Gün Doğmadan ses getirdi!

Sezai Karakoç'un hayatını işleyen "Gün Doğmadan" belgeseli ve gala izlenimleri..

Gün Doğmadan ses getirdi!

10683Türk edebiyatının yaşayan en önemli üstadlarından Sezai Karakoç’un hayatını, mücadelesini ve düşüncelerini anlatan, yapımcılığını Cine5’in gerçekleştirdiği ‘Gün Doğmadan’ belgeseli, Cemal Reşit Rey Kongre Salonu’nda düzenlenen gala ile tanıtıldı. 15 Ocak 2010 Cuma akşamı, üst düzey devlet erkanı, şair, yazar ve akademisyenlerin geniş katılımı ile gerçekleştirilen gala yoğun ilgi gördü.

Farklı bir sinema dili

Gün Doğmadan farklı sinema diliyle dikkat çekiyor. Yapımcılığını Cine5 Medya Grup Başkanı Orhan Seyfi Güner’in, yönetmenliğini ise Ensar Altay’ın üstlendiği ‘Gün Doğmadan –Sezai Karakoç’ adını taşıyan belgeselde, kısa filmler haline dönüştürülmüş Sezai Karakoç şiirleri, özlü anlatımlar eşliğinde ve kronolojik bir sıra ile ekrana geliyor…” bu alıntı Cine5’in basın bültenindendi.

Öncelikle galaya katılabilmek için elinizde davetiyeniz olması, ya da telefonla bir referans eşliğinde isminizi not aldırmanız gerekiyordu, yoksa birçokları gibi kapıda kalmanız kaçınılmazdı. Cemal Reşit Rey’in kapısından içeri girdiğimde büyük bir kalabalıkla karşılaştım, bu sıradan bir kalabalık değildi, elitlerden oluşan bir zümreydi.

Salonda boş yer mi? İmkansız

Belgeselin izleneceği salonda ise hiç boş koltuk kalmamıştı, ünlü şairlerden bazılarının 10690basamaklarda oturmak zorunda kaldığını görmek sevindirdi beni, cidden sevindim. Ayakta kalanlar, salonun dışına konmuş ekranlardan belgeseli izleyenler katılımın büyüklüğünü anlatmaya yetiyordu. Normaldi tabii, 76 yıllık vaat edilmiş bir hayat, bereketlenmeliydi. Sezai Karakoç gibi çok az şair-düşünür hayattayken böylesine bir ilgi görmüştür. Bu, onun Anadolu toprağına belenmiş, kucaklayıcılığından kaynaklanıyor, din ise samimiyeti ve sıcaklığı daha da artırıyor.

Biliriz, Sezai Karakoç Cağaloğlu’ndaki mütevazı yerinde –Diriliş Yayınları- gerek entelektüellere gerekse halktan kişilere kapısını sonuna dek açmıştır, yerlidir. Hiçbir şekilde Batılı aydın portresi onun kişiliğinde kendine yer bulamamıştır, bu da onun Batı’yı çok doğru kavradığının bir göstergesi, aklımıza hemen üstadın “Masal” şiiri geliyor.

10684

Devlet erkanının yanı sıra akademisyenler de konuştu 

Gala’da siyasadan İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın konuşması  oldukça içtendi, öğrencilik yıllarında Sezai Karakoç okuduğunu, onun kitaplarıyla dünyayı daha doğru algıladığını vurguladı. Belgesel içerisinde Cumhur Başkanı Abdullah Gül’ün konuşması anlamlıydı.

Durali Yılmaz, Beşir Ayvazoğlu ve Fehmi Koru’nun Sezai Karakoç’u idrak edişleri ekranlara yansıdı. Evet, bence bu belgesel; genel itibariyle başarılıydı; gelecek nesiller üstadı görecek, az da olsa merak edecek ve okumak isteyecektir ve bir de tarihe kayıt düşmesi nedeniyle önemli.

Dolu dolu geçmiş bir koca ömrü, bir belgeselin anlatmasını bekleyemeyiz, realiteye aykırı bir durum olur bu. Belgeseldeki birbiriyle bağlantılı geçişleri sanatsal açıdan başarılı buldum. Bildiğim kadarıyla yönetmenin ilk çalışmasıymış bu; o halde şunu diyebiliriz, arkadaş iyi bir giriş yaptı sanat alemine, kesinlikle dikkat çekti, Sezai Karakoç ise çok doğru bir seçim olmuş.

Büyük hayallerle Cemal Reşir Rey’e gelenler umduklarını bulamamış olabilirler. Fakat, birçoklarında olduğu gibi bu belgeselden sıkılmadım. Sezai Karakoç’un derinlemesine şiirini-poetikasını veya fikir dünyasını merak edenlerın Üstadın kitaplarına baş vurmaları gerek.    

Belgeselin fragmanı:

Gala'dan görüntüler, belgeselden kısa bir bölüm için tıklayın.  

 

Tarık Erbaş galadan haber verdi

 

Güncelleme Tarihi: 20 Ocak 2010, 20:30
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Görkem Evci
Görkem Evci - 11 yıl Önce

Elbette Üstad, bu türlü programların hiçbirine katılmadığı gibi bu programa da katılmadı...

Mehmet Necip
Mehmet Necip - 11 yıl Önce

Taha Sadık kardeşimizin serzenişi gayet yerinde ve maalesef belgeselde ne Diriliş ekolünün yaşayan temsilcilerinden Ebubekir Eroğlu, ne de Ali Haydar Haksal gibi bayrağı bugüne taşıyan erler vardı. Sponsor olması sebebi ile TMSF başkanı vardı halbuki... Ama her halükarda böyle bir belgeseli çekmeyi başarmak, menfi ve müsbet yönleri ile iyi ve güzel olmuştur. İstitraden; Karakoç tabiatiyle galada yoktu, izin verdiğine şükretmeli... Selametle efendim...

Taha SADIK
Taha SADIK - 11 yıl Önce

Belgeselde olması gereken isimler yok, olmaması gereken, ya da Sezai Karakoç ve Diriliş deyince son sıralarda olması gerekenler baş rollerde.. Ben izlemedim, izleyenlerin izlenimlerini almaya çalıştım. Örneğin, Beşir Ayvazoğlu Sezai Karakoç'u ve Diriliş'i ne kadar bilir? Bursa'dan birisinin bilgisine başvurulacaksa bu Metin Önal Mengüşoğlu mu olmalıydı? Bu belgeselde R. Özdenören, E. Eroğlu, A. Müftüoğlu, A.H. Haksal v.s gibi insanlar neden yoklar? İnşaallah yanılıyorumdur...

çiçek...
çiçek... - 11 yıl Önce

sabırsızlıkla yarın akşamı bekliyoruz...
peki üstad galada mıydı?..

kurt vanegot
kurt vanegot - 11 yıl Önce

sezai karakoç, bir derin evliya sesi, bir hızır merhameti. onun şiiri uzaklardan, bilinmez bir içerlikten diriltici bir nefes gibi ruhumuza üfürür. medeniyetimizin diriliş muştucusu. başımızın tacı, gönlümüzün mimarıdır sezai karakoç. karamsarlığın ortasındaki parıltı gibidiri onda şiir. bir şeyler söyler ve yerinden eder bütün bir ruh dünyasını. emeği geçen arkadaşlara gönülden teşekkürler...

asri kuş
asri kuş - 11 yıl Önce

Peki Sezai Karakoç kendisi katılmış mı kendi belgeselinin galasına? Bir de bundan bahsetseniz.

tespih
tespih - 11 yıl Önce

katılmamış diye duydum tv den

mustafa asaf
mustafa asaf - 11 yıl Önce

belgeseli hazırlayanlar can dündar'ı hiç mi izlememişler? metin kopuk kopuk, diriliş'ten bahsedilmemiş, görüntüde kaç tane güzel kare var bilmem.karakoç mîri malımızdır deniyor, sesi çıkmıyor diye çoluk çocuğa mı emanet edilmeliydi? Özdenören olmadan karakoç anlatılamaz, turan karataş bile gereksiz mevzularda konuşturulmuş....


banner19

banner13

banner26