banner17

En iyi ticaret savaşta olur!

Bir ABD filmi, ABD'li bir silah kaçakcasını konu edinmiş. Öyle bir silah kaçakcısı ki sadece cukkayı sağlama almak için tüm dünyanın kasıp kavrulmasına şahit oluyor..

En iyi ticaret savaşta olur!
Lord of War
(+)

Savaş tanrılarının vicdanı olur mu?

Biraz geçmişe gidelim ve eskilerden bir filmi hatırlayalım. Savaş Tanrısı (Lord Of War), Yeni Zelandalı ünlü yönetmen Andrew Niccol’un senaryosunu yazdığı ve yönettiği bir film. Oyuncular: Nicolas Cage, Ethan Hawke, Jared Leto, Bridget Moynahan, Ian Holm.

Eleştirel bir film olan Savaş Tanrısı, Uluslararası af örgütünün desteği ile zor şartlar altında çekilmiş ve gösterime girmiştir. Avrupa’nın bir çok yerinde gösterim için salon bulamadığı gibi mali destek olmadan çekilmiş ve özverili bir çalışmanın sonucunda 2005 yılında gösterime girmiştir.

Aşcı olarak kendi lokantaları Kırım Restoran'da çalışmakta olan Yuri Orlov (Nicolas Cage) hayatını aşçılıktan kazanamayacağını anlar ve silah tüccarı olmaya karar verir. Hayatı boyunca büyük oynamak isteyen Yuri silah tüccarlığında da büyük oynayarak, giderek Silah Kaçakçısı olmaya başlar. Peşinde kendisinden şüphelenen Interpol bulunmaktadır. Fakat Yuri yaptığı işi her seferinde legal olarak göstermeyi başarmıştır. Silah kaçakçılığında iyice yükselen Yuri artık pek çok ülkeye kaçak silah satarak Savaş Tanrısı olmuştur. (wikipedia)

Lord of War - Boş kovan.. bir çeşit içi boş boru!
Lord of War - Masumlar var orada, diye bağırdı ama sonra para tatlı geldi
Lord of War - Savaş ölüme sebep aramaz
Lord of War - General rakip silah kaçakcısı vurduruyor
Lord of War - Yuri kardeşini koruyor ama nereye kadar?
Lord of War - Yuri üvey amcasından silah alıp satacak.. 3 tank alana 1 tane ücretsiz

Lord of War - Tüfek bu, diyor. Az sonra mülteci kamplarındakileri öldürerek deneyecekler tüfekleri. Yuri'nin kardeşi de ölecek.

Resimleri büyütmek için üzerini tıklayın.

Silah kaçakçılığı iki türlü: a.) bireysel b.) devlet eliyle

Film öncelikle silah kaçakçılığının bireysel olarak kontrolsüz düzeyde nasıl yürütülebildiğini göstermektedir. Filmin kahramanı silah kaçakçılığı yaptığı ülkelerdeki iç karışıklıklardan beslenen bir kişi olarak, oralara her gittiğinde gördüğü tablo karşısında derin bir pişmanlık duyar. Ama her seferinde paranın acımasız yüzü kahramanımıza bu pişmanlığını unutturur.

İnsanların bu silahlarla ne yaptığının bilincinde olan Yuri, bu işinin utanç verici olduğunu bildiğinden eşi dahil herkesten gizlemektedir. Tek bilen kardeşidir. Filmin son kısmında vicdanının sesini dinleyen kardeşini de bu iş uğruna feda etmiştir. Silah kaçakçılığı yaptığının ortaya çıkması ile eşi ve ailesi tarafından terk edilmiş olmasına rağmen filmin sonunda silah kaçakçılığına ABD yönetiminin bilgisi dâhilinde devam etmiştir.  

Kahramanımız vicdanı ile hırsı arasında gidip gelmekle birlikte her zaman hırsı galip gelmiştir. Üçüncü dünya ülkelerindeki karışıklıkların devam etmesi kahramanımızın en büyük beklentisi. “Bu bizim savaşımız değil” derken, aslında kapitalist ahlakın menfaati önceleyen hümanist (insancıl) yanına dikkat çekiyor. Filmin birkaç noktasında bu vurguyla karşı karşıyayız. Yaptığı bu gayri ahlaki işin haklılığına kendini inandırmak için başvurduğu bir cümle aslında.    

Dini, imanı, vicdanı “para” bunların

Film kapitalist dünyanın vicdanlarını sorgulamaktadır. Masum çocukların ve kadınların öldürülmesinde kullanılan, onları sakat bırakan bu silahları üçüncü dünya ülkelerine kaçak yollardan satmak hangi insan vicdanının kabul edebileceği bir durumdur. Bırakın kaçak silah satışını bu insanların kavgalarından yasal yollardan da olsa menfaat devşirmeyi meşru görmeyi düşünmek bile ne kadar ürkütücü? İşte kapitalist ahlak dediğimiz gözü karalık, insanlara her türlü melaneti işlettirebilmektedir.

Yıllarca ötekileştirdikleri toplumları sömüren ve onlara her türlü muameleyi uygarlık adına meşru gören bir anlayışın getirdiği noktayı bize işaret edebiliyor. Film silah kaçakçılığını bireysel olarak ele almasına rağmen genel anlamda batı emperyalizminin bütünü ile eleştirisi olabilecek bir yapıttır. Filmin kahramanının şahsiyetinde kapitalist ahlakın bir eleştirisi ile karşı karşıyayız. Hırsı ve menfaati esas alan, batı dışı toplumları ötekileştiren bir ahlakla yetişmiş olan kahramanımız,  batı emperyalizminin bedeninde vücut bulmuş halidir.

 

Muhammet Esiroğlu savaşı besleyenlere lanet okudu

m.esiroglu@hotmail.com

Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2010, 16:52
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
sadi cengiz
sadi cengiz - 9 yıl Önce

her fitnenin altında ırkçı-emperyalist çıkıyor. kanımca bu yuri karekteri yahudi asıllıdır. filmi izlemedim ama bir yerinde buna işerit vardır diye düşünüyorum.

banner8

banner19

banner20