İstanbul Film Festivali Başladı! Peki Hangi Film Neden İzlenmeli?

37. İstanbul Film Festivali başladı. Serdar Arslan festival programını inceledi ve bir tavsiye izleme listesi çıkardı.

İstanbul Film Festivali Başladı! Peki Hangi Film Neden İzlenmeli?

37. İstanbul Film Festivali başladı. Sinemaseverlerin ilgi ile takip ettiği festival, yeni filmler ve yönetmenler keşfetme imkânının yanında, ustaların filmlerini beyazperdede yeniden görme imkânı da sunuyor.

Festival için bir takip programı çıkarırken her izleyici kendi beğenilerinden ve sinema birikiminden hareket edecektir. Bu listeler temelde kişisel listelerdir. Fakat sinemaya yeni yeni ilgi duyanlar yahut bu anlamda bir rehberliğe ihtiyacı olanlar için ise izleme önerilerinin paylaşımı gerekli. Bu gereğe istinaden festivalde izlemeyi hedeflediğim filmleri ve izleme isteğimin gerekçelerini kısaca paylaşmak istedim:

Gençler ve ustalar arasında Türkiye Sineması 

Aydede: 2012 yılında çekmiş olduğu Buhar isimli kısa filmle birçok ödül kazanan Abdurrahman Öner’in ilk uzun metraj filmi Aydede. Tek plandan ibaret olan kısa filmi Buhar’la oldukça zor bir işe imza atmıştı Öner. Filmin teknik zorluğuna rağmen, filmdeki cinayet anını oldukça iyi bir çözümle gizleyerek sinema- etik ilişkisinde etiğin yanında duran bir tavır sergilemişti yönetmen. Hem ortaya koyduğu sinematografi hem de bu yaklaşımı ile kendisine yönelik beklentiyi de yükseltmiş oldu Öner. Bu açıdan filmi merakla beklenen ilk uzun metraj filmler arasındaydı, uzun süredir.

Benim Küçük Sözlerim: Sait Nursî’nin bir pasajından ilham alan filmin oldukça naif hikâyesi kadar çekilme hikâyesi de hayli ilginç. Çok küçük bir bütçe ile çekilen film, Türkiye’de düğün takılarını filme yatıracak kadar çılgın sinema sevdalılarının olduğunu muştulayan bir yapım. Film çekmenin bütçeden değil sevgi ve inançtan geçtiğini gösteren bir filmin takipçisi olmak da tüm sinema ilgililerinin boyunun borcu olsa gerek.

Kuyu: Ahmet Uluçay’ın her planını defalarca izlediğini ve de sinemacılığını borçlu olduğunu söylediği Metin Erksan’ın 1968 yılı yapımı filmi, festival kapsamında yeniden gösteriliyor. Böylesi öğretici bir filmi sinema perdesinde izlemek için festival yeni bir imkân sunuyor, kaçırmamalı.

Tayfun Pirselimoğlu’nun son filmi Yol Kenarı, Banu Sıvacı’nın Güvercin’i ve Ercan Kesal’ın yönettiği belgesel Fındıktan Sonra da festivalde görülebilecek yerli yapımlardan.

İran Sineması ilgilileri için

24 Kare: Abbas Kiyarüstemi’nin ölmeden önce tamamladığı son filmi 24 Kare, Kiyarüstemi’nin fotoğraf ve sinema üzerine düşünüşünün son örneği. Neredeyse tüm filmlerinde fotoğraf ve sinema merkezinde keşiflerin imkânını açan Kiyarüstemi, bu filminde de aynı şeyi yapıyor. Festival kitapçığında film hakkında yazılan kısa açıklamadan hareketle 24 Kare’nin, yönetmenin 5 (Five) filminin izinde bir yapım olduğu anlaşılıyor. Dört buçuk dakikalık 24 kısa filmden oluşan çalışmayı, sinemanın biçimsel tarafı üzerine düşünenler mutlaka görmeli.

Kaybolma: Kısa filmleri daha önce ülkemizdeki kısa film festivallerinde yarışan Ali Asgari’nin ilk uzun metraj filmi. Asgari’nin, İran sistemi ve toplum yapısına eleştiriler getirirken bu yapıdan etkilenen insanın trajedisini ortaya koyan kısa filmlerinin izindeki ilk uzun metraj filmi, prömiyerini Venedik Film Festivali Ufuklar Bölümü’nde yaptı ve birçok festivalden ödülle dündü. Film, İran sineması meraklıları için kaçırılmaması gerekenlerden.

Festivalde Ev, Nigar, Tarihsiz-İmzasız gibi son dönem İran sineması yapımları da görülebilir.

Ustalar yeniden

Festivalde es geçilmemesi gereken bölümlerden biri Bergman 100 Yaşında bölümü. Türkiye’den 10 yönetmenin Bergman’ın kendilerini en çok etkileyen filmlerinden oluşturdukları bu seçki, modern sinema klasiklerini perdede görme imkânı sunuyor. Seçki kapsamında Bergman’ın Yaban Çilekleri, Yedinci Mühür, Kış Işığı, Sessizlik, Persona, Utanç, Çığlıklar ve Fısıltılar, Bir Evlilikten Manzaralar ve Güz Sonatı filmleri gösterilecek.

Tarkovski’nin Stalker’i, Truffaut’un Siyah Gelinlik’i ve Wim Wenders’in Paris, Texas’ı da festival kapsamında yer verilen usta işi yapımlar.

Son olarak özel bir nedeni olmasa da yönetmenleri ve festival kitapçığında yer alan açıklamalardan hareketle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm filmler: Kış Kardeşleri (Hlynur Palmason, İzlanda), Kigali’de Kuş Sesleri (Joanna Kos-Krauze, Krzysztof Krauze,Polonya), Rahat Bir Nefes (İsold Uggadottir, İzlanda), Zehirli Köylere Yolculuk (Fernanado E. Solanas, Arjantin), Dua (Cedric Kahn, Fransa), Malaka (Emmanuel Gras, Fransa).

 

Serdar Arslan

Yayın Tarihi: 07 Nisan 2018 Cumartesi 10:10 Güncelleme Tarihi: 07 Nisan 2018, 15:53
YORUM EKLE

banner19

banner26