banner17

Derse her zaman çalışırsın!

Bu film o yazarın öykücülüğünü tetiklemiş. Yazar, 1967 yılında Beyaz Geceler filmini izledikten sonra hayatı değişir.

Derse her zaman çalışırsın!

Her şair ya da yazarın yazıya, şiire başlamasının bir sebebi var: Kimi devrimden, kimi bir şair/yazardan, kimi mahallesinden, kimi bir kızdan, kimisi de bir kitaptan etkilenerek başlamış yazmaya.

Rasim Özdenören
Rasim Özdenören

Peki ya sinemanın etkilemesi?

Türk öykücülüğünün yaşayan en büyük ustalarından Rasim Özdenören’i öykü yazmaya, daha doğrusu yazı yazmaya iten saikin ne olduğunu biliyor musunuz?

Rasim Özdenören’in öykü yazmaya başlaması da sinema sayesinde olmuş. Özdenören, Ali Haydar Haksal’la yapmış olduğu söyleşide bunu şöyle anlatır: … Sınıfta kala kala başımız dönmüş. Erdem’le [Bayazıt] beraber hukuk fakültesindeyiz. “Erdem” dedim, “Bu sene artık sınıfı geçeceğim. Çalışacağım ve geçeceğim.” Erdem, “İyi olur” dedi. Fakat iki gün sonra, “Yahu” dedi, “bir film gelmiş, müthiş!” Ne olduğunu sordum. “Beyaz Geceler” dedi. Ben dersime çalışacağımı söyledim. “Derse her zaman çalışırsın” dedi. “Bu film yarın gidiyor” dedi. Erdem’in sözüne uyduk. O filmi gördük. O film benim aşağı yukarı otuz-otuz beş seneme mal oldu. Dostoyevski’nin bir öyküsünden filme aktarılmış “Beyaz Geceler”. Bunun filmi böyleyse, kim bilir romanı nasıldır? Romana başladık, hâlâ okuyoruz.

Evet, Rasim Özdenören izlediği Beyaz Geceler filmini o kadar çok beğenir ki kitabını da okumak ister. Ardından okumalar okumaları takip eder ve sonra öyküler…

Beyaz Geceler, Le Notti Bianche
Beyaz Geceler, Le Notti Bianche

Beyaz Geceler, Le Notti BiancheÇetrefilli bir aşk hikâyesi

Beyaz Geceler [Le Notti Bianche] Rus roman yazarı Dostoyevski’nin aynı adlı eserinden İtalyanların dünyaca ünlü yönetmeni Luchino Visconti tarafından uyarlanmış beyazperdeye.

Film 1957 yapımıdır. Romanı okuyanlar filmin konusunu biliyordur ama biz bilmeyenler için filmin konusunu kısaca söylemiş olalım: Kasvetli ve uzun bir gecede bir kadınla bir erkek küçük bir köprünün üzerinde karşılaşırlar. Çekingen ve yalnız bir memur olan Mario Dostoyevski, Beyaz Geceler(Marcello Mastroianni) yeni geldiği bu şehirde aylak aylak dolaşmaktadır. Natalia (Maria Schell) ise bir yıl önce ayrıldığı sevgilisi (Jean Marais) ile o gece köprüde buluşmayı ummaktadır. Her iki yalnız insan da birbirlerine ilgi duymaya başlarlar. Beklenen sevgili o gece gelmez. İki yalnız insan üç gece daha buluşurlar. Bu buluşmalarda Natalia, Mario'ya hayatını anlatır, gençliğinin nasıl boşa harcandığından bahseder, kiracıları olan adama nasıl âşık olduğunu anlatır. Âşık olduğu bu adam bir denizcidir ve bir yolculuğa çıkıp bir yıl sonra döneceğine söz vermiştir. Söz verdiği saatte köprüye gelmeyen denizcinin bir otelde kalıyor olabileceğini düşünen Natalia, Mario'dan ona bir mektup götürmesini ister. Mario ise mektubu yırtıp atar ve sonraki buluşmalarında da Natalia'yı denizcinin dönmeyeceğine ikna etmeye çalışır. Ancak dördüncü gece beklenen gizemli yabancı ortaya çıkınca Natalia hemen onun yanında gider.

Devamı filmde… Rasim Özdenören’i etkileyen, dahası öykü yazmaya tekrar başlamasına sebep olan filme bir de siz bakın, bakalım ne yapacaksınız?!

Yılmaz Yılmaz tavsiye ederek haber verdi

Editör'ün notu: Özdenören öyküye 1955 yılında başlar. Sezai Karakoç'u tanıdıktan bir süre sonra (60'ların başı) bir kaç yıl yazmayı bırakır. Bu yeniden başlama meselesi o dönemden sonra olsa gerek.

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2011, 17:24
banner12
YORUM EKLE
YORUMLAR
ahmet
ahmet - 8 yıl Önce

Erdem Beyazıt değil Erdem Bayazıt olacak. İsim yanlış yazılmış

ÖKKEŞ KUL
ÖKKEŞ KUL - 8 yıl Önce

olay tarihini ya erdem bayazıt yanlış hatırlamış veya ondan aktaran yanlış aktarmış. o filmi rasim özdenören 1961 yılı sonbaharında, şimdi yıkılmış olan beyazıt'taki marmara sinemasında seyretti. doğru tarih budur, eminim. ondan sonra dostoyevski okumalarını koyulttu. 1962 mart'ında sezai beyle tanıştığında dostoyevski'yi hatmetmiş durumdaydı. fakat belirtildiği gibi 1965 yılına kadar yazmaya ara verdi. çünkü sezai karakoç'un yazıyor olması, özdenören için yeterli sayılıyordu. bu kadar.

banner8

banner19

banner20