Bu türkü yarım kaldı!

Mustafa Oğuz, 2009'da kaybettiğimiz sinema sanatçısı Ahmet Uluçay'ın sinemacı ve şair yönüne dikkat çekti..

Bu türkü yarım kaldı!

10893

 

Ben ölürsem saçlarını yolma gayrı leyli leyli

Zihnim Ahmet Uluçay'la dolu. Dinlediğim yanık türküde Burçin "Ben ölürsem saçlarını / Yolma gayrı leyli leyli" sözlerini tekrarlayıp duruyor.

Elimdeki nostaljik bir dergide Ahmet Uluçay'ın şiirleri. Leyla'ya Mektuplar (1), Leyla'ya Mektuplar (2), Hasta Çocukların Duası, ve Davet'i okuyorum. "Benim gökyüzümde kuşlar / Kanat çırpmıyor artık" diyor şair.

Evet Ahmet Uluçay, aramızda değil artık. Sinemanın çılgın adamı filmini yarıda bırakarak bizleri bu dünyada bırakıp gitti. Bozkırın türküsü yarım kaldı, tıpkı yarım kalan uzun filmi "Bozkırda Deniz Kabuğu" gibi.

Köydeki sinemacı

Geçenlerde sinemacı gençlerle Uluçay'la ilgili konuşurken "köyden çıkan sinemacı" ifadesi geçti. Ben, "köyden çıkmayan sinemacı" ifadesini kullandım ve bu ifade daha doğru bulundu. Evet, Ahmet Uluçay, köyünden çıkmayan, sinemayı köyünde yaşayarak yürüten biriydi.

10895Köydeki sinemacıydı. Anadolu'da sinemanın kendine özgü o esrarlı dilini bulmuş ve bu dille izleyicilere yazıp yöneterek sunduğu "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" ile yurt içinde ve yurt dışında kırk ödül almıştı.

Salonları dolduran kuru kalabalıklara değil, sinemanın dilinden anlayan seçkin insanlara seslenen bir filmdi "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak". Halis bir filmdi.

Yüreklerin ödüllerini aldı

Filmi şair dostlarımızdan biri ile sinema salonunda izlemiştik. Bizden başka iki kişi daha vardı. Yani dört kişiydik koca salonda. Filmi izlerken salonda dört kişi olduklarını söyleyen başka kişiler de olmuştu. Olsundu. Film iyiydi ya. Yandaki salonlar ağzına kadar doluyor, gişe rekorları kırıyordu belki ama o filmler tek bir ödül almadan kaybolup gidiyordu. Oysa "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" ödül arşivi oluşturuyordu kendine. Ödül rekorları kırıyordu.

Hastaydı Ahmet Uluçay. Hastalıkla boğuşarak sinemaya devam etmeye çalışsa da film çekimlerini tamamlayamadan ayrıldı aramızdan. Allah rahmet etsin. Filmi yarıda kaldı. Zaten onun hayatı bir filmdi. "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak" onun hayatının filmiydi. Yazanı, yöneteni ve oynayanıydı.

10891Dua ile hatırlanmalı

Sanatçılar eserleriyle anılır ve yaşatılır. Ahmet Uluçay’ı yaşatmak adına yapılacak güzelliklerden biri de dua etmenin yanında o unutulmaz filmi "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak"ı döne döne seyretmektir. Filmi izlediğinizde kaybolmuş birtakım güzelliklere yeniden kavuştuğunuzu hissedeceksiniz.

10892Yukarıda şiirlerini okuduğumu söylemiştim Ahmet Uluçay’ın. Pek bilinmese de şiir yazan ve bunları dergide yayınlayan biriydi Uluçay. İkindi Yazıları’nda yayımlanmış beş şiiri var. (Leyla'ya Mektuplar (1), Leyla'ya Mektuplar (2), Hasta Çocukların Duası ve Davet) 1990 ile 1992 yıllarında yayımlanmış bu şiirler.

Kuşluk Vakti dergisi Ocak 2010 sayısında (18.  sayı) Ahmet Uluçay’ın şiirlerine dikkat çekiyor. Bu beş şiirden üç tanesini okurlarına sunuyor. Ayrıca Ahmet Uluçay’ın çocukluk arkadaşı M. Üftade “Ahmet Uluçay'la Yarım Kalan Hayatımız” başlıklı yazısı ile çocukluk, gençlik günlerine gidiyor.

 

 

Mustafa Oğuz, karpuz kabuğundan bir gemiden şişeyle posta attı

 

10894

Yayın Tarihi: 22 Ocak 2010 Cuma 20:30 Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2010, 03:31
banner25
YORUM EKLE
YORUMLAR
selma
selma - 11 yıl Önce

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah...

Rüştü Özdemir
Rüştü Özdemir - 11 yıl Önce

Hiçbir türkü yarım kalmaz; kalmamalı. Ne yani Hz; Hamza şehid edildi de Hamzasız mı kaldı er meydanı. Sırası gelen öne çıktı ve "Burdayım" dedi. O halde öne çıksın yeni yönetmen Ahmetler!

banner26