Darbeci olmayan herkesle konuşurum!

Gülcan Tezcan'la Film Arası'nda yaptığı röportajları, konuklarını ve röportajlara gelen tepkileri konuştuk.

Darbeci olmayan herkesle konuşurum!

Gülcan Tezcan bir yıldır Film Arası Sinema Dergisi’nde kapak röportajları yapıyor. Tezcan’ın yaptığı röportajlar medyanın ilgi odağı oluyor ve okuyucularından da büyük teveccüh görüyor. Kendisiyle Film Arası’nda yaptığı röportajları, konuklarını ve röportajlara gelen tepkileri konuştuk.

Film Arası Dergisi’nde yaptığınız röportajlar medyada çok ses getiriyor. Hele internet ortamında nereye baksam hep sizin röportajlarınız var. Medyanın bu ilgisini neye bağlıyorsunuz?

Röportajları medyaya servis eden arkadaşlar medyanın dilini çok iyi çözdükleri için yaptığımız işler ilgi çekiyor. Popüler isimler söz konusu olunca akan sular duruyor! Başlık ve spotlar konusunda istişare ettiğimiz dergimizin yayın yönetmeni Suat Köçer’in de adını anmam lazım bu bahiste. Zira her şey onun başının altından çıkıyor.

Konuklarınızı seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Türk sinemasında kayda değer işler yapmış olması birincil kriterim. Sinema adına söyleyecek sözü olan, bu işe kafa yormuş insanlar olmasını önemsiyorum.

Farklı düşünce dünyalarına mensup konuklar dikkatimizi çekiyor. Okurlarınızın bu isimlere tepkileri nasıl?

Şimdiye kadar çok da olumsuz tepkiler almadım. Tersine çok ilgiyle takip ettiklerini söylediler. Kaldı ki bu kompleksli bakıştan kurtulmak lazım. O solcu, bu Marksist, bu bilmem ne… Kusura bakmayın ama bu insanlar sinemayı iyi biliyorlar. Dinime, inancıma küfretmeyen, darbeci geleneğin sözcülüğünü yapmayan herkesle konuşabilirim.

Gülcan TezcanSorularınızı hazırlarken ne gibi kaygılar güdüyorsunuz? Sormayı düşünüp de soramadığınız şeyler oluyor mu?

Günübirlik, magazinel konular üzerinden gitmek yerine yaptıkları işlerle ilgili daha spesifik sorular soruyorum. Ama tabi sinemacıların ülke meselelerine dair neler düşündüğünü de merak ediyorum ve yeri geldiğinde güncel soruları da araya sıkıştırıyorum.  Çoğu zaman sohbetin sıcaklığı içinde hazırladığım soruları atladığım oluyor.

Film Arası’nda yayınlanan röportajlar içerisinde en çok etkilendiğiniz, en çok zorlandığınız ve en çok ilgi gören konuklarınız hangileri oldu?

En çok etkilendiğim Semih Kaplanoğlu röportajıydı. Bir daha olsa bir daha yaparım. En zorlandığım ise Lale Mansur röportajı oldu. O günlerde rol aldığı bir dizi setinde röportaj yapmak zorunda kaldım. Lale Hanım sağ olsun, o yoğunluğun içinde vakit ayırdı ama istediğim gibi verimli bir konuşma olamadı. Lale Mansur, Derya Alabora, Sinan Çetin ve Serra Yılmaz röportajları basında çok ilgi gördü. Okurlarımızdan da çok olumlu geri dönüşler oldu.

Röportaj talebinize olumsuz dönüş yapan isimleri defterinizden siler misiniz?

Niye sileyim, nasıl olsa bir gün düşerler elime. (gülüyor)

Bugüne kadar röportaj yapmak isteyip de çeşitli nedenlerle yapamadığınız isimlerden en çok hangilerine hayıflanıyorsunuz?

Yapamadığım değil ama yüz yüze yapamadığım için hayıflandığım bir isim var. Bosnalı yönetmen Aida Begiç’le İstanbul’la ilgili bir projesi hakkında mail üzerinden röportaj yaptım. Vakti olmadığı için yüz yüze konuşma şansımız olmadı ve hakikaten çok üzülmüştüm onunla karşılaşıp, tanışamadığıma.

Bu soruyu nasıl sorarım dediğiniz oluyor mu?

Yok, hiç olmadı.

Sizce soru sormak mı, cevap vermek mi daha zor?

Bu da sorulur mu, tabi ki cevap vermek!

Size bu konuda hangi soruyu sormadım?

Film Arası’ndan önce röportaj yapıyor muydunuz? Neden o röportajlarınızdan haberimiz olmuyordu veya bundan sonraki sayılarda kimlerle konuşmayı planlıyorsunuz, olabilirdi mesela.

 

Nagehan Kilis sordu

Yayın Tarihi: 10 Ağustos 2011 Çarşamba 23:10 Güncelleme Tarihi: 11 Ağustos 2011, 12:36
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Özlem Coşan
Özlem Coşan - 10 yıl Önce

Böyle analitik vizyona sahip ve sinema arka planı geniş olan gazeticilerimiz varken 6. sanatla uğraşmak artık çok da rastgele olamayacak diye düşünüyorum.
ne yapsak tutar mantığının artık ne yapsam da tutsa arayışına dönüşüyor olması biraz da sinema eleştirmenleri ve takipçilerinin kaliteyi ölçebilir bir kalifiye elde etmelerinden doğuyor.
Bu çok başarılı ve yetkin araştırmalarına hayran olduğum Gülcan Hanımı takdir ediyor ve bir sonraki çalışmasını merakla bekliyorum.

m. fatih kutan
m. fatih kutan - 10 yıl Önce

gülcan tezcan'ın söyleşi yapacağı kişinin vasıflarına koyduğu sınır harika! tarık akan'la hiç bi' zaman söyleşi yapılmayacak demek ki.

Ahmet Örs
Ahmet Örs - 10 yıl Önce

klasik anlamda darbecilik bitti zaten. şimdi küresel hegemonik darbeciler var, neoliberal temelde etkili bir darbe sürecindeler...onlarla da söyleşiler kesilecek mi?

banner26