Hz. Muhammed Filmi Çok mu Zararlı?

''Mecid Mecidi'nin 'Hz. Muhammed' filminin izlenmesini iman-küfür meselesi haline getirenleri anlamak gerçekten zor. Bir film izlemeyle Şii mi olacak izleyen kişi?'' Nihal Zeybek yazdı.

Hz. Muhammed Filmi Çok mu Zararlı?

Uzun süredir bir Mecid Mecidi filmi olan “Hz.Muhammed, Allah’ın Elçisi” gösterime girdi girecek derken, sonunda film sinema salonlarında halkla buluştu. Filme dair pek çok görüş belirtildiğini gördüm ve bilinçli olarak hiçbirini okumadım. Çünkü film hakkında önyargı sahibi olmak istemiyor, onu sadece kendime göre değerlendirmek istiyordum. Ne kadar önyargısız izlemek istesem de “Şia filmiymiş, ona göre dikkat edin ha!” tarzı telkinlere maruz kalmaktan kendimi kurtaramadım.

Madem şu an konuşulan bir film, sinemadan yer bildirimi yapayım, filmi izlediğimi paylaşayım sosyal medyada diye düşündüm önce. Sonra da “ne gerek var ilan etmeye, izlediysen izledin, görgüsüzlük yapma!” dedim kendi kendime. Amacım filmi sessizce izleyip hayatıma devam etmekti. Lakin filmden çıktıktan sonra internete bir girdim ki o da ne! Almış başını gitmiş yorumlar, olumlu olumsuz eleştiriler… Madem dedim böyle, ben de yazayım kendi görüşümü. Madem sanat ile ilgileniyorum, madem elim az da olsa kalem tutuyor, bir de üstüne ilahiyatçıyım, kim tutar beni!

Aynı filmi bir Sünni çekseydi…

Öncelikle “sakın izlemeyin!” diyenlere kötü haberim var: Salon tamamen doluydu. Uzun süredir bu kadar kalabalık salon görmemiştim. Toplumun film hakkında genel tutumunu göstermesi açısından ilk olarak birinci dereceden yaşadıklarımı aktarmak istiyorum. Lise öğrencisi bir akrabamız da bizimle filme gelecekti. Buna duyan bir yakınımın tepkisi şöyle oldu: “Asla, o gencin filmi izlemesini tasvip etmiyorum. Bu Şia filmi. Hakkında bir sürü yazı çıktı. İtikadî açıdan sakıncalar varmış. O daha genç, etkilenir. Sakın izlemesin!”  Bizim Hz. Muhammed’in hayatını izlemekten sakındığımız gençler acaba neler neler izliyor? Holywood’ın bilinçaltı, bilinçüstü her türlü propagandayı yaptığı, üst aklın yönlendirdiği filmleri mi, ahlaksızlıkta çığır açan Türk dizilerini mi, +18 kapsamına girmesi gereken müzik kliplerini mi? Gençleri nelerden nasıl korumalıyız ya da gerçekten koruyabilir miyiz, bu sorulara cevap bulmamız lazım.

Filmden sonra bir yakınımın sorusu ise şöyle oldu: “Zaten Hz. Peygamberin (SAV) hayatını bilmiyor musunuz? (Neden gittiniz boş yere izlemeye.)”. Cevap olarak “Tabi bildiğimiz şeylerdi, zaten kimse senaryo olsun diye Hz. Peygamber (SAV)’in hayatına ekleme yapamaz, mecburen tarihi bilgilere bağlı kalmak zorunda.” dedim. İşin ilginç yanı da burada zaten. Salonda filmi izleyenlerin hemen hepsi (dış görünüşleri itibariyle değerlendirirsek) zaten Peygamber (SAV)’in hayatını bilen kimselerdi. Bilmeyenler ise genelde diğer filmleri tercih etmişlerdi. Garip aslında değil mi? Senaryosunu bildiğin bir filme gidiyorsun. Gerçekten de çok tanıdık geldi film bana. Aslında aklımda şu soru ile gitmiştim: “Acaba Şiilerin Hz.Peygamber (SAV) algısı nasıl? Acaba bizim anlayışımızla arada bariz farklar var mı?” Ben var olduğunu zannederek gitmiştim, yanıldım. Aynı filmi bir Sünni çekseydi çok da farklı bir film çekmezdi bence.

‘Bir film izledim, Şii oldum’ diyen çıkar mı acaba?

Filmin izlenmesini iman-küfür meselesi haline getirenleri anlamak gerçekten zor. Bir film izlemeyle Şii mi olacak izleyen kişi? Eğer bir film ile Şii olmak istiyorsa, olsun zaten, kendi seçimi. Ayrıca yıllardır başta Hristiyanlar olmak üzere gayr-i Müslim hatta kafir olan pek çok kimsenin filmini izledik, izliyoruz, hâlâ Müslümanız elhamdülillah, panik yok. Artık devir bilgiye ulaşma devri, herkesin elinde koca ekranlı telefonların, internet paketlerinin olduğu devir. “Sakın Şii filmini izlemeyin, beyniniz yıkanır!” denilmesi gerçekten çok komik bu durumda.

Şunu vurgulamak isterim ki, Hz. Peygamber (SAV)’in Nübüvvetindan önceki zamanlara ait olarak geleneğimizde anlatılan mucizevî hadiselere şahsen şüpheli bakıyorum. Bazılarında ise baya baya abartma olduğunu düşünüyorum. Tüm bunlarla beraber şu da bir gerçek ki ülkemizde Hz. Peygamber (SAV)’in hayatının anlatıldığı hemen hemen bütün eserlerde olağanüstü hadiselere yer verilir. Hz. Muhammed’in doğumuyla gökte ışığın parlaması, Kabe’de putların devrilmesi, süt anneye verilirken yaşananlar, amcasıyla kervana katılması ve Bahira ile görüşmesi… Bu olayların gerçekliği hususu İslam tarihçileri tarafından ne kadar eleştirilse de, bunlar ülkemizde genel geçer olarak anlatılan, öğretilen, benimsenen hadiselerdir. Tüm bunların filmde anlatılması beni rahatsız etmedi. Çünkü bu bir sanat eseridir ve sanatta mübalağa yer alır. Misal olarak, sahih olmayan bazı hadis-i şerifler, Türk İslam edebiyatının bel kemiğini oluşturmakta ve bu durumdan kimse rahatsız olmamaktadır.

Her ayrıntı düşünülmüş, son derece gerçekçi dekor ve kostümler hazırlanmış

Filmin en güzel yanı ise görsel yönünün güçlü olmasıydı. Ne kadar o dönemleri öğrensek de, zihnimizde canlandırmada zorluk çekiyoruz. O dönemin kıyafetleri, takıları, eşyaları, evleri… Kabe’nin siyah örtüsüz, içinde putların yer aldığı hali… Fil ordusunun heybetli hali… Tüm bunların somutlaşması açısından film gayet başarılı. Her ayrıntı düşünülmüş, son derece gerçekçi dekor ve kostümler hazırlanmış. Medine’de Hz. Muhammed (SAV)’in çocukluğunu anlatan bazı sahneler masal tadındaydı. Bu bile tek başına filmi izlemek için geçerli bir neden.

Yakınımdan duyduğum bir eleştiri şöyle: “Hz. Peygamber (SAV)’i sağdan, soldan sürekli göstermiş. Hz. Ali’yi ise bir kez simsiyah göstermiş, vücut hatları bile belli değil. Gizemli olan daha değerlidir.” Bu görüşün doğruluk payı yok değil. Ama Hz. Ali’nin yer alabileceği fazla sahne yoktu. Hz. Peygamber’in çocukluğu döneminde zaten Hz. Ali henüz yok. Filmin sonunda biri büyük biri küçük iki ışığın olduğunu da fark ettik elbet.

Beni rahatsız eden husus, film boyunca Ebu Talib’in Müslüman gibi gösterilmesiydi. Biz Ebu Talib’in hep yiğenini koruyup kolladığını ama buna rağmen imansız öldüğünü biliyoruz. Ama filmde Müslüman olarak lanse edilmişti. Bu, Şia’nın benimsediği tarih bilgisinin bizimkinden biraz farklı olmasından kaynaklanıyor.

Film hakkında yapılan yorumlarda filmde Hz. Ebu Bekir ve Hz. Aişe’ye hakaret edildiğini belirtenler vardı. Filmde Hz. Ebu Bekir ve Hz. Aişe yer almıyordu ki hakaret edilsin? “Filmde yer almaması zaten bir hakarettir.” diyenler olacaktır elbet; senaryosu gereği onların bulunmasını gerekli kılan bir durum mevcut değildi filmde. Yani illa ki Hz. Aişe’nin yer alması gereken bir hadise aktarılmış ve orada Hz. Aişe yok sayılmış gibi bir durum yoktu veya ben farketmedim.

Filmi övmek gibi bir niyetim yok. Niyetim sadece kendimce haklıya hakkını teslim etmek. Açıkçası film hakkında öyle ağır ithamlar içeren yazılar okudum ki, “Acaba bu yazıyı yazmakla hata yapıyorum da farkına mı varmıyorum?” dedim kendi kendime. Ben bu yazıyı Türkiye’de doğmuş, büyümüş, devletin resmi kurumlarında din eğitimi almış, Sünni Hanefi bir Müslüman olarak yazıyorum. Gördüklerim, anladıklarım bunlardır. Kimseyi bağlayıcı değildir. Herkesin kendi bakış açısı, muhakemesi vardır. Arz ederim. Filmi izleyeceklere ön yargılardan uzak iyi seyirler dilerim.

 

Nihal Zeybek

Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2016, 12:30
YORUM EKLE
YORUMLAR
Harzem
Harzem - 3 yıl Önce

Veladeti nebi vaktinde gerçekleşen mucizelere abartı demeniz dışında genel olarak katıldığım bir yazı olmuş.

Selma Türkoğlu
Selma Türkoğlu - 3 yıl Önce

Bana göre hiçte fena değil gençlerimize ders olsun abuk sabuk dizileri izleyeceğine bu filmi izlesin

ayşenur
ayşenur - 3 yıl Önce

tabiki bu film izlendiğinde şii olunmayacak fakat bu tarz filmlerin yapılmasının önü açılabilir.''bu sadece sanat eseridir, altı üstü bir film''diye işi basitleştirmeye çalışıyorsunuz hatta kostümlerine kadar yorumluyorsunuz fakat bu söz konusu O (s.a.v.) ise iş sadece bir sanat eseri olmaktan çıkar diye düşünüyorum..

ayşenur
ayşenur - 3 yıl Önce

gayrimüslimlerin filmleri izleniyor, bu neden izlenmemeli gibi bir karşılaştırma olabilir mi? çabamız tüm şüpheli işlerden uzak durmakmadem eliniz 'az da olsa' kalem tutuyor bu kötü filmlerin izlenmemesi için de bir yaı yazmalısınız

mustafa sevinçer
mustafa sevinçer - 3 yıl Önce

yazınız çok güzel..eyvallah..

Serpico
Serpico - 3 yıl Önce

Yazıyı ve yazarı böyle bir şeyle asla itham etmiyorum ama bu bakış açısının, yani Mecidi'nin daha önce hassasiyet gösterilen bir olguyu yıkmaya çalışan tavrının varacağı yer başka hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar telafisiz ve ağır tahribata sebep olur. Müslümanlar olarak sonra Charlie Hebdo'nun 'ifade özgürlüğü'nü mumla ararız.Perde bir kere yırtılır, yırtıldıktan sonra ona kimse perde demez, o artık yırtık bir perdedir.

Hidayet yilmaz
Hidayet yilmaz - 3 yıl Önce

Hz. Ebu bekir in rol alacagi bir sahne olmamasi basli basina zaten hakarettir..peygamberin yanindan hic ayrilmayan h.z.ebu bekir e rol vermemek kasitli bilincli bir sacmaliktir..ayrica kimse şia olmaz demişsiniz..biz de biliyoruz olmayacagimizi fakat izledigin an desteklemiş oluyorsun iste..

Selahattin
Selahattin - 3 yıl Önce

Çok güzel bir yorum olmuş


banner19

banner13