Hapisteki insan yaşayan bir ölüdür

Aslına bakarsanız, yönetmenliğini Mikael Hafström'ün yaptığı filmi seyretmek istemiyordum ancak 'Kaçış Planı'nın fragmanında hapishanede namaz kılan adamları görünce, 'bana malzeme çıkacak bir film, hele bir bakayım' dedim. İslam Gemici filmi seyretti ve yazdı.

Hapisteki insan yaşayan bir ölüdür

 

 

Bir kere şunu söyleyeyim: Sylvester Stallone, ihtiyarladıkça her geçen gün daha da çirkinleşiyor. Gerçi gençken de pek yakışıklı biri sayılmazdı; fakat seneler ilerledikçe -yaptırdığı botokslar mı, yoksa estetik operasyonlar yüzünden mi, bilemiyorum- Sly, iyice gudubet olmuş. Kendisini hâlâ genç zanneden kokana kadınlara benzemiş. Hele son filmi, "Kaçış Planı-Escape Plan"daki saç traşı da çok berbat...

Aslına bakarsanız, yönetmenliğini Mikael Hafström'ün yaptığı filmi seyretmek istemiyordum ancak "Kaçış Planı"nın fragmanında "hapishanede namaz kılan adamları" görünce, bana malzeme çıkacak bir film, hele bir bakayım, dedim.

Sylvester Stallone, Arnold Schwarzenegger, Jim Caviezel'in başrolleri paylaştığı film, tipik Amerikan formatında başlıyor ve Sly'ı (Ray Breslin) bize tanıtmak için aksiyonu bol, sürprizlerle dolu bir giriş yapılıyor. Bu açılıştan anlaşılan o ki, heyecan dolu iki saatlik bir "gösteri" bizi bekliyor ama Sly'ın o perişan haldeki suratına nasıl tahammül edeceğimi bilemiyorum. Neyse, sabredelim bakalım...

Özel güvenlikli federal Amerikan hapishanelerinden kaçma uzmanı olan ve bu hususta kalın bir de kitap yazmış olan Ray Breslin (S. Stallone), resmî olarak var olmayan, ABD standartlarına göre azılı teröristlerin dolayısıyla Müslümanların konulduğu ve kimsenin hesap soramadığı bir hapishaneye konuluyor. Ama Breslin, ismini bilmediğimiz hapishaneye öyle elini-kolunu sallayarak değil, adrenalini epey yüksek bir insan kaçırma operasyonuyla götürülüyor ve film başlıyor. Öyle bir hapishane ki, uzman filan dinleyecek bir yere benzemiyor. Hani masallardaki gibi bir hapishane... Sly içeri girdikten kısa müddet sonra Arnold abiyle (Schwarzenegger) karşılaşıyor. Arnold’un Sly’ı bu kadar az zamanda hemen tanıyıp arkadaş olmasının sırrını ancak filmin sonunda çözebiliyoruz. Fakat o an için çok mantıksız gibi gelmişti bana…

Müdür Hobbes rolündeki Jim Caviezel, başka filmlerde görüp de beğendiğim bir oyuncu olmasına rağmen, bu filmde kesinlikle inandırıcı olamıyor çünkü o rolün adamı değil. Böylesi dengesizliklerin yanı sıra, senaryodan kaynaklanan başka mantıksızlıklara rağmen, “Kaçış Planı” filmi, son dakikasına kadar kendisini seyrettirmeyi başarıyor. Bu bile, son devir Hollywood filmleri için başarı sayılabilir. Çünkü tükenmekte olan Amerikan sineması, her geçen hafta mezarını kazan adam rolünü daha fazla sahipleniyor.

Hapishane hayatı zordur

Ray Breslin, "Bir mahkûmun kafası, dışarıdaki birinden daha farklı işler. Her şeyi daha farklı görür: Mimarî yapının şekli, hücre blokları, hücreler, Avalon, yemekhane... Çoğu hapishane, küçük bir kasabadan başka bir şey değildir" gibi bilgi dolu cümlelerle tutukluların bakış açısını ve psikolojisini güzel özetler. (Avalon: Kral Arthur efsanesinde ismi geçen, elmalarıyla meşhur efsanevî adadır. Bir hapishane filminde Avalon kelimesinin niçin kullanıldığını pek anlamasam da, bir hikmeti vardır, diye düşündüm doğrusu)

Amerikalı WASP'ları öven bir film olacaksa, Müslümanlar (hele de bir cezaevi söz konusuysa) aptal, kötü, hain, geri zekâlı gösterilecek ve sinemanın sadık Hıristiyan kölesi seyirciler alabildiğine tatmin edilecektir. Bu sebepten de Müslüman bir tip, başrol kahramanına kötü davranır ve sonra bir güzel dayak yer, ağzı-burnu kırılır; neticede heyecan arayan seyirci memnun olarak doyuma ulaşır. Filmin ortalarında, hapishanedeki Müslümanların lideri olan Cavid'in (Javed) meğerse beynelmilel uyuşturucu kartelinin çok önemli bir adamı olduğunu da öğrenmiş bulunuruz.

Cezaevi hekimi rolünde hak etmediği biçimde çok silik kalan ünlü oyuncu Sam Neill, revire gelen Breslin'e "Doktorlar, hakkında çok az şey bildikleri hastalıkları tedavi etmek için, çok iyi bilmedikleri ilaçları, hiçbir şey bilmeyen insanlara reçete eden kişilerdir" diyerek, günümüz modern tıbbının tedavi metodunu gayet veciz biçimde ifade ediyor. Cümle biraz dikkatli okunursa, aslında bir gerçeğe parmak basıyor. Demek ki, sinema sadece sinema değildir. Filmler vasıtasıyla büyük insan kitlelerini tesir altına alacak olumlu/olumsuz mesajlar, gizli veya açıktan rahatlıkla verilebilir.

"Yapman gereken ne ise onu yap! Çünkü her zaman bir B planı vardır!" diyerek, hayatta en zor vaziyette kalındığında bile bir çıkış yolu olduğunu ifade eden kaçış uzmanı Ray Breslin seyircinin, "Her şey bitti!" diye düşündüğü bir anda bile, hürriyete gidiş yolunu planlayıp uygulayarak, bir başka klişe olan, "Azmedersen, başarırsın!" sloganını daha gün yüzüne çıkarıyor. Çünkü modern dünyanın başarıya odaklı insanları, bu çeşit özlü sözlere bayılıyorlar.

Ceza mı, işte büyük ceza!

Kaçış uzmanlığı işini neden yaptığını anlatmak isteyen Ray Breslin'in söylediği, "İnsanları hapse koymak yeterince iyi değildi. Onların orada kalmalarını, dışarı çıkmamalarını da sağlamak lazım" cümlesi, ne kadar insafsız bir kafanın ürünüdür. (Filmi izleme imkânı bulamayanlar için, Breslin'in bu cümleyi niçin söylediğini izah etmeyeyim; söylersem filmi seyretmenin tadı tuzu kalmaz.) Hâlbuki bir insana verilebilecek en büyük ceza, onun hayatını ipotek altına almak, yani cezaevine koymaktır. Bu ceza, idamdan daha kötüdür. Hapisteki insan, yaşayan bir ölüdür. O nedenle de hapis cezası, İslâm hukukunda çok az ve caydırıcı olması bakımından uygulanır. Bir insanın ömür boyu kapalı bir mekânda tutulması, şer'i hukukta yoktur. Katlanılması rezil bir durum olan hapis, insanı insanlıktan çıkardığı gibi, ıslah etmesi gibi bir fonksiyonu da bulunmamaktadır.

Eğer hapishaneye giren insanların tamamı ıslah olsalardı, çıktıktan kısa müddet sonra yine suç işlemezlerdi. Fakat istatistikler gösteriyor ki, cezaevine girip çıkan kişiler suça daha yatkın oluyorlar. Hele de bazı mahkûmlar cezaevinde "suç işleme eğitimi" görüyorlar ki, bu şahısların hapishaneden çıkması, toplumu dolaylı olarak cezalandırmak anlamına geliyor.

 

İslam Gemici, filmi seyretti ve yazdı.

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2014, 17:15
banner25
YORUM EKLE

banner19

banner13