banner17

Tartışmaların ortasında 'Muhammed (sav)' filmi

Mecid Mecidi'yi tanımayanlar da, son filmi ile mutlaka tanımıştır. Henüz proje aşamasında tartışılmaya başlandı zira ''Muhammed'' (sav) filmi. Betül Perco yazdı.

Tartışmaların ortasında 'Muhammed (sav)' filmi

Sadece Türkiyeli sinemaseverlerin değil, dünya sinema çevrelerinin yakından tanıdığı bir isim Mecid Mecidi. İranlı yönetmen alanında başarılı. Başarısından dolayı da ulusal ve uluslararası alanda bir çok ödül almış. Bu yüzden de "ödüllü yönetmen" diyenler haksız değil. Türkiye'de "Gökyüzü çocukları" ya da orjinal adıyla "Behçeha-i asuman" filminin güzelliği, anlattığı konu ve anlatım dilinin sadeliği ilgililerin gözünden kaçmış değil.

Mecid Mecidi'yi tanımayanlar da, son filmi ile mutlaka tanımıştır. Henüz proje aşamasında tartışılmaya başlandı, çekim süresince de hiç gündemden düşmedi son filmi. Tartışma sadece sinema çevrelerinin değil, ilgili ilgisiz herkesin gündemine girdi adeta. Filmin içeriği hakkında bilgilisi olan da konuştu, olmayan da konuştu. Film hakkında görüş belirterek yerden yere vuranlar da oldu, bekleyip görelim diyenler de oldu. Yıllar sürdü bu tartışma. Proje bitti. Beyaz perdede gösterilmeye başlama aşamasına gelindi. Yeniden tartışma başladı. Henüz film gösterime girmemişti ama muhtelif merkezlerde olumlu olumsuz açıklamalar gelmeye başlamıştı.

Mecid Mecidi'nin bu kadar çok tartışılan, çekimler başlamadan konuşulmaya başlanan, ekrana gelmeden fikir yürütülen projesi neydi? Niye bu kadar üzerinde duruluyordu? Mecidi'nin şahsından mı kaynaklıydı bu tartışmalar, ortaya koyduğu projeden mi, yoksa Mecidi'nin bağlı bulunduğu mezhebi mektebten mi?

Evet. Mecid Mecidi, İranlı ödüllü yönetmen, dünyaca tanınan bir sinemacı. Kimine göre üstüne vazife olmayan bir görev üstlenmiş, kimine göre İslami geleneği kırmaya çalışmış, kimine göre de sinema diliyle bir tarih anlatmaya çalışmış. Kim ne derse desin, hiç bir yönetmen bu kadar tartışılmamış, hiç bir film üzerinde bu kadar uzun konuşulmamıştır.

Muhammed” (sav) filminden bahsediyoruz. Mecid Mecidi'nin son eseri. Allah Resülü Muhammed Mustafa'nın pak hatırasına, onun mübarek çocukluk dönemine ilişkin bir film.

Filmin çekimleri için sekiz yıla yakın bir zaman harcandı

Allah Resülünün mübarek doğumu ile on/oniki yaş dönemini konu edinen film, oldukça güçlü bir prodüksiyon ile hazırlanmış. Bunun için alt yapı oluşturulmuş, Mekke ve Medine şehirleri aslına uygun olarak ve başka film ve projelerde de kullanılması amacıyla kalıcı şekilde platolar inşa edilmiş. Yerli ve yabancı kadrolardan yararlanılmış. Teknik olarak yabancı ekiplerden destek alınmış. Tarih konusunda, Şii ve Sunni seçkin şahsiyetlerin görüşlerine başvurulmuş. Belli başlı tarihi kaynaklar didik didik edilmiş. Senaryo yazılmış. Yazıldıktan sonra da gözden geçirilmesi amacıyla, Şii ve Sünni tarihçilerle yeniden görüşülmüş ve onlardan da onay alınmış. Film gösterime girmeden önce Türkiye'de seçkin ilmi şahsiyetlere de gösterilmiş. Onların onayı alınmış. Dini ve fıkhı alanda söz sahibi Hayrettin Karaman, sinema alanında İhsan Kabil bunların başında geliyor. Hem teknik ve hem içerik olarak Türkiye'den de onay alınmış kısaca.

Filmin çekimleri için araştırma, senaryo yazımı, çekimler, vs. dahil tam sekiz yıla yakın bir zaman harcanmış. Kadro oldukça geniş tutulmuş, çekimler sadece platolarla sınırlı tutulmamış, İran içerisinde olduğu kadar İran dışında da bazı çekimler gerçekleşmiş.

İşte tam buradan sonra sorunlar gözükmeye başlamış. Mısır'da el Ezher, Suudi Arabistan'da bazı müftüler öncülüğünde filme karşı bir kampanya açılmış. Film henüz gösterime girmeden, hatta montajı tamamlanmadan açılan kampanya da ilgili ilgisiz herkesin gündemine girmiş. Ve İranlı ve Şii bir yönetmenin elinde çıkan "Muhammed” (sav) filmine karşı adeta sansür uygulanır olmuş. Yaşadığımız dünyanın reelpolitiği, sinemaya da yansıyor. Bölgede ve İslam dünyasında yaşanan mezhep ihtilaflarının çekilen film üzerinden yürütülmek istenmesi ise oldukça acı.

O dünyayı tanıtabilmek için bu filmi çekmeye karar verdim"

Konuya ilişkin Mecid Mecidi'yle görüşmemizde, "Filme yönelik ambargo ve karşı kampanyanın arkasında, Mecid Mecidi'nin yönetmen olarak kendisi mi var? Yoksa, Mecid Mecidi'nin sahib olduğu mezhebi farklılıklar mı var? Ya da İranlı olmak mı var?" şeklinde bir soru yöneltmiştim. Mecidi kendine has bir üslup ile "Bırakalım kim nasıl değerlendirirse değerlendirsin. Amma, Allah Resülünü bu kadar mazlum bırakmayalım" demişti. Mecidi, '"Diğer dinlere bakacak olursanız, Hristiyanlıkla ilgili yaklaşık 200, Hz. Musa ile ilgili 120, hatta Buda ile ilgili 40'a yakın film çekilmişken, Hz. Muhammed ile ilgili filmlerin yok denecek kadar az olması gerçekten üzüntü verici. Bu nedenle, İslam'ın rahmani boyutunu ortaya koymak ve okyanustan bir damla misali de olsa, o dünyayı tanıtabilmek için bu filmi çekmeye karar verdim" demişti.

Önümüzdeki günlerde film, Türkiye'de de gösterime girecek. Aslında “filmi TRT satın aldı, alacak” gibi söylentiler, dönemin TRT genel müdürü İbrahim Şahin'in filmin çekildiği platoyu ziyaret edip ortak proje konusunda tekliflerde bulunması gibi söylentiler kulaktan kulağa dolaşıyor. Ama Türkiye'de filmin gösterimi geciktikçe gecikiyor.

Mecid Mecidi'nin filmi çok konuşuldu, çok da konuşulacak. Bugüne kadar "Çağrı" olarak bildiğimiz, Mustafa Akkad'ın çektiği, Anthony Quinn'in de Hamza rolünü oynadığı filmin dışında Allah Resülünü anlatan bir film var mı?

Teknik olarak, içerik olarak tabi ki Mecidi'nin filmi konuşulacak, tartışılacak, eleştirilecek. Olması gereken de bu değil mi? Fakat, lütfen, “Muhammed” sav filmi, Şii/sünni tartışmasına kurban gitmesin. Ülkelerin reelpolitik siyasetlerinin kurbanı olmamalı film. Olursa da, film eleştirileri, âlimlerin makul ve mantıklı eleştirileri, önerileri yeni filmlerin çekimlerine ortam hazırlamalı, yeni yönetmeleri özendirmeli, teşvik etmeli...

 

Betül Perco yazdı

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2016, 10:55
YORUM EKLE
YORUMLAR
Abdullah Bilal
Abdullah Bilal - 3 yıl Önce

Öncelikle paylaşımlarınız için teşekkürler. Bir grup arkadaş olarak bizler de uzun zamandan beri bu filmi beklemekteyiz.Bu yazı da heyecanımızı bir kat daha arttırdı doğrusu. Birçoğumuzun bizim gibi bekleyiş içerisinde olduğunu düşünerek; filmin dublajının gerçekleştirilmekte olduğunu, Mart ayında sinemalara gireceğini ve ayrıca izleyenlerin öve öve bitiremediğini de bizler duyularım. Umarız ki film hakettiği karşılığı bulur. İnsanları 'Dini' yaşamaya, yaşatmaya ve yaymaya teşvik eder.

Meryem Erdem
Meryem Erdem - 3 yıl Önce

Neden güzel ve iyi niyetli çabalar kuru tassubun arkasında kalır anlakıyorum

kübra
kübra - 3 yıl Önce

Heyecanla bekliyoruz. İnşallah Türkiye'de gişe rekorları kırar. Cemaatler, tarikatlar,islami stklar oluşumlar muhakkak filmin izlenmesi için seferber olmalı.Türkiye yayınıyla ilgili tek endişem dublaj sevemeyenlerin internetten indirme yoluna gidebileceği. Keşke altyazılı versiyonu da gişe de yerini alsa.

banner19

banner13

banner20