banner17

Film sahneleri ip üzerine atılan kıyafet gibidir

33. İstanbul Film Festivali çerçevesinde 14 Nisan Pazartesi günü İranlı yönetmen Asghar Farhadi’nin katılımıyla Boğaziçi Üniversitesi’nde bir söyleşi gerçekleştirildi. Seval Günbal hem bu etkinlikten notlar aldı, hem de yönetmenle kısa bir röportaj yaptı..

Film sahneleri ip üzerine atılan kıyafet gibidir

33. İstanbul Film Festivali çerçevesinde 14 Nisan Pazartesi günü İranlı yönetmen Asghar Farhadi’nin katılımıyla Boğaziçi Üniversitesi’nde bir söyleşi gerçekleştirildi. Oscar ödülü sahibi yönetmeni, öğrenciler ve sinemaseverlerle bir araya getiren toplantıda Farhadi sinemaya bakışından söz ederken dinleyicilerin sorularına cevap verdi. Soru-cevap şeklinde geçen programın ardından ünlü yönetmenle kısa bir röportaj gerçekleştirme olanağı bulduk.

Yönetmenin, özgün adı ‘Nadir’in Simin’den Ayrılışı’ olan ‘Bir Ayrılık’ adıyla gösterime giren filmi, 84. Oscar Film Festivali'nden En iyi yabancı film ve en iyi orijinal senaryo ödülünü almıştı. Türk izleyicisi onu daha çok ‘Elly Hakkında’ isimli filme tanıyor. Yönetmenin son filmi ‘Geçmiş’ ise hâlen gösterimde.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük Konferans salonunda düzenlenen toplantıda tüm karakterlerine aynı ölçüde yaklaştığını, karakterleri iyi ya da kötü olarak kategorize etmekten sakındığını belirten Farhadi, önemli olanın ortak bir amacı nasıl tanıtabileceği olduğunu sözlerine ekledi: “Karakterlerimi iyi ya da kötü, kadın ya da erkek diye ikiye ayırmıyorum. Hepsine eşit mesafeden yaklaşıyorum. Bir karaktere yakın, diğerine uzak olmam. Bazı filmlerde iyi ya da kötü ayrımları çok kesindir, kimin kazanacağı ya da kaybedeceği bellidir. Yönetmenin bir baskı uyguladığı kolayca hissedilebilir ama ben özellikle bunu yapmamaya çalışıyorum. Seyirciyi sinemama yaklaştırmayı ve onun karakterler üzerine konuşmasını, o karakterin yerine kendisini koymasını istiyorum. İnsana yüklediğimiz bir kişilik, bir anlam var. Bu anlamla insanı nasıl ve ne kadar tanımlayabiliriz? Benim için önemli olan karakterin kendisidir ve bütün karakterlerin kendisini anlatabilmeleri için onlara fırsat vermek benim asıl amacım.”

Toplum hakkında yapılan tüm filmler zaten politiktir

Genç sinemacılara tavsiyesi karakterlerine adaletli davranmaları ve tarafsız olmaları yönünde olan Farhadi, dinleyicilerden gelen neden apolitik bir duruş sergilediği sorusu üzerine şunları söyledi: “Teker teker karakterlerin yaşamlarından yola çıkarak bireyi ve toplumu irdeliyorum. Toplum hakkında yapılan tüm filmler zaten politiktir. Bazıları politikayı siyasi tavırları ve manifestolarıyla devam ettirirler. Ama benim filmlerim öyle değil. Toplumda ne olduğunu düzgün bir şekilde yansıtırsan asıl iletmek istediğini seyirciye ulaştırmış olursun.”

Kendi yazma sürecine ve karakter kurgusuna dair soruları da yanıtlayan Farhadi, yazarken hiç bilmediği bir odaya giren bir insan gibi ya da gerçek hayatta ne yaşayacağını bilmeyen biri gibi olduğunu belirtti: “İnsanları çok kolay yargılayabiliyoruz. Ben bu yargılamayı yapamam. 'Bir Ayrılık' filminde Nadir’in yerinde olsaydınız ne yapardınız diye soruyorum, babanızı bırakıp gider miydiniz yoksa eşinizden ayrılır mıydınız? Her iki cevapta da asla yargılama yok. Filmlerim kişiliklerin yargılandığı bir mahkeme değil. Amacım önceden ne kadar kolay yargılayabiliyorken, kendimizin de bu karakterlerin yerinde olabilme ihtimalini düşündüğümüz takdirde yargılamanın bu kadar kolay olmayacağını hissettirmek. Filmlerimde yapmaya çalıştığım, ahlaki bir ders vermek yerine daha çok psikolojik yönden insanlara tesir edebilmek.”

Yönetmen, filmlerindeki karakterlerin genellikle şüphe duyan ve ikilemde kalan insanlar olduğunu, özellikle son filmi ‘Geçmiş’te eski-yeni, geçmiş-gelecek konusunda karar veremeyen insanların yaşantılarını anlatırken aslında çelişki yaşayan ve belirsizlik içinde olan karakterlere dikkat çektiğini sözlerine ekledi. Yargılamanın ve kesin çizgilerin tehlikeli olduğunu vurgulayan Farhadi, bu yüzden filmlerinde keskin duruşları sergilemediğini ifade etti.

Programın ardından yaptığımız röportaj sırasında Asghar Farhadi, filmlerinin senaryosunu nasıl oluşturduğuna dair sorularımızı yanıtladı.

Film senaryosu yazım aşamanızda karakterleri yargılamaktan, karşıtlıkları kullanmaktan ve onları tanımlamaktan kaçındığınızı belirttiniz. Oysa yaşamda kadın-erkek, büyük-küçük diye ister istemez bir tanımlar dünyasının içindeyiz. Karakterlerinizi bilinmez bir kurgunun içinde bıraktığınızı düşünüyor musunuz? Biraz kesinlik ya da zıtlık bazen iyi değil midir?

Zıtlıklar tehlikeli olabiliyor. Ben özellikle insanların bu durumlarla karşı karşıya kaldıklarında nasıl bir psikolojik hal içinde kaldıklarını göstermeye çalışıyorum. Daha çok kadın ve erkeğin korkuları, acıları, sevinçleri, tedirginlikleri ve kararsızlıkları üzerinden yola çıkarak ama asla yargılamadan film yapmaya gayret ediyorum. Etrafınıza baktığınızda bildiği bir hayatı yaşayan insanlar huzurlu olduklarını söylerler. Ama yolu kendileri seçenler tedirgindirler. Çünkü nereye gideceklerini bilmezler. Diğer türlü yol bellidir ve huzur vardır. ‘Geçmiş’te bunu anlatmaya çalıştım. Gelenekle modern arasında bir seçim yapmanın zorluğu. Elbette onlara bir son yazmam lazım ama ben daha çok izleyiciyi filme dâhil etmeye uğraşıyorum. Film sahneleri ip üzerine atılan kıyafetler gibidir. Eğer o ip bir yere bağlı değilse ben bir son yazamam ve filmi bir yere koyamam.

Yazma süreciniz nasıl başlar?

Elly Hakkında’ filmimde elimde ıslak bir adamın denize bakan fotoğrafı vardı. Bütün bir hikâye bu tek resimle başladı. Sonrasında fotoğraf üzerine sorular sormaya başladım. O kadar çok soru sordum ki hikâye öyle oluştu.

Bildiğiniz gibi İranlı şair Furûğ Ferruhzâd İran sinemasının başlangıcında İbrahim Gülistan’la birlikte sayılan nadir isimlerden. Size göre Furûğ Ferruhzâd’ın İran sinemasındaki yeri nedir?

İran sineması için çok önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum. O dönemde başarılamayacak birçok şeyi başardı. Kendi şiir üslubunu sinemaya taşımayı ve orada da yeni bir dil kurmayı başardı. Ama şiirleri çok acı.

 

Sevâl Günbal etkinlikten notlarını paylaştı ve yönetmenle konuştu

Güncelleme Tarihi: 16 Nisan 2014, 14:59
YORUM EKLE
banner8

banner20