İnşallah meşhur olmuşumdur!

Kurşun Kalem Adana'da sinemasever gençlerin yaptığı bir kısa film. Filistin'i buraya taşıyan bir film!

İnşallah meşhur olmuşumdur!

Taha Bilen, Kurşun Kalem filminin ekibi ile konuştu. Kurşun Kalem bir kısa film. Filistin'i anlatan bir film. Festivallerde boy gösterecek ve yarışacak bir film..

Kurşun KalemÖncelikle Hayırlı olsun, Altın Portakal'a gidiyor filminiz…

Yusuf Altunhan:Teşekkür ederiz… Evet Kurşun Kalem önümüzdeki yıl düzenlenecek tüm festival ve yarışmalarda ben de varım diyecek. Bunlardan biri de Altın Portakal. Hani küçük şeyler vardır ya insanı mutlu eden, bu da bizim için öyle bir şey… Filmimizin Altın Portakal yoluna çıkması bile bizi mutlu ediyor. Çünkü filmimiz bu işe gönül veren insanların kapısını çalıyor ve “biz de varız” diyor onlara. Bizler yolun başında olan gönül verenleriz. Her geçen gün kendimizi daha da geliştiriyoruz. İnanıyoruz ki bu samimiyet bizi çok güzel başarılara doğru götürecek.

Filminizde Filistin dramını anlatıyorsunuz. Bir izleyici olarak beni en çok heyecanlandıran şey: Ümmet bilincini hissetmem oldu. Yani Adana’daki bir çocuğun “direnişe katılması.” Filmin konusu nasıl ortaya çıktı?

M. Ertuğrul Evyapar:Hissettiğin bilinç elbette insanı heyecanlandırır.  Ancak  dramdan ziyade,   biz   dünya  çocuklarının savaş karşısındaki  dik duruşundan bir  kesit  ortaya  koymaya  çalıştık. -Dikkat edilirse  savaş sahnelerinden eser  yok filmde - Bu  düşündürücü bir  o  kadar da  hüzünlüdür  ki  savaşın  çocukları “Müslüman Çocuklar“. Bizim filmimizin  baş kahramanının   ismi  görünen o ki  “ Jack ya da  Sawyer  ” olamazdı. Belirtmekte  fayda  görüyorum.  Gönlümüz hiçbir milletten ve dinden  kimsenin bu durumda olmasına  el  vermez. Bir  yük varsa o   yükü taşımak  yine   Hanzala‘ya düştü diyelim. Filmimiz  senaryo  anlamında hayal  ürünü olmadığı için  ortaya  çıkmış  bir durumdaydı, biz  o durumu  kendimizce  su yüzüne  çıkarmaya   çalıştık. Biz isterdik ki  ortada olan  durum  çocukların “kandan adamlarla değil de  kardan adamlarla” oynadığı bir  filme zemin  hazırlasaydı .  Ne güzel olurdu… Ya da  filmimiz  bilim kurgu  olarak  nitelendirilseydi de  “Çocuklar  iyi düşünmüşler  bu  durumun  gerçekleşmesi acaba  mümkün mü ? ” soruları cereyan etseydi  insanların zihinlerinde. Olaylarda  "Hemen alış, hızlıca unut" taktiği uygulanıyor diye düşünüyorum. Biz bu duruma alışamadığımızı ve unutmadığımızı da bir anlamda ortaya koymaya çalıştık. Bir duruş sergileyebildiysek ne mutlu.

Kurşun KalemKısa filmlerde kameraman aynı zamanda oyuncudur da, ya da yönetmen…  Zorluklarınız neler oldu bu anlamda? Hangi yönlerde kısıtlılık çektiniz? 

Ayşegül Rişvanoğlu: Evet; kameraman, yönetmen, senarist, malzemeci… Film için lazım olacak her şeyin tedarikçisiyiz. Bundan önceki filmimizde bir rol için düşündüğümüz oyuncu arkadaşımız oynamayınca yerine ben oynayıverdim. Senaryoyu bilmem de kolaylık sağladı, oynayamayacağımız bir rol olsaydı tabi ki bu bizim için zor olurdu. Kurşun Kalem’ de bu sorunu yaşadık. Yazar rolünü oynayacak kişiyi bulmakta zorluk çektik. Bu roldeki oyuncumuz Bülent Mühür bizi kırmadı ve oynamayı kabul etti. Bu durumlara rağmen çok keyif verici bir şey. Filmin bütün anında bulunmak, içinde olmak yorucu oluyor ama tatlı bir yorgunluk.

Elinize kamerayı alıyorsunuz ve “alın görün”  diyorsunuz sessizce. Bunu hem filmin konusu bağlamında söylüyorum hem de “bizim mahalle” adına bir eleştiri niyetiyle. Çünkü sanatı “malayani” olarak görenlerimiz var. Haksız mıyım?

M.Ertugrul Evyapar: Haksız  değilsin  maalesef. Bir sanat  eserinde  insan madalyonun  iki  tarafını da  görebilir . Sanatın  boş olduğunu da düşünebilir.  Eğer  İsmet  Özel   bu şekilde düşünseydi  bizler  “İnsan  eşref-i mahlukattır derdi babam” dizesini hiç duyamayacaktık. Daha  bir  çok örnekleri var  önümüzde. Ben sinema bazında  ele almak isterim bu  soruyu. Bir film  izleyene  negatif  ya da  pozitif yönde  farklı bakış açıları aksettirebilir. Aslında, görmeyi bilen göz için,Yaratılan bir çok  şey Yaratıcıya bizi  götürebilecek  niteliktedir. Sosyal bilimlerin sadece insanın yapısında görmeye çalıştıkları Yaratan, aslında mutasavvıfların dedikleri gibi kâinattaki sonradan olanlarla (zuhur edenlerle)  kendini  gün yüzüne  çıkartmıştır. Sinema ise bu çıkışın belli bir yorumla bize sunulmasıdır diye düşünüyorum. Hiç bu  görevi üstlenmiş bir  olgu  malayani diye adlandırılabilir mi ?   Her filme bir  Arif  gerek  diyebiliriz. Arif olan anlar babında. Fikrimce  son yıllarda  bu malayani  düşüncesi  azalmaya  tam ters  yönde  ivmelenmeye  başladı. Bu  sevindirici. Uzak İhtimal  Filmini  keyifle izledik. Ayakta  alkışladık. Vahyin vicdanı unutturmayan iklimi sanatla ortaya konulabilir diyelim.

Kurşun Kalem

Tepkiler nasıl oldu izleyenlerden? Facebook’da bir grubunuz var orada epey bir girdi var, olumlu eleştiriler…  Bunun dışında size ulaşan tepkiler nedir?

Ayşegül Rişvanoğlu: Tepkiler genelde olumlu çünkü filmin konusu insanların ilgisini çekiyor ve duyarlı oldukları bir durum. Facebook’ taki grup dışında filmi izleyenler de aynı tepkileri veriyorlar. İnsanlar hep bir şeyler yapmak istiyorlar fakat bir takım sebeplerden tepkilerini dile getirmekten ötesine geçemiyorlar. Filmin sonunda büyüklerden birer aferin alıyoruz. Genel olarak da etkilendiklerini söylüyorlar. Ben bile onlarla her izlediğimde etkileniyorum.

Bundan sonra da yola devam mı? Bizi bekleyin diyor musunuz? 

Yusuf Altunhan: Herkes bunu  merak ediyor. Aslında  Kurşun Kalem  bizim ilk  kısa filmimiz  değil. Orijin(0,0)  adlı bir kısa filmimiz daha  var .(O biraz  “Paramparça Aşklar ve  Köpekler” tarzıydı) Bu şekilde bakarsak olaya kesinlikle yola devam…Çünkü öyle sarsılmaz bir ekibimiz var ki; tamamen samimiyete dayanan bir ekip. Her gün yeni yeni fikirlerle, yeni yeni senaryolarla, yeni yeni film projeleri ile uğraşıyoruz. Hayatın içinde olmaya  çalışıyoruz. Şu anda üzerinde çalıştığımız kendimizce  yine çok ses getirecek iki uzun metraj film senaryosu ve bir kısa film çalışması ile yolumuza tüm inancımızla devam ediyoruz… Sizlere de filmimize değer verip bizlere zaman ayırdığınız için ekip adına teşekkür ederim.

Kurşun Kalem

Kahramanımız Ogün Akbaba

Ogün, film senin için ne anlatıyor?

Kurşun KalemBenim  için Kurşun Kalem  filmi  Gazze’deki bütün çocukların yaşadığı zorlukları gösterme çabasını anlatıyor. Bu film bazılarımızı bu  üç dakika içinde eskilere  götürüyor bence. Savaşın  ortasında  babası  öldürülmüş, annesi de  yanında olmadan kendini korumaya  çalışan   bir çocuğu canlandırdım  ve canlandırdığım  içinde  çok memnunum. Bu filmi  izleyenler sadece  filmdeki   çocuğa bakarak  tüm dünya  çocuklarının savaştaki  halini anlayabilirler. Savaş yüzünden  çocuklar dünyaya  küsmesin . Çocukların yüzü  gülsün yani  bizlerin.

Yüz ifadelerin, duruşun… Filmdeki ana karakter sensin ve işin üstesinden  hakkıyla gelmişsin.  Çekimler için ne gibi hazırlıkların oldu? Zorlandın mı? 

Yüz ifadelerim: ilk başlarda  gülüyordum ve sonra alıştım, gülmemeye  başladım.  Evet  hakkıyla geldim çünkü   kendimi  filmde  değil de  gerçekten  savaştayım  gibi  hissettim  ve  bu  yüzden  korktum  ve   heyecanlandım.  Ve  film  çok güzel   çekildi  şöyle  bir hazırlık  oldu, bir kere deneme  yaptık  güldüm  ben de kendimi  savaştaymış  gibi  hissettim   böyle bir  hazırlık yaptım   yapmak  isteyince  zorluk  olmuyormuş o yüzden  hiç zorluk  olmadı. Ama savaş çocuğu olmak  filmde de olsa  zor  bir şeymiş bunu anladım. 

Mahmut Fazıl Coşkun
Mahmut Fazıl Coşkun

O gün artık  ünlü oldun, Altın Portakal'a gidiyorsun, düşüncelerini alalım hemen?

Çok duygulandım savaşla  ilgili  bir film çektik ve  bu film Altın Portakal'da  yarışacak belki. İnşallah olmuşumdur:. Eğer olduysam Ertuğrul abiye ve diğer arkadaşlarına çok teşekkür  ederim. Bir de sizlere de  teşekkür ederim.

Filmi Nasıl Buldular

Mahmut Fazıl Coşkun: Öncelikle arkadaşların ellerine sağlık. Hasan Aycın’ın çiziminden yola çıkma fikrini çok beğendim. Ama şiiri böylesine verme fikri en azından benim sevdiğim sinemaya uygun değil. İyi bir kumaşı var fakat ben olsam büyük laf söylemek ve politik göndermeler yapmak yerine daha küçük bireysel bir şeyler anlatırdım. Her şeye rağmen güzel bir çalışma olmuş.

Sıtkı Caney
Sıtkı Caney

Sıtkı Caney: Kurgusuyla, oyuncusuyla, müziğiyle neredeyse kusursuz diyebileceğim bir film izledim. Emeği geçenleri ayrı ayrı kutluyorum. Eleştirilerim ise: "Kursun Kalem" ismi filmi özetlemiyor. "Kalem ve Sapan" çok daha iyi olurdu bence. Bir de " dünyaya küsmüş çocuklar" ibaresi kullanılmasaydı keşke. Çocuklar her zaman geleceğin ve umudun sembolleridirler.

 

Taha Bilen

ehlimavera[at]gmail.com

Yayın Tarihi: 29 Ağustos 2009 Cumartesi 17:14 Güncelleme Tarihi: 05 Temmuz 2010, 18:41
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
bir dost
bir dost - 12 yıl Önce

http://www.facebook.com/group.php?gid=114018096963&ref=ts

ayşegül rişvanoğlu
ayşegül rişvanoğlu - 12 yıl Önce

çok teşekkürler

ahmet ş.
ahmet ş. - 12 yıl Önce

kısa filmi röportajdan sonra izledim.çok etkilendim.
güzel bir röportaj olmuş.filmle en azından beni tanıştırdığınız için teşekkür ederim.

İrfan ERCAN
İrfan ERCAN - 12 yıl Önce

Unutulmaması ve unutturulmaması gereken konuların siz değerli, duyarlı insanlar tarafından, etkileyici bir dille bizlerin kafasına vura vura hatırlatılması ...
Ömrünüzün sonuna kadar yorulmayın.

seda doğan
seda doğan - 12 yıl Önce

http://www.facebook.com/group.php?gid=114018096963&ref=ts

filme bu adresten ulaşılabiliyor.

bu filmle tanıştırdığı için dunyabizim.com ekibine teşekkürler.

banner26