banner17

Çocuklara Yönelik Dini Çizgi Filmler Var mı?

''Her Müslümanın mutlaka film okumayı öğrenmesi gerekiyor.'' Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Bilal Yorulmaz, ‘Türkiye'de çizgi filmler ve din eğitimi’ üzerine Abdullah Güner'in sorularını cevapladı.

Çocuklara Yönelik Dini Çizgi Filmler Var mı?

“Türkiye’de çocukların izleyebileceği dini çizgi film var mı?” diye sorduğunuzda alacağınız cevap tek: Yusuf’un Dünyası. TRT Diyanet tarafından çekilen Yusuf’un Dünyası dışında maalesef İslam’ı anlatan ciddi çizgi filmlerle karşılaşmıyoruz.

Peki, niye dini çizgi film yapamıyoruz? Bu soruya çeşitli cevaplar verilebilir fakat bu bizim hiçbir şey yapmayacağımız anlamına gelmiyor. Bu soruyu kendimize dert edinmenin zamanı geldi ve geçiyor. Çocuklarımızı yalnızca eğlendiren ve vaktini boşa harcayan, hatta bazen kötü davranışlar kazanmasına aracı olan çizgi filmlere karşı dinimizi ve güzel davranışları öğretebileceğimiz, didaktik olmayan ve vaaz içermeyen çizgi filmlere ihtiyacımız var. ‘Sinema ve din eğitimi’ alanında akademik çalışmalara, bu alanı kullanan özel teşebbüslere gerekli desteği vererek iyi işler çıkarmamız mümkün.

‘Türkiye'de çizgi filmler ve din eğitimi’ üzerine Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Bilal Yorulmaz ile konuştuk.  

Batılı filmlerden, sinemadan kaçınıyoruz çocuklarımıza izletmeyelim diye ancak bir, nereye kadar izletmeyeceğiz? İki, bunun yerini ne ile dolduracağız? Üç, hiçbirini izletmediğimiz zaman çocuklarımız bundan daha steril bir eğitim ortamı bulabilecekler mi?

Çocuğunuza 3-4 yaşına kadar hiçbir şey izletmeyin. Çocuk tabletten, bilgisayardan, akıllı telefondan, televizyondan tamamen uzak dursun; oyun oynayın çocuğunuzla. Çocuk reklamları izlerken çok güzel yemek yiyor diye anneler reklam izletirler. İzletmeyin! Çocuk az yesin ama bu reklam filmlerini de izlemesin.

Çocuğu 3-4 yaşına kadar bu tür iletişim araçlarından ne kadar uzak tutabilirsek o kadar iyi. Bir süre sonra zaten engelleyemeyeceksiniz. Neden? Babaannesine veya anneannesine gidecek, orada televizyonu görecek; arkadaşı konuşacak ya da kreşe gidecek, orada öğrenecek… İşte bu noktadan sonra da kontrollü bir izletme sağlamamız gerekiyor. Önce anne ve babası izleyecek çocuğun izleyeceği şeyleri, ondan sonra çocuğunuza belli bir süre dâhilinde izletebilirsiniz. Kendiniz ‘bir sıkıntı yok bunda’ diyorsanız mümkün olduğunca az, günlük 20-30 dakikayı geçmeyecek şekilde çizgi filmleri izletebilirsiniz. Daha sonra yaş ilerledikçe süre arttırılabilir.

Burada önemli olan çocuğa çizgi film vb. şeyleri kontrollü bir şekilde izletmeniz. Kontrollü bir şekilde izletmezseniz çocuk onu tabu haline getirebilir. Bu sefer televizyonun karşısından kalkmaz. Bu da iyi bir şey değil. Tabu haline getirmeden aradaki dengeyi gözetmek gerekiyor. Önemli olan televizyonu, internetteki videoları çocuk için cazibe nesnesi haline getirmemek.

Bu denetimi televizyonda yapmak zor olmaz mı?

Evet, bunu TV’de yapmak zor olacaktır. Benim tavsiyem zaten mümkünse evde televizyon olmaması yönünde. TV olduğu zaman bir film, dizi bitiyor; diğeri başlıyor. Ama bilgisayardan izletirseniz sadece o videoyu ya da filmi izler ve biter.

Çocuk büyüdüğünde denetimli izletmeye devam edecek miyiz?

Çocuğumuz lise, üniversite çağına geldiğinde onun üzerindeki kontrolümüz azalacağından o zaman da çocuğa film okumayı öğretmemiz gerekiyor.

Film okumanın inceliklerini, filmde verilmek istenen mesajları kendisi çözecek hale gelmeli. Yetişkinler olarak önce biz bunu öğrenmeliyiz. O yüzden film okuma işi çok önemli. Her Müslümanın mutlaka film okumayı öğrenmesi gerekiyor.  

Neden film okumayı öğrenmeliyiz?

Çünkü sinema-televizyon çok büyük bir öğretmendir. Evinizde televizyon varsa çocuğunuzun öğretmeni siz değilsinizdir. Eğer siz film okumayı bilmiyorsanız, o filmlerle size verilen bütün bilinçaltı mesajlara, alt metinlere karşı dayanaksız bir hale geliyorsunuz. Bu yüzden film okumayı öğrenmelisiniz.

Sorumlu bir ebeveyn film izlemez, filmi okur. Çünkü film izlemek pasif bir eylemdir. Mesela 7 yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki dedeye kadar herkes 1,5 saatlik filmi 1,5 saatte izler bitirir. Ama herkesin eline aynı kitabı versek farklı bir zamanda bitirir o kitabı. Filmi izlerken bir tren vagonu gibi peşine takılıp gideriz. Ama kitap okurken aktifizdir. O yüzden ‘film okuma’ diyoruz. Film okumaktan kastımız filmi izlemek değil; filmi aktif bir şekilde değerlendirmek, yorumlamak, arka planlarını görmektir. Sorumlu bir ebeveynin yapması gereken şey budur. Eğer bunu yapabilirsek o filmlerdeki zararı en aza indirebiliriz. Ama filmin izleyicisi olursak, pasif bir şekilde onun arkasından gidersek bu zararların hepsine maruz kalırız.

Sinema ile din eğitimi mümkün mü? Filmde bir karaktere benzeme isteğini yani model almayı din eğitiminde kullanılabilir miyiz?

Kullanılabilir tabi. Efendimiz (s.a.v.) de bunu yapıyordu. Peygamberimiz ne ahlaki ilkelerde ne ibadetlerde hiçbirisinde nasihat verip bir kenara çekilmedi. ‘Allah size şunu emrediyor, yapın’ demedi. “Namazı benden gördüğün gibi kıl” dedi ve kendisi gösterdi. “Ben en güzel ahlak örneği olarak gönderildim” dedi ve o ahlakı yaşadı. Yani insanlara ‘doğru olun’ demedi Peygamberimiz (s.a.v.), doğruluğu gösterdi onlara.

Bu anlamda en etkili öğrenme, model alarak öğrenmedir. Peygamberimiz (s.a.v.) sadece Kur’ân-ı Kerim’i tebliğ eden bir insan olsaydı ve bunu hiç yaşamasaydı İslam bu kadar yayılıp gelişmez, insanlara bu kadar tesir etmezdi. Efendimiz (s.a.v.) İslam’ı yaşadı, bir Müslümanın nasıl olması gerektiğini gösterdi. İşte filmlerin, TV’nin gücü de buradadır. Hiçbir film size vaaz etmez, nasihat etmez; kötülükleri de nasihat etmez.

Bir film size şunu söylemez: ‘Bak içki içmek güzel bir şey, içki iç. Uyuşturucu kullan, çok zevk alacaksın’ demez. Ama onu içtiği zaman veya o kötülüğü yaptığı zaman zevk alan insanları gösterir bize. Bunu model almamızı bekler bizden. Onları karizmatik karakterler olarak gösterir bize. Yani kötülüğü de iyiliği de nasihat ile değil, en güçlü öğretim tekniği ile bize öğretir. O yüzden çocuklar da yetişkinler de karşılarında model alacakları insanları görmek isterler.

Sinema, insanlara model alarak öğrettiği için etkilidir. O yüzden biz sinemanın gücünü kullanarak ahlaki ilkeleri çocuklara aşılamak istiyorsak karizmatik karakterleri ahlaki ilkelere büründürüp o şekilde çocuklara sunacağız. O karakter vaaz etmesin, yaşasın; biz de örnek alalım. Yaptığımız yerli çizgi filmlerde bunu başarmamız gerek.

Türkiye’de çocuklara İslam’ı anlatan, öğreten bir çizgi film var mı?

TRT Diyanet’in yayınladığı Yusuf’un Dünyası var ama bunun biraz daha geliştirilmesi lazım. Yusuf serisi, anaokulu ya da okulöncesi çağındaki çocuklar uygun bir yapım fakat ondan sonrası için etkili değil. Bu ciddi anlamda büyük bir problem bizim için. Çok fazla böyle yapımlar yok. Olanlar da biraz didaktik kaçıyor.

Birçok çocuk Yusuf’un Dünyası’nı izlemez, sıkıcı gelir daha aksiyonlu yapımlar varken. Devletin buna destek vermesi lazım. Hibe vererek bu tür yapımları destekleyebilirler. Mesela TRT Diyanet, özellikle bu işe el atabilir. Yusuf’un Dünyası gibi çizgi filmler yaptırsın, yapsın, buna destek verilsin.

Nasıl bir dini çizgi film yapılabilir?

Film tamamen baştan sona dini hikâye anlatmasın. Hayatın içinden bir şey olsun, karizmatik ve sempatik karakterler dini hayatı yaşasın.

Hangi filmleri çocuklara izletebiliriz?

Diyanet’in Kur’ân kursu öğreticilerine verdiğim birçok seminer oldu. Hocaların bana en çok sordukları sorulardan biri de buydu: “Hocam çocuklara ne izletelim?” Benim İzlenesi Filmler kitabım işte bu ihtiyaca cevap olmak üzere hazırlanmış bir kitaptır. Orada 30 tane seçme film var. Bir insanın ailesi ile sıkılmadan, utanmadan izleyebileceği filmler bunlar.

İkinci bir yol olarak, filmin içerisinden 2-3 dakikalık bölümleri kesip kullanabileceğimiz filmler var. Bununla ilgili de Perdeden Gönüllere kitabını hazırladım. Burada da 70 tane filmden kesitler var. O kesitlerin hangi ayetlerle yorumlanabileceği, ilişkilendirilebileceği anlatılıyor.

Ailece izlenebilecek bu 30 filmi söyleyebilir misiniz?

İlk anda aklıma gelenler; Baran, Söğüt Ağacı, Cennetin Çocukları, Cennetin Rengi, Hain (Traitor), Benim Adım Khan (My Name Is Khan), Horton (Horton Hears A Who!), 12 Angry Men, 120, Serçelerin Şarkısı, Çizme, Danimarkalı Gelin, A Seperation, The Last Prophet, Reis Bey, Sürgün, To Kill A Mockingbird, Every Child is Special, Mommo, Çöl Aslanı…

Son olarak, çocuklara çizgi film izletirken nelere dikkat etmeliyiz?

Televizyondaki çocuk kanallarını izletirken son derece dikkatli olmamız gerekiyor, problemli yapımlar olabiliyor. Veli önce kendisi izleyecek, değerlendirecek, okumasını yapacak, sonra çocuğuna izletecek. Genel kuralımız bu olmalı.

Bazen piyasada dini çizgi film diye satılan şeylerde bile çok büyük problemler olabiliyor. Mesela Hükümdar Peygamberlerle ilgili bir seride Kur’an’da ismi yer almayan peygamberlerden bahsediliyor. Ya da aşırı şiddet görüntüleri yer alıyor. Bazen de filmler İran’dan geliyor. Orada da peygamberlerin doğrudan resmedilmesi gibi durumlar var; o da Sünni dünyaya çok fazla uymuyor. Çok dikkatli olmak lazım, tedbirli hareket etmek gerekiyor. ‘Bu kanaldan zarar gelmez, şu dağıtım şirketi iyidir’ demeden, adamakıllı incelemek gerekiyor hepsini.

 

Röportaj: Abdullah Güner

Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2017, 10:43
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Salih
Mehmet Salih - 2 yıl Önce

Bir akademisyene sadece bir çizgi film var demesi yakışmadı. Daha çok araştırmasını tavsiye ederim. Selam ve dua ile...

Yusuf
Yusuf - 2 yıl Önce

Keko da çok güzel çocuklqr için. Başka da vardır. Yusufum dünyası tek değil. Ama artması lazım daha da...

Mustafa
Mustafa - 2 yıl Önce

Ben çocuklara özellikle İran İslam Cumhuriyeti yapımı çizgifilmlerin izletilmesini öneriyorum. Allah Leylekleri Sever, Mescid-i Aksa Çocukları, Kur'an Kıssaları, Hükümdar Peygamberler.. gibi birçok İslam Cumhuriyeti yapımı çizgifilm Türkçe dublaj olarak da mevcut. Teşekkürler.

Faik
Faik - 6 ay Önce

Birçok vakıf ve dernek var.Ortak bir fon kurup profesyonel ekiplere dolgun maaşlar verip Dünya kalitesinde içerik üretmeleri gerekiyor.Bina yapmakla çocuklarımız ellerimizden kayıp gitmekten kurtulmuyor.Dünya ayarında ; hem kaliteli senaryo hem seri ve dinamik bir çizgi film 30 -40 kişilik ekip istiyor.Bunu finanse edecek bir oluşum olmalı.

Hatice
Hatice - 1 ay Önce

Allah razı olsun bu güzel yazı benim için yeni bir öğretmen adayı olarak çok kapılar açtı. Biz öğretmenler batının kopyası Olamayız neden mi çünkü biz bir nesil inşa ederken kopyala yapıştır kültür sunamayız o yüzden bu güzel yazılarla bizleri bilinçlendiren hocalarıma teşekkür ederim

banner8

banner19

banner20