banner17

Müslümana garezin mi var James!

"Five Minutes of Haven" öldürme, pişmanlık ve intikam arzusu üstüne bir film..

Müslümana garezin mi var James!

Ölüm katkılı arzu

Öldürüp pişman olan mı iyidir? Gözlerinin önünde katledilmiş ağabeyinin intikamını almak için öldürme isteğiyle yanıp tutuşan mı? Öldürme, pişmanlık, intikam arzusu üstüne bir film.

10851

İrlanda’yla bir şekilde ilgi kuran filmler hep dikkatimi çekmiştir. Sebebini çok iyi bilmesem de güçlü ve zalim İngiltere’ye karşı direnç göstermelerinin bendeki bu ilgi ve sevgiyi diri tuttuğunu söyleyebilirim.

İntikam soğuk yenilen bir yemek; 33 yıl beklese de olur

10853Cennette Beş Dakika filmi doğrudan İngiliz’e yönelmiş bir öfkeyi anlatmıyor. 1975’ler Belfas’ında geçen bir öldürme olayıyla başlıyor film. Bir Protestan’ın bir Katolik’i küçük kardeşinin gözünün önünde üç kurşunla öldürmesiyle… Filmde bundan sonra finale dek gözle görünebilen şiddet yok. Zaten suça iştirak eden dört delikanlı suç aletlerini yakarlar, yok ederler: suç da unutulsun diye.

Ve otuzüç yıl sonra kaldığı yerden devam etmeye başlar hikaye. Abisi gözlerinin önünde öldürülen Joe’nun ailesi bu acıya dayanamamış ve ölmüşlerdir. Kin, intikam, öfkeyle doludur Joe’nun içi. Ve bu intikamı bir televizyon kanalının organize edeceği bir programda almayı düşlemektedir.

10854Abisinin katiliyle yüzyüze gelecektir. Yönetmen bu bölümde medyanın ikiyüzlülüğünü ve pragmatism için ne kadar yapaylaşabileceğine de değiniyor. Joe’nun alabildiğine öfke dolu ve bir an evvel abisinin katilini öldürme isteğiyle, hırsıyla taşmasına karşın, program yöneticisin bunu sadece bir sinematografik bir olay olarak algılaması bu bölümün önemli sahnelerinden. (James Nesbitt burada çok başarılı bence. Gelgitli ruh halini çok iyi yansıtıyor izleyiciye.)  Velhasıl hem  Joe’nun projesi hem kanalın  projesi akim kalır. Kameralar önünde ‘uzlaşı’ olamaz ve ‘gerçek’ de ortaya çıkamaz.

Biri göze girer, diğeri mezara

10855Filmin başına dönersek yeniden: deli bir kanın nasıl kolayca kışkırtılabileceğine ve tanıdığı bir cana kıyma konusunda bile sınırı nasıl aşabileceğine tanık oluyoruz. Göze girmek için, kendini bir yere ait hissedebilmek için, örgütün kendisini adam sayabilmesi için, emirleri gözünü kırpmadan yerine getirebileceğini göstermek için, o ‘bar’a başı dik ve gururlu girebilmek için üç kere tetiğe basar.

O esnada topuyla oynayan zavallı küçük çocuk abisi öldürülürken öylece bakakalır. Yaşamının geri kalanında hep bundan dolayı kendini sorgulayacak olan Joe.

Yönetmenin Müslüman'a garezi mi var? 10856

Filmi izlenebilir kılan en önemli özellik ise katilin yaşamının her anında işlediği cinayetten dolayı büyük ve derin bir vicdan azabı yaşamasıdır. Kendini yalnızlığa mahkum edecek kadar. İç sorgulamaları ve hesaplaşmaları çok iyi yansıtılamamışsa da insanın kendine yönelmesine sebep olabiliyor. Pişman katil günah çıkartırken kendini bir ara Müslümanlarla özdeşleştirmeye çalışıyor. Galiba yönetmen bu konuda biraz önyargılı.

Öldürmek vicdani tahribata sebebiyet verir

Aslında film, öldürmenin ne kadar kolay olduğunu ama bu öldürmenin ‘insan’da açabileceği önemli tahribatları gösterdiği gibi, öldürmek için yıllarca fırsat kollamanın ve durmadan bunun düşünmenin de insanı düşürebileceği mutsuzluk ve karanlık çukurlara da işaret ediyor.

 

Mustafa Pesen, iyi ki Joe değilim diyerek paylaştı

10858

 

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2010, 12:32
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20