

Sinemadan çok tiyatro cephesinde sanatını icra ve tevali ettiren Hasan Mesud, halen Şam Müzik ve Drama Okulu ve Drama Sanatları Enstitüsü’nde hocalık yapmakta ve yeni nesil sinema ve tiyatro sanatçılarını yetiştirmeye devam etmektedir.

Hasan Mesud gibi işinin ehli ve dünya sanatının “görmezden gelinen” cephesindeki bayraktar şahsiyetlerinin, sinema, tiyatro ve görsel sanatlar sahasında artması dileğiyle, şahsının, geleceğin Müslüman sanatçılarına bir ilham kaynağı olmasını umut ediyoruz.

 

Kadir Sarıkaya yazdı

Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2012, 19:48
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Süheyb
Süheyb - 7 yıl Önce

kelebek diye iğrenci bi filmde de oynamamış mıydı ? biraz da bunu değerlendirmenizi beklerdik.

ramazan maden
ramazan maden - 7 yıl Önce

bu yazıyı okurken kelimelerin ağırlığı değil ama benim hafiliğim yüzünden bazı kelimelerde sıkıntı çektim,biraz daha sade bir dil kulllanamazmısınız böyle benim gibi cahillerin pek eski kelimeleri bilmememesinden kaynaklanıyor ,siz bu konudaki bilgin insanlar birazdaha sade yazsanız bende yazıdan soğumasam

banner19

banner13