banner17

Geleneği araştırmak yahut Tarkovsky’in İz Sürücü filmi

İnancın, geleneğin sahasına girmek öncelikle bedel ister. Oraya, o mahreme adım atmak peşinen bazı bedelleri kabullenmiş olmayı gerektirir. Üsame Bozkurt yazdı.

Geleneği araştırmak yahut Tarkovsky’in İz Sürücü filmi

Bilindiği üzere Tarkovsky’in en önemli filmlerinden biri de (Stalker) İz Sürücü filmidir. Ana karakter olarak üç kişinin etrafında işlenen filmde bölge ve oda isimlendirmeleri ön plana çıkmaktadır. İz sürücü, yazar ve profesör filmde en çok görülenlerdir. Fakat kanımca tüm film boyunca işlenen odaya girebilme ameliyesini gerçekleştirebilenler iz sürücünün eşi ve özellikle de kızıdır. Yönetmenin son sahneyi iz sürücünün kızına filmdeki sıfatıyla ‘maymun’a vermesi bunun en önemli göstergelerinden sayılabilir.

Filme dair sözü edilebilecek elbette pek çok unsur var. Fakat ilahiyat alanında çalışmam hasebiyle geçmişe, geleneğe ve kısmen de inanca dair çalışan, bir bakıma bu unsurları nesneleştirmek zorunda kalan biri olarak “oda”ya ulaşma serüveni ile mezkur alanlarda yapılan çalışmaları kıyaslamak istiyorum. Bu bölgenin daha çok Hıristiyan teolojisine uygun olduğunu ifade edenler olabilir. Öyle olduğunu varsaysak dahi yine de istifade edilebilecek pek çok yön olduğunu düşünüyorum. İfadelerimden ne kastedildiğinin anlaşılması için filmin izlenmiş olması gerektiğini belirtmeliyim. İşte inancın, mazinin, ananenin, geleneğin incelenmesi dair gördüklerim:

İnancın, geleneğin sahasına girmek öncelikle bedel ister. Oraya, o mahreme adım atmak peşinen bazı bedelleri kabullenmiş olmayı gerektirir. Buraya atılan ilk adım, ölme ve kendi mazinizde titizce biriktirdiğiniz nice hasılayı kaybetme riskini göze almak demektir. Gündelik hayatın kendisine verdiklerinden yeterince memnun olanların sadece takliden buraya girmeye çalışmaları hatadır. ‘Bölge’yi koruyan en önemli öğelerden biri siyasettir, idaredir. Sizin oraya girmenizi istemez. Çünkü takliden yahut aslen inanç insanı özgürleştirir. Duyarak bilmeniz görerek bilmenizden daha iyidir onlar için. Fakat yine tekrar etmek isterim ki, oraya takliden girilmemelidir. Zira sadece gerekli değişim, değişim olma hüviyetine sahiptir.

Geriye dönüş yok

‘Bölgede geriye dönüş yoktur.’ Yürüdüğünüz yol her gün yeniden şekillenebilir. Duyduğunuz ana yollar siz geçerken birer patika haline gelmiş olabilir. Bu sebeple her an ve her adım tazedir. Fakat bu adımlarınıza mutlak güven anlamına gelmemelidir. Bilakis mümkün oldukça sizden öncekilerin adımlarını takip edebilmelisiniz. Bu bir yere kadar böyle gidecektir. Hedefiniz nihâî gayeye ulaşmaksa, ‘oda’ya varmaksa yolda birinin izini takip etmek neden sizi rahatsız etsin ki?

İnançtan ve maziden beklediklerinize doğrudan ulaşamazsınız. Değerli olan ne varsa böyle değil midir? Doğrudan gitmeye teşebbüs edebilirsiniz, edersiniz fakat bu size bir iç burkuntusu ve korku halinden başka bir şey getirmez. Korkudan ve iç burkuntusundan ürkmeyebilirsiniz fakat amacınız ‘oda’ya ulaşmak değil mi? Değilse yanlış geldiniz. Bundan ötürü mümkün olan en kısa yolu değil, en makul yolu tercih etmek zorundasınızdır. Ve bu yol sularla, soğukla ve sıcakla kaplıdır. Bu yolu aşmak tabiatın her türünü tanımak ve aşmakla kaimdir.

‘Bölge’de bir seferde uzun yol gidemezsiniz. Her seferinde bir kol atımlık mesafeyi kat edebilirsiniz sadece. Bir kol atımlık mesafeyi özümsedikten sonra bedenleriniz yeni bir alanı daha çiğneme, yol kılma hakkına sahip olabilir.

Şimdiden alınanlar hatıradır

Oranın aslî olan neyi varsa dokunamazsınız. Kendi hatalarınızı, günahlarınızı, eksikliklerinizi, yolu kısaltmak yahut kendinizi çözümlemek amacıyla yaptığınız her ne vâr ise ‘bölge’ye terk edebilirsiniz fakat oradan bir şey alamazsınız. Zira sadece ‘şimdi’den alınanlar hatıradır. Maziden alınanlar birer hak gaspıdır. Yeni gelenin temlik ettiğinizi görememesi onun için büyük bir kayıp olabilir.

‘Bölge’deki uzun yolculuğunuzda her türlü engel karşınıza çıkabilir. Dikkat, saygı ve sabırla beklemek zorundasınızdır. Saygılı olmak zorundasınızdır zira orası sizsiniz. Gayeniz, size ait olan bir şey için çıktığınız yol, içinizin kimi zaman aydınlık kimi zaman karanlık dehlizlerinizden başka ne olabilir ki? Sabırlı olmak zorundasınızdır zira hangi değerli şey birden gelir ki? Hiçbir doğum aniden değildir. Ve dikkatli olmak zorundasınızdır. Zira yol size göre dönüşür, dönüşmektedir, dönüşüyor.

Burada isminiz gözükmez. Sadece sıfatlarınız gözükür.

‘Oda’ya ramak kaldı. İşte istediğiniz her ne vâr ise buraya girip alabileceğiniz söyleniyor. Fakat siz şunu fark ediyorsunuz ki: İstek sadece yol’da olur. Yol bitmez. Yol belki ezeli değildir fakat ebedidir. Bu sebeple bu kısa ama uzun yolda, mazimizi, inancımızı, geleneğimizi, ananemizi nesneleştirip inceleme konusu yaptığımız bu yolda dikkat, saygı ve sabra mecburuz. O zaman yol bize ait bir nesne olacak, biz bizin öznesi olacağız.

Üsame Bozkurt

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2018, 12:44
banner12
YORUM EKLE
banner8

banner19

banner20