banner17

Dünyalı bir adam varmış…

Doğruluğuna inandığımız şeyler ya doğru değilse? İnsan olarak inandıklarımızı ne kadar sorgulayabiliriz? Her şey bir yalan olabilir mi?

Dünyalı bir adam varmış…

Doğruluğuna inandığımız şeyler ya doğru değilse? İnsan olarak inandıklarımızı ne kadar sorgulayabiliriz? Her şey bir yalan olabilir mi? Tüm bu soruları ve daha fazlasını sordurabilen, az bütçeli, bol konuşmalı, vurdusuz kırdısız bir film var karşınızda: Dünyalı.

O kadar yaşadım bana mısın demedi!

The Man From Earth
(+)

Bir tarih profesörü olan John Oldman (soyisimdeki anlam filmi özetliyor aslında), belli bir sebep göstermeden üniversitedeki işinden istifa edip, yollara düşmek için hazırlanmaya başlar. Bu sırada üniversitedeki arkadaşları onu uğurlamak için ziyarete gelir.

Filmimizin açılışı bu kadar sıradan olunca acaba izlesem mi izlemesem mi demeden kendinizi alamıyorsunuz ama yine de başladık bir kere diyerek devam ediyorsunuz izlemeye.

Arkadaşları Oldman’ın gitmesine anlam veremedikleri için şaşkındırlar ve bunun nedenini öğrenmek istemektedirler. Oldman da sebebini açıklamak zorunda kalır.

14 bin yaşındayım. Bu yüzden gitmek zorundayım. “

İlk tepkileri elbette “Hey dostum saçmalama, şaka yapıyorsun herhalde” gibi klişe Hollywood cümleleridir. Oldman’ın ciddi olduğunu ilerleyen dakikalarda hepsi anlayacaktır.

Telaş etmeyin ben İsa’yım!

Filmin geniş bir özetini vererek sizleri izlemekten alıkoymak istemiyorum (Katil bahçıvan). Ancak filmimiz bir oda içerisinde geçtiği için ve diyologlar üzerinden yürüdüğü için bahsedilecek tek şey bu diyaloglar.

Oldman arkadaşlarını süreç içerisinde inandırmaya -her ne kadar onlar bunu inkar etseler de-başlayacaktır. 

The Man From Earth

Filmi izlerken acaba doğru mu söylüyor yoksa gerçekten bunları uyduruyor mu diye soruyorsunuz kendinize. Ancak Oldman, arkadaşlarının -bizim de aklımıza gelen- tüm sorularını mantıklı ve doğal bir şekilde yanıtlıyor. Bundan dolayı gerilim artıyor filmde. Karakterler inançlarını sorgulamaya başlıyorlar. Çünkü Oldman’ın doğru söylemesi ve bir insan olarak karşılarında var olması tüm doğrularını yanlış yapıyor. Filmde Hıristiyanlık alanında uzman olan kadın profesörün, Oldman’ın İsa olduğunu söylemesi üzerine krize girmesi bu inanç yıkılmasının en yükselen örneği.

Film; dinler ve inançların insan ürünleri olduğu üzerine bir tez geliştirmiş. Bu tez son zamanlarda Zeitgeist gibi yapımlarla çokça dile getirilmeye başlanmış bir mesele. Ancak bizim inancımıza göre neresinden tutsanız dökülür bir mesele de aynı zamanda. Bu meselenin Hıristiyanlıkla hesaplaşmaya devam eden Batılı bir fikir akımı olduğunu belirtip filmin bu yönünü kendi hesaplaşması içinde bırakalım.

 Bana bir film çek içinde kavga olmasın

Filmin bütçesi o kadar az ki; on arkadaş toplanıp bu bütçede bir film neden çekmiyoruz, diyesi geliyor insanın.

Dünyalı Filmi 200 bin dolar gibi büyüklüğü yanında komik bir rakamla kotarılmış. Burada aklımıza Türk sinemasında eksik olanın para değil akıl olduğu geliyor ister istemez.

K-Pax filmini hatırlayanlar bilirler orada da buna benzer bir hikâyeden bahsediliyordu. Ancak o uzaylı olduğunu söylüyordu Oldman “Ben İsa’yım” diyor. Sizce hangisi daha gerçeğe yakın?

Bir bilimkurgu ismine sahip olsa da sadece isimde kalan bu duruma aldırmayıp; Dünyalı filmini, önyargılardan sıyrılarak izlemenizi tavsiye ederim.

 

 

İbrahim Ekiz “memento mori” diye diye izledi

The Man From Earth

Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2011, 05:38
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bekir Sait
Bekir Sait - 8 yıl Önce

Bu filmi üniversitedeki ikinci yılımda izlemiştim. Değişik bir filmdi hakikaten, şaşırtıcı öğeler içeriyordu. Websitemde bugüne kadar değinmedim bu filme, belki dedim eksikleri olan insanlar karşılaşır bu filmle de yanlış yönlere yönelirler. Elinize sağlık...

emre
emre - 8 yıl Önce

ABD'de ateist lobinin en çok parlattığı filmlerden biriydi bu.
hakkını vermek lazım, kısıtlı imkanlara rağmen işlenişi, oyunculuğu başarılıydı. ama özetle "bütün dinler, peygamberler, inançlar temelsizdir, yalandır" mesajını kör gözün parmağına veriyordu. zaten sırf bu sebepten çok desteklendi, seküler-hümanist topluluklar tarafından sahiplenildi.

filmde adı geçen hz isa yerine hz muhammed olsaydı bu sayfalarda bu kadar soğukkanlı değerlendiremezdik herhalde.

banner8

banner19

banner20