Tarihe Doğu merkezli bir okuma sunuyor

Medeniyet Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan ‘Batıya Doğru Akan Nehir’ belgeseli, 12000 yıllık medeniyet birikimi ve alışverişinin bir özeti niteliğinde..

Tarihe Doğu merkezli bir okuma sunuyor

 

İhsan Fazlıoğlu bir dersinde bir Sırp atasözünden bahsetmişti: “Kesin olan şey gelecektir. Geçmiş sürekli değişir.” Hâkim olan medeniyet, geçmişi kendi tasavvuruna göre yeniden üretir. Kendine ne tür bir gelecek–ideal belirliyorsa, geçmişini ona göre yeniden yazar. Yani tarih yapıcıları kadar tarih yazıcıları da geçmişimiz hakkında belirleyici olur.

Mesela modern dünya istikbali hep Batıda görür, bu sebepten tarihi de Batı merkezli kaleme alır. “Nasıl düşüncenin, tekniğin, felsefenin, bilimin kaynağı şu an Batı ise, geçmişte de bu durum aynıydı” der. Antik Yunanı akılcığın çıkış noktası olarak kutsar.

Evet, bu Batı merkezli tarih tezine karşı bir antitez sunan belgesel: Batıya Doğru Akan Nehir.Batıya Doğru Akan Nehir

Modern dünyanın hiç anlatılmamış hikâyesi

Medeniyetin dünyaya yayılışını yepyeni bir bakış açısıyla değerlendirip, uygarlığın asıl doğum yerine, Mezopotamya’ya götürüyor belgesel bizleri… Medeniyetin kaynağını açıklarken su metaforundan faydalanıyor. Modern söylemin aksine kaynağını Batıdan değil Doğudan alıyor ve Batıya doğru cereyan ediyor ”akan nehir”.

Belgesel, Bekir Karlığa başkanlığında MEDAM (Medeniyet Araştırmaları Merkezi) tarafından Hindistan’dan İspanya‘ya, Yemen’den Almanya’ya kadar 16 farklı ülkede çekilmiş. Tarihçiler, düşünürler, sanatçılar, sosyologlar, ilahiyatçılar, filologlar gibi pek çok sahada 200 civarında bilim adamıyla birlikte hazırlanan bu çalışma, görüntü kalitesi olarak da kesinlikle göz dolduruyor.

11 Eylül saldırısı sonrası oluşan İslam düşmanlığına karşı dengeli bir bakış açısı sağlanması amacını taşıyan belgesel Müslüman Sosyal Bilimciler Merkezi’nden de “Yaşam Boyu Başarı” ödülünü almaya hak kazanmış.

Batıya Doğru Akan Nehir45 dakikalık 20 bölümden oluşan belgeselin, bu yılın başlarında ilk gösterimi tamamlanmış oldu. Ama belli aralıklarla TRT’de tekrarları izlenebilir yahut internet ortamından istediğiniz zaman da izleyebilirsiniz.

Belgesel 12.000 yıllık zaman diliminin bir özeti niteliğinde

Belgeselin ilk 4 bölümünde, Antik Yunan, Babil, Mısır, Ortadoğu anlatılıyor. İzlerken çarpıcı bilgiler eşliğinde “çok gelişmiş bir toplumun” hikâyesini dinleyeceksiniz. Sanıldığının aksine insan, milattan sonraları aklını etkin bir şekilde kullanmaya başlamamış. M.Ö 7000’li yıllarda da kâinattaki birçok bilgiye vakıf olup, muazzam uygarlıklar inşa edebilmişler. Coğrafyanın özel bir etkisi var mıdır bilemem ama “faal akıl” ile beslenen Peygamberlerin, medeniyetin gidişatına yön verdiği kesin.

Sonraki 4 bölümde ise semavi dinlerin macerası anlatılıyor. Medeniyetlerin asıl kurucu unsurunu pek tabii dinler oluşturuyor. Her din hayata ve dünyaya dair kendine has öğreti ve tanımlarını sunarken aynı zamanda kendine has olarak da medeniyetlerini inşa etmiş oluyorlar.Batıya Doğru Akan Nehir

9., 10., 11. ve 12. bölümler medeniyetimizin altın çağını anlatıyor. Gücünü aklî ve naklî ilimlerden alan muazzam bir medeniyet… Orta Asya Türk kültürü, Türklerin Anadoluya gelişleri, Selçuklular, Maveraünnehr, Endülüs, Haçlı seferleri bu bölümlerde yer alan başlıklardan bazıları…

13., 14., 15. bölümler Osmanlı’nın kuruluşu ve sonrasında medeniyete katkısını işliyor. Düşünceden sanata, şehircilik anlayışından edebiyata tarihî nice ayrıntıya yer veriliyor. 16. bölüm ise ayrı bir başlık halinde Osmanlı-Batı ilişkilerini konu alıyor. 17. bölümün konusu “değişim yüzyılı”… Bu bölümde de Batı etkisiyle yapılan ıslahat hareketlerine geniş yer verilmiş… 18. bölümünde “medeniyetlerin buluşması”nı, 19. Bölümünde “medeniyetlerin geleceği”ni konu alan belgeselin son bölümünde ise Türkiye Cumhuriyetinin yakın tarihinden önemli olaylar kısaca anlatılıyor.

Genel kültürümüzü zenginleştiriyor

Alanında uzman ilim adamlarının görüş ve açıklamaları, yapım ekibinin canlandırma gibi görsel öğelerden yararlanmaları ve olayların yaşandığı yerleri ve yazılı kaynakları sunmalarından dolayı izleyiciler, üzerinde büyük emekler harcanmış kaliteli bir yapım izlemiş oluyorlar.

Dünya tarihi, medeniyetler tarihi, sanat tarihi, dinler tarihi, Müslüman devletlerin tarihi, antropoloji gibi birçok ilgi alanına hitap eden belgesel, yine bu alanlarla alakalı doyurucu bilgiler veriyor, genel kültür kazandırıyor, özgüven tazeletiyor. MEDAM’a ve TRTye bu anlamda teşekkür eder, bu şekildeki kültür projelerinin devamını dileriz.

 

Asuman Yüksel “iyi seyirler” diledi

Güncelleme Tarihi: 04 Ekim 2012, 11:47
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
tespih
tespih - 7 yıl Önce

belgeseli biraz seyrettim..belgesel, hazırlayanların hocaların kendi meşreplerini yansıtıyor..diyalog vurgusu oldukça fazla. ayrıca belgeselin son bölümlerine doğru resmen akp reklamı yapılıyor, islam ve demokrasi meczediliyor. bu kadar hoşgörü temalı bir medeniyet belgeseli bence olmamalı. ayrıca turgut özal tayyip erdoğan ın böyle bir belgeselde ne işi var merak doğrusu ?

banner19

banner13