Mecid Mecidi İslam Peygamberi filmini anlattı

İranlı yönetmen Mecid Mecidi, İstanbul’da “Siyer ve Görsellik” başlıklı etkinlikte çekimlerine devam ettiği son filmi “İslam Peygamberi”ne dair konuştu.

Mecid Mecidi İslam Peygamberi filmini anlattı

 

Sonpeygamber.info,  siyer  atölyesi  kapsamında,  bu yıl  20-21 Nisan’da “Siyer ve Görsellik” başlığı altında gerçekleştirdiği oturumlarda, ünlü İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin de katılımıyla görsel sanatlar ve siyer ilişkisini ele aldı. ”Cennetin Rengi” olarak tercüme edilen, ama aslında Bakara Suresi’ndeki “Sıbğatullah” (Allah’ın boyası) anlamındaki “Reng-i hoda” gibi oldukça derin ve etkili filmlerin yönetmeni olan Mecid Mecidi, yıllardır üzerinde çalıştığı ve bizim Diyanet İşleri Başkanımız da dâhil olmak üzere pek çok İslam âliminin desteğini aldığı son filmi “İslam Peygamberi” ile ilgili çalışmalarını bu oturumda içtenlikle paylaştı.Mecid Mecidi

“Hiç şüphem yok ki ben bu filme davet edildim”

Süreci Mecidi’nin ağzından dinleyelim: “Bu filmi çekmeğe karar verdikten sonra,  bir arkadaşım ‘Bizzat O’na (sav) git ve niyetini aç’ dedi. Ben de Ravza-i Mutahhara‘ya gidip dua ettim ve Hz. Muhammed’in kabr-i şerifinin karşısında durup hayırlısıyla böyle bir film çekmek istediğimi, çekincelerimi ve hislerimi uzun uzun anlattım. Gerçekten de film boyunca büyük bir manevi gücü hep üzerimde hissettim. En zor şartlarda bile Allah’ın yardımıyla sorunlarımız kolayca çözüldü. Bu film için kamera oldukça önemliydi. Özellikle de 3 Oscar sahibi meşhur İtalyan bir kameramanla çalışmayı çok istiyordum. Ancak herkes bana, ‘O asla böyle bir film için İslami terör ülkesi diye bilinen İran’a gelmez’ diyordu. Ajansıyla görüştük, pek de ilgilenmeyip ‘yurt dışında’ olduğunu söylediler.  Birkaç gün sonra kendisinden bir cevap geldi: ‘Allahu nuru’s-semavati ve’l-arz’ (Allah, göklerin ve yerin nurudur.) diye başlayan cevabı, ‘Yüce Rabbimin gönderdiği bir projede yer almaktan gurur duyarım.’ diye devam ediyordu.

Gerçekten bu cevap ve bizimle çalışmak istemesi bir mucizeydi. Bir araya geldiğimizde uzun uzun filmlerimizden söz ettik. Yalnız gözlerinde anlatmak istemediği bir sır vardı. Israrla sorunca şöyle cevap verdi: ‘Biliyor musun? Hiç şüphem yok ki ben bu filme davet edildim. Uzun zamandır ‘Yeryüzü Peygamberlerinin Işığı’ adlı bir kitap hazırlığı içindeydim. Bu bağlamda 3 aydır Hz. Muhammet’in hayatını okuyordum. Bana mailiniz ulaştığında Hz. Muhammed’in miracını rüyamda gördüm. Bu beni çok etkiledi.”

“Ne denli büyük bir prodüksiyon olduğunu siz de göreceksiniz”

Tahran yakınlarına çok büyük bir plato kurduklarını söyleyen Mecidi, Hollywood ve Bollywood’u ve oradaki film setlerini de çok iyi bildiğini ekleyerek konuşmasına şöyle devam etti: “Gerçekten hepsinden çok daha profesyonel, Mekke ve Medine’yi, birebir o döneme uygun olarak düzenledik. Defalarca Hz. Muhammed’in çocukluğunda ziyaret ettiği mekânlara gittik. Dönemin coğrafî yapısı ve giyim kuşam konularında detaylı incelemeler yaptık. Ve bu çalışmalarla büyük bir alt yapı ve kültür birikimi oluşturduk. Bu hazırlık aşaması ve verilerden de bir belgesel, hatta bir kitap bile oluşturulabilir.

,Şimdi Peygamber Efendimizin Nübüvvet öncesi dönemini çekiyoruz. Bu platolar yardımıyla inşallah Peygamber Efendimizin yetişkinliğini ve nübüvvet sonrasını da çekeceğiz ve böylece bir üçleme oluşturacağız. Ebrehe ordusunu canlandırabilmek için Güney Afrika ile fil getirmek üzere anlaştık. İnanıyorum ki bir sene sonra gösterime girecek olan bu 3 boyutlu filmi seyrettiğinizde ne denli büyük bir prodüksiyon olduğunu siz de göreceksiniz.”

Söyleşide “Çağrı” filmine de değinen Mecid Mecidi, “Çağrı”nın çekildiği dönem açısından gerçekten büyük bir yapım olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Ama ‘Çağrı’da daha çok Hz. Hamza üzerinden savaş sahneleri anlatılıyor. Oysa ki Hz. Peygamber (sav) sadece 53 gününü savaşlarda geçirmiştir. Savaşlarda bile ‘sakın ağaçların tek bir dalına, yaprağına zarar vermeyin, nehir ve derelere, hayvanlara, çocuklara, kadınlara ve yaşlılara eziyet etmeyin, esirlere kendiniz gibi davranın’ diyen bir rahmet peygamberi. Bu bakış açısını hiçbir yerde göremezsiniz. Peygamber Efendimiz muhabbet peygamberidir. Bunu da Batılılara anlatamadığımız için biz Müslümanlar da hatalıyız. Sinema çok büyük bir imkân ve inanıyorum ki televizyon ve sinemayı iyi değerlendirebildiğimiz sürece kendimizi doğru olarak tanıtabiliriz.”

Mecid Mecidi’nin, çektiği filmin arka planına dair anlattıklarını sizler için özetlemeye çalıştık. Sanırım artık yapmamız gereken yeni bir Mecidi filmi için bir sene sabredebilmek…

 

Zeynep Özel haber verdi

Güncelleme Tarihi: 11 Mayıs 2016, 10:54
YORUM EKLE
YORUMLAR
Raci Tekin
Raci Tekin - 6 yıl Önce

Mecidi'nin "3 Oscarlı İtalyan kameraman" dediği, Apocalypse Now (Kıyamet), Ultimo Tango a Parigi (Paris'te Son Tango) filmlerinde de görüntü yönetmenliği yapan Vittorio Storaro... Cenab-ı Allah yardımcın olsun Mecidi.

elyesa koytak
elyesa koytak - 6 yıl Önce

"hz.peygamber sadece 53 günün savaşlarda geçirmiş.. bunu da batılılara anlatamadağımız için biz müslümanlar hatalıyız." mecidi'nin biraz siyer okumasını, 11 eylül sonrası batı medyasından sıçrayan propagandalara cevap yetiştirmek gibi bir komplekse girmemesini, peygamber efendimizin "ben rahmet peygamberiyim, ben savaş peygamberiyim" hadisi üzerine düşünmesini ve en önemlisi, peygamberi batılılara anlatmaya çalışacağına, kendi dindaşları için bugüne nasıl taşıyabileceğine bakmasını diliyorum.

m. fatih kutan
m. fatih kutan - 6 yıl Önce

Sizin bahsettiğiniz ruhu da Mecidi'nin bahsettiği ruhu da cemettiği için Hz. Peygamber, farklı yorumlarda eserler verilmesinin bir sakıncası yok. Hz. Peygamber'in hayatındaki savaşlar siyerin dönüm noktaları ve tayin edici vakıaları olmaları hasebiyle gözardı edilemeyecek durumdalar. Gelin görün ki Mecidi'nin Hz. Peygamber'in doğa ile ilişkisini önplana alacağı bir film çekme isteğine üstten bakıp "siyer okumasını dilemek" cool olmuş. Okumadan mı bu filmi çekiyor sanıyorsunuz?

salim k.
salim k. - 6 yıl Önce

Tabi, zaten "güllerin efendisi" filan. Mevlanayı da çeksin mecidi, hem farsça. Neyse ben gidip bir batılıya hümanist oldugumu kanıtlıyayim.

Zeki
Zeki - 6 yıl Önce

İstedikleri kadar siyer kitabı okusunlar, O'nu(sav) tanıyıp, O'nun (SAV) mesajını asla aksettiremezler,beyaz perdeye. Önce islamı yaşamaları lazım çünki. İslamı da, günümüzde, O'nun(sav) zamanına en yakın formatta yaşayabilenler, TASAVVUFu yaşayanlardır. Osmanlıların da esas yapı harcı TASAVVUF olduğu için, Osmanlı dizilerini çekenler, onları asla diziye aktaramıyorlar. Saray entrikaları ve şiddet görüntüleriyle yetiniyorlar.

banner19

banner13