banner17

Devletin kâğıdı kılıçtan keskin

Sinan Çetin'in bürokrasinin insan hayatını yasaklarla örten bir kavram olmasını eleştirdiği sinema yapıtı Kağıt nasıl bir film?

Devletin kâğıdı kılıçtan keskin

R. J Rummel şöyle diyordu ‘Death by Government’ adlı kitabında: “21. yüzyılda devletlerin ‘yasal kâğıtlarıyla’ öldürülen sivil insan sayısı 268 milyondur.”

Sinan Çetin’in bürokrasinin insan hayatını düzene koymaktan ziyade yasaklarla örten bir kavram olmasını eleştirdiği sinema yapıtı Kağıt, genç bir yönetmen adayının bürokrasinin melun kağıtları arasında yok oluş hikayesini aktarıyor beyaz perdeye.

Sanat resmi fikirlere aykırı bulunduğu için karar: “REDDEDİLDİ”

Film dramatik sahnelerle örülmüş öykülerle devletin soğuk yüzüne sert mesajlar veriyor. Asker emeklisi bir babanın hayatındaki tek dileği oğlu Emrah’ın eczacı olmasıdır. Fakat Emrah büyük bir hevesle yönetmen olma yolunda ilerlemekte ve eczacı olmayı asla düşünmemektedir. Ailesinden gizli yürüttüğü çalışmalarla önemli bir sinema projesinin başında olan genç yönetmen adayı, kapı kapı dolaşarak bulduğu paralarla filmini çekmeyi başarır. Ama o güne kadar pek aşina olmadığı sorun, bundan sonra hayat hikayesinin üstüne “reddedildi” damgasını vurana dek var olacaktır. Filminin gösterime girebilmesi için onlarca resmi kağıtla onay alma işlemlerini yapmaya Ankara’ya giden Emrah, kağıdın keskin yüzüyle yaralanmış hayallerini Ankara’da bırakarak evine döner. Devlet’in izni olmaksızın nefes bile alamayacağına ilk kez bu kadar yakinen tanık olan genç adam için Ankara’nın o soğuk koridorlarında öfkeli memurların dili her seferinde aynı şeyi söyler : “Reddedildi.” Genç yönetmen adayı filmin içeriğini devletin yasal kalemlerinden hiçbir zaman geçiremez ve idealist bir yürek yasakların içerisinde umutlarını yitirir.

Sinan Çetin, KağıtKağıt’ın hikayesi Sinan Çetin’in hayatından

Sinan Çetin verdiği bir röportajda Kağıt’ın konusunu, 80’li yıllarda kendi hayatında yaşanan olaylardan aldığını ifade ediyor. Devletin iznini almaksızın çektiği ilk sinema filminin tıpkı filmdeki Emrah gibi devletin kadroları tarafından hiçbir zaman onaylanmadığı için gösterime giremediğini söyleyen Çetin, bu sebepten dolayı o yıllarda ailecek büyük sıkıntılar yaşadıklarını da ifade etmiş.

Devlet eliyle yok olmuş her kesimden insanın dramına ortak olacak mesajlarla kurgulanan filmin zihinlerde en fazla yer eden cümlelerinden biri “Her yasak kendi isyancısını doğurur.” Devleti hizmet alınacak bir yapı değil de hizmet edilecek ve büyük saygı gösterilecek bir yapı olarak kabul edenlerin çoğunlukta olduğu ülkemizde Kağıt, çok sarsıcı bir film oldu diyebiliriz. Filmin bir sahnesinde geçen diyalogta genç yönetmen adayı Emrah, devletin tanımını şöyle yapıyor: “"Devlet nedir? Bize hizmet etmek zorunda olan bir alet, bir ütü, bir şofben gibi birşey değil midir? Hiç kutsal bir ütü olabilir mi?"

Sinan ÇetinYasalar her zaman doğruyu göstermez

Resmi ideolojilerin bekası için resmi olmayan her düşüncenin yok olmasını kutsal ve meşru gören bir yapının eleştirildiği filmde insanların suçsuz bile olsa resmi kâğıdın hakikat olduğu bilinci birçok sahnede gözler önüne serilmiş. Yalnız ülkemizde değil dünyanın bir çok yerinde yasaların kimi zaman gülünç kimi zaman da korkunç hallerini de aktarıyor Kağıt. İngiltere’de kadınların toplu taşıma araçlarında çikolata yemesi yasaktır. Fransada rayların üstünde öpüşmek suçtur. Hollanda’da Pazar günleri içki satmak, nehir olmamasına rağmen nehrin setlerini aşmak yasaktır. Danimarka’da hapishaneden kaçmaya çalışmak suç değildir. İtalya’da etek giyen erkekler suç işlemiş sayılır. Kamuya açık yerlerde yemin etmek, tokat atmak, Mary adındaki kadınların fahişelik yapması yasaktır. İzlanda’da tabelayla belirtmek şartıyla sahte doktorluk yapmak serbesttir. İsviçre’de Pazar günleri çamaşır asılması, araba yıkanması ve gece saat 10’dan sonra sifon çekilmesi suçtur. İskoçya’da ineğin yanında sarhoş olmak yasak. Türkiye’nin anayasasında şapka giymenin zorunluluğu vardır. Bunun gibi 1934 yılında radyolarda Türk müziğinin çalınması yasaklanmış ve yerine radyolardan Batı müziği yayını yapılması zorunlu kılınmıştır. Dünyanın bir çok bölgesinde devletler bir takım yasalarıyla gülünç duruma düşmüşlerdir. Kağıt filminde yasaların her zaman doğruyu göstermediğine işaret edilirken; insanların belli yaptırımlarla yontulduktan sonra konuşmalarına ve hareket etmelerine izin verildiği mesajı ön plana çıkarılmış.

Doğumdan ölüme kadar her olayımızı kağıtlarla belirtmeden insan muamelesini göremeyeceğimiz gerçeğinin totaliter duruşu ne kadar garipse de asıl olan farklı düşüncelere sahip olanların sabit görüşler karşısında suçlu sayılmasının yarattığı acılardır. Dünyada milyonlarca insan, devletlerin yasal kâğıtlarıyla meşruiyet kazanan sonuçları yüzünden öldürüldüğü veya hayalleriyle, erdemleriyle yok olmaya mahkum edildiği gerçeği, ne kadar yasal bir gerçek sayılmasa da hakikattir.

Sinan Çetin’in 2008 yılından bu yana üzerinde çalıştığını ifade ettiği sinema eseri olan Kağıt, elinde eksik kağıdı olduğu için reddedilen işlerini, umutlarını çöpe atmak zorunda kalan her insanın izlemesi gereken bir film. Ayrıca devlet kurumlarının sıkıcı bekleme salonlarında bir memur tarafından azarlanmaktan korkan, üniversite kapısından içeri alınmayan, dinlediği şarkılar yüzünden suçlu sayılan, anadiliyle konuştuğu için küçümsenen ve yetmezmiş gibi suçlu atfedilen birilerinin olduğunu bilen herkes Kâğıt’ı mutlaka izlemeli.

 

Samet Akten bu filmi önemseyin dedi

Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2011, 12:59
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
Samet AKTEN
Samet AKTEN - 8 yıl Önce

"her gün şehrin ortasında bir ergen ölüyor
domuzuna ölüyor bankerlere durarak
noterden onaylı "kâğıt"lara durarak" İsmet Özel

banner8

banner19

banner20