Mecidi'nin Son Filmi İran'da ve Dünyada Nasıl Karşılandı?

''Hz. Muhammed - Allah'ın Elçisi'' filminin çok fazla ikonografik ve Mesihi öge taşıdığı eleştirisi, İran'da, sanılanın aksine dini liderlerden ziyade reformist eleştirmenlerden geliyor. Batılı sinema eleştirmenleri de, filme, bizdekine benzer eleştiriler getiriyor. Zeynep Özel yazdı.

Mecidi'nin Son Filmi İran'da ve Dünyada Nasıl Karşılandı?

“Sadelikte görkemi” yakalamasına alışık olduğumuz Mecid Mecidi, çok tartışılan son filmi “Hz Muhammed (as) - Allah’ın Elçisi” filminde, bu defa da “görkemin içindeki sadeliği” yakalamamızı bizlerden bekliyor.

Reng-i Hoda”da gözleri görmeyen bir çocuğun, tabiatın sadeliğinde, ağaçkakanların sesindeki saklı sırrı ve ihtişamı keşfedişine tanık olmuştuk. Hollywood görkemindeki bu son filmin içindeki derûnu yakalamaksa izleyiciye kalıyor. Senfonik salavatlar ve ikonografik sahnelerin arasından geçip, Mecidi eli değmiş, Yesrib gibi masalımsı sahneler insanı büyülüyor.

Öte yandan, bir sonraki sahnede olabilecek Efendimiz as’nin çocuk halinin, arkadan da olsa tasvir dozu gerginliği ve “tüm İslam âleminin gönlü birkaç basit rötuşla alınamaz mıydı” sorusu peşinizi bırakmıyor.

Ülkemizde olduğu gibi İran’da da film bazı çevreler tarafından acımasızca eleştiriliyor. İran basınında, Efendimiz as’ın arkadan tasvirine ilişkin pek eleştirel bir yoruma rastlamadım dersem yeridir. Filmin çok fazla ikonografik ve Mesihi ögelerle dolu olduğuna dair eleştirilerse, sanılanın aksine dini liderlerden ziyade reformistler tarafından dile getiriliyor. Çünkü reformistler, 40 yaşında peygamber olan Efendimiz as’ın daha kundaktan itibaren bir nur şeklinde yansıtılmasına ve bunca mucizeyi gerçekleştirmesine, ruhaniler gibi inançsal değil, akli bir bakışla yaklaşıyor.

Dini lider Ayetullah Hamaney’den filme tam destek

Mashreg News’in haberine göre, dini lider Ayetullah Ali Hamaney filmi tam destekleyerek, “Acımasızca eleştiri yapanlar, eleştirilerinden kendisi sorumludur” diyor. Hamaney, özellikle filmin 15 milyon dolar civarında bir parayla çekilmiş olmasını yadırgayanlara (Mecidi her fırsatta bu meblağın 30-40 milyon dolar olduğunu ifade ediyor), “Avatar” gibi 200 milyon dolarlık yüksek bütçeli filmleri örnek gösteriyor. Hamaney, çekimler esnasında film setini ziyaret etmiş ve Mecidi ile birlikte sette fotoğraf da çektirmişti.

Eski Cumhurbaşkanı Hatemi de Mecidi’ye tam destek verenlerden. Hatemi, Mecidi’nin bu filmle son zamanlarda İslam’a yapılan saldırılara karşı iyi bir cevap verdiğini, hak ile batılı ayırdığını söylüyor ve filmin Efendimiz as’ın peygamberlik dönemini anlatan ikinci bölümünü sabırsızlıkla beklediğini ifade ediyor.

Geçtiğimiz aylarda İran Sağlık Bakanı da, bir açılışta Mecidi’nin filmine övgüler yağdırmış, bunun üzerine Mecidi de “Ali Cenneti yerine keşke siz Kültür ve İrşad Bakanı olsaydınız” diyerek Sağlık Bakanı’na jest yapmıştı. (Bu arada Ali Cenneti geçtiğimiz günlerde görevinden istifa etti.)

İran’daki eleştiriler ne yönde?

İlk eleştiri, bir zamanlar Mecidi’nin en yakın arkadaşı olan ve muhalifliği sebebiyle uzun yıllardır Paris’te yaşayan Muhsin Mahmalbaf’tan. Javan Haber Ajansı'na göre, Mahmalbaf, Beyrut’ta çıkan bir gazetenin “Mecidi’nin son filmi hakkında ne düşünüyorsunuz” sorusu üzerine şöyle cevap vermiş: “Mecidi benim öğrencim ve arkadaşımdı. Ama ruhunu İran yönetimine satmayı tercih etti.”

Filmi en acımasızca eleştiren kişi ise, İran’ın meşhur sinema eleştirmenlerinden Masood Farasti. Farasti, filmin kurgusunu ve sahnelerdeki kopuklukları sert bir dille eleştirip, içerik olarak da şöyle bir yorum getiriyor: “Günümüzde, İslamiyet’in ilk günlerinde olduğu gibi, Müslümanlar büyük bir baskı altındadır. Ve Mecidi bu filmde, elindeki bunca fırsata rağmen, o dönem Müslümanlarının ne denli baskı altında olduğunu yansıtamamış, çekimser davranmıştır.”

Ülkemizdeki gibi, filmin Mesihi sahneler içermesini Farasti de ağır bir dille eleştiriyor. Filmin iyi ve etkileyici tarafları olmasına rağmen, ciddi bir film olmadığını, Oscar’lı müzisyen A.R. Rahman tarafından yapılan müziklerin çok Batı tarzı kaldığını sözlerine ekliyor.

Genellikle diğer eleştirmenler de benzer noktalara değiniyor. Özellikle de devlet destekli, bunca para harcanan ve 7 yıl süren bir yapımın İran’da beklenilen hasılatı elde edememesi, filmin çok uzun ve bazı bölümlerinin sıkıcı olması, kamera geçişlerindeki sorunlar, akılda kalan düzgün bir melodinin olmaması, filmin Müslümanlara ya da İslam’a bir şey katmaktan ziyade, gayr-i Müslimleri düşünerek yapılmış olması en çok eleştirilen konular arasında.

Batılı sinema eleştirmenleri film hakkında ne diyor?

Filmi “karikatür krizinden sonra Batı’ya İslam’ı anlatmak için çektim” diyen Mecidi’nin bu son filmine, Batılı sinema eleştirmenleri de, tuhaf bir şekilde, bizdekine benzer eleştiriler getiriyor.

Amerikalı sinema eleştirmeni Alissa Simon, filmi “Hollywood’un etkisinde kalmış” diye nitelendiriyor. Filmde çok fazla Hz. İsa’yı çağrıştıran ögeler olduğuna işaret eden Simon, kamuoyundan en olumlu tepki alan Ebrehe’nin orduları ve Fil vakasının yer aldığı sahneyi de, (bir inancı olmadığı için) olağandışı ve sert buluyor. Müziklerin Batı’yı çağrıştırdığı eleştirisine o da katılıyor

Hâsılı yıllardır beklenen ve onca emeklerle çekilen Mecid Mecidi’nin “Hz. Muhammed (as) - Allah’ın Elçisi” filmi, İranlı bazı dini çevreler dışında tam olarak kimseyi tatmin etmemiş görünüyor.

 

Zeynep Özel

Güncelleme Tarihi: 05 Kasım 2016, 11:51
banner12
YORUM EKLE

banner19

banner13