Haşim Akten'in filmi geliyor!

Sinemalarda ses getirecek Bendeyâr filminin yapımcısı Gözyaşı Gecelerinden Haşim Akten ile konuştuk.

Haşim Akten'in filmi geliyor!

İddialılar… Sinema da yeni bir şey yaptıklarını, artık Türk Sinemasının değişeceğini iddia ediyorlar.

Gözyaşı Geceleri ile tanıdık onları, Konyalılar iyi bilir. Türkiye’yi dört bucak dolaşıp tiyatro gösterileri yaptılar. Dindarların, sinema, tv, tiyatro gibi faaliyetlerden uzak durmaya çalıştığı zamanlarda, Gözyaşı Geceleri, tiyatroyu bir hüviyetle sundular önümüze. Halk da tabi büyük ilgi gösterdi. Haşim Akten’in o mistik sesi Türkiye’yi de aştı bir çok Avrupa ülkesindeki gurbetçilerimizle buluştu.

Gözyaşı ismiyle Konya’da hinterlandı yüksek bir radyoları var. Kitaplar da çıkardılar bir ara. Bolca Umre programı yaptılar. Şimdi de Bendeyâr isimli sinema filmiyle karşımızdalar. Film 14 Ekimde, 200 farklı salonda vizyonda. Konusu, gücünü imanından alan Müslüman Kahraman Bendeyâr. Filmde Yaşar Alptekin ve Senai Demirci gibi oyuncular var. Diğer simalar da tanıdık. Amerikalı bir yönetmen tarafından çekildi film. Filmin yapımcılığını üstlenen aynı zamanda senarist ve oyuncusu, Gözyaşı Geceleri deyince aklımıza gelen ilk isim Haşim Atken, dunyabizim için merak edilenleri cevapladı.

“Bizim daha etkili olmamızı bekliyorlar”Haşim Akten

Uzun süredir Gözyaşı Geceleri ismiyle tiyatro programları yapıyorsunuz. Konya'ya sığmadınız, yurtdışında bir çok ülkede de programlar yaptınız. Bu alanda bir eksiklik mi gördünüz? Neden özellikle bu alana eğildiniz?

Evet bu sahada bir eksiklik gördük. Bu eksikliği her inançlı insan biliyor zaten. Sinema filmleri ve TV dizileri manevi hayatımızı zedeliyor, hatta daha ötesi diyebiliriz. Biz sadece tenkit ediyoruz ama yapmıyoruz. Gözyaşı Gecelerinden etkilenen halkımız bizim daha etkili olmamızı bekliyor bizden. Bunu bizim yapabileceğimize inanıyorlar…

“Çağın dilini kullanmama problemimiz var”

Film ile ilgili sorulara geçmeden önce, genel anlamada sinema ile ilgili ne düşündüğünüzü ve özel anlamda İslam hassasiyetli film çalışmaları hakkındaki kanaatinizi öğrenmek istiyorum?

Sinema dünyada çağın etkili silahı. Bundan kurtulmanın bu asırda imkânı yok. Çaresi ise bu silahı bizim kullanmamız. Tek şehir haline gelen dünyaya bizim söyleyecek çok sözümüz var ama Müslümanlar olarak söylemiyor değil söyleyemiyoruz. Çünkü çağın dilini kullanmıyoruz. “Onlara anladıkları dilden konuşunuz” emrine uymalıyız. Bu çağın dili de bu. Çağrı ve Ömer Muhtar filmlerinden sonra dünyayı etkileyecek üçüncü bir sinema filmimiz maalesef yok. İran sineması güçlü, ödüller alıyor ama kitleleri etkileyecek filmleri maalesef yok. Bizde mi? Bizde de başta Yücel Çakmaklı ağabey olmak üzere çok şeyler yapıldı; ama artık gençler ve kitleleri farklı ve dinamik filmler istiyor. Bu konuda eksiğimiz var.

“Bendeyâr Gözyaşı Gecelerinden çok farklı”

Şimdi, Bendeyâr isimli sinema filmiyle karşımızdasınız. Filminiz Gözyaşı Gecelerinin beyaz perdeye aktarılmasından mı ibaret, yoksa bambaşka bir şeyle mi karşılaşacağız?

Hayır. Bendeyâr, Gözyaşı Gecelerinden çok farklı. Hatta bizi sevenler çok şaşıracaklar. “Gerçekten bunu Gözyaşı Geceleri mi yaptı?” diye… Çok farklı. Ama birkaç dakikalık da olsa Gözyaşı Gecelerinden bir tadı senaryomuzun içine kattık.

Filminiz nerelerde çekildi, ne kadar sürdü, çekim sürecinden bahseder misiniz biraz?

Bendeyar filmi dört ayrı beldede 36 ayrı mekanda beş haftada çekildi. Bu çok zorlu bir süreçti. İlk defa bir film yapımını üstlenmenin getirdiği zorlukları da katınca gerçekten çok yorulduk ama değer diye düşünüyorum. Hele ki bir Amerikalı yönetmenle çalışmak, işi biraz daha zorlaştırdı, inşaallah bunu filmi seyrederken herkes fark edecek.

Senai Demirci, Bendeyar'da“Artık işi öğrendik”

Film çekmek başlı başına külfetli/masraflı bir çalışma iken İslam hassasiyetli bir film çekmekte ne gibi problemler var?

En başında bir filmde dini öğelerin açıktan kullanılması alışılmadık bir şey, bu camianın bunu kabullenmesinde biraz problemler yaşadık. Sinema seyircisi böyle şeyleri kaldırmaz. Bunu kabullenecekler de sinemaya gitmez. Çok sert söylemler var (tabi kendilerine göre sert). Bu anlamda senaryoyla ilgili zorluklar yaşadık. Yani bize “Kurtlar Vadisindeki Ömer Baba tiplemesi gibi dolaylı yönden anlatmalıyız” tavsiyesinde çok bulunanlar oldu. Ama ben onlara dedim ki, “Şurada çok güzel bir manzara var kaldır başını da bak demek neden itici olsun.” Bizim o kadar güzel bir dinimiz var ki. Tabi Türkiye’nin hala hayata ideolojik bakmaktan vazgeçmeyen yapısından kaynaklanıyor. Ama bunun yanında İslami bir film deyince bize çok kolaylık gösterenler de oldu. Buradan onlara teşekkür ediyorum... İslami bir filmin setini de kendinize göre oluşturmak çok zorlu bir süreç. Onu yaşadık. Çok zorlandık ama ikinci setimiz çok farklı olacak. Çünkü işi öğrendik.

Estetik kaygısı güttünüz mü?

Amerikalı yönetmenimiz ve çok usta bir görüntü yönetmenimiz vardı. Işıkçılarımız mükemmeldi. Bunu filmde göreceksiniz. Tabii ki estetik kaygısını güttük. Hatta şöyle diyebilirim. Estetik kaygısı için fazladan en az 400 bin TL harcamışızdır. Eğer bu kaygıyı taşımasaydık bu para bize kalacaktı başka yerlere kullanacaktık. Hele hele maddi imkansızlıklarla film çeken bizler için bu para çok büyük para. Gerçekten estetiğe çok değer verdik.

Neden Amerikalı bir yönetmen seçtiniz?

Öncelikle şunu söyleyeyim. Özellikle Amerikalı bir yönetmen aramadık, ama hep Amerikan filmleri gibi bir film çekmeyi istedim ve bunu her yerde dillendirdim. Rabbim de bize bir Amerikalı bir yönetmen nasip etti. Ben bunu kendisine de söyledim. Bu sorunun cevabını herkes filmi izleyince görecek. Neden Hz. Hamza’yı Anthony Quinn oynadı. Bizim için de bu sorunun cevabı bu.

“İmanın gücünü anlatmaya çalışıyoruz”

Amacınız Süperman ya da Polat Alemdar ile yarışmak ya da onlara ikâme bir rol-model mi ortaya koymak? Nedir amacınız?

Hayır, asla! Maksadımız ne Süperman oluşturmak ne de başarılarını takdir ettiğim Polat Alemdar’ı taklit etmek. Biz başka bir şey yapıyoruz. İmanın gücünü anlatmaya çalışıyoruz. Bu çok farklı bir ve çok zor bir şey. Gençlerimize hemen özenecekleri tipleri oluşturmak için bir şeyler yapılır ama İslam hassasiyetleriyle, gençlere aksiyoner bir şekilde göstermek zorlu bir iş, biz bunu yapıyoruz. Yani Yavuz’a Yunus gömleğini giydiriyoruz. Bu gerçekten çok zorlu bir iş.

Neyi anlatmaya çalışıyorsunuz filmde?

Çağın emperyalistlerinin güçleri karşısında aciz kaldığını hisseden Müslümanlara,  Akif’in dediği “iman dolu göğsüm gibi serhaddim var” mesajını, film diliyle vermeye çalışıyoruz. Esmaül Hüsna’ya ayinedar olmak ve Sünnet-i Seniyye’ye tabi olmak büyük gücün sırrı ama film tadında gençleri özendirecek, gücümüz nispetinde aksiyonlar katarak… Bir de İslam’ın terör dini değil sevgi dini olduğunu..

Bendeyâr“Tasavvuf  değil telepati”

Tasavvuftan ne kadar etkilendiniz filminizde?

Tabii ki tasavvuf bizim çok zengin bir hazinemizdir. Ama biz bunu tasavvufi bir nitelikten çok çağın ulaştığı “telepati” ilmi olarak aldık. Tasavvufun zenginliğinden de istifade ettik açıkçası…

Filminizde bir de zikir sahnesi var, Kurtlar Vadisi iki filminde kullandı, New York’ta Beş Minarede de gördük. Neden özellikle zikir sahnesi koymayı tercih ettiniz?

Tabi herkesin böyle bir soruyu bize soracaklarını, onlara benzemenin hoş olmadığını elbette çok tartıştık. Ama onlara mı benzetiyorsunuz sorusunun, zikrin ehemmiyetinin yanında çok cılız kalacağını düşünüyorum. Kaldı ki telepatinin temellerindendir Müslümanın zikirde olması. Büyük güçtür. Zaten bizim zikrimizde dervişane bir zikirden çok savaşçı bir ruhun olduğunu fark edecekler.

“Şükür galası da yapacağız”

Filmin medya gösterimi olacak mı?

İnşaallah 9 Ekim’de İstanbul’da medya için bir galamız olacak. Ayrıca Medine’de Mart ayında bir Şükür Galası yapacağız.

Kaç salonda vizyona giriyor film, yurtdışında da gösterilecek mi?

Şu an kesin değil ama tahminen 200 kopya diyoruz. Tahminen bir hafta sonra da Avrupa’da vizyona girecek inşaallah.

Son olarak söylemek istedikleriniz?

Dualarla geldik bu noktaya dualarla çok güzel şeyler olacak inşaallah. Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor, Türk sineması da değişecek. Teşekkür ederim.

Film hakkında bilgi almak isteyenler de //bendeyar.com veya //www.facebook.com/Bendeyar adreslerinden takip edebilir.

 

Yusuf Temizcan söyleşti

GYY notu: İslami sinema, İslami film tamlamalarını İslami parti, İslami gazete, İslami mizah, İslami edebiyat tamlamalarını sorunlu bulduğumuz gibi sorunlu buluyoruz. Değerli mücadele insanı Haşim Akten Beye de daha doğru bir isimlendirme öneririz. Bizim Müslümanca kaygılarımız bir eseri İslami yapmaya yetmez ama Müslümanca yapabilir o eseri. Yani İslami film değil Müslümanca film; İslami dergi değil, Müslümanca dergi, Müslümanca mizah, Müslümanca edebiyat... Çok sloganik görünebilir ama en azından yaptığımız işlerin eksikliklerinin İslama mal edilmesinin önüne geçecek bir isimlendirme bu. Bu isimlendirmenin babası Rasim Özdenören'e minnettarız açıkçası! Dikkatli Müslümanların yılları kaybetmesinin önüne geçebilmesine vesile oldu o...

Yayın Tarihi: 20 Eylül 2011 Salı 02:54 Güncelleme Tarihi: 23 Eylül 2011, 10:11
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
zeynep
zeynep - 10 yıl Önce

Eyvallah gyy, notlarınız en az yazılanlar kadar değerli..

ahmet attila
ahmet attila - 10 yıl Önce

Film bende meraktan çok kaygı uyandırdı; bakalım izleyip göreceğiz... ama en çok ilgimi Senai Demirci fenomeni çekti; kendisinin aynı zamanda oyuncu olduğunu bilmiyordum. Eminim artistliğin hakkını (da) vermiştir. Estetik kaygı ve 400bin lira denklemi de ayrıca öne çıkıyor. Hadi hayırlısı.

hürü koçak
hürü koçak - 10 yıl Önce

merakla bekliyoruz inşallah çok güzel olmuş sahnede nasıl namaz kılınırmış görecekler yolunuz açık olsun başarılarınızın devamını diliyorum....

Samet Kuvel
Samet Kuvel - 10 yıl Önce

Filmin eksiklikleri elbette ki var ancak bu ilk film... filmin montajı ve kurugusu kadar zor birşey yoktur... bunu film yapanlar ve bu işin bizzat içinde olanlar çok iyi bilir... beyaz perdenin yüz akı olan bu film, bir ilk adımdır... ve mutlaka desteklenmesi gerekir.. kostüm v.s. ye de takılmamak lazım.. orada bir dert var, birşeyler söylenmek isteniyor ve bu, türk sinemasında ilk defa yapıldı... ayakta alkışlıyoruz.... saygılar...

semra bayram
semra bayram - 10 yıl Önce

gözyaşı geceleri gibi bir ekipten daha kaliteli bi film beklerdim açıkçası. ben başarısız buldum. replikler çok az, görüntü ağırlıklı fakat sorun görüntünün çok olması değil, meramlarını yeterince verememeleri. matrix çakması giyim kuşam hiç olmamış daha orijinal olabilirdi.. bir hevesle gitmiştim fakat hayalkırıklığı. filmi kurtaran hiç bi yan yok bence.

nilüfer serin
nilüfer serin - 10 yıl Önce

film tam bir fiyasko. insanları islama çekecek degil, uzaklaştıracak

bende-i asi
bende-i asi - 10 yıl Önce

GYY'nin notu filmden önemli. İsmine İslami film dersen, içindeki kargacık burgacık karakterler kafamıza müslüman imajı olarak bir takım ucubeleri bırakıyor. Ben kendi kafamdan eski dini filmlerin kurduğu yapmacık müslüman karakterlerini atana kadar ne kadar çabaladım! Bir çok genç dimağ bu tür müslüman imajını sefil bulduğu için dindarlara mesafeli kalabiliyor. Bence filmler örnek-iyi müslümanın gösterilebileceği alanlar olarak görülemez. olsa olsa örnek kavramlar fikirler işlenebilir o kadar.

banner26